+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Yaprakta ksilem dışarı floem içe doğrudur neden Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Yaprakta ksilem dışarı floem içe doğrudur neden








    yaprakta ksilem dışarı floem içe doğrudur neden







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    yaprakta ksilem dışarı floem içe doğrudur neden

    1-Çimlenmekte olan bitkinin besin gereksinimi kotiledonlarda ya da özel dokularda depolanan besinlerden sağlanır.

    2-Kök ve gövdenin büyümesi büyüme noktalarındaki meristamatik dokuların yeni hücrelerin oluşması ve büyüme ve farklılaşması ile olur.

    3-Yapraksız ve köksüz yapraksı yapıya tallus denir.Bu tür bitkilere detallafita grubu denir.

    4-Tohumlu bir bitki dallanmış eksen içeren bir yapı gösterirse yaprak kök ve gövdeden oluşan yapıya kormus denir.Bu tür bitkiler kormofita grubuna girer.

    5-Kök ve gövdenin oluşturduğu başlangıç büyüme genel olarak primer büyüme, bu tip büyüme ile oluşan bitki yapısına da primer bitki yapısı denir.

    6-Vaskular kambiyum dışa doğru sekonder floemi, içe doğru sekonder ksilemi oluşturarak kök ve gövdenin çapının artmasına neden olur. Buna ek olarak mantar kambiyumu da fellogende genişleyerek eksenin çevresel bölgesinde gelişir ve peridermi oluşturur.

    7-Kök ve gövdeyi oluşturan yapılar dıştan içe doğru epidermis, korteks, iletim demetleri ve özdür.

    8-Sekonder çeperde bulunan lignin, süberin, tanen, organik tuz ve diğer maddelerin yapıya katılması hücreye sertlik verir.

    9-Çeper maddesi üst üste tabakalar halinde birikir, buna aposisyon büyüme denir. Bu büyüme iki şekilde olur, biri dıştan hücre lümenine doğru sentripetel, diğeri lümenden uzaklaşacak yönde sentrifugal şeklinde olur.

    10-Çeperin yüzeysel büyümesinde mikrofibriller birbirinden ayrılır ve oraya yeni maddeler girer, bu büyümeye intususepsiyon denir.Bu tip büyüme sırasında çeperin gevşeyip yeni maddelerin katılaşması oksin, turgor basıncı, protein sentezi ve solunum işbirliği ile düzenlenmekte ve hücre protoplastının etkinliği ile yakından ilgilidir.

    11-Basit geçit parankima, kenarlı geçit trakeit ve yarı kenarlı geçit ise trake ve parankima arasında bulunur.

    12-Kenarlı geçitlerde geçit zarının orta kısmında kökeni primer olan kalınlaşma olur. Buna torus denir.Torusun etrafındaki ince kalan bölgeye margo denir.

    13-İkiden fazla hücrenin bağlandığı köşelerde başlayan boşluk diğer çeper kısımlarına kadar yayılır, bu hücre arası boşluk tipine şizogen boşluk denir.

    14-Kimi hücre arası boşluk sisteminde bir veya daha fazla hücrenin grup halinde erimesi ile oluşur, bu tip boşluklara lisigen boşluk denir.

    15-Şizogen ve lisigen boşlukların bir arada bulunmasına şizo-lisigen boşluk denir.

    16-Bitkileri hayvanlardan ayıran özellik meristemlerinin olmasıdır.

    17-Aynı görevi üstlenmek için bir araya gelmiş hücre topluluğuna doku denir.

    18-Kök,gövde ve bunların uç kısımlarında bulunan meristem apikal (uç) meristemdir.

    19-Monokotillerin internodyumlarının alt kısmında ve yaprak kılıflarında görülen meristem interkalar (ara) meristemdir.

    20-Bulunduğu organın ana eksenine paralel seyreden meristem lateral (enine, yanal) meristemdir.

    21-Meristemlerin özellikleri: Plazmaları yoğun,boyutları ve vakulleri küçük,ergastik madde yok,nükleusları büyük,protein sentezi yoğun,çeperleri incedir.

    22-Apikal hücre kuramı Nageli 1878 tarafından ortaya atıldı. Bu kuram ilkel yapılı bitkiler için kullanılır.

    23-Histogen kuramı Hanstein tarafından ortaya atıldı.Bu kuram tohumlu bitkilerin büyüme noktalarının açıklanmasında kullanılır.

    24-Tunika korpus kuramı Schmldt in tarafından ortaya atıldı. Bu kuram yapraklı sürgünlere uygulanır.

    25-Histogen kuramdan vazgeçilip tunika-korpus kuramı uygulanmasının sebebi:
    -Periblem ile ploron arasında geçiş zonu belli değil,
    -Değişik insiyallerden oluşan olgun dokuların önceden belirlenmemiş olması.

    26-Vaskular kriptogomlarda çevrelerindeki hücrelerden kolayca ayırt edilebilen bir veya birkaç hücre vardır. Şayet tek hücre varsa tepe hücresi,birden çok hücre varsa tepe insiali denir

    27-Gymmosperlerde tepe meristemi hücre guruplarına göre bölünme ihtiva eder. En dışta antiklinal ve periklinal yönde bölünme vardır.

    28-Gymnosperlerde 3 tür gruba ayrılır: Cycas, Ginko ve Crypto,Meria-Abies tipi olmak üzere.

    29-Cycas tipi gymnosperm 3 tabakadan oluşur.Yüzey meristemi epidermisi oluşturur. Rib meristem öz bölgesini oluşturur, çevresel meristem korteks, kambiyum ve yan tomurcukları oluşturur.

    30-Ginko tipi meristemin cycas tipi meristemin özelliklerinden başka kambiyum benzeri geçit zonu vardır.

    31-Cryptomerin-Abres tipinde kambiyum benzeri geçit zonu yoktur.

    32-Angiospermlerde opuntia ve normal angiosperm tip olmak üzere iki tiptir.

    33-Opuntia tipinde yüzey meristemi yerine tunika vardır.Zip çevresel meristem vardır. Kambiyum benzeri geçit zonu vardır.

    34-Normal angiosperm tipinde kambiyum benzeri geçit zonu yoktur.

    35-Gymnosperlerde kök iki tabakadan oluşur.Tunika-korpus Angiospermlerde kök ucu 3 tabakadan oluşur: Dermotogen, periklem, ploron. Monokotillerde kök ucu 4 tabakadan oluşur: Dermotogen, periklem, ploron ve kaliptra.

    36-Bitkinin sürgün ucundan kök ucuna kadar uzanan dokuya parankima dokusu denir.

    37-Parankima çeşitleri, asimilasyon, depo, su deposu, iletken doku ve havalandırma parankimalarıdır.

    38-Hücre çeperi mantarlaşmamış örtü dokular; Epidermis, stoma, tüyler ve su savaklarıdır.

    39-Epidermisin görevleri:
    -Desteklik sağlar
    -Terleme yapar
    -Mekanik koruma sağlar
    -Su ve kimyasal madde depo eder
    -hücrede buruşmuş kısımları yeşertir

    40-Gölgede ,suda yetişen bitkilerde ve eğrelti otlarında epidermis bulunmaz.

    41-Stomalarda üretilen şeker stomanın su emme kuvvetini arttırır ve komşu hücrelerden bekçi hücrelere su girişi olur ve stoma açılır.

    42-Akşam stomalardaki şeker nişastaya çevrilir ve stomanın emme kuvveti azalır.Bekçi hücrelerinden komşu hücrelere su ve nişasta çıkar stoma kapanır.

    43-Stoma orabanche bitkisinde inaktif halde bulunur.Kökte klorofilsiz ,bazı kara bitkilerinde ve parazitik bitkilerde stoma bulşunmaz.

    44-Tüy çeşitleri korunma, savunma, tırmanma, emme, salgı ve emergenslerdir.

    45-Kök tüyünü oluşturan epidermis hücrelerine trikoblast denir.

    46-Sekonder kalınlaşmayla kök ve gövdede epidermisin yerini alan sekonder orijini koruyucu doku peridermdir.

    47-Periderm fellem,fellogen ve fellodermden oluşur.

    48-Periderm de gaz alış-verişini sağlayan yapılara lentisel denir.

    49-Bitkinin bir yerine dış tesirle bir yaralanma olduğunda yaralanıp ölmekte olan hücreler,saldıkları hormonlarla civarındaki sağlam hücrelere bölünme kabiliyeti kazandırırlar bu olaya yara mantarı veya yara kambiyumu denir.

    50-Epidermiste bulunan stomanın altına isabet eden bölgede mantar doku teşekkül edecekken yerine selüloz çeperli parankima hücreleri oluşur bu dokuya komplimenter denir.

    51-Destek doku sklerankima ve kollenkima hücrelerinden oluşur.

    52-Sklerankima lifler ve taş hücrelerine ayrılır.

    53-Lifler meristematik hücrelerden taş hücreleri parankimatik hücrelerinin olgunlaşmasıyla oluşur.

    54-Sklerankima yaprağın dik durmasını ve kök kıvrılma yaptığında kırılmamasını sağlar.

    55-Sklerankima ve kollenkima dokularının ikisine birden sferom denir.

    56-İçeriği büyüklüğü ve şekilleri farklı olan hücrelere idioblast hücreler denir.

    57-Dikotiledonlarda sklerankima lifleri yumuşaktır, monokotiledonlarda serttir.

    58-Kollenkima hücreleri köşe, levha, boşluk ve annular kollenkima diye ayrılır.

    59-Monokotiledonlarda kollenkima bulunmaz, bunlarda sklerankima vardır.

    60-Kollenkima hücreleri büyümekte olan genç bitkilerin gövde, yaprak köklerinde, çiçek organlarında ve meyvelerinde bulunur.

    61-Köşe kollenkimasında kalınlaşma köşelerde olur. Levha kollenkimasında kalınlaşma bir kenardadır (alt-üst). Boşluk kollenkimasında kalınlaşma hücre arası boşluğa bakan kenardadır. Annular kollenkimasında kalınlaşma hücre lümeni bir daire yapısındadır




+ Yorum Gönder