+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve El Sanatları Arşivi Forumunda Kubizma akımı hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Kubizma akımı hakkında bilgi








    Kubizma akımı ile ilgili bilgi


    Duygusal ve öznel bir dünya görüşüyle belirlenen ve XX. yy.'ın ilk çağlarında ortaya çıkan eğilimi ; Herhangi bir dönemde anlatım gücünün biçimsel kural kaygısından daha ağır bastığı sanat yapıtının özelliği;
    İnsanoğlunun yaşantısını ve dünyayla kurduğu bireysel ilişkiler en güç, en kaygılı, en acılı yada trajik yanlarıyla anlatımcılığın özünde yer alır. Sanatçının kişiliği ve yaşamı yaptından ayrı düşünülemez; kültürel kaynakların seçiminden olsu (''ilkeller'',ortaçağ sanatı ,Afrika ve Okyanusya sanatları vb. ) kendiliğinden, tutkulu ve çok canlı bir dilin geliştirilmesinde olsun , estetik ve toplumsal uzlaşmalara yer yoktur. kuzey Avrupa'ya özgü ve romantizmle simgecilikten etkilenmiş bir akım olan anlatımcılık, daha XIX. yy.'ın sonlarında Van Gogh , Munch, Ensor ve Toulouse-Lautrec'in kimi yapıtlarında belirmeye başladı; sonra
    Almanya'da gelişti. 1905'te. Kirchner , Heckel , Schmidt-Rottluff, Pechstein, O. Mueller ve Nolde, Die Brücke topluluğunda bir araya geldiler;bu sanatçıların resimlerindeki ve tahta üzerinegravürlerindeki ayırt edici özellik, renklerin gerçekdışılığı,çarpıtmalar, insan yüzünün ve manzaraların çarpıcı bir stilizasyonla verilmesidir. Lehmbruck ile Barlach da az çok buna benzer bir çalışmayı heykelcilikte gerçekleştirdiler.
    Anlatımcılık , 1910 'lu yılların başlarında ,Herwarth walden'in Der Sturm dergisini ve galerisini açtığı Berlin'de
    yaygınlaştı;münihli resamlardan ( Kandinsky, Marc, Macke, Jawlensky ) oluşan Blaue reiter topluluğuda, Die brücke'nin yanı sıra , aynı ölçüde renkli,ama daha akılcı , daha az kötümser ve kısa bir süre sonra da soyut araştırmalara yönelecek olan bir sanat anlayışıdan yanaydı; o dönemdeki Berlin'indeki Sanatsal kaynaşma ortamında, anlatımcılıkla fovizm, kübizm ve fütürizm arasında pek çok ilişki vardır. Avustralya'da Schiele'nin yaptının aşırı gerilimi ve Koskoschka'nın potrelerindeki psikoloik keskinlik, ödünsüz bir anlatımcılık ortaya koyuyordu. Fransa'daysa fovların çarpıcı renkli ve ''mutlu'' , kimi kez de yoğun anlatımlı resimlerinden çok Rouault'nun yapıtı , anlatımcılıkta önemli bir yer edindi.
    Svaşın ve alman devriminin kaygılı ortamını haber veren anlatımcılık, birinci Dünya Savaşı sırasında ancak birkaç sanatçı tarafından (kinchneri, Kokoschka) sürdürüldü ve yerini, dadacılığın toptan nihilizmine, Beckmann'ın kötümserliğine ve Dix ile Grosz'un keskin eleştirisine bıraktı. Savaş sırasında ve sonrasında Belçika'da bir flaman anlatımcılığı gelişti ; Permeke, Van den Berghe, De Smet gibi sanatçılar,
    Sint -Martens-Latem sanatçılarının geleneğini sürdürerek , resim düzeninde kübizmden gelen bir salamlığa ,bir tutarlılığa ulaşmaya özen gösterdiler. Hollanda'da , eski bir kübist olan Fransız Le Fauconnier ile Sluyters ve L. Gestel'in çevresinde anlatımcı bir akım doğdu ve kimi sanatçılarda flaman etkisi ( Hendrik Chabot'da)
    kimi sanatçılarda alman etkisi ( Jan Wiegers'te) görüldü. Fransa'da Rouault'nun ve anlatımcı döneminde Fautrier'nin yanında, ,Gromaire'in , La Patelliere'in ve Goerg'in anlatımcılığının flaman akımıyla benzerlikleri vardır; ama bu bakımından Soutine'in yapıtlarıyla savş sırasında Pİcasso'nun yapıtlarıyla yada Zadkine ve Lipchitz'in heykelleri çok daha güçlüdür. Meksika'da ( Rivera, Sigueiros, orozco, Tamayo) ve Brezilya'da ( Portinari, Segail) 1920-30 yıllarının anlatımcı akımı,toplumsal ve devrimci temalar geliştirmek için daha çok duvar resimlerine ağırlık verdi.
    İkinci Dünya Savaşı' nda sonra çağrışım ve öznel yorum ( Fautrier ), kendiliğindenlik ve imgelem (Dubuffet), anlatımcılığın mirasıyla gerçeküstücülüğün birleşimi Cobra hareketine bağlı kuzeyli ressamların araştırmaları, çokbiçimli ve lirik soyutlamaya çok yatkın bir anlatımcılığı ortaya koyarken İngiliz Francis Bacon VE yeni figürasyoncu ressamlar yapıtlarında daha çok , işkence görmüşçesine çarpıtılmış insan yüzünü işlediler. Ama özellikle ABD'de ,40'lı yılların başlarında ve 50'li yıllarda, soyut diye nitelendirilen bir anlatımcılık gelişti; hem geç kübizm , hem gerçeküstücülüğün mirasını taşıyan bu akım önceliği resim etkinliğinin kendisine , jeste ve doğuştan yaratıcılığa tanıdı. Bu akımın öncüsü Gorky, başlıca temsilcisi ise DE Kooning ,Kline ,Motherwell , daha sonra Guston ve gottlieb'in yanı sıra Pollock'tur. Sanatçının içinde biriken bütün güçlerin açığa çıkmasını ön gören bu sanat anlayışındaki bir özellik de gerçekleri ve teknikleri yeni bir yaklaşımı ele alması (düz olarak yere konmuş tuval üzerinde çalışma ,dripping, büyük boy kağıtlar; vb.)ve bütün öğeleri herhangi bir merkeze ayrıcalık tanımadan yerleştirildiği (allover kompozisyon) derinliği olmayan yeni bir mekan anlayışı geliştirmiştir. Heyecanlı ,çatışmalı ve ''varoluşsal '' bir akım olan soyurt anlatımcılık ,Pollock 'un özellikle de De Kooning'in insan figürlerinde belirli bir anlam kaypaklığına varır ama anlatımcılık 60'lı ve 70'li yıllara kadar birçok sanatçıya kendini soyut yanıyla (işaretler, hestirenk) kabul ettirmiştir.








  2. Acil

    Kubizma akımı hakkında bilgi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder