+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve El Sanatları Arşivi Forumunda Trabzon El Sanatları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Yıldızçiçeği
    Yeni Üye

    Trabzon El Sanatları








    Trabzon El Sanatları hakkında bilgi

    Trabzon ve çevresinde geleneksel el sanatı olarak, taş ve ahşap işçiliği, dokumacılık, hasır bilezik yapımı, bakırcılık, bıçakçılık, yorgancılık gibi sanatlar eski ihtişamıyla olmasa da sürmektedir.

    Trabzon Bakırcılığı:
    trabzonelsanatları1.jpg
    Bölgedeki zengin bakır yataklarından elde edilen bakır, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en önemli ticaret ve kültür şehri olan Trabzon atölyelerinde işlenmiştir. Trabzon'daki atölyeler, ortaçağdan beri geleneksel olarak bakır, bronz ve pirinçten mutfak kaplarıyla çeşitli eşya yapımına devam etmekteydi. Atölyelerdeki bakır, bronz ve pirinç üretimi, Trabzon'un en büyük sanayi kolunu o1uşturmaktaydı. Osmanlı Sultanı II. Bayezid döneminde yapılan Topkapı Sarayı envanter listelerinin de gösterdiği gibi, Trabzon atölyelerinde büyük bir beceriyle üretilen kaplar, Osmanlı sarayında kullanılacak kadar değerliydi.
    trabzonelsanatları2.jpg
    Büyük bir beceriyle bakır, bronz ve pirinçten yapılan mutfak kaplarıyla çeşitli eşya, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Kuzeybatı İran bölgesinde kullanım alanı bulmuştur. Ayrıca Trabzon'un önemli bir liman şehri olması, üretilen bakır eşyanın denizyoluyla Karadeniz'deki diğer şehirlere de ihracını kolaylaştırmıştır. Nitekim Osmanlı arşiv belgelerinden öğrendiğimize göre, Trabzon'daki atölyelerde yaptırılan çok sayıdaki barut ve güherçile kazanları, Anadolu'da başka şehirlere gönderilmekteydi.
    trabzonelsanatları3.jpg
    Trabzon'daki atölyeler, bakırcılık sanatını günümüze kadar canlı bir şekilde devam ettirmişlerdir. Bakırcı, kazancı ve kalaycıların halk türkülerine konu olması, bu zanaat dalının sosyal hayatta oynamış olduğu önemli rolü açıkça göstermektedir. Bölgeye özgü karakteristik formlara sahip olan üstten saplı ocak kazanları, bakraçlar, ibrikler, güğümler, süt tasları, hoşaf tasları, hamur leğenleri, kapaklı hamsi tavaları, maşrapalar, kapaklı sahanlar, tencereler ve mangallar, Trabzon atölyelerinin ününü yansıtmaktadır.
    trabzonelsanatları4.jpg
    Üretilen bu eşyalar, hem Anadolu hem de lstanbul'da yaygın olarak kullanılmaktaydı. Günümüzde bile, Trabzon atölyelerinde üretilen bakır kapkacak, Doğu Karadeniz Bölgesi ile, lstanbul ve Adapazarı-Bolu yöresinde en çok aranılan mutfak kapları olarak büyük bir ihtiyacı karşılamaktadır.

    Taş işçiliği:

    Mimari süslemenin yanı sıra, artık çok kısıtlı da olsa, büyük değirmen taşları,el değirmenleri ve "pileki" taşları üretilmektedir. El değirmenleri buğday ve mısır yarması öğütmekte halen kullanılmaktadır. "Pileki" ise, eski evlerde üzerinde ateş yanan ve yanan ateşin ısıtmasıyla oluşan ısı ileekmek pişirmeye yarayan yuvarlak şekilli taş bir teknedir.
    trabzonelsanatları5.jpg
    Ahşap işçiliği:


    Yapı malzemesi olarak, çevrenin ormanlık olması dolayısıyla ahşap çok kullanılmıştır. Köy ve yayla mimarisinde ahşap hala vazgeçilmez malzemedir. 100-150 yıl dayanması sebebiyle yörede "ehil ağaç" denilen ve özellikle çatılarda kullanılan kestane ağacı en önemli yapı malzemesidir. Aynca çeşitli ev ve mutfak eşyaları da ahşaptan üretilmiştir. iskemle, dolap, tekne, külek (yağ koymak için), yayık, kaşık, kepçe ve su kapları gibi eşyaların üretimi, azalarak da olsa günümüzde sürmektedir.

    Dokumacılık:

    trabzonelsanatları6.jpg


    Bakırcılık gibi, bölgenin en eski el sanatlarındandır. Tarihi belgelerde "Padişahın donu ile gömleği ve ipekli kumaşlar Trabzon dokumasından tedarik edilirdi" şeklinde kayıtlarla karşımıza cıkan ve "Trabzon bezi" olarak bütün Osmanlı vilayetlerinde ün yapan Trabzon dokumalarının üretimi, kırsal kesimdeki talebin varlığının yanı sıra turistik talebin oluşması sebebiyle de hala sürmektedir.
    trabzonelsanatları7.jpg

    Bugün tüm Anadolu'da olduğu gibi, Trabzon'da da el dokumacılığında bir gerilemenin söz konusu olmasına rağmen, peştemal vb. eşyanın halkın günlük yaşamındaki önemli yerini koruması bu geleneksel sanatımızı yaşatmaktadır. Trabzon dokumacılığı ile ilgili araştırmalarda "keten kenevir" denilen dokuma aslında "kendir" dir. El tezgahlarında, el eğirmesi yöntemiyle elde edilen bu kendir ipliği ile yapılan dokumalar, yerini zamanla pamuğa bırakmıştır. Iğdır, Erzincan ve Çukurova'dan sağlanan pamuk ipliğiyle Trabzon'dan başka Maçka, Çarşıbaşı, Beşikdüzü ve Şalpazarı gibi yerlerde başta peştemal olmak üzere, perde, gömleklik, şal, başörtüsü, kuşak vb. dokumalar üretilmektedir. Karadenizli kadının simgesi olan peştemal, Dolay Peştemal (bele dolanan) ve Baş Peştemalı olarak iki ana gruba ayrılır. Renk, büyüklük ve dokuma tekniğine göre de değişik isimler alırlar. (Makaslı, ikat, çeşan vb.)

    Kuyumculuk:

    trabzonelsanatları8.jpg

    Bu el sanatında birçok ürünün yapılmasının yanı sıra, Trabzon'a özgü olan "hasır bilezik" yapımı çok yaygındır. Gerek altın ve gerekse gümüşten hasır bilezik ve kolye yapılmakta ve yurdun hemen her yerine gönderilmektedir. Hasır bilezik, 31-32 mikron inceliğindeki altın ya da gümüş tellerin ilmek ilmek örülmesiyle yapılmaktadır. Tamamen el emeği, göz nuru olan bu sanatı, kuyumcuların verdiği telleri evlerinde ören Trabzonlu genç kızlar ve kadınlar yaşatmaktadır. Kuyumculukta ayrıca, "telkari" tekniğiyle çeşitli süs eşyası üretilmektedir. (Takunya süslemesi, resim çerçevesi, çay kaşığı vb.)

    Örme gümüş ve altın "tespih püskülleri" de Trabzon kuyumculuğunun özgün örnekleridir.

    Bıçakçılık:
    trabzonelsanatları9.jpg

    Sürmene'de, bir zamanların o ünlü Sürmene bıçakların yapımı artık tarihe karışmış gibidir. Ancak sipariş üzerine, birkaç eski usta tarafından yapılmaktadır. Daha çok mutfak bıçakları ve çay kesme makasları üretilmektedir. Sürmene bıçakçılığı değişen sosyoekonomik yapıya ayak uydurarak yaşamını sürdürmektedir.

    TRABZON EL SANATLARI Telkari

    Telkari'ye aynı zamanda 'vav işi' de denilmektedir. Bu isim, Osmanlıca vav harfinin, uygulamada motif olarak sıkça kullanılmasından dolayı verilmiştir. Ayrıca bu sanata çift işi diyenler de vardır. Bu ismin kaynağı ise, işin yapımı sırasında parçaların teker teker biraraya getirilmesinde kullanılan, cımbıza benzer, ancak ucu daha ince olan ve 'çiff ' olarak isimlendirilen alettir. Bu iki isim de genellikle sanatkarlar, arasında kullanılır.

    trabzonelsanatları10.jpg

    Bir çok geleneksel sanatımızda olduğu gibi, telkaride de sanatkar işinde kullanacağı her türlü malzemeyi kendisi yapmak zorundadır. Yani, usta telkaride kullanacağı telleri kendi atölyesinde hammaddeden elde etmektedir. Öyle ise biz de, bu sanat dalımızı anlatmaya, kullanılacak telin yapımıyla başlayabiliriz.


    Ocakta pota içerisinde eritilen maden (bu işte en çok kullanılan maden gümüştür, bazen altın ve başka madenler de kullanılır) çubuk haline getirilmek için kalıba dökülür. Yapılacak işin şekline göre çubuk döküm, üzerinde genişten dara doğru delikleri olan çelikten yapılmış haddeden geçirilir.
    trabzonelsanatları11.jpg


    Çalışmaya önce muntaç yapımıyla, yani ana iskelet kurularak başlanır. Muntaçın tel kalınlığı motiflerin tel kalınlığının iki katıdır. Muntaçdan soma ara boşluklar teker teker büyük bir titizlik ve sabır ile doldurulur.
    Bütün bu çalışmalar, ceviz ağacından kesilmiş düz yüzeyli bir levha üzerinde yapılır. Bu ceviz levha, üst yüzü yakılarak yağı alındıktan soma, ağır demir levhalar altında iki-üç gün bekletilerek kullanılacak hale getirilir. Son zamanlarda, ceviz levha yerine iletken özellikleri zayıf, yanmaz amyant levhalar da kullanılmaktadır

    TRABZON EL SANATLARI

    ÇEŞİTLİ EL SANATI ÜRÜNLERİ

    HEYBE:

    İşte, alışverişte, pazarda erzak ve ihtiyaç maddelerini koymaya veya taşımaya yarar geniş bantlar arasında ince çizgiler taşıyan bir dokumadır.Ağız kısımları kendi ipiyle büzülebilirler.

    ÖRME SEPET:

    İlimizde fındık çubuğu ile yapılan örme sepetler hemen hemen her ilçede yapılmaktadır. Karadeniz insanı farklı işlevler için farklı farklı sepet türleri geliştirmiştir.Genel olarak sırta alma, kola takma ve yere koyma amaçlarına hizmet ederler. Örneğin, ekmek selesi, arka sepeti, üç dipli sepet, fındık sepeti, çay sepeti gibi türleri mevcuttur.

    KAZAZLIK:

    0,08 mikron inceliğinde gümüş telin ipek üzerine sarılmasıyla meydana getirilen ipliğin, iğne yardımıyla kanevice gibi örülerek elde edilen takılardır.

    HASIR BİLEZİKLER:

    Evlerde genç kızlar tarafından elde örülen hasır bilezikler altın yada gümüş ince tellerden yapılır.

    SÜRMENE BIÇAĞI:

    Yaklasık 15-20 cm uzunluğunda sivri yada yuvarlak uçlu, sap ile kesici bölüm arası süslü bir bıcaktır. Süslemesi ise kazıma suretiyle yapılmaktadır.

    YAYIK:

    Trabzon yayla evlerinde hayvansal ürünlerden tereyağ, ayran gibi ürünleri elde edebilmek için ahşaptan yapılan alt kısmı geniş üst kısmı dar ve 120-130 cm boyunda geniş tarafından tutulup, çalkalanılarak kullanılan bir araçtır.

    KEŞAN:

    Tahta el tezgahlarında dokunan keşanları yöre kadınları başlarına, peştemalleri ise bellerine bağlarlar Her yörenin birbirinden farklı desenlere sahip peştemalleri vardır. Kök boyalardan yapılan keşan ve peştemaller, el dokuması çarşaf ve kumaşlar hem günlük yaşamda hem de dekoratif amaçlı kullanılabilir.

    KUŞAK:

    Kalın yün iplikten yapılan üçgen biçimde kök boyalarla farklı desenlere boyanan, genellikle bölgemizde kadınlarımızın bellerine doladıkları bir giysi türüdür.

    ÇORAP:

    Boyanmış yada boyanmamış yünden örülürler. Boyanmamış saf yünler beyaz ve kahverengi doğal renklerdir. Trabzon el yapımı çorapları, erkek çorapları, kadın çorapları, çocuk çorapları olarak örülürler. Çorap süsleri arasında üçgen motifler Trabzon’un özelliğidir. Ve nazara karşı bir önlem olarak kullanılır.








  2. Gizli @ yara
    Özel Üye





    Trabzon Hamamları hakkında bilgi

    Trabzon’da Pazarkapısı Camisi’nin güneyinde yer alan Hacı Arif Hamamı’nın yazıtı günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla birlikte, yapı üslubundan XIX. yüzyıla ait olduğu ve barok üslubun etkisinde kaldığı anlaşılmaktadır.

    Günümüze yalnızca sıcaklık ve soğukluk bölümleri gelebilmiş, soyunma yeri tamamen yıkılmıştır. Soğukluk üç kubbe olup, her iki yanında kemer ve tonozlarla desteklenmiştir. Kuzeydeki sıcaklık ise, kare plânlı, kalın duvarlı olup, merkezi bir kubbe ile üzeri örtülmüştür. Ayrıca yanlardaki sekiz kubbe tarafından desteklenmiştir. Ne yazık ki, çeşitli devirlerde yapılan ilaveler bu hamamın orijinal durumunu epeyce değiştirmiştir.


    Tophane Hamamı (Merkez)

    Trabzon il merkezinde, Hacı Arif Hamamı’nın 300 m. kuzeyinde, Pazarkapı Mahallesi Nergis Sokak’ta yer almaktadır. Tophane Hamamı h.900 (1494) yılında Kasım isimli bir mimar tarafından yaptırılmıştır. Ancak bu hamam da çeşitli onarımlarla değişikliğe uğramış, en son 1978 yılında üzeri betonla kaplanmıştır.

    Hamam doğu-batı yönünde kare planlı olup, soğukluk, ılıklık ve sıcaklıktan meydana gelmiştir. Hamamın batısından soyunma yerine girilmekte, buradan da kemerli bir kapı ile soğukluğa geçilmektedir. Üzeri küçük bir kubbe ile örtülü olan soğukluk yanlarda sekiz küçük kubbe ile desteklenmiştir. Sıcaklık haçvari ve dört eyvanlı bir plan göstermektedir. Burada on iki kurna bulunmaktadır.


    Sekiz Direkli Hamam (Merkez)

    Trabzon il merkezinde, Pazarkapısı Mahallesi’nde, Sekiz Direkli Hamam Sokağı’nda yer alan bu hamamın da yazıtı günümüze ulaşamadığından, yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, 1072–1075 yıllarında Selçuklular tarafından yaptırılmış olduğu iddia edilmiştir. Bazı araştırmacılar da mimari özelliklerine dayanılarak hamamı XVIII. yüzyıla tarihlendirmişlerdir. Yakın tarihlerde Trabzon Belediyesi tarafından onarılmış, kuzeyindeki soyunmalık kısmı yeniden yapılmıştır.

    Trabzon hamamlarına göre daha değişik bir plân düzenine sahiptir. Ancak, günümüze değişikliklere uğrayarak gelebilmiştir. Dikdörtgen plânlı soyunma yerinin duvarlarındaki kiriş izlerinden orijinal durumunda burada ahşap bir soyunma yeri olabileceği akla gelmektedir. Kuzey yönündeki soğukluk, oldukça kalın duvarlıdır. Sıcaklık büyük hasara uğramış, özelliğini hemen hemen bütünüyle yitirmiştir. Ortada sekizgen kasnaklı kubbeli kemerler birbirine bağlanmış sekiz sütun taşımaktadır. Bu sütunların ortasında sekizgen bir göbek taşının var olduğu sanılmaktadır. Günümüze kadar kullanıldığı ve sonradan kendi haline terk edildiği anlaşılmaktadır.


    İskender Paşa Hamamı (Paşa Hamamı) (Merkez)

    Trabzon il merkezinde, Çarşı Mahallesi, Paşa Hamamı Sokağı’ndaki, Paşa Hamamının da kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak, Vakıf kayıtlarında Trabzon Valisi İskender Paşa tarafından h.938 (1531) yılında yaptırılmış olduğunu belirten bir kayda rastlanmıştır.

    Hamam Osmanlı mimarisindeki çifte hamam plan düzeninde olup, erkekler ve kadınlara ait olmak üzere iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Erkekler bölümünü sütunların taşıdığı sekizgen bir çatı örtmektedir. Özelliği olmayan soğukluğun yanındaki sıcaklık küçük, tonozlu bir kubbe ile örtülmüştür. Tek katlı kadınlar bölümü kargir bir soyunma yerinden sonra birer kubbeli soğukluk ve sıcaklığa geçilmektedir.


    Alaca Hamam (Merkez)

    Trabzon il merkezi Çarşı Mahallesi’nde, Bakıralan Mevki’indeki Alaca Han’ın arkasında yer alan Alaca Hamamın kitabesi bulunmamaktadır. Günümüze çok harap durumda gelen bu hamamın da XVIII. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır.

    Kesme taştan, kare-haç plânlı olan hamam soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Hamamın sıcaklığı altı küçük kubbenin desteklediği büyük bir kubbe örtmektedir.


    Askeri Hamam (Merkez)

    Trabzon Meydan Semtinde bulunan bu hamamın yapımına, Kazazâde sülalesinden Hacı İbrahim tarafından başlanmış, zamanın Belediye Başkanı Hüseyin Kazazoğlu tarafından bitirilmiştir.

    Erkekler ve kadınlara ait olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Kuzeydeki erkekler bölümünün girişinde iki katlı ahşap bir soyunma yeri vardır. Buradan kemerli bir kapı ile soğukluğa, oradan da yine kemerli bir kapıdan sıcaklığa geçilmektedir. İki fil ayağı ve duvarların taşıdığı büyük kubbenin örttüğü sıcaklığın ortasında göbek taşı ile on sekiz mermer kubbe yer almaktadır. Batıdaki kadınlar bölümünün soyunma yeri, ahşap ve iki katlı, soğukluk iki kubbelidir. Yanlarda sekiz küçük kubbenin desteklediği büyük kubbeli sıcaklık, ortada bir göbek taşı, yanlarda kurnalar vardır.

    Trabzon’daki bu hamamlar dışında Evliya Çelebi’nin sözünü ettiği bazı hamamlar daha vardır. Ne yazık ki, Hatuniye Camisi’nin yanında İmaret Hamamı, İskender Paşa Camisi yanında İskender Hamamı, İç Kale’nin kuzeyinde Kale Hamamı ve Erdoğdu Bey Camisi yakınında Tekfur Sarayı Hamamı’ndan hiçbiri günümüze gelememiştir





+ Yorum Gönder


Trabzonun el sanatları,  trabzonun el sanatları nelerdir,  trabzon el sanatları