+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sohbetler Forumunda Zaman, eşyaya değil, insana yatırım yapma zamanı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. sen_AY
    Devamlı Üye

    Zaman, eşyaya değil, insana yatırım yapma zamanı










    Zaman, eşyaya değil, insana yatırım yapma zamanı yazısı hakkında



    "Yıllarca memuriyet yaptım. Dindardım. Beni beğenenler de vardı, beğenmeyenler de. Adına ister tayin deyin, ister sürgün. Diyar diyar dolaştırıldım. Hiçbir tayinden şikâyet etmedim. Eşyam azdı. Eskiciden küçük bir buzdolabı almıştım. Gardırobum, büfem ve koltuklarım yoktu. Tayinim çıkınca evimi taşımak kolay oluyordu. Yol harcırahından da para artırırdım."

    Şimdiki memurların "tayinim çıkacak" diye ödleri kopuyor. İnsanlar taşınacakları zaman telaşa düşüyor. Evi taşımaya on tonluk kamyon yetmiyor! Koltuklar çizilecek, büfenin camları kırılacak Daha kötüsü gittikleri ev de en az üç-dört odalı olacak, odalar da geniş olacak ki eşyalar sığsın.

    İstekler büyük, maaş küçük

    Her eşyanın üzerine sanki "ihtiyaç" etiketi yapıştırılmış. Bunun için borç para alıyorlar veya taksitle eşya topluyorlar. Bu sefer borçlar ödenmiyor.

    Ben evlendiğim zaman bulaşık makinem, büfem, mobilyam yoktu. Hanım, haliyle kızıyordu. Ben de diyordum ki: "Hanım, eşya için borçlanamam! Böyle daha rahat yaşarız. Biraz zaman geçsin, para biriktirir peşin alırız." Para biriktirdik öyle aldık. Büfem hâlâ yok.

    Şimdi yazıyı okuyan gençler diyecekler ki: "Hocam böyle kız bu zamanda nerede?"

    Ümitsizliğe kapılmayın. Allah her türlü insan yaratmıştır. Kanaatkâr kızlar da çok. Olur, hepsi olur. Yeter ki sabredilsin.

    Gençlere tavsiyem, güzelliğe bakmasınlar. Evlenilecek kişide dindarlığa baksınlar.

    Daima yükseğe, daima güzele, daima iyiye sevk edilmesi lazım gelen Müslüman'a, ibtidâi orman hayatı yaşatılması isteniyor!

    Sohbetlerde, derslerde, yazılarda büyük hedefler gösteriliyor; Allah rızası, ebedi saadet, Peygamberimiz'in şefaati, hizmet, himmet vesaire

    Fiili hayatta hedefler küçülüyor; ev, mobilya, halı, koltuk, araba, çocukların çeyizi

    Sonra da diyor ki: "Ben, cennete gitmek istiyorum." Pekâlâ, ne güzel. Gidiyor iki milyar verip eşya alıyor, yirmi lira da sadaka veriyor. Niye? Eşyadan sadakaya para kalmadı. Halbuki cennet ucuz değil!

    Eşyaya itibar, camilerde de kendini gösteriyor. İlim adamına, fakirlere yeteri kadar para vermeyenler, camilere milyonları yatırıyor. Kubbeli, süslü, çinili camiler. Camiler süslü, cemaat süssüz! Kur'an bilmiyor, hadislere bakmıyor, tefsir okumuyor, namaz surelerinin manasından haberi yok cemaatin

    Bu, kıyamet alametidir.

    Talebe okutmayan, Kur'an kursu yaptırmayan, kolej yaptırmayan, dershaneye yardım etmeyen cemaat, camilere milyonları yatırıyor.

    Şimdi cemaat yetiştirme zamanıdır. İnsana yatırım yapma zamanıdır.

    Bir burs, insana yatırım yapmak için kâfidir. Çok yüksek rakamlarda değil, normal miktarlarda burs versek, o çocuk doktor olur, alim olur, devlete millete hizmet eder.

    Biz bu dünyaya mal biriktirmek için gelmedik!

    Elimizdeki malın, eşyanın hakkını veriyor muyuz? Zekatını veriyor muyuz? Yoksa sadece onlara bekçilik mi yapıyoruz?









  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    İflas Ve Mutluluk
    Günlerden bir gün Atalay isminde bir adam vardı. Atalay’ın önce küçük ve şirin bir bakkal dükkânı vardı. O zamanlar Atalay gayet dinine sadık, namazında niyazında olan, zekâtını zamanında veren, 2 üniversiteli çocuğa bile burs veren bir adamdı… Sonra bakkal dükkânını büyütüp market açtı. O zaman namazını biraz aksatmaya başladı çünkü artık işleri çoğalmıştı. Ve işleri güzelle gitti, bir market daha açtı, O zamanda artık iyiden iyiye namazı bıraktı. Sonra bir market daha ve bir market daha. Artık Atalay 4 market sahibiydi. Burs alan gençler bir gün Atalay’ın yanına geldi, yanlarında 2 arkadaşını daha getirmişler ve dediler ki; Atalay Bey artık işleriniz çok iyi 4 marketiniz var bu arkadaşlarımıza da burs verseniz, bizler gibi onlarında çok ihtiyaçları var, dediler. Ama adam ters cevap verdi; ‘’Zaten size zor veriyorum, biz bu paraları sokak tan mı topluyoruz’’ dedi. Çocuklar çok şaşırdı, sanki o 1 yıl önceki Atalay gitmiş başkası gelmiş. Bir şey diyemediler. Boyunları bükük biçimde evlerinin yolunu tuttular. Atalay çok azimli şekilde çalışmaktaydı. Artık tamamen cimri olmuştu… Hiç kimseye 1 kuruş dahi vermiyordu. Yeni market açma peşindeydi çünkü. Bu duruma hırslandı iyice. Tam parasını biriktirmişti ki evine hırsız girdi ve yeni market hayallerini biraz daha erteledi. Yine hırslandı, Personellerin maaşını azalttı ve bazı aylar hiç vermedi bile. Yine tam biriktirmek üzereyken marketinin birinde yangın çıktı yangın çok kuvvetliydi, Yandaki eve de sıçradı ve o evde hasar gördü. Onların masrafı, marketin masrafı Atalay’ın market açma olayını yine erteler. Baştan yine başlar bu sefer Atalay daha da hırslanır. Neredeyse sadece ona odaklanmıştır. Hiç kimseyi görmez. Çocuklarını, Eşini hep tersler. Bir gün Eşi ‘’ Bey bu akşam yemeği dışarda yesek, çocuklar içinde güzel olur ‘’ . Atalay bir anda canavarlaşır, ‘’ Ne, Ne, Ne dışarısı yaaa boş ver mis gibi evimiz varken’’. Adam bu hale gelmişti, yani. Hırslı bir şekilde hep para biriktirmekteydi ve bu arada da yeni dükkanlara bakmaktaydı. Çünkü bu açacağı market büyük olacaktı, çok büyük. Sonunda parası oluştu ve yeni büyük dükkânda bulur ve hemen 3 güne açarlar marketi. Adam çok sevinçlidir. Açılış gününde herkese sevecen yaklaşır. Sonra 2 gün böyle marketini işletir ve o akşam marketlerinin 5’inde de yangın çıkar. Adam çıldırmak üzeredir eşi biraz sakinleştirmeye çalışır ama olmaz. Hemen ambulans çağırırlar.2 Hafta geçer adam hala şoktadır. 5 Marketinden eser kalmaz. Allah (c.c.) cimriliğin karşılığı olarak elinden alır hepsini. Atalay’ın artık aklı başına gelir. Eskisi gibi bir bakkal dükkânı açar. Onu hiç büyütmez. Kazancı fazla olur fakat o burs vererek, hayır kurumlarına bağış yaparak elden çıkarır. Artık eskisinden de fazla Dinine bağlı bir Atalay olmuştur. Eşine ve çocuklarına saygıyla yaklaşan Atalay olmuştur. Artık sadece 1 bakkal dükkânı vardır fakat eskisinde çok çok daha mutludur.







+ Yorum Gönder