+ Yorum Gönder
Tatil Gezi ve Turizm ve Dünya Ülkeleri Forumunda Tatlı su Ile Tuzlu Suyun Karışmadığı Cebelitarık Boğazı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Tatlı su Ile Tuzlu Suyun Karışmadığı Cebelitarık Boğazı








    Tatlı su Ile Tuzlu Suyun Karışmadığı Cebelitarık Boğazı

    Tatlı suYla Tuzlu Suyun Karışmadığı Cebelitarık Boğaz&#3.png

    Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran'ın Rahman Suresi'nde şöyle bildirilir:
    “Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.„(Rahman Suresi, 19-20)
    Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. "Yüzey gerilimi" adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller.

    Cebelitarık Boğazı'nın uydudan çekilmiş fotoğrafı
    Elbette ki işin ilginç yanı, insanların, ne fizikten, ne yüzey geriliminden, ne de okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.

    Akdeniz'de ve Atlas Okyanusu'nda büyük dalgalar, güçlü akıntılar ve gelgitler vardır. Akdeniz'in suyu, Cebelitarık Boğazı'nda Atlas Okyanusu ile www.alasayvan.net/ karşılaşır. Ama bu karşılaşma sonucu kendi sıcaklık, tuzluluk ve yoğunluk özellikleri değişmez. Çünkü iki deniz arasında görülmeyen bir sınır vardır.

    Kaptan Jaques Cousteau'nun araştırmalarında bulduğu tatlı ve tuzlu suyun birbirine karışmadığı Cebeli Tarık boğazındaki bu denizden Kur'an-ı Kerimde 1400 yıl önce bahsedildiğini öğrendiğinde müslüman olduğu söylenir..

    ''Acı ve tatlı iki denizi birbirine kavuşacakları şekilde salıveren odur.'' (Rahman Suresi, Ayet 19)

    ''Fakat aralarında bir perde(engel) vardır ve birbirlerine geçip karışmazlar.'' (Rahman Suresi, Ayet 20)

    ''O iki denizi birbirine sarandır.Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerinin ki ise tuzlu ve acı. İki denizin arasına bir aşılamaz bir engel, çizilmiş bir sınır koyanda O'dur.'' (Furkan 53)

    ''Yoksa yeryüzünü sağlam ve yaşamaya uygun olarak yaratan,içinden ırmaklar akıtan,dağlar yerleştiren,iki deniz(tatlı ve tuzlu) arasına karışmamaları için bir engel koyan mı? Allah'la birlikte başka bir tanrı mı var? Onların çoğu inanmıyorlar? '' (Neml Suresi 61)








  2. Zühre
    Devamlı Üye





    Denizler neden tuzludur

    Milyarlarca yıldır yağmur ve sel suları kayaçların bünyesindeki tuzu aşındırıp çözmektedir. Sel sularının beraberinde taşıdığı bu tuzlar denizlere ve bataklıklara taşınmaktadır. İşte deniz tuzluluğunun kaynağı taşınan bu malzemedir. Denizlerde ki suyun bir kısmının sürekli buharlaşması tuz oranın sabit kalmasına neden olmaktadır. Ancak her denizin tuzluluk derecesi buharlaşmaya dolayısıyla da bulunduğu enleme göre farklılık göstermektedir





  3. Zühre
    Devamlı Üye
    Tatlı Su Ve Tuzlu Suyun Karışmadığı Cebeli Tarık Boğazı

    740'lı yıllarda, Tarık Bin Ziyad komutasında ki müslümanların, Cebeli Tarık Boğazını ve İspanyayı fethetmelerinin ardından İspanya'da ilmi seviyenin yükseldiği, kütüphanelerin kurulduğu ve araştırmaların yapıldığı tarihsel bir gerçek. Bu dönemde yapılan araştırmalarda bu olayın keşfedildiği söylenir.

    Ayrıca 1950'li yıllarda, Kaptan Kusto (Cousteau)'nun bu olayı ilk defa keşfeden kişi olduğu da söylenir. Ancak olayı keşfettiği söylenen Kusto'nun bu olayı "İlahî bir güce" bağlayıp bağlamadığını bilmiyoruz. Zaten bu o kadar da önemli değil. Kusto'nun iman edip etmemesi kendisini ilgilendirir.

    ZLER İÇİN ÖNEMLİ OLAN: Rahman Suresi, 19 ve 20. ayetlerde geçen: [ Merace-l bahrayni yeltekiyân, Beynehumâ berze-un lâ yebgiyân] Tercümesi: [ O Allah ki, iki denizi salarak birbiriyle buluşturur ancak aralarında aşamayacakları tarifsiz bir engel var eder.]

    Evet bizler için önemli olan İLMİN VE BİLİMİN İLKEL BİR KONUMDA OLDUĞU DÖNEMDE VE YERDE, BU AYETLERİN ORTAYA ÇIKIŞIDIR. Bu ve bunun gibi yüzlerce ayet mü'minlerin imanlarını kuvvetlendirirken, inkarcılarında kin ve nefretlerini artırır.

    Kısa bir not: İman yanlızca; görmeye, duymaya, algılamaya bağlı değildir. Öyle olsaydı, İblis Allah'ı duyduğu ve O'nunla konuştuğu halde isyan etmezdi. Ayrıca Ebu Cehil onca mucizeye şahit olduğu halde iman etmedi





  4. Zarafet
    Üye
    Deniz Suyu Niçin Tuzludur

    Yirminci yüzyılın başlarında bilim insanları bu konuyu çok basit bir şekilde açıklıyorlardı. Bu açıklamaya göre, her ne kadar nehirlerin suları tatlı ise de içlerinde bir miktar da erimiş mineral vardır. Yataklarındaki bu mineralleri ve içlerinde tuz bulunan kayaları erozyona uğratarak okyanuslara taşırlar. Bu mineraller içinde en çok olanı kimya dilinde sodyum klorür (NaCl) diye adlandırılan bildiğimiz sofra tuzudur ve bir daha karaya geri dönmez.

    Bilim insanları bu teoriden yola çıkarak dünyanın yaşının da hesap edilebileceğine inanıyorlardı. Ancak nehirlerdeki tuz oranı ile okyanuslardaki tuz oranı mukayese edilerek yapılan hesaplamalarda dünyanın yaşı 300 milyon yıl çıktı. Dünyamız ise gerçekte 4,5 milyar küsur yaşındadır.

    Ayrıca bu teoriye göre denizlerdeki tuzun her geçen yıl artması gerekir. Her ne kadar denizlerdeki tuz oranı bölgelere ve zamana göre değişiklik gösterse de içindeki belli başlı elementlerin yoğunluklarının yüz milyonlarca yıl hemen hemen aynı kaldıkları bilinmektedir. Öyleyse bu yüksek miktardaki tuz başlangıçta denizlere nereden gelmiştir? Bilim insanları da tam olarak bilemiyorlar ve emin değiller ama iyi bir tahminleri var.

    Tuz iki çeşit atomdan yapılmıştır. Sodyum (Na) ve Klor (Cl). Bilim insanları Sodyum'un ilk teoride olduğu gibi nehirler yolu ile karalardan denizlere taşındığını, Klor'un ise dünya tarihinin ilk dönemlerinde, yer kabuğu ile yer merkezi arasında kalan katmanlardan, okyanusların diplerindeki çatlaklar ve volkanlar yolu ile denize karıştığını ve bu ikisinin birleşerek denizin tuzunu oluşturduklarını tahmin ediyorlar.

    Ama hala niçin denizlerin gittikçe tuzlu olmadığının cevabını alabilmiş değiliz. Bilim insanları bunun açıklamasını da şöyle yapıyorlar: Tuz nehirler yolu ile denizlere ilave edilmektedir, ama aynı zamanda denizdeki diğer kimyasallarla birleşerek, okyanus tabanındaki kayalar tarafından emilerek veya deniz suyunun çözeltisinden ayrılıp çökelti haline gelerek bir şekilde deniz suyunun içinden eksilmektedir.

    Yüz milyonlarca yıl, eksiltme ve ilave etme yolu ile deniz suyunun tuzluluk oranını hep aynı tutan bu müthiş ayar gerçekten çok etkileyici


+ Yorum Gönder


tatlı su ile tuzlu suyun karışmadığı yer,  tatlı suyun tuzlu suya karışmadığı yer,  tatlısu ve tuzlu suyun karışmadığı yer,  tuzlu suyla tatlı suyun birbirine karışmadığı yer,  cebeli tarık,  tatli ve tuzlu suyun karişmadiği deniz