+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Eğitici Hikayeler Forumunda Küçük Deniz Kızı| Masal ve Hikaye Özetleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Küçük Deniz Kızı








    Küçük Deniz Kızı

    Bir zamanlar altı güzel kızı olan bir kral varmış. Ama bu kral insanların kralı değilmiş. Ülkesi dalgaların altında balıkların değerli taşlar gibi parıldadığı bir ülkeymiş. Genç prenseslerin anneleri çoktan ölmüş ve onları büyükanneleri büyütmüş. İçlerinde en güzelleri en küçük olanıymış. Saçları altın bukleler halinde omuzlarına dökülüyormuş. Kızlar büyükannelerinin anlattığı yeryüzüyle ilgili masalları çok seviyorlarmış. Bu masallarda bacak adlı iki şeyin üzerinde yürüyen garip insanlar varmış. Küçük denizkızı da bu anlatılanları görmek istiyormuş. "Onbeş yaşını beklemen gerekir," demiş büyükanneleri. "O zaman gidip görebilirsin."

    En büyük denizkızı yaşı geldiğinde yüzeye çıkmış ve gördüğü ilginç şeyleri kardeşlerine anlatmış. Yıllar geçmiş ve sonunda küçük denizkızının da yüzeye, insanların dünyasına çıkabileceği gün gelmiş. Şimdiye kadar hep merak ettiği dünyayı artık kendi gözleriyle görebilecekmiş. Yüzeye doğru yüzerken güneş batıyormuş. Yakınlarda bir gemi demir atmış. Küçük denizkızı yüzeye çıktığında güvertedeki yakışıklı prensi görmüş. Prens kendisini birisinin gözlediğini de, prensesin ondan gözlerini ayıramadığını da bilmiyormuş tabii. Birden hava kararmış, gemi çıkan fırtınayla sallanmaya başlamış. Çok geçmeden yelkenleri parçalanmış, direği kırılmış ve gemi sulara gömülmüş. Küçük denizkızı sularda çırpınan prensi son anda görüp kurtarmış. Onu kucaklayıp kıyıya götürmüş ve sahile bırakmış. Sabah olduğunda prens hala yattığı yerde uyuyor, denizkızı da başucunda onu bekliyormuş. Az sonra birkaç kız koşarak gelmiş. Prens gözlerini açmış ve kalkıp yürümüş. Küçük denizkızı oracıkta üzüntüsüyle baş başa kalmış.

    O günden sonra küçük denizkızı prensi görebilmek umuduyla birçok kez yüzeye çıkmış. Artık dayanamıyormuş. Su cadısına gidip akıl almaya karar vermiş. Cadı onu görünce bir kahkaha atmış: "Niçin geldiğini biliyorum denizkızı," demiş. "İnsana dönüşüp karaya çıkmak istiyorsun. Böylece prensle daha yakın olacağını düşünüyorsun. Ama bunun bir bedeli var, biliyor musun?" "Bilmiyordum," demiş küçük denizkızı, "ama insan olabilmek için neyse öderim." "Sesini istiyorum," demiş cadı, "şu şarkılar söyleyen güzel sesini. Bana sesini verirsen ben de seni iki ayaklı güzel bir genç kıza çeviririm. Ama unutma, prens seni bütün kalbiyle sevmeli ve evlenmeli. Yoksa bir deniz köpüğüne dönüşüp sonsuza dek yok olursun." " Çabuk," demiş küçük denizkızı. "Ben kararımı çoktan verdim zaten." Bunun üzerine su cadısı küçük denizkızına içmesi için büyülü bir ilaç vermiş. Küçük denizkızı prensin karşısına dikildiği an prens bu hiç konuşmayan kızdan çok hoşlanmış ve onsuz yapamayacağına karar vermiş. Küçük denizkızı da prensi her geçen gün daha çok sevmiş, ama prens ona bir türlü evlenme teklif etmiyormuş. Prensin annesi ve babası, kendine eş bulması için baskı yapıyorlarmış. Prens sonunda yakındaki bir ülkenin prensesiyle tanışmaya karar vermiş. Yanında küçük denizkızını da götürmüş. Zavallı kız çok acı çekiyormuş.


    Prens komşu ülkeye gidip prensesle karşılaşınca aklı başından gitmiş ve hemen evlenmek istemiş. Düğünleri muhteşem olmuş. Her yer çiçek, ipek ve mücevherle kaplıymış. Mutlu çifti görmeye gelen herkes coşku içindeymiş. Yalnızca küçük denizkızı sessizmiş. Gözyaşları sessizce süzülüyormuş yanaklarından. O gece küçük denizkızı güvertede dikilmiş karanlık sulara bakıyormuş. Gün doğarken bir deniz köpüğü olup o sulara karışacakmış. Birden suların dibinden denizkızının kardeşleri çıkmışlar. Saçları kısa kısa kesilmiş. "Saçlarımızı su cadısına verdik, karşılığında da bu bıçağı aldık. Eğer bu gece bu bıçağı prensin kalbine saplarsan büyü bozulacak." Küçük denizkızı bıçağı almış ama prense asla zarar veremeyeceğini biliyormuş. Güneş doğduğunda kendini ağlayarak denize atmış. Ama denize düşmemiş. Kendini havada uçarken bulmuş. Çevresinde altın renkli ışıklar dans ediyormuş. "Biz havanın kızlarıyız " demişler. "Artık bizimle mutlu olursun." Küçük deniz kızı gökyüzüne doğru yükselirken aşağıya, prensin gemisine bakmış ve gülümsemiş.








  2. HARBİKIZ
    Moderator





    Sana deniz kızı hikâyesi anlatmıştım. O sabah saçlarını okşarken aklıma düşen bir hikâye idi. Bir adam vardı belki de bu adam bir balıkçıdır bilemiyorum. Bazen ayaklarını denizin soğuk sularında çıplatırdı taş sektirirdi sigarasını tellendirirdi. Ama deniz hep korktuğu bir şeydi. Maviydi ferahtı dalgalıydı sonu yoktu ama ölümcül geliyordu ona. Bu fikri hiç yenemedi. Denizin ölümcül olduğu fikrini.

    Sonra deniz kızını biliyorsun aşık oldu adam ona işte. Deniz kızı ayaklarına dolandı oynaştı gülüştü. Pulları parlak kokusu misk tertemiz saf bir deniz kızı. Saçlarında deniz yıldızlarından beyaz tokalar. Balıkçı adam şimdi balıkçı mı oldu çok uzaklaşma dedi burada hopla zıpla gözümün önünde dur ama ne olur kaybolma.. Denizle bir olma.. denizle deniz olma.. Denize açtıkça içini denize açıldıkça denizden olursun.. Dalgalardan başka ses duymaz olur kulağın çığlıkların martıların çığlıklarına karışır.. dedi deniz kızına. Kız denizde yüzerken adam denizden korkarken adam oysa -ya da zaten- kızın denizin kızı olduğunu öğrenirken korktu o korktukça deniz korku doldu. Korku dolu denizde yüzdü kız.
    Ben o sabah saçlarını okşarken ne düşünüyorsun diye sormuştun. Deniz kızının hikâyesini. Sonra uykuya daldın. Uyurken saf ve güzeldin. Uyurken kaşların çatık değildi emindin.
    Gök gri iken bir akşam fırtınalı. Kız yüzmeyi iyi bilirim güvenmiyor musun bana beni düşünme sen şu kayacıklara sığın kendini korumaya bak bu geçici bir fırtına sular durulur deniz durulur kavuşuruz dedi. Adam elini uzattı kayıktaydı galiba elimi tut dedi o uzattıkça kız uzaklaştı. O uzattı kız uzaktı. Kız yüzdükçe deniz oldu deniz köpürdükçe kız kayboldu.
    Sana deniz kızı hikâyesi anlatmıştım. O sabah saçlarını son kez okşarken aklıma düşen bir hikâye idi. Bir adam vardı belki de bu adam bir balıkçıdır bilemiyorum. Bazen ayaklarını denizin soğuk sularında çıplatırdı taş sektirirdi sigarasını tellendirirdi. Ama deniz hep korktuğu bir şeydi. Maviydi ferahtı dalgalıydı sonu yoktu ama ölümcül geliyordu ona. Bu fikri bir daha hiç yenemedi. Denizin ölümcül olduğu fikrini




+ Yorum Gönder


küçük deniz kızı,  küçük deniz kızı masalı,  küçük deniz kızı hikayesinin özeti,  küçük deniz kızının özeti,  küçük deniz kızı hikaye özeti,  küçük deniz kızı hikayesi