+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dualar Forumunda 12 Altın Dua... Konusunu Okuyorsunuz..
  1. RüzgarGülü
    Devamlı Üye

    12 Altın Dua...








    12 altın dualar nelerdir


    "Bir zorlukla kaşılaşıldığında, yağmur yağdığında, aksırıldığı zaman, yenibir elbise giyildiğinde, çarşıya çıkıldığında, rüzgâr estiği zaman" gibi durumlarda Efendimiz a.s.m 'den tavsiye dualar..

    ÇARŞIYA ÇIKILDIĞI ZAMAN

    Allah'ın ismiyle, Allahım, Senden bu çarşının ve içindekilerin hayrını diler, bu çarşının ve içindekilerin şerrinden Sana sığınırım.

    YENİ BİR ELBİSE GİYİLDİĞİ ZAMAN

    Allahım, hamd Sana mahsustur. Bunu bana Sen giydirdin. Bunun hayrını ve bunun yapılış gayesinin hayrını Senden dilerim.

    Bunun şerrinden ve bunun yapılış gayesinin şerrinden Sana sığınırım.

    Kendisiyle avretimi örttüğüm ve hayatımda kendisiyle güzelleştiğim bu elbiseyi bana giydiren Allah'a hamd olsun.

    Benden kaynaklanan hiçbir güç ve kuvvet olmaksızın bu elbiseyi bana giydiren ve onu bana rızık olarak veren Allah'a hamd olsun.

    HOŞUNA GİDEN BİR ŞEY GÖRDÜĞÜNDE

    İyiliklerin, nimeti ile tamamlandığı Allah'a hamd olsun.

    TURFANDA BİR MEYVE GÖRDÜĞÜNDE
    Allahım, evvelini gösterdiğin gibi âhirini de göster.

    Allahım, meyvalarımıza bereket ver; şehrimize bereket lüt-feyle, sa' ve müddümüze de bereket ihsan eyle.

    YEMEKTEN SONRA ELLERİ YIKARKEN
    Yediren fakat kendisine bir şey yedirilmeyen Allah'a hamdolsun. O bize lütufta bulunmuş, yedirip içirmiş ve her güzel imtihanla bizi imtihan etmiştir.

    Bizleri yemeklerle doyuran, içeceklerle susuzluğumuzu gideren, çıplaklıktan örten, giydiren, dalâletten hidayete erdiren, körlükten basirete kavuşturan, mahlûkatının çoğuna üstün tutan Allah'a hamd olsun.

    YEMEK DAVETİNİ VERENE YAPILAN DUA
    Allahım, kendilerine verdiğin rızkı bereketlendir, onları bağışla, merhamet et.

    Allahım, beni doyuranı doyur, bana içirene Sen de içir.

    BULUT GÖRDÜĞÜNDE
    Allahım, bununla gönderilenin şerrinden Sana sığınırız. Allahım, bol bol faydalı (yağmur ver).

    RÜZGAR ESTİĞİNDE
    Rüzgâr estiğinde, rüzgara doğru yönelir, diz üstü çöker, ellerini açar, sonra şöyle dua eder:" Allahım, Senden bu rüzgârın hayrını ve onda bulunan hayrı ve onunla gönderilen hayrı dilerim. Onun şerrinden, onda bulunan serden ve onunla gönderilen serden Sana sığınırım.

    Allahım, onu bereketli rüzgarlar eyle, şerli rüzgar eyleme. Allahım, azap değil, rahmet yap."

    YAĞMUR YAĞDIĞINDA
    Allahım, bol bol faydalı (yağmur ver). (3 defa)


    GÖK GÜRLEMESİ DUYULDUĞUNDA
    Allahım, bizi gazabınla öldürme, azabınla helak etme ve bundan önce bize afiyet ihsan eyle.

    Gök gürültüsünün kendisine has hamd ile, meleklerime kendisinden korkarak teşbih ettiği Allah her türlü eksiklikten münezzehtir.

    AKSIRINCA
    Her hâl-ü kârda Allah'a hamd olsun. "Hamd olsun Alemlerin Rabbi Allah'a."

    Rabbimizin hoşlanıp razı olacağı biçimde çokça, tertemiz, mübarek hamdler, bereketlendirilmiş ve aynı zamanda Rabbimizin sevdiği ve razı olduğu hamdler Ona mahsustur.

    Aksıranı Gören: Allah sana merhamet etsin.

    Aksıran da Cevaben: Allah beni ve sizi bağışlasın, sizi hidayette sâbit-kadem eylesin ve halinizi salâha erdirsin.
    (Veya) Allah bize ve size merhamet etsin, bizi ve sizi bağışlasın.

    BİR ŞEYDE ZORLANDIĞINDA
    Allahım, kolaylık ancak Senin kolay kıldığın şeydedir. Sen, istersen tepeleri düzler, zorlukları kolaylaştırırsın.







  2. Fatih
    Yeni Üye





    İbn-i Arabi Altın Tavsiyeler (30-39)
    Muhyiddin İbn-i Arabi Hz.

    30) İnsanın, en büyük düşmanı nefsi emmaresidir. Nefsi emmare, daima kendi arzu ve heveslerini yaptırmak ister, insan da nefs ve hevasına muhalefet etmekle memurdur.

    Binaenaleyh bilen ve nasihati kabul eden, hayatı boyunca mücahadededir. Biraz nefsine müsamaha eden helak olur. Olgun bir irade sahibi oluncaya kadar hevayı hevesine uymamak, büyük harbe devam etmek lâzımdır.

    31) Kıs günlerinde soğuk su ile abdest alınca, dikkat et. Kuru bir yer kalmasın. Abdest azalarını tamam yıkamak demektir. Günahları mahveden, dereceleri yükselten, bir temizliktir. Yaz günlerinde de hararetin elemini gidermeğe niyet et. Vücuduna zarar veren şeyleri def etmekle de ecir kazanırsın. Serinlemek ve telezzüz için abdest alma. Ecir kazanamazsın.

    32) Her Müslümana, Müslüman olduğu için hürmet et. Hakkına riayet et deme ki, bu sultandır, bu zengindir, bu büyüktür, bu küçüktür, bu fakirdir, bu hakirdir, kimseyi tahkir etme. İslâmın hepsini bir şahıs farz et. Müslümanlar da onun azalarıdır. Gözü ağrısa her tarafında duyulur, başı ağrısa her yerinde ağrı hissedilir.

    Mamafih her azanın bir makamı vardır. Meselâ, bir şeyi görmek için göz açılır, kulaklar değil. Bir şeyi Isitmek için de kulaklar açılır, gözler değil. Öylece her Müslüman İslâmlıkta müsavi görür, her birine de lâyık olduğu, hakkı olan şeyi verir. Meselâ, Alime tazim et, sözünü dinle, cahile nasihat et, bilmediklerini öğret, gafili gafletten uyar, itaatli olanı tebşir et, itaatsiz olanları da Allah'ın azabıyle korkut. Sultanın sözünü dinle, günah olmayan emirlere itaat et. Küçüklere rıfk île, merhametle, sefkatle muamele et. Büyüklere tazim et.

    Hadis'i serif meali: Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize tazim etmeyen bizden değildir.

    Asi, günahkâr da olsalar, bütün halka merhametli ol. Çünkü, hepsi Allah'ın kulu ve mahlukudur. Her ciğeri yanık olanı sulamada ecir vardır. Benî israil alüftelerinden biri, bir kuyu basında hararetten ciğeri yanmış bir köpeğin dolaştığını gördü de ayağından mesini çıkardı, su doldurdu, o köpeğe içirdi. Allah bunu kabul etti, onun kabahatlerini affetti de Cennetine koydu. Artık sen düşün. Bir insana, hele bir Müslümana yapılan iyiliği. Hayır'ı, hayır olduğu için yap. Serden, ser olduğu için kaç. insanların metîn ve zemmine kulak verme..

    33) İşlerinde Ömer gibi ol. Hazreti Ömer [Allah yolunda bizi aldatanlara aldanıveririz] derdi. Kardeşim, bir kimse seni Allah yolunda aldatmak isterse, sen de onun bu dalaveresine vakıf olursan, ona aldanmış gibi görünmen, hile ve hurdasını yüzüne vurmamak, onu mahcuh etmemek, arkasından onun ıslahına dua etmek, şefkat göstermek güzel huylardandır, imân ve islâm alâmetidir. Mümin aldanıverir ve cömertlik gösterir. Münafık aldatır, Fesad saçar. Müslüman kardeslerine don, gömlek ol. Nefslerini, ırzlarını, evlâdlarını koru. Çünkü sen onun kardesisin, ayna gibi gör, kendine bak Hiçbir suretle ezalandırma. Hatta ezalanmıssa, onu ezadan kurtar. Çünkü, bir seyin Nef i onun yüzü ve hakikatidir.

    34) Komşu ve yakınlık haklarını koru. Kimin evi daha yakın ise, onu tercih et. Çünkü Allah'ın sana ihsan ettiği nimetlerde komşularının hakkı vardır. Onlara ikram ederken en yakın komşundan başla. Komşularından zararı defet, isterse kâfir olsun. Onun da komşuluk hakkı vardır.

    Acaib bir hikâye: Bir köylünün avlusuna çekirgeler iner. Başkaları çekirgeleri avlamak için gelirler. Onları ellerinde aletleriyle görünce, ne var diye sorar. Onlardan lâtife tarzında, senin komşuları avlamaya geldik derler.

    Hane sahibi; mademki onlar benim komşularımmış, yemin ile söylüyorum ki, onları avlamaya sizi bırakmam der ve kılıcını çeker. Komşu kelimesine riayeten bunu yapar.

    İmam-ı Malik'e, deniz domuzu yenir mi, dediler de, haram, dedi. O balık değil mi, dediler.

    Siz hınzır dediniz, buyurdu.

    [Çekirge yenilir amma, afet olan çekirgeler değil. Afet çekirgesi bir iş görmektedir.

    Biyolojik olarak vücudunun hıltı asiddir. Mideye zararlıdır. Bir azabın tecellisine vesiledir.

    Belki bir afatı refediyor, belki bir haramı kaldırıyor. Daha mühim bir sebebi vardır. Amma, açıklanmaması tenbih edilmistir.]

    Komşunun ezasını, güzel bir tarzda karşılamalı. Bir köylü Resulullah'a geldi. Ve dedi ki: Sana Kur'ân geliyormuş, en fasih kimseler bile ona muarefe edemiyorlarmış. Benim sözlerimi dinle dedi ve iyi huylara dair üç beytini okudu. Sana gelen Kur'ân 'da bunların benzeri var mı dedi. O zaman Resulullah, (FUSSILET) suresinden su, iki âyeti okudu.

    Ayetlerin meali: "İyilik, kötülüğe müsavi olmaz. Sen kötülüğü en güzel huy ne ise, onunla karşıla. O vakit görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile, sanki senin yakın dostun olmuştur."

    Bu güzel huya, sabırlı olanlardan başkası kavuşturulmaz. Buna, büyük bir nasibe malik olandan başkası eriştirilmez. O, fasih köylü sair dedi ki; buna erişilmez, bundan güzeli de olmaz. Bunu insan söyleyemez. Sen Resulullah'sın ben de iman ettim. Evet, Kur'ân-ı Hakim'în icazını onlar anladılar.

    Kardeşine, zalim de olsa, mazlum da olsa yardım et. Zalim kardeşine şeytan vesvese verdi. Onu, başkasına zulmetmeye sürükledi. Şeytanın bu vesvesesini, ondan defetmek için yardım et. Senden yardım bekleyenden elini çekme. Allah, hiçbir şeye, hiçbir yardıma muhtaç olmadığı halde; Muhammed suresinde: Eğer, siz Allah'a yardım ederseniz O da size yardım eder buyurdu. Allah'ın yarattıklarını hakir görme. Allah, onları yaratırken hakir görmedi. Kadınlara hitaben; sakın komşularınızın hediyelerini hakir görmeyin isterse bir paça (koyun ayağı) olsun.

    Tahkir, cahilliktir. Lanet, sövmek, bağırmak, çekiştirmek komsuluğa yakışmaz. Dilini de kötü sözlere alıştırma.

    35) Kibirden, bir kibre delâlet eden şeylerden çekin. Elbisende yürüyüşünde kibir alametleri bulunmasın. Kimseden bir şey isteme. İyice muzlar kalırsan (ki Allah seni o hale bırakmaz) Bilfarz o hale düşmüş isen tese'ül, ihtiyaç kadar caizdir. İhtiyaçtan fazla tese'ül cerahattir. Mahşere her yeri yaralı, çıbanlı olarak gelir.

    36) Ensar'a mensub bir kadın veya erkek görürsen; düşmanın da olsa ona muhabbet et. İman alâmeti, Ensar'ı sevmektir. Ensar'ı kiram kalmadı deme. Ensar demek, Allah'ın dinine yardım edenler demektir. Hangi zamanda olursa olsun Allah'ın Dinine lisanı ile, isleriyle, kalemiyle yardım edenler Ensar'dır. Onlara muhabbet imandır.

    "Ey iman edenler Allah'ın yardımcıları olun" (El Saf suresi âyet 14) Bir kişinin dahi olsa hidayetine sebep olanın hayrı, günesin doğduğu yerlerin hepsinden hayırlıdır.

    37) Dogru söyle. Emanetleri yerine eda et. Vaadinde sadık ol. Yalandan içtinap et. Hain olma, vaadinden dönme. Birisiyle kavga edersen haktan ayrılma. Yalan, hainlik, vaadinde durmamak münafıklık alâmetlerindendir.

    Bir insan yalan söylerse, onun pis kokusundan Melek, otuz mil uzaklaşır. Şeytan bile insana fenalığı emredince, insan onu islerse, Allah'tan korkusundan şeytan, onun yanından kaçar. Hemen nedamet duymasındandır. Su mânevi kokuyu duy, Şeytanın kaçışından ibret al. Şeytan insana küfret der de, o küfür edince, ben hakikaten senden uzağım çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım der.

    (Haşir suresi âyet 16) Allah'tan korkmayan, şeytandan esed degil mi?.

    38) Züppelik etme. Bu kelime Arabca'da (Elbezaze) kelimesinin zıddıdır. Bezaze, babayani, oldugun gibi, yasadığın memleketin göreneğine uygun bir şekilde yaşamak demektir ki imandandır.

    39) Haya'lı ol. Allah'da haya'lıdır. Haya'lı olanları sever. Kıyamette; İslâmiyette ihtiyarlamış, saç, sakal ağartmıs olanlardan, Allah haya eder. Yâni, onları affeder, azap etmez. Çünkü, Haya'nın mânası terk etmek demektir. Allah, sivri sinegi misâl getirmekten çekinmez Ayetinde de bu mânâyadır. Müşrikler, güya kendi akıllarınca, Allah büyüktür, sivri sinekle falan misâl vermez dediler. Halbuki en büyüğünü yaratmakla en küçüğünü yaratmakta fark yoktur. Belki sivri sineği fil suretinde yaratmak daha acayibdir.

    Riaya'nın insanda yeri çoktur. Haya bir san'attır ki menfaati, her seyde, onu gösterene aitdir. Haya, utanacak bir sey yapmamak değildir.

    Mü'min, her yerde, her halini gören ve bilendir, Allah'ından utanır dünya ve ahirette kendini mahcup mevkie düşürecek bir is islemez. İste bu hal, Haya'dır. İlaya imandandır buyrulması, sahibini günahlardan men ettigi içindir. Peygamberimiz, hayanın hepsi hayır'dır. Hayadan ancak hayır gelir. Utanmaya en lâyık olan da Allah'dır buyurdular.




+ Yorum Gönder