+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda Yeni Doğan Çocuga Yapılması Gerekenler Nelerdir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. D.K.F.Q
    Devamlı Üye

    Yeni Doğan Çocuga Yapılması Gerekenler Nelerdir?








    Yeni doğan bebeğe dinen yapılması gerekenler kısaca bilgi
    Soru
    Çocuga kulagina ezan okuyarak isim koymak yeterli mi, duasi var mi, ezan okumasini bilen okursa olur mu, imam mi okumasi gerekir?


    1- DOGUMDA OKUNACAK BIR DUA VAR MIDIR?

    Dogum, yerine göre hayatî tehlike arz eden bir ameliyat olabilir. Böylesine ciddî bir olay, elbette sadece mânevi dua ile geçistiritlemez. Önce maddi tedbirler alinir, yâni gereken ebeye, doktora gidilir, alâka ve muayenesi temin edilir, Bundan sonra sira manevî tedbire, yâni duaya gelir.

    Nasil sadece doktor kesin sifaya vasita degilse, sadece dua da öyle kesin sifaya sebep olmaz. Zira ikisini de Rabbimiz emretmekte, hem maddî, hem de manevî tedbiri dinimiz istemektedir. Birini icra edip ötekini ihmal eden, elbette yarim is yapmis olur. Tek kanatli kusun uçtugu kadar basari temin edilir.

    Maddî tedbirden sonra alinacak manevî tedbiri, yâni okunacak duayi, Efendimiz söyle tavsiye buyurmustur:

    l- Dogum yapacak hanimin sihhat ve kolaylikla dogumunu yapmasi niyetiyle, Önce Âyete’l-Kürsî okunur, sonra (Felâk ve Nâs) sûreleri okunur. Bunlardan sonra da su âyet okunur:

    Inne Rebbekümülahüllezi haleka’s-semâvâti ve’l-arda fî sitteti eyyâmin, sümme’stevâ ale’l-arsi, yugsi’l-leyle’n-nehâra yetlübühû hasîsen. Ve’s-semse ve’l-kamere ve’n-nücûme müsahharâtin bi-emrih, elâ lehü’l-halku ve’l-emru. Tebârekellahü Rabbü’l-âlemîn.”

    Resul-i Ekrem Efendimiz kizi Fâtima validemizin dogumunda bu duayi okutmus, netice sevindirici sekilde huzurlu ve sihhatli bir dogum olarak tecelli etmistir, Mübarek nesil Hazret-i Hasan ve Hüseyin Efendilerimiz böyle dualarla dünyaya gelmislerdir.

    Sihhatli bir dogum haberini alinca Allah’a sükretmek, konu komsuda bulunan yoksullara yardim etmek, münasip olan bîr cömertliktir.

    Içki içmek, içirmek, kumar oynamak, ahlâk bozucu eglenceler tertip etmek ise nimete karsi nankörlük mânâsina gelen bir anlayissizliktir.

    2- ÇOCUGUN KULAGINA EZAN ve KAMET OKUMAK GEREKIR MI?

    Hz. Ebu Rafi anlatiyor: Hz. Hasan dünyaya geldi zaman Hz. Peygamber(a.s.m)’in onun kulagina ezan okudugunu gördüm” (Ebu Davud, Edep, 107; Tirmizî, Edahî,16; Ahmet b. Hanbel, VI/9,291).

    Hz. Peygamber(a.s.m)’in dogan çocugun sag kulagina ezani, sol kulagina da kametin okunmasini tavsiye ettigine dair rivayetler de vardir. (bk. Gazalî, Ihya, II/55; Zeynu’l-Irakî, Tahricu Ahadisi’l-Ihya, Ihya ile birlikte).

    Çocuk dünyaya geldikten sonra ilk firsatta dinî bilgisi olan kimse çagrilir, çocuk kucagina verilir. Sag kulagina ezan, sol kulagina da kamet okunur. Sonra da söyle dua etmesi saglanir;

    – Allah’im, bu yavruyu Islâm fidanliginda biten güzel bir fidan olarak büyüt, islâmî hayatta ebedî ve sabit kil.

    Bu siralarda çocuguna bakan ana-baba, Ibrahim Aleyhisselâm’in ogullari Ismail ve Ishak’a bakarken okudugu su duayi okurlar:

    Elhamdülillahillezî vehebe lî ale’l-kiberi Ismâile ve ishak. Inne Rabbî lesemîu’d-duâ.
    “Bana bu evladi ihsan eden Allah’a hamd eder, minnet ve sükranlarimi takdim ederim”

    3- DOGUM KURBANI KESILIR MI? ÇOCUGUN SÜNNET YASI KAÇTIR?

    Islamiyet gelmezden önceki cehalet devri insanlarina çocuklari dünyaya geldigi haber verilince üzülür, karamsarliga düserlerdi. Oglan çocugu haberi verilince ise, sevinip kurban keserlerdi. Kestikleri kurbanin kanini da yavrunun yüzüne, basina sürerler, bu adeti devam ettirirlerdi.

    Islâmiyet gelince, Resûl-i Ekrem Hazretleri, bu adetlere çekidüzen verdi. Kötülerini kaldirdi, iyilerini de islah ederek devam ettirdi.

    Nitekim, cahiliyye devri insanlarinin yalniz oglan çocuklari için kestikleri kurbani, kiz çocuklarina da tesmil eden Peygamberimiz, onlarin çocugun basina kan sürmeleri yerine, misk ve za’feran gibi güzel kokular sürmelerini tavsiye buyurdu.

    Bu sebeble Müslümanlar, çocuklari dünyaya geldiginde Allah’a hamd ve sükür maksadiyla isterlerse kurban keserler; çoluk-çocuk, es-dostla güzel sohbetler yapar, tatli ziyafetler hazirlarlar. Bu çocuk, ister oglan, isterse kiz olsun, durum degismez. Sâdece oglan için sevinç alâmeti gösterip, kiz için üzüntü ve memnuniyetsizlik izhar etmek, islamî bir anlayis olmaz. Olsa olsa, cahiliyye devri insanlarina lâyik bir zihniyet olur.

    Kaldi ki, evlâdin hangisinin daha hayirli ve sadik olacagi da belli olmaz. Bazen oglan faydali olacak sanilir, ama o tam tersine yaramaz çikar; ihtiyarlikta ana-baba kiza siginir, ondan fayda görür.

    Fikih kitaplarinda (Akîka, Nesîke) adiyla geçen bu çocuk kurbanini kesme günü, muayyen degildir. Bazen çocugun dogusunun yedinci günü kesilir, bazen yedi yasina kadar müddeti uzatilir.

    Akîka kurbaninin sünnet oldugunu söyleyen diger mezheblere mukabil, Hanefide mubahtir. Malî durumu yerinde olan keser, olmayan da kesmez. Ne kesen ve ne de kesmeyen bir suâle maruz kalmaz, bir manevi kaybi olmaz.

    Bu kurbanin kemiklerinin kirilmayacagini söyleyenlere mukabil, kirilmasini tavsiye edenler de vardir.
    Çocuk mütevazi olsun, diye kemiklerinin kirilmasi tefeülen tercih edilebilir. Her ikisi de caizdir, niyete baglidir.

    Kurban kestikten sonra, etinden es-dost, akraba, bilhassa fakirler istifade etmeli, belli bir sevince sebep olmalidir.

    Ayrica çocugun islâmî ve sihhatli bir hayat üzere olmasi niyetiyle, civarda bulunan muhtaçlara hususî yardim yapilir. Sadaka verilir. Bu sadakanin miktarini, sadakayi verenin malî durumu tayin eder. Herhalde verilen miktar, bir kimsenin isine yaramali, bir ihtiyacini karsilamak, yahut onunla bir esya alinabilmelidir.
    Peygamber Efendimiz böyle yapmistir.

    Bu sadakanin sevabi hürmetine, çocugun islamî bir anlayis içinde ömür sürmesi niyaz edilir, kaza ve belalardan mahfuz kalmasi dileginde bulunulur.

    Dogumla baslayan bir mükellefiyet daha vardir, O da oglan çocugunun sünnet ettirilmesidir.

    Sünnetin belli yasi yoktur. Muhite, çocugun sihhatine, beden yapisina göre degisebilir. Herhalde yedi yasini geçmemeli, bulûg çagina kadar yaklasmamalidir. Çünkü, bundan sonra mahremiyet devresi baslar. Haramlik söz konusu olur.

    Sünnet zamaninda icra edilen merasimlerde, evlâdi kendilerine ihsan eden Allah’a isyan manasina gelen bir taskinlik ve saskinlikta bulunulmamali; bir takim günahlar islenip, haramlara düsülmemelidir.

    Sayet, gerek çocugun dogumunda, gerekse sünneti sirasinda, bir takim günahlar islenir, haramlar irtikab edilir, içki içmek, kumar oynamak, kadin-erkek karisik eglencelere dalmak gibi isyanlara sapitirsa, en azindan nankörlük edilmis, nimete karsi küfranda bulunulmus olunur.

    Bunun bir mânâsi, kendilerine çocuk ihsan edip, o güne erismeyi nasip eden Allah’a karsi nankörlükte bulunmak, “sen bize böyle evlâd ihsan edip lütufta bulundun, biz de sana isyan edip nankörlükte bulunuyoruz” demektir.

    Mü’minler, böyle bir hataya düsmemeli, sünnet merasimlerinde mevlid okutmayi, ese-dosta yemekler yedirip, muhtaçlari giydirmeyi esas almali; içki içmek, kumar oynamak gibi nankörlük mânâsina gelen kötülüklere sebebiyet vermemeli, sükür gününde sükürsüzlüge sapmamalidir.








  2. Hakim
    Devamlı Üye





    İslam dinine göre yeni doğan bir bebeğe yapılması gereken şeyler öncelikle bebeğin sağlığı yerin de ise kulağına ezan okunması ve ismi okunması yeterli olacaktır.




  3. Beriwan
    Devamlı Üye
    öncelikle bebeğin sağlığıdır. sonra dinen bebeğin kulağına ezan okumak sonra üç kere kulağına ismini söylemektir. bir de çocuğa güzel bir isim vermek lazım.




+ Yorum Gönder


bebek mevlüdünde okunan dualar,  bebek mevlüdünde hangi sureler okunur,  bebek mevlüdünde okunacak dua,  bebek mevlüdünde ne okunur,  bebek mevlüdünde neler okunur,  bebek mevlüdünde hangi dualar okunur