+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Yazılar Forumunda İnsan En NankÖr Varlik Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    İnsan En NankÖr Varlik









    İNSAN EN NANKÖR VARLIK dini yazı



    Allah dünyadaki canlılar içinde en nankörünün insan olduğunu söylüyor. Gerçekten de diğer canlılarda olmayan birçok özellik insana verilmişken, diğer canlılar da onun emrindeyken insan nasıl oluyor da nankör oluyor. Etrafımıza baktığımızda böyle birçok nankör örnekle karşılaşabiliriz. İnsanların çoğu Allah`ın verdiği nimetlere şükretmezken, gözünü başkasının malına, parasına diker. Alah Kuran`ın çeşitli yerlerinde insanın nankörlüğünden söz ederken Fecr 15 te "İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabim bana ikramda bulundu."der. Allah`ın da dediği gibi çoğu insan sanki ona o nimetlerin verilmesinin zorunlulukmuş olduğunu zanneder oysa Allah`ın bize verdiği nimetlerinin zorunluluğu yoktur. Alah isterse nimetini verir istemezse vermez. Aynı şekilde Fecr 16 da" Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa : "Rabbim bana ihanet etti."der. İşte insanlığın en büyük sorunu; nankörlük ve açgözlülük. Bunların temelinde yatan en büyük neden, insanın sadece bu dünyayı düşünmesi, ahireti ve Allah`ı unutmasındandır.







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    NANKÖR VARLIK : “İNSAN”İnsan hiçbirşey değilken Allah (cc) rahme dökülen bir damla sudan bir insan yaratıyor, hemde öyle bir insan ki yaratılan canlıların en güzeli en mükemmeli. “İnsan sanır mı başıboş bırakılacağını? O (Rahme) dökülen bir damla meniden değil miydi? Sonra bir pıhtı oldu, derken (Allah onu) biçime koydu, derken tesviye etti;” Kıyamet suresi 36…38 “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” Tin suresi 4Peki rahme dökülen bir damla su insana mı ait? Elbette hayır;“Şimdi gördünüz mü o döktüğünüz meniyi? Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz? Vakia suresi 58,59Rabbimiz, insanın rahimde yaratılış devrelerini kuran’da bize şu şekilde bildiriyor; “Andolsun ki, Biz insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık. Sonra onu, oturaklı bir karargahta bir nutfe (tohum) yaptık. Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!” Mü’minun suresi 12…14“Ey insanlar, eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, şu muhakkak ki, Biz sizi topraktan, sonra nutfe (sperma) den, sonra alaka (yapışkan bir madde)dan, sonra da uzuvları görünen ya da görünmeyen bir et parçasından yaratmaktayız ki, size (ne olduğunuzu) anlatalım. Dilediğimizi de belli bir süreye kadar rahimlerde durdururuz. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız, sonra da olgunluk çağına gelmeniz için geliştiririz…” Hac suresi 5İnsan hiçbirşey değilken, rahimde Allah (cc) tarafından yaratılıp, geliştirilip, beslenilip üç beş kilo arası bir bebek şeklinde dünyaya geliyor. Peki bundan sonra erginlik çağına kadar, rızık veren besleyip büyüten kim? Tabiî ki Allah (cc) Bütün canlıların rızkını veren Allah (cc) insanada rızkını veriyor. “De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O kulak ve gözlerin sahibi kim? Kim ölüden diriyi çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarıyor? Kim bütün işleri düzenliyor?" Hemen diyecekler: "Allah!" De ki: "O halde (O'nun azabından) sakınmaz mısınız? Yunus suresi 31İnsanın yediği; zahireleri, meyveleri, sebzeleri sulayıp yerden bitiren kim? “O öyle bir yaratıcıdır ki, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı;…” Bakara suresi 29“Bir de o insan yiyeceğine baksın! Biz, o suyu bir döküş (bol bol) dökmekteyiz. Sonra o yeryüzünü bir yarış (iyiden iyiye) yarmaktayız. Bu şekilde orada daneler, üzümler ve yoncalar, zeytinlikler ve hurmalıklar, afaka ser çekmiş dilber (gönül alan) bahçeler, meyveler, çayırlar; neler yetiştirmekteyiz. Sizin ve davarlarınızın yararlanması için.” Abese suresi 24…32 Allah’ın (cc) yaratmasıyla ve rızıklandırmasıyla bir damla sudan üç beş kiloluk bir bebek şekline gelen insan, yine yeryüzündeki Allah’ın (cc) yarattığı nimetlerden beslenerek, yetişkinliğinde elli, atmış…yüz kilogram ağırlığa ulaşıyor.Peki bu kadar kilograma sahip olan bu beden kime ait? “Allah, sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmediğiniz bir halde çıkardı. Öyle iken size, işitme, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesiniz.” Nahl suresi 78Şimdi bir düşünelim; gözümüzü, kolumuzu yada bacağımızı yada herhangi bir organımızı kaybetsek, geri kazanmak için neler feda etmezdik neler, değilmi? Göz ne demekmiş bunu en iyi gözünü kaybeden bilir. Kol bacak diğer organlarda aynıdır, kaybedilmeyince kıymeti anlaşılmaz. Allah (cc) insanlardan bazılarını doğuştan bazı azalarını eksik yada sakat yaratmakta, bazılarını ise sapasağlam doğduktan sonra kendilerinden bazı azalarını geri almaktadır. Bunun birçok hikmetleri olabilir; Allah (cc) insanların bazılarını beden, mal, evlat yönünden eksilterek bu nimetleri verenin kendisi olduğunu ve istediği zamanda bu nimetleri geri alma gücüne sahip olduğunu, bunlarında bir imtehan olduğunu hatırlatır. “Çaresiz sizleri biraz korku, biraz açlık, biraz maldan, candan ve ürünlerden eksiklik ile imtihan edecegiz. Müjdele o sabırlıları ki baslarına bir bela geldiğinde: "Biz Allah'a aitiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler. Bakara suresi 155,156Allah (cc) bu dünyada bizlere o kadar sayısız nimetler vermiştir ki saymaya kalksak sayamayız. “Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi; öyle ki, Allah'ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz…” İbrahim suresi 34Allah (cc) insana verdiği bu kadar sayısız nimet karşılığında insanın kendisine şükretmesini ve kulluk yapmasını istiyor. Çok şeymi istiyor? “Ey iman edenler, size kısmet ettigimiz rızıkların hoslarından yiyin ve Allah'a sükredin, eger yalnızca O'na tapıyorsanız!” Bakara suresi 172“…Kullarım arasında şükreden azdır.” Sebe suresi 13“Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” Zariyat suresi 56 “Yoksa siz, Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” Mü’minun suresi 115 Kainat yaratıldığından beri kainattaki her şey Allah’ın (cc) kendisine verdiği görevi yerine getiriyor. Güneş sistemindeki dünya ve diğer gezegenler, hem güneşin etrafında hemde kendi etraflarında milyonlarca yıldır hiç şaşmadan dönüyorlar.(Yasin 3840) Güneş milyonlarca yıldır ısıtıyor ve bu cansız varlıklar görevlerini hiç aksatmadan insana hizmet ediyorlar. Bal arısı yaratıldığı günden beri, insanlara bal yaparak Allah’ın (cc) verdiği görevi yerine getiriyor. (Nahl 68,69) İnek, keçi, koyun yaratıldıkları günden beri insana süt vererek kendilerine verilen görevi yerine getiriyorlar. (Nahl 66) İnsan için yaratılan tüm canlı cansız varlıklar bu şekilde kendilerine verilen görevi eksiksiz yerine getiriyorlar. Dünyada görevini yerine getirmeyen varlık varsa herhalde oda insan ve cindir. Hayvanlarda akıl yoktur görevleri Allah (cc) tarafından kendilerine yüklenmiş olarak doğarlar ve bu görevlerini yaparlar. Akıl ve irade sahibi olmadıkları için görevi yapmama, görevden kaçma gibi şeyleri düşünemezler. Bu insan için bir mazeret olamaz insanda akıl ve irade ile birlikte verilen bir görev ve yaratılma amacı vardır. Allah (cc) meleklere akıl vermiş fakat nefis vermemiştir. Hayvanlara da nefis vermiş, akıl vermemiştir. İnsanlara ise hem akıl hemde nefis vermiştir. Nefsini dinlemeden sürekli aklı ile hareket eden insan melekleri geçer. Aklı ile değilde sürekli nefsi ile hareket eden, nefsinin kölesi olmuş insanda hayvanları geçerek aşağıların aşağısı olur. (Tin 5) Hayvanların, bitkilerin hatta yuvarlanan cansız taşların bile (Bakara 74) Allah’ı (cc) tesbih ettiği (Hadid 1) zikrettiği şu dünyada, insanın Allah’ı (cc) zikretmemesini nasıl açıklayabiliriz. “… O halde vay kalpleri, Allah'ın zikrinden (boş kalıp) kaskatı olanlara…” Zümer suresi 22“… Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!" Rad suresi 28“Ey insan, o lütfu bol olan Rabbine karşı ne aldattı seni? O ki, seni yarattı, düzenine koydu ve dengeli kıldı.” İnfitar suresi 6,7 Ya Rabbim! Bizlere hidayet ver, bizlere hidayet verdikten sonrada kalplerimizi kaydırma, Bizlere ölene kadar sırat-ı müstakim üzere yaşamayı nasip et. Bizleri sana hakkıyla kulluk edenlerden, Habibine de hakkıyla ümmet olanlardan eyle. Amin.




+ Yorum Gönder