+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda İnsan Neden Duaya Ihtiyaç Duyar? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. D.K.F.Q
    Devamlı Üye

    İnsan Neden Duaya Ihtiyaç Duyar?









    İnsanın duaya ihtiyaç duyması hakkında yazı



    Inanan birey, inancini zihinsel düzeyde birakmaz ve inandigi varlik ile yakin iliskiler gelistirir. Inanan ile inanilan arasindaki bu iliskilerden biri de duadir. Dua iliskisi mümin ve Allah olmak üzere iki ana öge ön plana çikmaktadir. Allah ile insan arasindaki bu iliski, Islâm'in ana kaynagi Kur'ân'da çok sik bir sekilde göze çarpmaktadir. Nitekim Kur'ân'in, dua ile baslayip yine dua ile sona ermesi Islâm'in duaya verdigi degeri göstermektedir. Kur'ân'in ilk sûresinde, insan Rabbine hamdden sonra ancak O'na kulluk edecegini ve O'ndan yardim dileyecegini bildirir ve dogru yolu bulma ve sapikliga düsmeme konusunda O'ndan yardim talep eder. Yine Kur'ân'in son sûresinde insan her türlü kötülükten Allah'a sigindigini ifade eder. Ayni zamanda Kur'ân'a göre insanin var olus amaçlarindan birinin dua oldugu "Duaniz olmadiktan sonra Rabbim sizi ne yapsin!" diye ifade edilmektedir. Ayrica Kur'ân'da Allah "Bana dua edin duanizi kabul edeyim." buyurmaktadir. Bir baska ayette ise "O'ndan baska Ilah yoktur. Dini yalniz kendisine halis kilarak O'na yalvarin." buyurmaktadir. Yine "Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin." ve "Korkarak ve umarak O'na dua edin." demektedir.
    Hz. Peygamberin hadislerinde de dua üzerinde israrla durulmakta ve duanin dinsel yasayistaki yeri vurgulanmaktadir. O bir hadiste "Dua ibadetin özüdür." buyurarak duanin ibadetin esasi oldugunu ifade ederken bir baska hadiste ise "Dua ibadettir." diyerek duayi ibadetle özdeslestirir. Hz. Muhammed bir baska hadisinde ise "Allah için duadan daha üstün bir sey yoktur." diyerek dua eden mümin ile Allah'i yakinlastirir. Ayetlerden anlasildigi üzere Allah israrla insanin dua etmesini isterken, Hz. Peygamber de hadislerle duanin anlam ve önemini ve dindeki yerini belirtmektedir. Iman, inanan bireyi, tabiatüstü güce baglayip onu her konuda yüceltmeye götürürken; amel, baglanilan askin varligin koydugu kurallara göre yasamayi gerektirir. Dua ise, imana bagli olarak amel çerçevesinde ele alinip iki bölümde degerlendirilebilir.
    Kur 'an 'da Insani Duaya Yönelten Güdüler: Kur'ân'daki dualarin çesitli güdüleri olmakla beraber, bu güdüler genel olarak iki grupta degerlendirilebilir.
    1) Ihtiyaçlar ve istekler: Her ne sebeple olursa olsun ihtiyaç ve istekler karsiligini bulamadigi sürece, bireye baski yapmaya devam ederler.Eger ihtiyaç ve istekler sürekli karsilanmazsa, organizmada bazi ruhsal ve bedensel rahatsizliklarin ortaya çikmasi kaçinilmaz bir hâl alir. Çünkü onlar ancak doyurulmakla susturulabilirler. Kur'ân'daki dualarda geçen ihtiyaç ve istekler iki ana grupta ele alinabilir.
    a) Dünya hayati ile ilgili ihtiyaç ve istekler: Bunlarin basinda Fatiha sûresinin son dört âyetinin geldigi söylenebilir: "(Yâ Rabbi) Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardim dileriz. Bizi dogru yola ilet! Nimet verdigin kimselerin yoluna, kendilerine gazab edilmis olanlarin ve sapmislarin yoluna degil!" Insan kullugu seçmis ve Allah'a baglanmis, bunu da O'nun buyruklarina itaat ederek yani ibadetiyle göstermeye söz vermistir. Su halde mümin burada Allah'in büyüklügünü kabul ediyor ve bu büyüklük ve yücelik karsisinda, kendi durumunu bilinçli bir tavir içerisinde kabulleniyor. Bu ayetlerde kulun durumu belirlenince, o itaatinin ötesinde kendi varligini emniyet altina alabilmek için nelere ihtiyaç duyuyorsa, onlari siralamaya basliyor. Nitekim mümin Allah'in bildirdigi yoldan ayrilmamak için, Rabbinden yardim talep etmektedir. Kul sadece genel manada Allah'a siginmakla kalmamakta, her ne ihtiyaci olursa onu da dile getirmektedir. Örnegin üzerinde durulan bu dünyaya yönelik ihtiyaç ve isteklerle ilgili bir baska dua, "Rabbim! Bu sehri güvenli bir sehir yap, halkindan Allah'a ve ahir et gününe inananlari çesitli ürünlerle besle." seklindedir. Hz. Ibrahim, esi Hacer ile bebek olan oglu Ismail'i, simdiki Mekke sehrinin kuruldugu yere birakinca bu duayi yapmistir. Bu duada insanin temel ihtiyaçlarindan ikisi üzerinde duruldugu görülmektedir. Bunlardan birincisi tehlikelerden uzak, güvenli bir ortamda yasama arzusu, ikincisi ise hayatin devami için insani besleyecek ürünlerin istenmesidir. Yine dünyevî isteklerle ilgili olarak, Kur'ân'da Zekeriyya peygamberin bir duasiyla bu dünyaya ait bir isteginden söz edilmektedir: "Rabbim! Bana katindan temiz bir nesil ver! Sen duayi isitensin."
    Bilindigi üzere insan, günlük hayatta zaman zaman dayanilmaz aci ve dertlere maruz kalabilmektedir. Bu konuda Kur'ân'da geçen iki örnek, insanin dayanilmaz aci ve dertlere karsi Rabbinden yardim istediginin, O'na sigindiginin açik belgelerini olusturacaktir. Birinci örnek Hz. Yakub'un oglu Yusuf'un basina gelen bir olay üzerine yaptigi su duadir: "Artik (benim yapacagim is) güzelce sabretmektir. (Bu) dediginize (dayanmak için) ancak Allah'tan yardim istenir." Ikinci örnek Hz. Eyyub'un duasidir. O vücudu yara içinde kalinca söyle dua etmistir: " Bana dert dokundu, sen merhametlilerin en merhametlisisin."
    b) Ahiret hayati ile ilgili ihtiyaç ve istekler: Inanan insan için istekler bu dünya ile sinirli degildir. Çünkü müminin inandigi bir de ahiret hayati vardir. Kur'ân'da ahiret hakkinda verilen bilgilere göre, müminin ahiretteki ihtiyaçlarina yönelik çesitli dualar yaptigi açikça görülmektedir.
    Müminin cennete girebilmek için yaptigi dua, Kur'ân'da aynen "Rabbimiz! Bize elçilerine vaad ettigini ver, kiyamet günü bizi yüz üstü birakip rezil etme!" seklinde ifadelenmektedir. Mümin ahirette cennetle beraber cehennemin varligina da inandigi ve her ikisini de Kur'ân vasitasiyla ögrendigi için cehennemin cezasindan uzaklasmak üzere Rabbinden cenneti istemektedir. Yine Firavun'un karisi Allah'a iman edince, Firavun ona iskence etmis, o da kocasindan kurtulup Rabbinin himayesine girmek ve onun yaninda varligini emniyet altina almak üzere " Rabbim! Bana yaninda, cennetin içinde bir ev yap, beni Firavun'dan ve onun kötü islerinden kurtar." diye dua ederek Rabbine siginmistir.
    Ahirete yönelik ihtiyaç ve isteklerle ilgili dualarin ikinci kismini cehenneme düsmeme arzusu olusturur. Mümin bir yandan cennete girme arzusu gösterirken bir yandan da istemedigi cehenneme gitmekten kurtulabilmenin yollarini aramaktadir. Iste o, Allah'a yönelerek "Rabbimiz! Bizi ates azabindan koru." diye samimiyetle O'na dua ederek yalvarmaktadir. Yine Kur'ân müminlerin özelliklerinden bahsederken onlarin "Rabbimiz! Cehennem azabini bizden öteye çevir .." diye dua ettiklerini bildirmektedir.









  2. AYPARE
    Devamlı Üye





    Bazen öyle bir an gelir ki içimizde büyük bir sıkıntı olur yada içinden çıkamayacak bir duruma geliriz ne yapacağımızı bundan nasıl kurtulacağımızı bilmeyiz o zaman bir tek Alemlerine Rabbine sığınır ve ondan yardım dilemek için dua ederiz sıkıntılarımız geçsin diye ve daha bir çok konuda. Bazen de Allah'a verdiği nimetler ve güzellikler için dua ederiz.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Allah dışında bütün varlıklar allaha muhtaçtırlar. dua istemek anlamına gelmektedir. biz insanlar sürekli bir şeye muhtaç oluruz. bu isteğimizi de dua işle allaha iletiriz. duamız kabul olsu veya olmasın dua ettiğimiz için sevap kazanırız.




+ Yorum Gönder


insan niçin dua etme ihtiyacı duyar,  insan niçin dua etmeye ihtiyaç duyar,  insan duaya niçin ihtiyaç duyar,  insanlar neden duaya ihtiyac duyar