+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Hikayeler Forumunda Allah Haramdan Kaçanı Korur Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Allah Haramdan Kaçanı Korur









    Allah Haramdan Kaçanı Korur islami hikaye

    Ünlü hükümdar Timur\'dan sonra yerine geçen ogullarindan Sahruh (XV. y.yil) babasinin tersine bilime ve bilgine deger veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alirdi. Sahruh\'un çevresindeki bilgin kisilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Ayni zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi\'nin dilinden düsürmedigi
    bir söz vardi: \"Allah haramdan kaçani korur\" (Yani kisi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)
    Bu sözü sik sik tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarini uyarmak amaci güderdi. Sahruh da bunun her zaman mümkün olmayacagini, insanin bazen bilmeden de harama el uzatabilecegini ileri sürerdi. Sahruh bir gün sarayinda özellikle Nimetullah Efendi\'yi agirlamak üzere bir ziyafet düzenledi. Basta hükümdar ve Nimetullah Efendi olmak üzere davetliler sofraya oturdular. Bas yemek kehribar gibi kizarmis bir kuzu çevirmesiydi. Herkes gibi Nimetullah Efendi de istahla yiyor, yedikçe \"Allah haramdan kaçani korur\" sözünü tekrarlayip duruyordu. Hükümdar ve
    adamlari da biyik altindan gülüyorlardi. Nihayet yemek bitti. Sahruh Nimetullah Efendi\'ye sordu:
    - Allah haramdan kaçani her zaman ve her durumda korur mu?
    - Evet korur, haramdan kaçana Allah haram nasip etmez.
    - Ama hocam seni korumadi, sende bizimle birlikte haram yedin.
    - Hayir, ben haram yemedim harami siz yediniz.
    - Bosuna iddia etme hocam, sofrada yedigimiz kuzuyu benim adamlarim çalmisti, hirsizlik maliydi o
    - Olabilir, size haramdi, ama bana helaldi. Hükümdar lahavle çekti:
    - Nasil olur hocam, çalinmis bir kuzu bize haram, sana helal?
    Nimetullah Efendi sözünü bagladi:
    - Eger inanmiyorsaniz, kuzunun sahibini bulun sorun
    Gerçekten hükümdarin adamlari çaldiklari kuzunun sahibini buldular. Yasli bir kadindi kuzunun sahibi. Kuzuyu çaldiklarini, pisirip yediklerini itiraf ettiler ve parasini ödemek istediklerini söylediler. Kadin parasini almayi reddetti ve kendilerine beddua etti.
    - Ben o kuzuyu parasi için degil, bu havalide Nimetullah Efendi diye mübarek bir zat varmis, ona ikram etmek için yetistiriyordum, diye açiklamada bulundu








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    ALLAH’TAN KORK, MÜHRÜMÜ BOZMA



    Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.
    İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

    Bu sebeple biri der ki:

    – Ey Rabbim! Ben yanında işçi çalıştıran biriydim. Bir gün, çalışan işçim akşam yevmiyesini almaya gelmedi. Ben de onun parasını onun adına ayırıp çalıştırdım. Seneler sonra gelince parasını kazancıyla birlikte verdim. Şaşırdı, almak istemedi. Sonra ciddi olduğumu anlayınca yevmiyesini kazancıyla alıp sevinerek gitti. Bunu sadece senin rızân için yaptım. Eğer senin yanında makbul oldu ise, bunun hürmetine şu kayayı, çıkacağımız yerden uzaklaştır!

    Bu dua üzerine kaya yerinden kımıldar, ama çıkılacak kadar yer açılmaz.

    İkincisi de şöyle der

    – Ey Rabbim! Ben annesine çok hizmet eden biriyim. Bir gece annem su istemiş, ben de koşup dışarıdan su getirmiştim, baktım annem uyumaktadır. Karşısında uyanıncaya kadar bekledim. Gece yarısı uyandığında beni karşısında bekler halde görünce çok memnun olup duâ etmişti. Bunun hürmetine bu belâdan bizi kurtar.

    Kaya biraz daha kımıldar, ama yine kurtulmaya yeterli değildir.

    Üçüncü olarak da son arkadaşları şöyle duâ eder:

    – Ey Rabbim! Memleketimizde kıtlık olmuş, bir çok âile açlık belâsına mâruz kalmıştı. Benim durumum ise iyi idi. Bir gün komşum kızı yanıma gelip açlıktan ölüm tehlikesi geçirmekte olan âilesi için benden yiyecek birşeyler istemiş, ben de ona kendisini bana teslim etmesi halinde istediğini verebileceğimi söylemiştim. Başka çâresinin kalmadığını anlayan kızcağız, nihayet isteğime râzı olmuş, birlikte tenha yere gittiğimizde birden şu ikazda bulunmuştu:

    – Ey elinde imkân olan adam! Allah’dan kork, benim iffet mührümü nikâhsız bozmaktan hicap duy! Bu mühür, ancak nikâhla bozulur, başka değil!

    Bu beklenmedik ikazdan korkup titremeye başladım. Kendimi mâsum bir kızın namus mührünü bozan iffetsiz durumuna düşürmekten utandım ve dedim ki:

    – Haydi gel, istediğin kadar yiyecek al, mührünü muhafaza ederek iffetinle yaşa.

    Böylece ona istediğini verdim ve mührünü bozmadım. Bunu senin rızân için yaptım. Eğer kabul edildi ise, şu kayayı kapımızdan uzaklaştır da çıkıp kurtulalım.

    Bir de baktılar ki, sıkışmış kaya paldır küldür yuvarlanıp gitti, kurtulup dışarı çıktılar.

    Evet, işte iffetsizlerin yersizliğini söylemek istedikleri kızlık işaretinin hadisteki adı mühürdür.






  3. Esma Şeker
    Görevli Bayan
    Haram yemek yemek dinimizde yasak kılınmış bir şeydir. Bu yüzden Allahu teala haramdan kaçınanları ve ona sürekli ibadet edenleri korumuştur.




  4. Nesrin
    Devamlı Üye
    Dinimzde haram yemek harama el uzatmak yasaktır ve günahtır. insanların bir şeyi çalması da haram katagorisine girer. allah her insana rızkını verir. bu yüzden harama el uzatmadan önce allahtan isteyin emin olun allahu teala size istediğinizi verecektir.

+ Yorum Gönder