+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve El Sanatları Arşivi Forumunda Halıcılık sanatı nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Halıcılık sanatı nedir








    Halıcılık sanatı hakkında bilgi


    Halıcılık sanatı nedir1.jpg



    Genelde Türk Dünyası, özelde ise Kazakistan’da halı sanatının özel bir yeri vardır. Bu yazımızda bahse konunun detaylarını inceleyerek değerlendirmeye çalışacağız.

    Kazakistan'ın özellikle Özbekistan tarafında yer alan bölgelerinde eskiye dayalı zengin bir kirkitli dokuma sanatları kültürü bulunmaktadır/1/. Başta Türkistan olmak üzere Çimkent ve Kızılorda yöreleri bu hususta merkez konumundadır. Geçmişte, genelde kamf tezgâhlarının kullanıldığı, bu tezgâhlarda halı, kilim, sumak, cicim ve baskur türü kirkitli dokumalar üretildiği, üretilen ürünlerin ise genellikle geleneksel olarak yaygı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanıldığına dair halen geniş bir kültürel yaşam mevcuttur/2/.

    Türkistan ve Kızılorda bölgesinin 1853 yılında, 23 gün süren çok çetin savaşlardan sonra Rusların eline geçmesiyle birlikte adı geçen el sanatları ürünlerinin geleneksel üretim yöntemlerine devlet tarafından yön verilmeye başlanmıştır. Bu kapsamda halıcılığın atölyelerde üretilmesiyle birlikte, geleneksel olarak kullanılan dokuma tekniklerine de müdahale edilmiş ve eski orijinal dokuma tekniği bozularak kaliteyi olumsuz yönde etkileyen yeni bir dokuma tekniği uygulaması, devlet tarafından verilen kurslar vasıtasıyla yaygınlaştırılmıştır. Bunun sonucunda ise bir Orta Asya Türk kültürü olan halıcılık sanatı aslından uzaklaştırılmış, kamf ve ıstar tezgahlar yerine sadece germe tip tezgahlar kullanılmaya, kapalı düğüm yerine açık düğüm uygulanması, iki atkı yerine tek atkı atılmaya, atkı, çözgü ve ilmesi yün olan halılar yerine, atkısı, çözgüsü hatta ilmesi pamuk ya da gelişi güzel sentetik ipler kullanılmaya, kök boyalar yerine kimyasal boyalar kullanılmaya başlanılmıştır /3/. Oysaki bilinen en eski halı, Türklerin yaşadığı bir bölge olan Sibirya’da Altay dağının eteklerinde Pazırık kurganlarının 5.’sinde bulunmuştur. Türk düğümü ile yapılmış olan bu halının Asya Hunları’na ait olduğu ve M.Ö 3 yy.lara ait olduğu kabul edilmektedir/4/. Rus arkeolog Rudenko’nun ortaya çıkardığı Pazırık halısını keşfinden 45 yıl kadar önce, 1906-1908’de Aurel Stein, Doğu Türkistan’da Lou-lan’da 3-4. yy.dan kalma düğümlü halı parçaları bulunmuştur. Bu da şunu göstermektedir ki, Oktay Aslanapa’nın dediği gibi “Halı, Türkler tarafından bulunup dünyaya verilen en büyük armağandır”.

    Türk halılarının ilk ortaya çıkışından 8. yy.a kadar arada uzun bir boşluk devri vardır. Halı-Kilim sanatımız dünyaya Aral ve Türkistan bölgesinden batıya doğru Selçuklu Türkleriyle birlikte yayılmıştır/5/.

    Halı sanatındaki karanlık devrenin bir bölümü Kazakistan’ın Sır boyunda bilimsel araştırma ve inceleme bekleyen Cent, Barşınkent, Asanas, Savran, Janakorğan, Akkurgan, ve Otırar gibi Türk kültür tarihinin gizli hazinelerinde yapılacak kazı çalışmalarını beklemektedir. Bu konuda 1999 – 2001 yıllarında TİKA’nın yürüttüğü Aral bölgesi El Halıcılığını Geliştirme Projesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi bünyesindeki Yaygın Eğitim Merkezi Halıcılık Bölümünün çalışmaları, yöre halıcılığının gelişmesi bakımından ümit teşkil etmektedir.
    Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Kazakistan’daki çeşitli el sanatları ürünleri de birçok ekonomik ve sosyal nedenlerle giderek gerilemiş ve gerek kalitesinde gerek karakterinde olumsuz yönde değişikliklere uğrayarak orijinal özelliklerini yitirmiş ve beğenilirlik vasfını kaybetmeye başlamıştır. Oysaki M.Ö 6000 senelerinde yağkuyruklu koyunların menşelerin yabani koyunlarının Argali (Arkar) cinsinden oldukları tahmin edilmektedir/6/.

    Binlerce yıldır Kazakistan’da halkla iç içe olan yün ve onun ürünü olan halı kendisine has karakterle uzun süre dokuna gelmiştir. 31 Ağustos 1863 yılında Ruslar tarafından Peterspurg’dan gelen emirle binlerce yıl Türk yurdu olan Akmescit şehrinin adının değiştirilerek Ruslara peşkeş çekilmesini sağlayan Rus Generali Perovsky onuruna Perovsky adı verilerek isminin değiştirildiği gibi yıllarca değişmeden muhafaza edilen geleneksel Kazak motif ve desenleri de yavaş yavaş kasıtlı olarak değiştirilmeye başlanmıştır. Buna rağmen yarı göçebe hayatı yaşayan Kazaklar asırlarca motif ve desenlerini saklaya gelmiştir. Sonradan yapılan resmi müdahaleler, desenler konusunda fazla bir yozlaşma oluşturamamıştır.


    Kazakistan’da yarı göçebe hayatı ile dokuma sanatı birbiriyle kaynaşmış ve adeta düğüm olmuşlardır. Motifleri Hunlardan günümüze kadar bozulmadan ulaşmıştır. Bu da Kazak Türklerinin kültür ve sanatlarına sahip çıkmasının ürünüdür.
    21. yy.da dünya pazarlarında alıcı bulan Kazak halılarının başına Ermeni halı tüccarları musallat olmaya başlamıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinden temin ettikleri orijinal Kazak motifli Türk halılarını Ermeni halısı diye dünya pazarlarına sunmaktadırlar. Özellikle Kazak halılarında bulunan Gamalıhaç’ı andıran çarkıfelek motifini haç motifi olarak lanse etmektedirler. Oysaki bu motifin çok eski bir Türk motifi olduğu ve antik çağlarda bu motife rastlandığı, eskilerin svastikasının, bu motifin temeli olduğu aşikârdır. Bu motifler Göktürk kitabelerinden tutun birçok Türk eserinde süs unsuru olarak kullanıldığı gibi Hoca Ahmet Yesevi Türbesinde (Türkistan) de kullanılmıştır. Ermeni yazarlarından Sakızıan Ermeni halılarının 11.yy. başında Türkistan’da dokunduğu ve Gazneli Mahmut’un Karahanlı Kadirhan’a Ermeni dokuması kıymetli halılar hediye ettiğini söylemektedir/7/. Ermeni yazarlarının büyük ustaları Ruslardan öğrendikleri taktiklerle gerçekleri nasıl değiştirerek tahrip ederek naklettiklerinin bir diğer delili de Sakızıan’ın Ermeniler Türkiye’de en ileri gelen halı öncüleri idi. Bu maharetlerde çok eski geleneğe dayanır. Bu bakımdan Marby halısı dahil Ejderli halıları Ermeniler dokumuşlardır gibi bir çok yalan, iftirayla özellikle geleneksel dokunan Kazak Türklerinin motiflerine sahip çıkmaktadırlar. Sözde soykırım iddiaları ve daha birçok küstahlıklarına doymayan Ermeniler Ruslardan iyi ders almışlar ki yıllarca kültür ve töresini unutmayan Kazak Türkleri için büyük bir hakaret sayılacak olan “Kazaks, Kazaktan” sözcüğünün de Ermenice olduğunu, Minorsky Moses Hoyrenatsi’nin Ermenistan tarihinde Araks nehrinin bir koluna Kassagh dediğine de işaret ederek esasen Kazaklar da Ermeni’dir demektedir.
    Moses Hoyrenatsi’nin Ermenistan tarihi adlı eserinin 4.yy. yerine 8.yy.da Ermeni prensi Şapuh Bogratuni’nin emri ile yazıldığını ve tamamen uydurma esaslara dayandığını 6. Türkoloji Milli Kongresinde Türk bilim adamları tarafından ispatlanmıştır.

    Gelecekte dünya pazarlarında büyük bir payı olacak olan Kazak halı sanatının Kazakistan’ın merkezinde yeniden canlanması ve üretilmesi yönünde yapılan çalışmalar Kazak halılarına göz dikenlere de en büyük ders olacaktır.
    Bütün Türk halklarının kadim başkenti Türkistan’dan dünyaya yayılan el sanatı ürünleri arasında önemli bir yeri olan el halıcılığının belli bir sistem içerisinde yaşatılması ve geliştirilmesi gerekmekte ve bunun için de en iyi ortam Türkistan ve çevresinin olacağını düşünüyorum. Bu kapsamda yürütülecek faaliyetler binlerce yıllık Türk kültürünün devam ettirilmesine önemli katkı sağlayacağı gibi, Kazak Türklerinin motifleri de yaşatılacaktır.

    Buna bağlı olarak kırsal kesimlerde yaşayıp da çeşitli nedenlerle ekonomik ve sosyal gelişimini yeterince sağlayamamış olan insanların karşı karşıya kaldıkları göçün önlenmesine katkıda bulunulmuş olacaktır.

    El halıcılığı mesleği için bir aile işletmeciliğinin yanı sıra, kitle üretimi yapılacağı atölye işletmeciliği de sağlanmış olacaktır ki bu suretle çalışan kadın ve çoğunlukla genç iş gücü sosyoekonomik hayata çekilerek verimliliği artırılacaktır.
    Bu sayede kaliteli halı üretimi artırılarak ihracata dönük bir kaynak unsuru oluşturulmuş olacaktır.

    Halı, kilim, cicim, sumak, zili vb. gibi tarihsel ve geleneksel kültür ürünleri korunarak gelecek nesillere doğru bir biçimde aktarılmış olacaktır.
    Bu tür iyimser faaliyetler, sosyoekonomik gelişmesini yeterli ölçüde tamamlayamamış Türklüğün manevi başkenti Türkistan ve çevresine ekonomik ve kültürel imkânların gelişmesine katkılarının yanı sıra, yaratılacak olan istihdam imkânlarıyla milli gelire katkı sağlanabilir.

    Ayrıca dokumacılık çalışmalarının yapılacağı yörelerin diğer bölgelerle olan gelişmişlik farklılıklarının azaltılması konusunda önemli faydası olacağını düşünüyorum.

    KAYNAKLAR
    1. Ş.J. TOKTABAYEVA; Kazakskoye prıkladnoy ıkskustva istoriya isselovadaniya Kultırı Kazakstana, Almata 1997, s.204.219
    2. O. KAYA Kazakistan- Aral Bölgesi El Halıcılığı Geliştirme Projesi, Ankara 1997, s.5
    3. T. PARLAK Kazakistan- Aral Bölgesi El Halıcılığı Geliştirme Projesi yayınlanmamış ders notlarından
    4. S.İ.RUDENKO, Gornaltayiskiy nahadki iskifi. M-L izd. AN SSSR 1952.s.268
    5. O. ASLANAPA; Türk Halı Sanatı,İst. 1972 s.15
    6. T. PARLAK Geleneksel Kazak Halı Sanatı ve TİKA Aral Bölgesi El Halıcılığı Geliştirme Projesi, Ankara 2002 s.36
    7. ÇOBANİAN La Roserae Armenia Paris 1924 Ermenistan Gülbahçe








  2. Ezlem
    Üye





    Halıcılık kursları yurdumuzda son 10 yılda ilerlemiş ve gelişmiştir.Özellikle kırsak kesimlerdeki bayanların çok rağbet ettiği kursların başında gelmektedir.Buradan mezun olan bayanlar ucuz kredilerle tezgahlar açıp paralar kazanıyor ve ülke ekonomisine katkıda bulunuyorlar.




+ Yorum Gönder


halıcılık sanatı nedir,  halıcılık sanatı,  halı sanatı nedir,  halıcılık,  halicilik nedir