+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sohbetler Forumunda Kur'an Kıssalarının Önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. BİL@L
    Devamlı Üye

    Kur'an Kıssalarının Önemi









    Kur'an Kıssalarının Önemi nedir


    Allah (c.c) insanlığı doğru yola iletmek için gönderdiği kitabını yine aynı kitapta tanımlamıştır. Demiştir ki; Kur'an Allah katındandır ve korunmuştur (Hicr/9), Furkandır (2/185), Beyandır (18/54), Nurdur (64/8), Öğüttür (2/231), (3/138)

    Evet, Kur'an'ın bir özelliği de öğüt olmasıdır. Allah (c.c.) Kur'an'ın öğüt olduğuna ondokuz surede muhtelif ayetlerde değinmiştir. Örneğin, Enbiya suresinin 49. ayetinde; 'Bu (Kur'an)da ona (yani Muhammed'e) indirdiğimiz mübarek (çok faydalı) bir öğüttür demektedir.

    Kur'an'ın indiriliş sebebi zaten insanlara öğüt vermesi, doğru yola iletmesi yani insanın yaratılışına, eşyanın tabiatına uygun hareket etmesini sağlamak değil midir?

    Kitabımızda öğüt (7/2), ikaz (68/33), tehdit (20/ 113), müjde (68/34) vb. insanı doğru yola iletmek için çeşitli yöntemler vardır. Bunlara ek olarakta insanlara öğüt olması ve Kur'an'ın hak olduğunun ispatı olan çeşitli kıssalar Kur'an'da anlatılmaktadır (20/99).

    Bu kıssaların bir kısmında kahramanlarının isimleri gibi bilgiler verirken, bir kısmında da bu bilgiler tamamen gizlenmiştir. Genelde geçtiği zaman ve yer konusunda özellikle bilgi verilmemiştir. Bu mesellerde gereksiz ayrıntılara yer yoktur. Zaten amaçlanan da bu değildir.

    Kıssalar, Hz Muhammed (sav) ve tebliğci müslümanlar için kimi zaman destek, kimi zaman yol gösterici kimi zaman da öğüt olmuştur. Müslümanlar Mekke döneminde inen ayetlerdeki Hz. İbrahimin kıssasıyla bir kişi ile de ümmet olunacağını, kafir ebeveynleri ve kavimleriyle nasıl mücadele edeceklerini, Allah'ın ayetlerini okumayı; Hz. Yunus kıssasıyla yılmamayı; Hz. Nuh kıssasıyla sabrı, taviz vermemeyi, mücadelede sürekli direnişi ve sonucu Allah'a havale etmeyi; Ashab-ı kehf kıssası ile onlar gibi tağuta baş eğmemeyi sadece Allah'a havale etmeyi; Ashab-ı uhdud ile gerekirse Allah için canını verebilmeyi; Bahçe sahiplerinin kıssası ile rızkı Allah'ın verdiğini; daha bir çok kıssa ile Kur'an'ı ahlakı edinmeyi; Medyen vb. kıssalar için azabın ne zaman hak olduğunu vs. öğrenmişlerdir.

    Kur'an kıssaları müminlerin daha önceden tecrübe etmedikleri olaylarla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını mesaj olarak vermektedir. Kıssalardaki temel anafikir anlaşıldıktan sonra mü'min başına gelen değişik olaylarda kıssaların yardımını kullanabilir.

    Kur'an'daki kıssaları incelediğimiz zaman görürüz ki elçilerin kıssaları bizler için yol göstericidir. Allah'ın sünneti gereği toplumsal ve siyasal değişimlerin ilkelerini bize bildirdikleri için okunmaları ve anlaşılmaları gerekmektedir. Zaten Hz. Muhammed'e gösterilen yol örneğin; Hz. Musa'nın kıssasıyla belli bir uyum içindedir. Bu da bize farklı sosyo-ekonomik yapılarına rağmen toplumsal değişimin ilkelerini ve dinamiklerini açıklayan Allah'ın sünnetini gösterir.

    Üzerlerine azap hak olan kavimlerin kıssalarından da bizim çıkaracağımız sonuçlar vardır. Bunun için de sormamız gereken sorular

    Örneğin;

    1) Allah (c.c.) bu kavimlere hangi özelliklerini düzeltmek için peygamber göndermiştir ya da bu kavimler neden dolayı azabı hak etmişlerdir?

    2) Azab üzerine hak olan kavimlerin ortak özellikleri
    nelerdir? gibi.

    O kavimlerin tam olarak hangi yüzyılda yaşadıkları, bulundukları yer, vücut yapılarının nasıl olduğu gibi Rabbani olmayan sorulara yönelmemeliyiz. Kıssalardan amaç bu değildir. Öyle olsaydı Allah (c.c.) (haşa) bilmiyormu ki bu ayrıntıları bize açıklamasın.

    Baştada dediğimiz gibi mesellerden amaç öğüt almaktır, insan ayrıntılara boğularak meselin mesajını bile saptırabilir. Buna örnek olarak Hz. Adem'in oğullarının kıssasını verebiliriz. Bu kıssa çoğu kimse tarafından bilinmesine rağmen kıssanın mesajı yerine Kur'an'da geçmediği halde oğullarının isminin Kabil ve Habil olduğu, kız kardeşleriyle evlenmeleri gibi bir yığın israiliyat kaynaklı hurafelerle kafa yoğrulup durulur Böylelikle de meselin mesajı olan teslimiyet akabinde de Allah'a sunulan hediyenin kabulü, teslimiyetsiz olan hediyenin reddi ve sonucunda bir kardeşin diğerini öldürmesi olayı gözardı edilir. Nihayetinde de kıssa bir aşk hikayesi olup çıkar. Hz. Adem'in kıssasında olduğu gibi.

    Aynı şekilde Yunus Peygamberin kıssası da bir çok katkılarla dejenere edilmiştir. Bu kıssadan alınacak öğüt Allah'ın Hz. Muhammed'e ve onun şahsında da müslümanlara tebliğde sabrı tavsiye etmesi" ve balık sahibi (Yunus) gibi olma; .' (68/48) diye emretmesi ve Hz. Yunus'un hatasını anlayıp dua etmesidir. Yoksa bu kıssada önemli olan balığın karnında kaç gün kalınabileceği, balığın büyüklük çeşidi, Yunus (a.s.)'ın balık tarafından bal kabağının mı yoksa yemeklik kabağın mı altına bırakıldığı değildir.

    Allah (c.c) bir çok peygamber kıssasıyla birlikte örnek olarak Eyyüp (a.s.)ın kıssasını da vermektedir. Öyleki Eyyüp (a.s.)'a Allah bir dert vermiştir. Bu dert ona çok ağır gelmiş ve Rabb'ine dua etmiştir. Bunun üzerine Allah bu derdi "Eyyüp peygamberin üzerinden kaldırmıştır. Bunun sebebini de Enbiya süresi 84, ayetinde Allahu Teala şöyle açıklamaktadır; "; ona tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için öğüt olarak' bu derdi kaldırdığını hatta kendisi ve ailesine onlarla beraber bir katını daha verdiğini belirtmiştir. (21/ 83-84)

    Böyleliklede bu kıssadan almamız greeken hayır ve şerrin Allah'tan geldiği, zorluk anında sabretmek ve sadece Allah'a dayanmak ve yardımın ondan geleceği gerçeğidir. Yoksa Eyyüp (a.s.)'ın hastalığının çeşidi, karısının şeytanla konuşup konuşmadığı hatta şeytana kocasını iyileştirmesi için hangi peliğini verdiği değildir. Bunlar aslı olmayan rivayetlerdir.

    Bir başka örnek de Zülkarneyn (as)'ın kıssasıdır. Muhataplar Zülkarneyn'in tavrını, yeteneklerinin Allah'ın verdiği özellikler olduğunu vb. bilecekleri yerde Yecüc ve Mecüc'ün Hz. Adem'in toprağa düşen menisinden yaratıldığı, onlara karşı yapılan seddin kızıl ve siyah olduğu, insan eti yedikleri, kıyametin alameti oldukları! cehennemin onlar tarafından doldurulacağı gibi fayda vermez hurafelerle kıssanın mesajı gölgelenmektedir.









  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Kuran'da Vicdanın Önemi

    Bu kitapta, her zaman adaleti, güzel ahlakı, alçakgönüllü olmayı, dürüstlüğü, samimiyeti, kısacası herşeyin en doğrusunu bildiren bir "ses"ten söz edeceğiz. Bu ses, belki farkında değilsiniz, ama daima sizinle beraber, nereye gitseniz sizinle geliyor. "Kime ait bu ses" diye düşünüyor olabilirsiniz. Bu ses aslında size ait, sizin içinizde; vicdanınızın sesi…

    Vicdan kelimesini herkes çok iyi bilir ve çok sık kullanır. Fakat asıl anlamının ne demek olduğu, gerçekten vicdanına uyan bir insanın neler yaptığı, diğer insanlardan ne farkının olduğu genellikle bilinmez. Vicdan toplumda bilinen anlamıyla sınırlandırılır. Toplumdaki yaygın anlayışa göre, yere çöp atmayanlar, dilenciye para verenler, sokak hayvanlarını koruyup besleyenler vicdanlı kimselere örnektirler. Ancak vicdanın, toplumda yaygın olarak kullanılan bu anlamının çok ötesinde bir anlamı ve önemi vardır. Bu kitabın amacı, Kuran'da örnekleri verilen gerçek vicdanı tanıtmak ve vicdanlı bir insanın nasıl düşündüğüne, vicdanıyla nasıl bir görüşe ve anlayışa sahip olduğuna ve vicdanın insanların ölümden sonraki hayatları için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmektir. Bunun içinse, vicdanınızın sesini tanımanızı ve onu düşüncelerinizdeki diğer ses ve telkinlerden ayırabilmenizi sağlayacak bilgiler verilecektir. Ayrıca vicdanınızın size neler düşündüreceği ve yaptıracağı aşama aşama anlatılacak ve vicdanına uyan bir insanın nasıl yüksek bir ahlaka sahip olacağı tarif edilecektir. Bu kitabın amacı yalnızca vicdanla ilgili bilgi vermek değil, insanların vicdanlarına seslenerek onları harekete geçirmek, güçlendirmek ve bundan sonraki hayatlarını vicdanlarına göre yaşamaya teşvik etmektir. Ve vicdanlarına uymadıkları zaman nasıl bir kayıp içine gireceklerini de göstermektir





+ Yorum Gönder