+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Yazılar Forumunda Haya Utanmak İle İlgili Dini Yazı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Haya Utanmak İle İlgili Dini Yazı









    Haya Utanmak İle İlgili Dini Yazı


    Eveleyip gevelemeden derdimi anlatacağım. Derdim kızlar… Kız olduğum için dert edinmedim kızları, bahsedeceğim konuda erkeklerden ümidimi kestiğim için dert edindim kızları.

    Utanmak insanın fıtratındandır ve utanmak en çok kızlara yakışır.

    Kızların hayâ etmesi, yanaklarındaki bir gamze gibi güzelleştirir onları. Nasıl ki bir kolye, küpe zarafeti artırırsa, utanmak da zümrütten bir kolye gibi ışıldar. Yanakların kızarıp pembeleşmesi bir lütuftur, bir ziynettir kızlar için.

    Elinde olmadan utanması, gülümsemeye başlayınca elini dudaklarına götürüp ağzını kapatması, çekingenliği, kimi zaman az konuşması, kadını kadın/kızı kız yapan bir ziynettir.

    Melezleştik, sevinebilirsiniz!

    Yıllar öncesinden değilse de; bedava sms aşklarının olmadığı, sakıza dönüşen kalbî duygular ile alakalı kelimelerin anlamını yitirmediği, erkeklerin sokaklarda seçebileceği binlerce ve her türlü kızın olmadığı zamanlarda daha çoktu utanan kızlar. Hem zaten o zamanlarda hayâ eden kızların, edepli kızların çekingenliğinin bir güzellik unsuru olduğu tartışılmaz bir gerçekti. “Rahat ol biraz, kendin ol” ikazı ile başlayan; ailelerimize, efradımıza yabancı olmayı öğütleyen, hangi ülkeden ithal edildiği bile belli olmayan melez stiller ile, melez cümleler ile, melez tarzlar ile kaybolmadığımız günlerde, utanan kızlar herkes tarafından iyi bilinirdi.

    Zevkler tartışılmaz mı?!

    Hızlılık ve çabukluluk devrinde yaşadığımız için utanmaya vaktimiz kalmadı zannediyorum ki. “Utanarak vakit kaybetmemeli, karşımızdaki ile hemen irtibata geçmeli, ne kadar çok insan o kadar çok entellik, o kadar çok sosyallik” anlayışı mahvediyor bizi ve gittikçe mahvedecek.

    Her yaz biraz daha açılan hemcinslerimin “zevklerini” tartışacak değilsem de, karşılıklı cinslerin ilişkilerinin bu kadar yavan, normal karşılanması beni rahatsız ediyor. Ve caddelerden sokaklardan geçtikçe, insanların vıcık vıcık ilişkilerine maalesef ki şahit olunca, psikolojim gerçekten alt üst oluyor, beynimin rafları karışıyor.

    Dincimiz de dinsizimiz de modern artık!

    Etrafımızda garip şeyler oluyor. Hangi kesimin içine kendimizi atarsak atalım; dinci olsun, laik olsun, modacı olsun, dizici olsun; kendiliğinden utanan, yüzü kızaran bir kız görme ihtimalimiz gittikçe azalıyor. Gelincik bulmak kadar zorlaşıyor. Utanan ablalarımla karşılaştıkça onlara sıkıca tutunmaya çalışıyorum. Her konuya her görüşe açık kızlar, giderek, her erkeğe açık kızlara dönüşüyor. Gittikçe, büyüdükçe, açıldıkça ve sosyalleştikçe”…

    Biraz çekinin kardeşim!

    Derdimi biraz daha somut anlatmak gerekirse, hangi mevzu olursa olsun herhangi bir erkekle çekinmeden konuşabilen kızlara iyi gözle bakmıyorum nerdeyse. Yani biraz çekinin kardeşim, biraz pembeleşse keşke o kılsız-tüysüz yanaklarınız. Biraz olsun bir tereddüt geçirin içinizden. “Yahu bu karşımdaki erkek” deyin, “acaba böyle konuşmaya devam etsem mi” filan deyin… İçinizde bir yerde o kaygı olsun bir miktar.

    Bunu hastalıklı olun, aklınızdan bu cinselliği çıkarmayın anlamında söylemiyorum. Ama erkeklerin çoğunlukla akıllarından bunu çıkarmadan sizi dinlediğini de bilmemezlikten gelmeyin. Fazla saflığın lüzumu yok. Elbette istisna insanlar olabilir ama her insanla nasıl da bu kadar rahat oluyorsunuz, bunu söylemek istiyorum.

    Okul kantininde otururken yan masadaki erkeği gözünü ayırmaksızın “kesebilen” bir kızlar, gömleğinin üst üç düğmesini açıp “satış” görüşmelerine giden pazarlamacı kadınlar, bunlarla işimiz olamaz zaten…

    Tanıyıp içinde bulunduğum insanlar elbette ki çok uç insanlar değiller. Ayrıca birçok çeşitli karakterde insan tanıdığımı da söylemeyeceğim. Doğup büyüdüğüm, yaşadığım ve tanıştığım insanlar belli bir çerçevenin içinde değillerse de, dünyayı gezmiş gibi, her türlü insan tanımış gibi, insan sarrafıymış gibi tespitler yapmıyorum sizlere. Ancak yine de gördüğümde beni rahatsız eden bir şey bu utanmama durumu.

    Utancın eksikliği anlaşılmıyor mu?

    Hangi yılda, ne zaman kaybettik utanan kızlarımızı bilmiyorum. Sadece utanmak değil mesele, bir de haddini bilmek konusu var tabii. Her şeyi bildiği halde haddini bilmeyi unutanlara ne diyebilirim ki!

    Kapalı ablalar bile evli barklı abilerle o kadar rahat muhabbet edebiliyorlar ki. Gönül bu kardeşim, kayabilir! Ya o adam sana abayı yakarsa? (Zaten istediği de bu mudur o ablanın, bilemiyorum ama!)

    Kıskançlık krizine grip yazmadım elbette bu haberi. Konuştuğum, muhabbetim olan ablalar dahil, tanışıklığımın olmadığı kızlar dahil olmak üzere utanmanın güzel olduğunu hemcinslerime hatırlatmak istedim sadece. Tabii hayâsızlık insanın alışkanlığı oldukça, bir şeyleri normal karşılamaya başladıkça, her gün bilmem kaç erkek ile konuşup muhabbet etmese dayanamayan ablaların bu utanma duygusunu tekrar kazanmaları epey zor… Bu zorluğu aşmaları imkânsız değil tabii ki de…

    Merve Büşra Bozcu








  2. Fatma
    Administrator





    Utanmak, insanın kalitesini gösteren bir güzelliktir. Utanma, edebe zıt olan olaylar meydana gelince, kalbin hassasiyet kazanması ve ızdırap duymasıdır. Utanmak, insanın kalitesini gösteren bir güzelliktir. Utancından dolayı yanakları kızaran bir insan, gerçekten ve hala insan olduğunu gösteriyor




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Haya utanmak anlamına gelir. allah insanoğlunu utangaç bir varlık olarak yaratmıştır. özellikle kızları utangaç yaratmıştır. zaten utanmakta en çok kızlara yakışır. bu dünyada mahrem yerlerini göstermekten utanmayanlar ve söyledikleri kötü sözlerden utanmayanlar da haya denilen şey kalmamış demektir.




+ Yorum Gönder


haya ile ilgili kompozisyon,  utanma duygusu ile ilgili ayetler,  edep ve haya ile ilgili yazı