+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve Ekoloji ve Çevre Forumunda Çöp Yörüngesi Dünyayı Tehdit Ediyor Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Suskun Karizma
    Devamlı Üye

    Çöp Yörüngesi Dünyayı Tehdit Ediyor








    Atıl uyduların çarpışması Yıldız Savaşları’nı hatırlatsa da asıl sorun ‘çöp yörüngesi’ndeki yoğunluk. Japon Uzay Havacılık Dairesi'nden Dr. Anılır, vizyonu olmayan uzay projelerinin Dünya’nın sonunu getirebileceğini belirtiyor.
    Apollo 13, üçüncü insanlı Ay yolculuğu görevi için 11 Nisan 1970'te uzaya fırlatılmıştı. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi. İkinci gün meydana gelen kazayı, modül kaptanı John L. Swigert, Houston'daki Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) merkezine "Houston, bir sorunumuz var!" anonsuyla duyurdu. Bir patlama oksijen stokları ile elektrik enerjisini yitirmelerine yol açmış, Ay yüzeyine inmeden riskli bir yolculukla dünyaya dönmüşlerdi. Uzay tarihinin bu en ilginç Ay yolculuğunu simgeleyen 'Houston, we have a problem' sözü önce müziklerle, ardından (1995) Tom Hanks'in başrolünü oynadığı 'Apollo 13' filmiyle tarihe kazınmıştı. Aradan geçen 39 yılın ardından uzayda yaşanan bir kaza bize Apolla 13'ü hatırlattı. Bu olay da o günkü gibi hem bir ilkti hem de tüm dünyayı ilgilendiriyordu.



    12 Şubat'ta yörüngelerinde hareket eden iki haberleşme uydusu büyük bir kaza yaşadı. Sibirya'nın 805 kilometre kadar üstünde, ABD'nin 1997'de fırlattığı (New York merkezli Greenhill & Co. firmasına ait) 560 kiloluk Iridium haberleşme uydusu ile Rusya'nın 1933'te gönderdiği atıl durumdaki 950 kiloluk askerî uydu saatte 30 bin kilometre hızla birbirine çarptı. Bu olay Apollo 13'teki gibi başta NASA olmak üzere tüm dünyaya tedirgin etti. Zira çarpışmanın ilk saatlerinde Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (UUİ) kazadan zarar görüp görmeyeceği net hesaplanamamıştı. Uzay tarihinde bir ilk olan çarpışmanın yörüngedeki diğer uydulara verdiği zarar henüz net olarak ortaya çıkarılamasa da ihtimaller dışındaki bu kaza sonrasında yeni sorular oluştu zihinlerde. Uydulardan birinin askeriyeye ait olmasından hareketle 'Yıldız Savaşları'nın yeniden başlayabileceğini ileri sürenler de, 'çöp yörüngesi'nde tutulan ve her yıl sayısı artan atıl uydu ve taşıyıcı roketlerin gelecek günlerde daha sık çarpışacağını ifade edenler de oldu. Çarpışan uyduların enkazının yeni kazalara yol açıp açmayacağı da en çok dillendirilen sorulardandı. Zira NASA'ya göre uzayda insan eliyle yapılmış 17 bin enkaz (taşıyıcı, uydu ve parçaları dâhil), 8 bin de aktif uzay aracı bulunuyor.


    Atıl uyduların neden çarpıştığını, uzaydaki uydu kirlenmesini, insanoğlunu bekleyen yeni sorunları üç günlük kısa bir ziyaret için İstanbul'a gelen Japon Uzay Havacılık Dairesi'nden (JAXA) Doç. Dr. Serkan Anlılır ile konuştuk. 10 yıldır Tokyo'da yaşayan Dr. Anılır, hâlen Tokyo Üniversitesi’nde altyapısız bina sistemleri (Infra-Free) ile ATA Uzay Asansörü projesi başta olmak üzere Teknoloji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nı sürdürüyor, NASA ile yürütülen uzay projelerinde aktif yer alıyor.


    - Kazayla birlikte uzayda atıl bekleyen araçlar gündeme geldi. Bunları zararsız hâle getirmek mümkün mü?


    Uzaydaki on binlerce nesnenin hareketleri düzenli bir şekilde takip ediliyor. Her şey yolunda giderse bir uydunun ortalama hizmet süresi 10-12 sene. Ne yazık ki gerek teknoloji gerekse imkân bakımından bozulan uyduları tamir edebilecek bir sistemimiz yok. Uydular bozulunca veya atıl hâle geleceği zaman içindeki son enerjiyle 'çöp yörüngesi' adı verilen ayrı bir yörüngeye yollanıyor. Yani çöpe atılıyor. Atıl hâle gelen uydunun yerine de dünyadan yenisi yollanıyor. Uzayda sistem bu şekilde işliyor kabaca.


    - Bozulan uyduları onarmak mümkün olacak mı ileride?


    2000'de NASA'da başlayan, 2003'ten sora da JAXA'da devam edilen ATA Uzay Asansörü projemizin ilk amacı buydu; roketsiz, daha ucuz bir şekilde uzaya çıkıp, bozulan uyduları tamir edebilmeyi düşünüyoruz. Atıl uyduları aşağıya getirmek zor olmayacak bu projeyle. Uyduyu roket ile uzaya göndermek hem masraflı hem de kirlenmeyi artırıyor.


    - Olasılık dışı görülen atıl uydu kazaları nasıl oluşuyor?
    Uyduların yörüngeleri sabit olsa da bazen yörüngeden kopmaları, aşağı-yukarı hareket etmeleri de söz konusu. Bu sapmaları sürekli dengelemek gerekiyor. Her uydunun kontrolünü üstlenen özel bir şirket var ve bu işlemi yapmak onların sorumluluğunda. Son çarpışma, sorumlu şirketin bu sapmayı görememesinden kaynaklanıyor olabilir. Bir de uyduları hareket ettiren küçük roketler var. Onlardaki herhangi bir arıza bu tür kazalara yol açabilir.


    -Galiba çöp yörüngesindeki yoğunluk her geçen gün artıyor. Buna bir önlem düşünülüyor mu? Çöplüğün genişlemesi ileriki yıllarda kazalara sebebiyet verebilir mi?
    Henüz alternatifimiz yok. Yani farklı bir çözüm bulunmadı. Orada kullanılmayan uydular tutuluyor; fakat yoğunluk artınca ne olacak? Daha bunun cevabı verilemiyor. Artan yoğunluk kazalara yol açabilir elbette. Bununla birlikte atıl uyduların bulundukları yörüngeden düşmeleri de söz konusu. Çöp uyduların artışıyla ilgili birtakım yeni araştırmalar başladı. Ama henüz çok yeni. Çeşitli fikirler geliştiriliyor. Mesela atmosferde yakarak düşürme, uzayın derinliklerine gönderme öne çıkanlardan. Ama maliyetler çok yüksek olduğundan henüz bu yönde bir çözümün hayata geçmesi de zor.


    -Teknolojisi olmamasına rağmen prestij için uzaya uydu gönderen devletler bu yoğunluğu artırıyor…


    Uzay, Soğuk Savaş yıllarında ABD ile Rusya'nın atılım alanıydı. "Uzayı kim kontrol ederse dünyayı da kontrol eder" diyorlardı. Bugünlerde de birçok ülke uzay alanında kendi teknolojisini geliştirme arzusunda. Bilişim teknolojileri geliştikçe uyduların önemi de artıyor. O yüzden bu yetenek ve kabiliyete bugünden sahip olabilmek çok önemli. Uydulara alternatif bir metodumuz da yok henüz. Mecburen gönderiyoruz bunları. Mesela İran 'bu yarışta varım' diyor. Bu akıllıca bir hareket; ama eksik bilgi ve birikimden dolayı hataları oluyor. Tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Mesela roketleri kalkış esnasında düşüp kitlesel ölümlere sebep olabilir. Bugün roket ve uydu teknolojisi çok zor bir şey değil, tamamen maddi imkânınıza bakıyor.


    Burada sorun devletler arasındaki rekabet değil, insanoğlunun uzay konusundaki hedefsizliği. Vizyonu olmayan projeler uzayın olmasa da Dünya'nın sonunu getirebilir. Devletlerin hedefledikleri bir nokta olmalı.







  2. Acil

    Çöp Yörüngesi Dünyayı Tehdit Ediyor isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder