+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Eğitici Hikayeler Forumunda Su Döngüsü Ile Ilgili Hikaye Örneği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Su Döngüsü Ile Ilgili Hikaye Örneği








    su döngüsü ile ilgili hikaye Örneği kısaca







  2. FERAY
    Devamlı Üye





    Su Döngüsü Hakkında Hikaye Örneği

    Su döngüsü ile ilgili hikaye


    Döngü

    Yağmur yağıyordu Yağmurun su birikintisi üzerindeki dansını izliyordu pencereden Tüm kenti dokunsan ağlayacak hüzün duygusu kaplamıştı S
    arı yağmurluğu ve kırmızı çizmeleriyle sekiz on yaşlarında bir çocuk sokaktaki su birikintileriyle oynuyordu Böyle zamanlar ağlamak için biçilmiş kaftandı Ağlamasını bilmek hayatı anlamak yolunda atılan adımların en önemlilerindendi Kim olursa olsun, en azından bir kez, sebepsiz yere ve içini çeke çeke ağlamamışsa yaşamasını bilmiyor demekti İçini çeke çeke, tıpkı bir çocuk gibi ağlamaya başladı pencerenin kenarında yağmuru izlerken Ne de olsa yalnızdı, ne de olsa ağlamanın tam sırasıydı şimdi Boğazındaki ağrı keskinleşinceye kadar ağladıErkekler ağlar mıydı? Asıl erkekler ağlardı, ama belli etmedenİçindeki zehri ağlayarak dışarı atmayı seçmişti İnsanın içine zehir birikirdi ve bu zehri bir şekilde dışarı atmazı lazımdıYoksa zehirlerdi insan kendini Kimi bağırarak, kimi kavga ederek, kimi tuhaf davranışlarla atardı içindeki zehri Adem erkekler için pekte tercih edilmeyen ağlamak yolunu seçmişti Aşk, yalnızlık, işsizlik, yoksulluk, terk edilmişlik olabilirdi ağlamaya sebep Ama bu kez bunların hepsi için ağlıyordu Kendini bir kaosun içinde hissediyordu Bir anaforun içinde yitip gitmeyi bekler gibiydi Hiç var olmamayı diliyordu yaratıcıdan Bu hale nasıl geldiğini kendine itiraf edemese de suçlunun kendisi olduğunun bilincindeydi Biraz da bu acıtıyordu canını Ömrü boyunca hiç dik duramamış, devamlı suretle kaçmıştıBir kaçağın hayatını yaşamıştı Bunu kişilik yapısıyla açıklamak elbette ki olanaksızdı Bu durum bir tercih meselesiydi Adem hep kaçmayı tercih etmişti Ayakta durmaktan, direnmekten, sevmekten ve aşktan kaçmıştıYolun sonuna bir türlü ulaşamasa da hayatta yaptığı en iyi iş kaçmak olmuştu Kaçmak ve sinmek bir yaşam tarzı olmuştu Adem için Hayat her zaman sürprizlerle doludur ve her defasında insanlara fırsatlar sunar Adem hayatın sunduğu fırsatların hepsini kaçarak kaçırmıştı İlk zamanlarda kaçmak doğru bir yol gibi hissettirip huzurlu gibi görünüyor olsa da ağır ve yapışkan pişmanlık duygusu sarıyordu insanın ömrünü En kötüsü de buydu işte Az da olsa dostları vardı Adem’in ve dostları arasında neşeli birisi olarak bilinirdi Bu kişiliğinin çelişkilerinden birisiydi Hayat sahnesinde çok iyi bir oyuncuydu Adem En mutsuz anında bile dünyanın en mutlu insanı rolünü oynayabilirdi Bu durumun kendisini yalancı yaptığını biliyordu elbette Kendine yalan söyleye alışmıştı Ama öyle bir ana gelmişti ki kendi yalanlarına kendisi bile inanmaz olmuştu Hayat kendisi için bir yük haline gelmişti artık Kaçmadan yaşayabilmeliydi

    Sarı yağmurluklu çocuğu kendine benzetti bir an, kendi çocukluğuna Çocukken kurduğu hayalleri düşündü Çocuksu, masum hayallerini Hayatın kendinden yana aktığı ilk gençlik yıllarını düşündü Kaybetmeye, yenilmeye ne zaman başlamıştı? Düşlerindeki dünyaya neden ulaşamamıştıBunun cevabı gayet basitti Ama bu cevabı kendine itiraf edemiyordu Kendine itiraf etmekten bile kaçıyordu Zayıf bir insandıHer zayıf insan gibi güçlü görünme telaşını taşıyordu Her zayıf insan gibi yenildiğini kabul etmiyordu Her zayıf insan gibi bir çok bahanesi vardı Bu bahanelerden sıyrılamıyordu İçindeki isyan dalgasını dışarı vuramıyordu Çevresine, yaşadığı kente, yaşadığı ülkeye kısacası tüm dünyaya bir tokat gibi yaşamak isterdi Ama önce kendisinin bir tokat yemesi gerekiyordu Defalarca yemişti halbuki tokadını insanların ve hayatın Ama yememiş gibi davranmıştı Olumsuz olay olmamış gibi davranmıştıHiç yaşanmamış gibi Kendisi de hiç yaşamamış gibiydi zaten hayatıUsulca pencerenin önünden kalktı Yağmur dinmişti Lavabodaki ayna da kızarmış gözlerine baktıYüzüne soğuk su çarptı Yine hiçbir şey olmamış gibi yapacaktı, hiçbir şey olmamış gibi davranacaktıMidesinde cehennem gibi bir yangın vardı ve ağzında paslı metal tadıEcza dolabını açtı ve mide şurubunu kafasına dikti Ağzındaki tat değişmişti Yapacak bir işi yoktu Televizyonu açtı, televizyon kanallarını dolaştıKendini neşelendirmeye çalıştı Ne yapsa olmuyordu Televizyonu kapattıSpor yapmak isteği belirdi içinde sonra vazgeçti Bir boş kağıt ve bir kalem aldı eline yazmaya başladı :
    ‘’Yağmur yağıyordu Yağmurun su birikintisi üzerindeki dansını izliyordu pencereden Tüm kenti dokunsan ağlayacak hüzün duygusu kaplamıştıSarı yağmurluğu ve kırmızı çizmeleriyle sekiz on yaşlarında bir çocuk sokaktaki su birikintileriyle oynuyordu…’’





+ Yorum Gönder


su döngüsü ile ilgili kısa hikayeler