+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Eğitici Hikayeler Forumunda Deniz Ile Ilgili Hikaye Örneği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Deniz Ile Ilgili Hikaye Örneği








    deniz ile ilgili hikaye Örneği kısa







  2. FERAY
    Devamlı Üye





    Deniz Hakkında Hikaye Örneği

    Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden
    bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder
    gibi hareketler yapan birini görür.
    Biraz yaklaşınca , bu kişinin sahile
    vuran denizyıldızlarını, okyanusa atan genç bir
    adam olduğunu fark eder.
    Genç adama yaklaşır:
    - Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun?
    Genç adam yanıtlar;
    - Birazdan güneş yükselip, sular çekilecek.
    Onları suya atmazsam ölecekler. Yazar sorar;
    - Kilometrelerce sahil , binlerce denizyıldızı var.
    Ne fark eder ki?
    Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı
    daha alır, okyanusa fırlatır.
    - Onun için fark etti ama…

    Uçsuz bucaksız, büyük denizlerin birisinde yaşayan balık kendisine arkadaşlık edecek birisini arıyordu Kendisini o kadar yalnız hissediyordu
    ki denizin en derin ve en sığ yerlerine gidiyor, oralarda günlerce kalıyor ve hep bir arkadaşın özlemini duyuyordu Bundan aylar önce, küçük bir
    kumsalın sığ sularında bir yengeçle karşılaşıverdi tesadüfen, yalnız bir yengeçti bu da bizim zavallı balık gibi
    Yengeç, bilerek mi bilmeyerek mi
    bilinmez,balığı öyle bir etkiledi ki balık bir anda yengece tüm kalbi ile güvendi ve onun iyi bir arkadaş olacağına inanıverdi Aslında pek çok
    tereddüdü vardı bu arkadaşlıkla ilgili ama "birlikte mutlu olacaksak hangi engele takılalım ki, bizi kim durdurabilir, kim ayırabilir ki" diye
    düşünüyor, birlikte mutlu olabilmeleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyordu Yengeci uzun zamandır arkadaş zanneden balık, ona denizin
    derinliklerinde sakladığı benliğini, güzellik ve çirkinliklerini sundu, hem de hiç sakınmadan, hiç korkmadan, hatta hiç düşünmeden Yengeç diyordu ki
    "seni her yönünle seviyorum, her şeyinle kabul ediyorum" ama aslında bir türlü kabul edemiyordu bir şeyleri

    Yengeç bu arkadaşlıktan nedense çabuk sıkıldı, belki de korktu ve zamanla kaçmaya başladı balıktan Yengeç balığın sudan çıkamayacağını biliyordu,
    onu sadece sığ sularda görebiliyordu ve balık kalbi kadar engin denize aitti, kendisi ise küçücük, kimsenin uğramadığı kumsala çakılıp kalmıştı
    Öyle körü körüne bağlanmıştı ki o kara parçasına ne kendisinin kurtulmaya cesareti vardı ne de kara parçası onu bırakmaya niyetliydi Yengeç çözümü arkadaşlıklarını bitirmekte buldu sonunda, artık balıktan sürekli kaçacak, onu mutsuz edecek, canını acıtacak ve kendisinden nefret etmesini
    sağlayacaktı
    Zavallı balık ise yengeci her şeyiyle seviyor ve onu tamamen kabul ediyordu, yengeç ne yaparsa yapsın hep gözünde ilk baştaki yengeç
    canlanıyor ve ona bir türlü kızamıyordu En mutlu günlerinde bile yengecin yaptıklarından dolayı acı çeken balıkta aslında karaya ait olmadığını
    biliyordu, nefes alamazdı ki karada, ölüverirdi hemen, kaybederdi denizin ona verdiği tüm güzellikleri Yengeçle sürekli birlikte olamayacakları ilk
    günden beri belliydi ama belki de yengeci ikna edebilecekti bir gün, belki yengeç kurtuluverecekti kendini karaya bağlayan o güçlü bağlarından, belki
    mutlu olacaklardı denizin serin sularında hep birlikte Zaten yengeçte sudan çıkıp gelmemiş miydi o küçük kumsala

    Yengeç küçük kara parçasını, engin denizi ve zavallı balığı düşündükçe daha da çaresizleşiyor, daha çok korkuyor ve minicik kafası karışıveriyordu
    Mutluluk neredeydi acaba? Balık onun için iyi bir arkadaş mıydı? Ya deniz, deniz balığın söylediği gibi güzel miydi, yoksa korkunç muydu? Balıkla
    denizde başarabilecekler miydi, yoksa bir gün bir şekilde büyük balıklara yem mi olacaklardı? Zamanla bu düşüncelerden sıkıldı artık ve balıktan
    kurtulmaya karar verdi, zaten huzurunu kaçıran, kafasını karıştıran, rahatını bozan o değil de kimdi? Hem arkadaş olmayı da o istememiş miydi
    zaten, balıktı arkadaşa muhtaç olan, engin denizde yalnız başına yüzen

    Yengeç yavaş yavaş, sinsice planını yaptı, önce ona bazı sözler verecek sonra onları nasıl olsa tutmayacaktı, sonra balık ona kızacak, ondan
    uzaklaşacaktı, ne kadar istese de güvenemeyecekti yengece Zaten güven olmayınca arkadaşlık neye yarardı ki? Sürer miydi daha fazla? Sonra bir gün, balığın hiç beklemediği bir anda kuyruğundan,en güçlü en övündüğü yerinden yakalayacak ve canını öyle bir acıtacaktı ki balık bir daha denizin
    derinliklerinden çıkamayacak,kendisini sürekli saklayacak ve sığ sularda bir daha dolaşmayacaktı

    Yengeç balığın en mutlu günlerinden birisini seçti ve harekete geçti;önce koca kıskacı ile aniden kuyruğunu yakaladı ve sonra verebileceği en büyük
    acıyı verdi zavallı, saf balığa Balık şaşkınlık içinde kendisini kurtarmaya çabaladı ve yengeç ona izin verdiğinde denizin mavi, tuzlu
    sularına dalıp derinlerde kayboldu Kendi gölgesinden bile ödü kopan yengeç, kendince; o korkak, kararsız benliğince, en doğru kararı vermişti ve kumsala bir kat daha bağlanmıştı Artık ne kumsaldan ayrılacaktı, nede balığın beraberinde getirdiği sorunlarla uğraşacaktı, rahattı, huzurluydu Balık ise bir daha hiçbir sahile yaklaşamayacak kadar korkmuş ve acı çekmişti, bir zaman acısı çok fazla artmıştı ve hep aynı soruyu kendisine
    sormuştu;"neden?" Sonunda balık yengeçten nefret etmeyi başardı, hatta ona, verdiği karardan dolayı saygı duydu ama anlayamadığı bir şeyler kaldı
    kalbinde; yaşadıkları tüm o güzel günler neden yanlış birisiyle yaşanmıştı ki, neden böyle olması gerekmişti, hepsine tecrübe deyip geçmek kolay mıydı gerçekten, yoksa balık kendisinden bir şeyler kaybetmiş miydi





+ Yorum Gönder