+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Dünya Tarihi Forumunda Tarihte Kölelik ve Kaldırılması Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zühre
    Devamlı Üye

    Tarihte Kölelik ve Kaldırılması








    Tarihte Kölelik

    Kölelik;
    Eski çağlarda, çalıştırılmak üzere yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp hürriyetlerinden yoksun edilen ve alınıp satılabilen kimselere köle denir. Kölelik, bugünkü medeniyet anlayışı bakımından her ne kadar geri bir davranışa dayanıyorsa da, medeniyet tarihi göz önünde tutulursa, köleliğin tarih zinciri İçinde medeniyete doğru atılmış bir adım olduğu görülür. Çünkü kölelik müessesesi ortaya çıkmadan önce, yüzyıllar boyunca insanlar, savaş sırasında yabancı ülkelerden esir aldıkları kimseleri öldürürlerdi. Daha sonra, bu esirlerin öldürülmeyip, savaştan kazanmış olarak çıkan toplumun ağır işlerinde çalıştırılmasına başlanması, eskiye göre daha medeni bir davranış oldu. Üstelik, bir toplumda ağır işleri köle sınıf yüklenince, diğer sınıfların bazı alanlarda, boş zamanlarından faydalanarak birçok yenilikler yapmaları, mümkün oldu.

    Medeniyetin ilerlemesi, toplumların ekonomik ve sosyal yapılarını değiştirmesi, köleliğin de yavaş yavaş ortadan kalkmasını gerektirdi.

    Eski medeniyetlerde, kölelik gibi bir müessesenin ortaya çıkmasının başlıca sebeplerinden biri, belli bir ülkedeki halkın, kendilerini daima diğer ülkelerde yaşayan insanlardan üstün tutmasıdır. Bu yüzden, bir savaş sırasında ellerine geçirdikleri topraklarda yaşayan insanları da toprağın bir parçası sayarak, onları toprakla beraber kendi malları edinmeleri bir gelenek halini almıştır.

    Tarihte Kölelik

    Dikkat edilirse kölelik daima zengin toplumlarda ortaya çıkmıştır. Bir aile, maddi durumu bakımından, kendi fertlerinden başka bir, ya da birkaç kişiyi daha besleyecek hale gelince ilk duyduğu ihtiyaç ağır işleri yükleyeceği köleler almak oluyordu. Köleliğin yerleşmesi de toplumların maddi imkanları bakımından yükselmesini, kölelerin çalıştırılabileceği büyük yatırımların yapılabilmesini sağlıyordu. Tarihte, toplumsal şartları bu seviyeyi bulmuş olan ülkelerin başında Babil ve Mısır Krallıkları gelir. Fakat köleliğin bu ülkelerdeki durumu hakkında kesin ve yeterli bir bilgi edinmek pek mümkün olamamıştır.

    Eski Yunanlılar ve Romalılar’ın ilk çağlarında bile kölelerin kullanıldığını görüyoruz. Homer zamanında kölelik iyice yayılmaya başladı. M. O. V. ve IV. yüzyıllarda Atina bir medeniyet merkezi olarak önem kazanmaya başlayınca, bu şehirde Atinalıların çalışmakla yetişemeyeceği kaçlar çok imalathaneler ve iş yerleri açıldı. Bu yüzden, ağır işlerde çalıştırılmak üzere şehre akın akın köle taşınmaya başladı. Bu köleler en çok Trakya’dan, Suriye’den, Mısır’ dan ve diğer bazı Asya ülkelerinden alınıyordu.

    Yunanlılar kendi vatandaşlarından da köle olarak faydalanıyorlardı. Fakir aileler, yahut borçlular bazan durumlarını düzeltebilmek için çocuklarını köle olarak satmayı göze alıyorlardı. Atina’daki kölelerin durumu, diğer yerlerdeki kölelere göre çok daha iyiydi. Atinalılar, kölelerini iyi şartlarla yaşatırlarsa bunların kendileri için çok verimli olacağını, iyi iş çıkaracağını ve isteyerek çalışacağını düşünürlerdi. Yunanistan’da sonraları, kölelere, çalışıp kazandıklarından artırdıklarını biriktirerek hürriyetlerini salın alma hakkı bile tanınmıştı.

    Roma’da kölelik, Roma ordularının zaferler kazanmasına paralel olarak gelişti. Ust üste girişilen savaşlardan ele geçen kölelerin sayısı yüzbinleri buluyordu. Roma’daki köleler yalnız ağır işlerde değil, doktor, öğretmen, aktör, akrobat, hokkabaz ve sirklerde hayvan terbiyecisi olarak da çalışırlardı. Kölelerin diğer bir görevi de elle yazılmış sanat, ya da bilim eserlerinin yüzlerce kopyasını çıkarmaktı. Bir kısım köleler de özel okullarda okutularak gladyatör yetiştirilirdi. Roma İmparatorluğu en yüksek seviyesine ulaştığı zaman, köle sayısı her Romalı’ya üç köle düşecek kadar artmıştır.

    Afrika’nın bölge bölge keşfedilmeye başlamasından sonra, köle tüccarlarının dikkati bu yeni ülkeye çevrildi. XVI. yüzyıldan itibaren milyonlarca Afrikalı yerlerinden, yurtlarından koparılıp başka ülkelere kaçırıldı.

    Köleliğin Kalkması:


    Avrupa’da kölelik yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladı. Bunun yerini bazı ülkelerde serfler alıyordu. Serfler, köleler gibi sahiplerinin malı addedilmiyor, sadece kazançlarının belli bir kısmını sahiplerine ödemeye mecbur tutuluyordu. Serflik bazı ülkelerde pek az yaşayabildi; diğerlerinde ise uzun yıllar devam etti. Mesela İngiltere’de, 1381′de yapılan büyük Köylü İhtilâli ile serfliğe son verildiği halde Fransa’da, 4 ağustos 1789′da yapılan Fransız İhtilâli’ne kadar süregeldi. Prusya’da bu sistem 1811′de, Rusya’da ise 1861′de kaldırıldı. Bu sırada Ruslar’ın serbest bıraktığı serilerin sayısı 40 milyonu buluyordu.

    Köleliğin ve serfliğin ortadan kaldırılması için tarih boyunca birçok mücadeleler yapılmıştır. 1671′de İngiltere’deki Quaker’ler bu mücadeleyi kızıştırmış; 1696′da onlara Amerika’daki Ouaker’ler katılmıştır. Fakat köleliği ortadan resmen kaldırmanın şerefi, bütün ülkeler arasında Danimarka’ya aittir. 1792′de Danimarka köleliği ve köle ticaretini resmen yasak etmiştir. Kölelik İngiltere’ den 1833′te kaldırılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri 1808′de köle ithalini yasak eden bir kanun çıkarmış, fakat iş savaşa kadar bir kanun çıkarmış, fakat iç savaşa kadar köleliğe engel olunamamıştır.








  2. AZMİYE
    Devamlı Üye





    Kölelik bir kişinin başka birinin malı olması durumudur yani tüm hakları o insana aittir ona istediğini yaptırabilir ve yapabilirdi üstelik kölelik ortaçağın bitimine kadar da sürmüştür. İlk olarak köle ticaretini resmi olarak Danimarka yasaklamıştır ve bunu takip eden Amerikadan sonra tüm dünyada yasaklandı.




+ Yorum Gönder