+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve Ekoloji ve Çevre Forumunda Urla arkeolojik bulgular Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Urla arkeolojik bulgular








    Urla arkeolojik bulgular


    Arkeolojik belgeler, Ege denizinde en erken denizaşırı yolculukların M.Ö. 11 Binlerden (Mezolitik Çağ) itibaren gerçekleştirildiğine işaret etmektedir. Bu ilk yolculuklar, Kiklad Adaları’ndan biri olan Melos adasındaki obsidyen kaynaklarının kullanımına yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Neolitik dönemden itibaren çok geniş bir coğrafyada bilinçli olarak kullanılan Melos kökenli obsidyen, madenciliğin henüz fazla gelişmediği Kalkolitik dönemde de oldukça yoğun olarak kullanılmıştır.

    Batı Anadolu sahil kesiminde tespit edilen tarih öncesi dönemlere ait yerleşmelerde de Ege’nin diğer bölgeleri ile paralel gelişmeler izlenmektedir. Denizaşırı ilişkiler sonucunda Batı Anadolu kıyılarına getirilen Melos obsidiyeni Neolitik dönemden itibaren sahil kesimi ve buradan da kara yoluyla iç kesimlere kadar geniş bir bölgede kullanılmıştır.

    urla-arkeolojik-bulgular.jpg
    Özellikle Erken Tunç Çağı ile birlikte artan refah ve gelişen madencilik, farklı malzemelere karşı olan ilgiyi de beraberinde getirmiş ve Ege deniz ticareti Erken Tunç Çağı I’den itibaren çok daha kompleks bir yapı halini almıştır. Bu dönemde daha çok Kikladlı denizcilerin hakimiyetinde gelişen deniz ticareti Batı Anadolu’dan Kıta Yunanistan’a ve Girit’e kadar Ege denizi ve çevresinde etkin olan denizaşırı bir ticaret ağı haline gelmiştir.

    Ege kültürlerinin ayrılmaz bir parçası olan Batı Anadolu sahil kesimi, Anadolu gibi kültürel açıdan Önasya’nın en önemli kültürlerine ev sahipliği yapmış bir bölgenin batı sınırı olmasının da verdiği avantajla, Anadolu ve Ege arasında bir çeşit köprü görevi görmüş, bu bağlamda tarihin her döneminde önemli kültürlere ev sahipliği yapmıştır.

    Başkanlığını Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hayat Erkanal’ın yaptığı “İzmir Bölgesi Kazı ve Araştırmalar Projesi” (IRERP) kapsamında 1990’lı yıllardan itibaren İzmir Bölgesinde gerçekleştirilmeye başlanan kazı ve yüzey araştırmaları sonucunda Batı Anadolu sahil kesiminin tarih öncesi çağlarına ait daha önceden bilinmeyen arkeolojik verilere ulaşılmıştır. Bu proje kapsamında tamamı İzmir körfezi çevresinde yer alan Liman Tepe, Panaztepe, Bakla Tepe, Kocabaş Tepe ve Çeşme – Bağlararası’nda arkeolojik kazılar gerçekleştirilirken, Urla Yarımadası, Menemen Bölgesi ve Menderes Ovası’nda da yüzey araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda İzmir bölgesinin Neolitik Çağdan Geç Tunç Çağı sonuna kadar olan kültürel gelişim süreci büyük ölçüde aydınlanmaya başlanmış, Batı Anadolu’nun Ege tarihöncesi kültürlerine olan önemli katkıları ortaya konmaya başlanmıştır.

    İzmir Bölgesi Kazı ve Araştırmalar Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların en önemli çıkış noktasını Liman Tepe kazıları oluşturmaktadır. Liman Tepe İzmir ili Urla ilçesinde, İskele mahallesinde yer alan, tarih öncesi dönemlere tarihlenen bir liman kentidir. Neolitik Çağ’dan Geç Tunç Çağı’na kadar kesintisiz olarak iskân edilmiş olan bu yerleşme, Klasik çağlarda Klazomenai adını alarak iskân edilmeye devam etmiştir. Liman Tepe bu özeliğiyle Batı Anadolu sahil kesimi ve tüm Ege dünyasında en uzun süre kesintisiz olarak iskân edilen yerleşmelerden biri olmaktadır. Sahilde yer alması sayesinde, özellikle Bronz Çağları boyunca önemli bir liman kenti olarak görev yapmış olan Liman Tepe, bu özelliği sayesinde Erken Tunç Çağı’nda Ege’nin en önemli liman kentlerinden biri haline gelmiştir.

    Bu karakterin ortaya çıkmasında doğal olarak denizaşırı ilişkilerin yoğunluğu rol oynamaktadır. Yaygın görüşün aksine deniz, tarih boyunca kültürleri ayrıştıran değil, tam aksine birleştirici bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihöncesi dönemler düşünüldüğünde, deniz taşımacılığı hem maliyet hem de zaman olarak kara taşımacılığına oranla çok daha fazla avantaj sağlamaktadır.







  2. Hakim
    Devamlı Üye





    Urla arkeolojik bulgular denizlerde çıkan çok eski tarihlere ait malzemelerdir.Özellikle ege denizinde bu tür bulgulara daha çok rastlanmaktadır.




+ Yorum Gönder