+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda En güzel varlık Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    En güzel varlık








    En güzel varlık nedir hakkında bilgi


    Ateist diyor ki:
    Sual: “Kur’anda, biz insanı en güzel şekilde kusursuz yarattık” deniyor. Sakat doğanlar olduğuna göre Kur’an yanlış yazmıyor mu?
    CEVAP
    Allahü teâlânın yaratması iki türlüdür. Birincisi, “Ol” der hemen o şey oluverir. İkincisi ise sebeplerle yaratır. Bu ikisinin arasındaki farkı elbette ateist bilemez. Her ikisini de Allahü teâlâ yarattığı halde bunlar farklı şeylerdir. Çocuk olması için ana ve babayı sebep kılmıştır. Ama Hazret-i İsa’yı babasız, Hazret-i Âdem’i ise hem anasız, hem de babasız yaratmıştır. Mucize ve kerametlerde sebepler ortadan kaldırılabilir. Allahü teâlâ, çok şeyi de sebeplerle yaratmaktadır. Mesela rızkı Allah verir, ama çalışmayı sebep kılmıştır. Çalışmadan rızık bekleyen açlıktan ölebilir. Hastalıklara şifayı veren de Allah’tır. Ancak doktoru, ilacı sebep kılmıştır. Doktora gitmeyen, tedaviyi ilacı kabul etmeyen hastalıktan ölebilir. Alkol ve zararlı ilaçlar almak, röntgen ışınlarının etkisinde kalmak veya yakın akraba ile evlenmek, iyi beslenememek gibi sebeplerle doğan çocuk kör de, sakat da olabilir. Sebeplerle yaratmak âdetidir.

    Bu ön bilgiden sonra sualin cevabına geçelim:
    Ateist, önyargılı olarak okuyor, inançsız olarak okuyor, yanlış tercümelerden okuyor, yanlış anlıyor. Suçu da Kur’an-ı kerime buluyor. Âyetin açıklamasından önce tercümesine bakalım:
    (Biz insanı ahsen-i takvim üzere [en güzel surette, yani boylu boslu, sureti güzel, organların yeri, sayısı, en iyi kullanmaya müsait tarzda, kâinatın bütün özelliklerini içine alacak şekilde] yarattık.) [Tin 4 Beydavi]
    Ahsen-i takvim = en güzel suret ne demektir? Kurtubi tefsirinde diyor ki:
    Allahü teâlâ kâinatta büyük âlemde yarattığı her şeyinden küçük âlem olan insanda da örneğini yaratmıştır. Bu âyet buna işaret etmektedir.

    Bir âyet meali de şöyledir:
    (Gerçeklere inananlar için, yeryüzünde [dağlarda, denizlerde, ağaçlarda, bitkilerde, madenlerde, hayvanlarda, Cenab-ı Hakkın mutlak kudretine, iradesine, rahmetine delalet eden] ve kendi vücudunuzda [Yaratılışınızın başlangıcından sonuna kadar ve insanı hayret içinde bırakan organların ve salgı bezlerinin işleyişinde] Allah'ın varlığına nice deliller vardır; bunları görmez misiniz? [Görüp de bununla bir yaratıcısının bulunduğunu anlamıyor musunuz?]) [Zariyat 20,21]

    İnsanın duygu organları, ışık saçan gezegenler gibidir. Kulak ve göz idrak edilebilenleri anlamakta, Güneş ve Ay yerindedir. İnsanın uzuvları çürüdüğünde toprağa karışır, Su, bedende bulunan kan ve rutubettir. Hava, ruh ve nefesidir. Ateşi safrasıdır. Damarları ırmaklar gibidir. Irmaklara kaynak derecesinde olan kara ciğer pınar gibidir. Çünkü damarlar kara ciğerden beslenir. Aynı zamanda deniz gibidir. Çünkü bedenin bütün damarları oraya bağlıdır. Irmakların denize dökülmesi gibidir. Kemikleri dağlara benzer. Dağlar, yerin direkleridir, uzuvlar ağaç gibidir. Nasıl ki ağacın yaprakları ve meyveleri varsa, her uzvun da bir işi ve eseri vardır. Vücuttaki kıllar, yeryüzündeki otlar gibidir. İnsan diliyle her türlü hayvanın ve diğer yaratıkların seslerini çıkarabilir. İşte koca kâinatta bulunan her şeyin bir örneği küçük âlem denilen insanda bulunur. (Kurtubi 4/95)

    Demek ki, küçük âlem olan insan, kâinattaki varlıklara benzemektedir. Bu bakımdan en güzel surette yaratıldığı bildirilmiştir. Doğarken her uzvu sağlam doğuyor denmiyor. Hilkat garibesi olarak ne sakatlar doğabiliyor. Bu da yine Allahü teâlânın kudretini göstermektedir








  2. Fatih
    Yeni Üye





    En değerli varlık İnsandır..


    İnsan oğlu o kadar değerli bir varlık ki onu Cenabı Allah kendi ruhundan üfleyerek yaratmış. Bu değerli insanın iç ve dış organlarını kusursuz olarak en güzel şeklide sıfır hata ile kulu’nun bedenine yerleştirmiş ve azalarımızı dilediğimiz şekilde kullanabilmemiz için bize bir çok yetenekler ihsan etmiştir.

    “Sonra şekillendirdi, ona kendi Ruhundan üfledi.”(Secde sûresi 9. âyet)

    “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tin sûresi 4.âyet)

    Türlü hastalıklardan korunması ve bedenini savunabilmesi için en ince ayrıntısına kadar tam teşekküllü bir hastaneden daha üstün bir niteliğe sahip olacak şekilde donatmıştır.

    “Hastalandığım zaman bana şifa verendir.” (şuara Sûresi 80.âyet)

    Yüce Yaradan insana öyle değer vermiş ki, dünyadaki bütün varlıklar ve göklerdeki her şey; kuşları, hayvanları, denizleri, denizlerdeki balıkları, havayı, oksijeni, suyu, ağaçları, taşı, toprağı, dağları, demiri, yer altı, yer üstü madenlerini ve daha sayamadığımız bir çok nimetleri insanoğluna hizmet etmek için yaratmış bir kısmını istifadesine sunmuş, bir bölümünü de onun tasarrufuna bırakmıştır.

    Yukarıdaki Allah yaratıklarının tamamı canlıdır. Ancak bizim sınırlı aklımız bunu idrak edecek kapasiteye sahip değildir. Taki ölüm öncesi göz perdemiz açılınca gerçekleri ancak o zaman görebileceğiz.

    “Andolsun ki sen bunun farkında değildin, biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denilir).” (Kaf sûresi 22. âyet)

    Diğer taraftan böylesi kıymetli İnsanın hayatının idamesi ve korunabilmesi için Kura’nı kerim şöyle buyuruyor ;

    “Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.” ( Mâide sûresi 32 . âyet )

    İnsan oğlunun özelliklerinden bazıları şöyledir : Akıllı oluşu, el kol kulak göz ve ayaklarını dilediği gibi kullanabilmesi, beden güzelliği, düşünme yeteneği, okuması, yazması, konuşabilmesi, duyguları, gülmesi, ağlaması, temiz yiyecek ile beslenmesi, her türlü buluşlar icat etmesi, diğer bazı yaratıkları kendi hizmetinde kullanabilmesi, iyi, kötü, doğru, yanlış, güzel, çirkin, kavramlarına sahip olması ve daha bir çok güzel hasletler, İnsan oğlunun özelliklerindendir.

    “O göklerde ve yerde ne varsa hepsini size boyun eğdirmiştir.” (Casiye sûresi 13. âyet)

    Örneğin; balığı tutup yiyoruz, balık itiraz etmiyor ; tavuğu ve diğer hayvanları kesip yiyoruz, hiç biri itiraz etmiyor, hayvanı yularından tutup istediğin yere götürüyoruz bize direnmiyor ve diğerleri…

    İşte bütün bu mahlûkat hiç itiraz etmeden İnsana hizmet etme görevlerini yapmaya devam ederken aynı zamanda da alemlerin Rabbine tespih ediyorlar, zikrediyorlar, Secde ediyorlar.

    “Yedi gök, dünya ve bunların içinde bulunanlar ona tespih eder. Onu övgü ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz onların tespihini anlayamazsınız. O çok Halim ve bağışlayandır.”(İsrâ suresi 44.âyet)

    Yukarıdaki âyetin Kuran da ki yorumu da şöyledir ;
    (Tabiat ilimlerindeki keşifler, bu âyetin açıklanmasına yardımcı olmuştur. Önceleri cansız, hareketsiz oldukları sanılan varlıklarda dahil olmak üzere bütün eşya atomlardan meydana gelmiştir. İşte atom çekirdeklerinin etrafındaki elektronlar, sürekli ve muntazam bir şekilde çekirdeğin etrafında dönmektedirler ki onların bu dönüşleri ve böylece ilâhi kanuna en ufak bir sapma göstermeksizin boyun eğmeleri Kura’nı Kerim tarafından Rabbimizi tespih olarak nitelendirilmiştir.)

    Ve bu kıymetli varlığa yani insana, kesintisiz canları pahasına hizmet vermelerinin nedeni ise yüce Allah’ın buyruklarına istisnasız olarak tam itaatle boyun eğerek görevlerini yerine getirmektir.

    Onlar istisnasız görevlerini yerine getirirken, insanlardan bazılarının ise İslâm dini ve uygulamaları ile uzaktan yada yakından ilgisi olmayanlar da vardır. Dünya hayatını piyangodan elde ettiklerini sanıp ayak ayak üstüne atarak, dünyanın her türlü tadından ve zevkinden istifade etme yarışına girmişlerdir .

    “Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir öğünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir.”(Hadid sûresi 20. âyet)

    “Onları biraz faydalandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.” (Lokmam sûresi 24. âyet)

    Peki ne oluyor da her fırsat bulduklarında Cenabı Hakka isyan etmek için yarış halinde oluyorlar.?

    Nedeni şöyle açıklanabilir : Merhametli yüce Allah’ın, lütuf ve keremi ile ikram ettiği nimetlerin her türlüsünü istedikleri zaman anında elde ettikleri içindir.

    “O zalimler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.” (Hud sûresi 116. âyet)





  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Allah en değerli varlık olarak insan oğlunu yaratmıştır. insanlar sahip oldukları düşünme ve iradeyle bütün canlıların en üstün yaratılmışıdır.




+ Yorum Gönder