+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda Türkiyenin %99 müslüman mı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. GÜLNUR
    Devamlı Üye

    Türkiyenin %99 müslüman mı








    Müslümanlık

    Müslümanlık.jpg

    “% 99'u Müslüman bir ülkeyiz” klişesinin verdiği bir alışkanlıktan olmalı Müslüman olmakla teist olmayı birbirine karıştırıveriyoruz.


    23 ülkede gerçekleştirilen inanç anketine göre dünyanın en inançlı ikinci ülkesiymişiz. (Endonezya birinci sırada) Ankette başka şeyler de var.

    Mesela bu inançlı kesimi de içine alan Türkiye’nin %14’ü öldükten sonra ne olacağı konusunda bilgisizler.

    Evrime inanan Türklerin oranı ise %19 olarak belirlenmiş.

    Cennet ve cehenneme inanıyor musunuz sorusuna evet cevabını veren Türklerin oranı %52. Ankete göre reenkarnasyon inancı da Türklerde öyle pek kabul görmüyormuş.

    Dünya ölçeğinde ruh göçüne en az inanan ülkeymişiz aynı zamanda.

    Ankete verilen cevapları yan yana getirdiğimiz vakit inanç noktasında ne kadar kafası karışık bir toplum olduğumuz ortaya çıkıyor.

    Öncelikle %91 oranında Allah’a inanan bir toplum oluşumuz aynı oranda Müslüman ya da dindar olduğumuz anlamına gelmemektedir.

    Kültürel Müslümanlıkla inanç ve amel düzleminde Müslümanlığı birbirinden ayırmadığımızda ne yöne baksak her tarafı Müslüman görebiliriz.

    Fakat bu son ankete de yansıdığı şekliyle “teist” olmakla %48 oranında cennete ve cehenneme dair kuşkusu bulunan, %14’ünün ahiretle ilgili kafası karışık olan bir toplum inanç problemini yeterince çözememiş demektir.

    Hiç kuşkusuz bunda din eğitimi ihmalinin yanı sıra parçacı inancın büyük rolü vardır.

    Allah’a inanıp, dinlere inanmayan (deist) ya da Allah’ı kabul edip yetkilerini sınırlayan, Yaratmaya ve yaratıcıya itirazı olmayıp Kuran’ın mesajına muhalefet eden bir sürü insanın olduğunu biliyoruz.

    Bir tanrının var olduğuna inanmak dinle ilişki açısından kapıdan içeri girmek değil kapının önünde beklemektir.

    Tanrıya inanmak bir sonuç değil tam tersi bir başlangıçtır.

    İnandıktan sonra atılacak adımdır önemli olan.

    Bu anlamda hiç tanrıya inanmayan adam inandığı halde ilk adımı atmayan adama nispeten daha mazur ve daha anlaşır durumdadır.

    Zira harekete geçirici olan inkâr etmek değil inanmaktır.

    Bir ülkede nüfusun %91’i Allah’a inanıyor, fakat bu inancın dini ve ahlaki tezahürü yoksa anketten çıkan en çarpıcı sonuç “En inançlı milletiz” değil, “Teist oranı yüksek bir milletiz” şeklinde olması daha uygun düşer.

    “%99’u Müslüman bir ülkeyiz” klişesinin verdiği bir alışkanlıktan olmalı Müslüman olmakla teist olmayı birbirine karıştırıveriyoruz.

    Bir de buna Türklükle Müslümanlığı aynı paranteze alma geleneğini katarsak durum büsbütün bağlamından kopuk bir hale dönüşüyor.

    Yerli malı dindarlığımızda her zaman iman ayrı amel ayrıdır.

    Ve her ikisi de ayrı telden çalabilir. Ahlak ise bünyemizde inanç ve ibadetlerimizden çok daha bağımsız yol tutturabilir.

    Üstüne üstlük bu durum hiç de yadırganmayıp normal bir gidişat olarak algılanabilir. ‘Ahlaksız dindarlık’ kavramı din literatürümüze modern zamanlarla birlikte giren böyle bir çürüme ve düalizmin eseridir.

    Ahlaksız dindarlık kavramını peşi sıra sürükleyen “İbadetsiz mümin”, “Kuransız Müslüman”, “Alisiz Alevi”, “Sünnetsiz Sünni” gibi nevzuhur kimlikler hep bu parçacı itikat anlayışının bir sonucudur.

    Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkenin elbette cennet olmasını bekleyemeyiz.

    Ama hiç olmazsa adalet, emniyet, hak, hukuk, vicdan ve ahlak açısından beslendiği dinin güzelliklerini yansıtabilmelidir.

    Müslüman bir toplumdan bunu istemek çok şey istemek değildir.

    Entrikada, hilede, dolap çevirmede, pornografide, taciz ve tecavüzde, insan haklarına riayetsizlikte dünya sıralamasını zorluyorsak Allah inancında dünyada ikinci sırada yer alışımız daha problemli bir hale dönüşür.

    Yaklaşık 20 bin kişi üzerinde uygulanan bu anketi şayet umuma şamil kılarsak meselenin Türkiye yüzünü şöyle okumak da mümkün: Türkiye’de halkın ekserisi dini inanç ve uygulanım yönünden kültürel olandan- değil tahkik- taklidi aşamaya bile yükselebilmiş değildir.

    Türkiye’de kimi zaman çarpık kimi zaman da resmi engellere takılan din eğitimi kafası ile kalbi, bedeni ile ruhu birbirini nakzeden bireylerin sayısını çoğaltmıştır.

    Eğer bu ülkede sürekli din mevzuları ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilerek tartışılıyorsa, bunun sebebi oturmamış eksik ve parçalı din anlayışında aranmalıdır.








  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    Türkiye yetmiş beş milyonluk bir nüfusa sahiptir bu nüfusunun neredeyse yüzde doksanı müslümanlardan oluşmuştur. geri kalanlar ise hristiyan ve ateist gibi farklı inanç ve düşüncelere sahiptirler.




+ Yorum Gönder


MÜSLÜMAN,  musluman,  müslüman resimleri,  Allah tan musluman ulkeyiz