+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Yazılar Forumunda Dinin Allah’ın Kitabı İçin Nasihat Oluşu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Dinin Allah’ın Kitabı İçin Nasihat Oluşu









    Dinin Allah’ın Kitabı İçin Nasihat Oluşu hakkında yazı



    Allah’ın Kitabından maksat Kur’an’ı Kerim’dir. Bir Müslüman, bütün semavi kitapların Allah’ın katından indirildiğine, Kur’an’ın o kitapların sonuncusu ve onlara şahit olduğuna inanır. Bu konudaki inanç temelleri şunları da içine alır:

    −Kur’an’ın, Allah’ın kelamı olduğu, Allah (Azze ve Celle)’nin tarafından gönderildiği ve yine O’nun tarafından korunacağı, insan sözlerinden hiçbirinin ona benzemediği, kullardan hiçbirinin onun bir benzerini getiremeyeceği gerçeklerini kabul edip inanmak zorundadır. İşte bütün bunlar, Kur’an’a yönelik inanç esaslarıdır.

    −Dinin Kur’an için nasihat oluşuna şu prensipleri de ilave etmemiz gerekir:

    1) Kur’an’ı okumak ve ezberlemek. Çünkü Kur’an’ı okumakla ilim ve irfan kazanılır.

    2) Nefs temizliği ve gönül saflığı elde edilir.

    3) İnsanın takvası artar.

    O halde Kur’an’ı okumak, sadece lafzını okuyup sevap kazanmak değil, Kur’an bilgisine sahip olmaya gayret etmek anlamındadır. Şunu da hemen ifade edelim ki, Kur’an okumakla insan büyük sevap kazanır ve Kur’an kendisini okuyana şefaatçi olur. Ancak bunların tahakkuk etmesi için bir takım şartların yerine getirilmesi gerekir.

    1) Kur’an okurken ona saygı ve tazim göstermek,

    2) Tecvidine ve adabına riayet ederek okumak,

    3) Harflerinin hakkını vermek,

    4) Huşu içinde okumak gerekir.

    Bu konu, Kur’an’ın kıraatı ile ilgili kitaplarda genişçe ele alınır.

    −Kur’an’ı okurken manalarını düşünmek, ayetlerin mahiyetini anlamaya çalışmak icab eder. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurarak bizi uyarır:

    “Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalbleri üzerinde kilitleri mi var?”

    Muhammed 24

    −Kur’an’ı Kerim’i, Müslüman nesillere öğretmek, Kur’an’ın korunması konusunda onlara mes’uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. Kur’an’ı öğrenmek ve onu öğretmek bizler için izzetin, şerefin ve saadetin en önemli bir vesilesidir.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

    “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve onu öğreteninizdir.”

    Buhari, İbni Mace

    Bütün Müslümanların Kur’an’ı okumayı öğrenmeleri ve ayrıca onu anlamaya çalışmaları, üzerlerine düşen önemli görevlerden biridir. Bütün yeryüzü Müslümanları, buna özel bir ilgi ve ihtimam göstermelidirler.

    −Kur’an’ı anlamak ve onunla amel etmek esastır. Anlama azmi olmadan ve sevap kazanma duygusundan mahrum olarak sadece okumak ve amel etmeksizin sadece anlamak bir hayır ve fazilet olarak kabul edilemez. Amel edilmeyen bilgi fayda vermediği gibi hoş da karşılanmaz!

    Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
    “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?! Yapmayacağınız şeyi söylemek, Allah katında büyük gazaba sebep olur.”

    Saf 2, 3

    −Kur’an ilimlerinin her birini öğrenmek, neşretmek, muhkemini, müteşabihini, nasih ve mensuhunu, umum ve hususunu bilmek de ümmet üzerine farz olan hususlardır. Bu konularda âlim yetiştirilmezse ümmetin hepsi sorumlu olur.

    −Buraya kadar ana hatlarına işaret etmeye çalıştığımız hususlar, dinin, Kur’an için nasihat oluşunun çerçevesini meydana getirir.







  2. Hatice
    Bayan Üye





    Kur'an-ı Hakim, hiç şüphesiz insanlara ve cinlere rehber olarak indirildi. Kur'an'ı hayatında rehber olarak gören ve ona göre yaşayan insan ne cehennem azabı görür ne kabir azabı.




+ Yorum Gönder