+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sohbetler Forumunda Ruhun Ölümü (Gerçek Ölüm) Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Ruhun Ölümü (Gerçek Ölüm)










    Ruhun Ölümü hakkında bilgi



    Nasıl öleceğinizi, ölümün nasıl bir şey olduğunu, ölürken neler olacağını hiç düşündünüz mü?
    Şimdiye dek, önce ölüp sonra da dirilerek insanlar arasına dönen ve neler görüp, neler hissettiğini anlatan hiç kimse olmamıştır Bu nedenle ölümün nasıl bir durum olduğunu, bir insanın ölüm anında neler hissettiğini bilmemize teknik olarak imkan yoktur
    Ancak insana hayatını veren ve zamanı gelince de geri alan Allah, ölümün nasıl gerçekleştiğini Kitabında bizlere bildirmiştir Bu nedenle, ölümün nasıl gerçekleştiğini, ölmekte olan bir insanın gerçekte neler yaşayıp, neler hissettiğini ancak Kuran'dan öğrenebiliriz
    Kuran'a baktığımızda ise oldukça önemli bir gerçekle karşılaşırız Çünkü Kuran'da haber verilen ve tarif edilen ölüm, "tıbbi ölüm"den, yani diğer insanlar tarafından gözlemlenen ölümden çok farklıdır
    Öncelikle, bazı ayetlerde ölüm anında, ölecek kişi tarafından görülen, fakat diğer insanlar tarafından gözlemlenemeyen olaylar yaşandığı bize haber verilir Vakıa Suresi'nde şöyle buyrulmaktadır:

    Hele can boğaza gelip dayandığında, Ki o sırada siz (sadece) bakıp, durursunuz, Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz (Vakıa Suresi, 83-85)

    Bir başka ayette de, bu "gözlemlenemeyen olaylar"ın inkarcılar için bir zorluk anı olduğundan şöyle bahsedilir:

    Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkar içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor (Tevbe Suresi, 85)

    Buna karşın, müminlerin ölümü ise "güzellikle" olur:

    Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin" (Nahl Suresi, 32)

    İşte bu ayetlerde bize ölüm hakkında çok önemli ve değişmez gerçekler haber verilir: Ölüm anında, ölen kişinin yaşadıkları ile dışarıda onu izleyen kişilerin gördükleri şeyler çok farklıdır Örneğin hayatı boyunca iflah olmamışazılı bir inkarcı, dışarıdan bakıldığında, uykusu sırasında ölmüşgibi algılanabilir Oysa o anda başka bir boyuta geçen ruhu, büyük acılar içinde ölümü tadmaktadır Ya da tam tersine, acı çektiği sanılan bir müminin ruhu, ayette de bildirildiği gibi bedeninden, melekler tarafından "güzellikle" ayrılır
    Kısaca, "bedenin tıbbi ölümü" ile, Kuran'da tarif edilen ölüm gerçekte çok farklı olaylardır
    İşte "tadılan" bu gerçek ölüm, az önce belirttiğimiz gibi inkarcılar için büyük bir azap, müminler içinse büyük bir nimet ve güzelliktirİnkarcıların canlarının "zorluk" içinde çıktığı da Kuran'da bildirilir Ayetlerde bu "zorluk" ayrıntılı olarak tarif edilir
    - Ölüm anında inkarcının sırtına ve yüzüne vurularak canının alınması:

    Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak? İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı(Muhammed Suresi, 27-28)

    - Ölümün şiddetli sarsıntıları ve meleklerin inkarcıya ölüm anında, ebedi azaplarını müjdelemeleri:

    Sen bu zalimleri, ölümün 'şiddetli sarsıntıları' sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah'a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O'nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azabla karşılık göreceksiniz" (dediklerinde) bir görsen (Enam Suresi, 93-94)
    Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkar edenlerin canlarını alırken görmelisin Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir (Enfal Suresi, 50-51)

    Ayetlerden açıkça anlaşıldığı gibi, inkar eden bir kişinin ölümü kendisi için büyük bir azaptır Dışarıdaki yakınları onun rahat yatağında huzurlu bir şekilde öldüğünü sanırlarken o, gerçekte, maddi ve manevi çok büyük bir azabın içine girmiştir Ölüm melekleri, acı vererek ve aşağılayarak onun canını bedeninden çıkarırlar Kuran'da, bu melekler, inkarcıların canlarını bedenlerinden, "ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlar" (Naziat Suresi, 1) olarak tarif edilirler
    Başka ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:

    Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman, "Son müdahaleyi yapacak kim" denir
    Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır (Kıyamet Suresi, 26-28)

    İşte inkarcı, artık hayatı boyunca inkar etmişolduğu o büyük gerçekle yüzyüzedir Ölümle birlikte, yaşamı boyunca işlediği büyük suçun, inkarının cezasını çekmeye başlayacaktır Meleklerin sırtına vura vura, canını en derinden sökerek almaları, kendisini bekleyen sonsuz azabın yalnızca çok hafif bir başlangıcıdır
    Bunun aksine, ölüm, mümin için büyük bir mutluluk ve neşenin başlangıcıdır Ruhu en derinden acıyla sökülen inkarcının aksine müminin ruhu, "yumuşacık çekip alanlar" tarafından (Naziat Suresi, 2), "güzellikle" ve "selamla" (Nahl Suresi, 32), adeta uykuda ruhun acısızca bedenden ayrılıp farklı bir boyuta geçmesi gibi alınır
    Ölümün gerçeği işte budur Dışarıdaki insanlar, yalnızca tıbbi ölümü bilirler; hayati fonksiyonları sona ermek üzere olan bir beden görürler Ölen kimseyi seyredenler, ne onun yüzüne ve sırtına vurulduğunu, ne ayaklarının dolaştığını, ne de canının köprücük kemiğine dayandığını görürler Bu görüntü ve hislerle yalnızca ölen kişinin ruhu muhatap olur Oysa gerçek ölüm, dışarıda insanların göremeyeceği bir boyutta ölen kişi tarafından bütün yönleriyle "tadılmakta"dır Bir başka deyişle, ölüm sırasında yaşanan olay, bir "boyut değişikliği"dir
    Müminin Ölümü:
    - Kaçınılmaz olduğunu bildiği ve yaşamı süresince hazırlık yaptığı ölümle karşılaşır
    - Canını almaya gelen melekler ona selam verip, onu cennetle müjdelerler
    - Melekler güzellikle canını alırlar
    - Ruhu bedeninden yumuşakça çekilip alınır
    - Arkasından gelecek müminleri müjdelemek, Allah'ın vaadinin hak olduğunu ve müminler için bir korku ve üzüntü olmadığını haber vermek ister Ama buna izin verilmez
    İnkarcının Ölümü:
    - Hayatı boyunca kendisinden kaçıp durduğu ölümle buluşur
    - Ölümü şiddetli sarsıntılar içinde olur
    - Melekler, ellerini ona doğru uzatır ve onu alçaltıcı ve yakıcı bir azapla müjdelerler
    - Melekler, yüzüne ve sırtına vura vura canını alırlar
    - Ruhu en derinden acıyla sökülür
    - Ruhu köprücük kemiklerine kadar çekilir ve son müdahale yapılır
    - Canı o inkar içindeyken zorluk içinde çıkar
    - Ölümle yüzyüze geldiği andaki imanı ve tevbesi kabul edilmez
    -Gerçeği görmenin verdiği büyük pişmanlık içinde Allah'tan kendisini dünyaya geri çevirmesini ve kaybettiği ömrünü telafi etmeyi talep eder Ama bu isteği kabul edilmez
    Dışarıdaki insanların gördüğü "tıbbi ölüm"ün de insana ders veren çok önemli bir yönü vardır Tıbbi ölümün insan bedenini yok edişi, insana çok önemli bazı gerçekleri kavrama fırsatı verir Bu nedenle, gerçek ölümün ardından söz konusu tıbbi ölüme de değinmek, hepimizin bedenini bekleyen mezar hakkında biraz düşünmek gerekir








  2. Zahra
    Üye





    Beden öldükten sonra ruhun ölümü hemen gerçekleşmez ruh her şeyi görür bir vaziyette öldüğü anı görür, nasıl yıkandığını, kefenlendiğini ve mezarlığa götürülüşünü görür sesini herkese duyurmak ister ben ölmedim yaşıyorum diye haykırır ancak kimse sesini duymaz. Ancak mezarı tamamen kapatılınca diğer dünyaya göç eder.




+ Yorum Gönder