+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve El Sanatları Arşivi Forumunda Bauhaus Sanatçıları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. AGMEHMET
    Administrator

    Bauhaus Sanatçıları








    Bauhaus Sanatçıları hakkında bilgi

    Almanya'da, ortaya çıkış nedeni endüstri olan bayağı fabrika eşyasına el sanatlarının yaratıcı biçimlerini vermenin gerektiği duyulmağa başlanmıştı. Esasen el sanatlarının gittikçe azalması ile tehlikeye düşen sıhhatli biçim endişesi, yeni imkanların araştırılmasını gerekli kılıyordu. Bauhaus bu kuşkuları kendine amaç edinen Almanya'nın çığır açıcı okuludur.

    İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, hemen hemen bütün Avrupa'yı kaplayan doğa biçimine önem veren akım yanında, modern sanatın doğaya bağlı olmayan eğilimi, Fransa'da Sentetik-Kübizm'de, Almanya'da "Der. Blaue Reiter" ve Stuttgart'da "Hölzei Schule"de, Hollanda'da "Stijl Grubu"nda ve Rusya'da "Konkstrüktivizm" de kendini gösterdi. Bütün soyut sanat akımlarını, dışavurumcu (ekspressif) ve her şeyden önce konstrüktivist yönleri bir öğretim topluluğu içinde bir araya getirmek şerefi "Bauhaus"a ait olmuştur.

    Bauhaus'un kurulması için ilk çıkış, Walter Gropius'u son Saksonya-Weimar düküne, Weimar Sanat Okulu'nun yöneticisi olarak tavsiye eden Belçikalı mimar Henri van de Velde'ye aittir. Daha Birinci Dünya Savaşı sırasında (1916 Ocak ayında) Gropius (vaktiyle otuz altı yaşında idi) büyük düke önerilerini sunuyordu. Bu tasarımları gerçekleştirme ancak 1919 yılında oldu. Bauhaus'un kurulması (Nisan 1919) için yazdığı manifesto, şu. sözle bitiyordu: " 'meslek olarak sanat' yoktur. Sanatkar ile işçi arasında hiçbir oluş farkı yoktur. Sanatçı, işçinin takviye edilmişidir. Allahın inayeti, o kendi iradesine bağlı olan ender ışıklı anlarda, bilinçsiz olarak el sanatından kendi eliyle bir sanat çiçeklendirir. Zanaata ait kurallar, her sanatçı için gereklidir. Yaratıcı biçimlendirmenin esas kaynağı buradadır. Bu nedenle işçiler ve sanatçılar arasında kibirli, aşılması zor duvarlar kurmak isteyen sınıf ayırıcı bir müşkülpesenttik olmadan, yeni bir lonca kuralım. Hepsi bir vücut halinde olacak olan istikbalin binasını, günün birinde yeni teşekkül edecek olan imanın kristal timsali olarak, el işçilerinin milyonlarca elinden çıkarak göklere yükselecek mimari, heykel ve resim sanatını birlikte isteyelim, düşünelim yapalım.”

    Alman "İş derneği"nin (Werkbund) araya girişi ile Bauhaus, İngiltere'deki sosyal-romantik reform hareketi ile ilişkili bulunuyordu. Bu hareket, William Morris'in ''yaratıcı is" adlı incilvari kitabını yeniliyordu. Bauhaus'da sanatçılar, dahiler yetiştirilmiyecekti. Öğrenciler çırak idiler ve esnaf odasında kalfalık sınavlarını vermeleri gerekiyordu. Öğretmenler, profesör titrinden feragat ediyorlar ve kendilerine "Formmeister" (biçim ustası) diyorlardı. Maurice'in ortaya attığı uygulamalı sanat mesleğini, Bauhaus manasız ve faydasız bir lüks olarak reddediyor, Viyanalı mimar Loos'un üzerinde önemle durduğu süsleme de, gelişmek için bu okulda bir alan bulamıyordu.

    Bauhaus'un esas amacı: Fonksiyon ve konstrüksiyon idi. Bu sözcüklerin ima ettiği gibi, teknik alemine doğru bir yön alınıyordu. Teknik, zamanın mukadder görevi olarak kabul ediliyordu. Teknik ve sanat arasındaki uçurumun kapatılması gerekiyordu. Endüvidüalist tablo resminin zamanını yaşamış olduğu kabul ediliyordu. Duvar resmine de, fonksiyonlu duvar resmi lehine son veriliyordu. Öğretmenler ve öğrenciler, özel olarak Bauhaus teorilerinin müsaade etmediği anlamda resim çalışıyorlardı. Bir biçim ustası olan Georg Muche'nin yazdığı gibi Bauhaus, bir tarafta maksatlı, arkitekteonik ve amaçla bağıntılı form ve diğer tarafta, ressamın ve heykelcinin fantazi dolu biçim verme tarzını araması arasında denge için kışkırtıcı ortamı veriyordu.

    Her şeyden çok Bauhaus'un ününü yapan, "ressamın fantazi dolu biçim verme tarzı" idi. Biçim ustası olarak ders veren ressamlar Wassilly Kandinsky, Paul Klee ve Lyonel Feininger uluslararası ün sahibi oldular. 1920'de taş heykel için öğretmen olarak Bauhaus'a giren, sonra da sahne dekoru atelyesini üzerine alan Oscor Schlemmer (1882-1943)'de Alman ressamları arasında önde gelen kabiliyetlerdendi. Macar ressam-konstrüktör Loszio Moholy-Nagy (1895-1946)’de tahrik edici kuvvetli etkisi olmuş ve beş yıl (1923-1928) Bauhaus'da çalışmıştı. Film, fotoğraf ve tiyatro alanında yorulmak bilmeyen bir deneyci olan bu kişi, teknik çağın artistik olanakları üzerinde, kendini iyice teksif ederek düşünüyordu.

    Ressam Georg Muche (1895 doğumlu), Lothar Schreyer gibi "Sturm-Kreis"dan gelmiş, Marc Chagall ve Paul Klee'den kuvvet almış, 1920'de İsviçreli sanat pedagogu Johannes Itten (1888 doğumlu)'in asistanı olarak Bauhaus'a girmiş ve sonraları kendisinin yeni buluşlar yaptığı dokuma atelyesini üzerine almıştı. Çok yönlü bir kabiliyet olan Muche, mimar olarak da meşgul olmuş ve Horn'da deney evi (Versuchhaus)"i kurmuş ve Dessau'da metal levhalardan bir ev yapmıştı. Onun soyut çalışma dönemi daha 1922'de son bulur. Kendisinin itiraf ettiği gibi, objenin biçimini muhafaza etmeğe devam ediyordu. Yani objtik görüntüyü yitirmek istemiyordu.

    Lyonel Feinınger, 1871'de Alman asıllı bir ailenin oğlu olarak New York'da dünyaya gelmiş, 1887'den itibaren Almanya'da kalmış ve 1911'de Paris'te Delaunay'ı ve Kübizm'i tanımış ve 1913'de Berlin'de "Blauer Reiter"in sergisine iştirak etmişti. Gropius onu 1919'da çağırmış ve o da Bauhaus kapatılıncaya kadar bu kurumda kalmıştı (1933). 1936'dan itibaren New York'ta oturmuş ve 1956'da orada ölmüştür. Onun Delaunay'dan aldığı, orfik ve analitik Kübizm'dir. Fakat kendi konstrüktivizmi müzikal bir anlayıştadır. "Benim hatlarım notaların karşılığıdır." O, mimari ve gemi resimlerini, çınlayan kristaller, orkestra partisyonları gibi kompoze etmiştir.

    İki Bauhaus öğretmeni, Johannes Itten (1888 doğumlu) ve Oscor Schlemmer (1888-1943), Stuttgart'taki Hölzel Schule ile ilişki kurdular. "Bu okul artistik araçların üstünlüğünü" ilan etmiş ve buradan önemli sanatçılar yetişmiştir. Bunlar, itten ve Schlemmer'den başka Willi Baumeister, İda Kerkovius ve İsviçreli Hans Brühimonn'dır. Schlemmer'in, kalbinin bütün saflığı ve titizliği ile aradığı ideali ve konusu insan idi. Ve onu mekanda hala her şeyin ölçüsü olarak kontur halinde gösteriyordu. Yoksa onu parçalamak istemiyordu. Hans von Marees'yi tasvip ediyordu. Fakat teknik devrin anlayışına uydurarak. Bu fikir çerçevesi içinde, Bauhaus'un sahne dekorasyonları atelyesinin idarecisi olarak sahne ve bale anlayışını yeniliyordu.

    Lissitzky ve Malewitsch vasıtasıyla Bauhaus'a konstrüktivist kaideler, Hollandalı Theo van Doesburg aracılığıyla da Stijl fikirleri girdi. Bauhaus kitapları serisinden Moiewitsch'in "Die gegenstandiose Weit" (mevzusuz dünya), Theo van Doescurg'un "Grundbegriffe der neuen gestaltenden Kunst" (Yeni anlamda biçim veren sanatın temel kavramları); 1925, Kandinsky'nin "Punkt und Linie zu Fiache" (yüzeyde nokta ve çizgi) 1926 ve Paul Klee'nin "Padogogisches Skizzenbuch" (Pedagojik taslak kitabı, 1925) en önemli olanlarıdır.

    Weimar'da Bauhaus'a, reaksiyoner nasyonalist çevreler muhaliftiler. Bu nedenle 1925'de Bauhaus'un Dessau'a nakli zorunlu oldu. 1932'de Dessau'u da terketmeye mecbur olunuyordu. Bauhaus'u Berlin'de devam ettirmek için yapılan bütün teşebbüsler başarısızlıkla sonuçlandı. 1933 Mayısında Göring Bauhaus'u kapattı.

    Birkaç Bauhaus sanatçısı, Gropius, Moholy-Nagy, josef Albers ve Herbert Bayer Amerika'ya göçettiler ve orada Bauhaus fikirlerini yaydılar. Moholy-Nagy Chikago'da "The New Bauhaus" (Yeni Bauhaus)u kurdu. Bauhaus'dan İsviçreli Max Bill Ulm'da (Almanya) 1955'de "Hocnschuie für Gestaitung" (Biçim Verme Yüksek Okulu)'nu kurarak Dessau'daki Bauhaus'un anlayışında idare ediyordu. 1958'de Max Bili bir anlaşmazlık yüzünden bu okulun yönetimini terkederek İsviçre'de çalışmasına devam etti.








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Bauhaus

    Bauhaus Sanatçıları hakkında bilgi.jpg


    Herkesin yapı market olarak bildiği Alman Bauhaus perakende zincirinin isim babası veya esin kaynağı aslında çok farklı sanatsal bir temelde karşımıza çıkar. 20. yüzyıl Modern Sanatını mimari, endüstriyel tasarım alanlarında en çok etkileyen okul, ekol, öğreti olan Bauhaus hakkında bugün evde otururken biraz kaynak karıştırdım ve çok uzatmayacak şekilde ana hatları ile bir yazı hazırlamaya karar verdim. Yazacaklarımın ötesinde aslında Bauhaus kavramının gerisinde çok büyük bir felsefe, bir öğreti var. Örnekleri ile birlikte bu yazı ile dilerim birkaç ana noktasını yakalayabilirim.

    Bauhaus en ana söylemi ile, 20 yüzyıl mimarlığı üstünde en büyük etkisi olan dört mimardan biri olan Adolf Walter Gropius'un kurduğu mimarlık, tasarım ve uygulamalı sanatlar okuludur. Belçikalı sanatçı H. van de Velde Almanya'nın Weimar kentinde 1906'da kurduğu Uygulamalı Sanatlar Okulu'nun yöneticiliğinden ayrılacağı zaman, yerine yapıtlarından tanıdığı Gropius'u önermiş ve önerisi kabul görmüştür. Weimar'a gelen Gropius kentteki Güzel Sanatlar Okulu ile Uygulamalı Sanatlar Okulunu birleştirerek 1919'da Bauhaus'u kurmuştur.

    Bu okul özünde Gropius'un, kuramsal bilgilere sahip sanatçıların aynı zamanda uygulamalı el sanatları alanında da eğitilmeleri gerektiğine ilişkin düşüncelerini yansıtmaktadır. Bauhaus baştan beri Gropius'un, çağına göre çok ileri olan düşüncelerini uyguladığı bir yer olmuştur. Bunlardan biri sanatçılarla el sanatçılarının birlikte çalışacakları bir ortam oluşturmaktır. Bir başkası ise sanatçıların yaratıcı eylemlerinde makinalardan faydalanmarını, böylece de yapıtlarının endüstriyel üretimini sağlamaktır. Bu ise Bauhaus'u, endüstrinin varlığını ve olanaklarını yadsımayan ilk tasarım okulu yapmaktadır.

    Eğitimin içeriği;

    Bauhaus'da hem uygulamalı, hem de kuramsalolan iki aşamalı bir eğitim yapılmaktadır. Öğrencilerin, biri güzel sanatlardan, biri de el işçiliğinden gelen ve aralarında sıkı bir işbirliği olan iki öğretmen tarafından eğitilmeleri öngörülmüştür. Eğitimin birinci aşamasını, kullanılacak malzemelerleel araçlarınıtanıtaca, daha sonra da buna makinalarla yapılan çalışmalarıkatacak bir ön kurs oluşturmaktadır.

    Kuramsal çalışmaların ağır bastığı ikinci aşamayı ise,aralarında biçimlendirme ilkeleri, doğadançalışma, geometri ve teknik resim, yapı bilgisi, kompozisyon, biçim, renk ve mekan bilgileri gibi derslerin bulunduğu ileri kurs oluşturmaktadır.

    Bauhaus'un Öğretmenleri;

    Gropius, Bauhaus'a her biri daha sonra kendi alanında ün yapmış en yetenekli öğretmenleri kazandırmıştır. Soldan sağa Joseph Albers, Hinnerk Scheper, Georg Munhe, Laszlo Moholy-Nagy, Herbert Bayer, Joost Schmidt, Walter Gropius, Marcel Breuer, Vassily Kandinsky, Paul Klee, Lyonel Feininger, Gunta Stölzi ve Oscar Schlemmer . Ayrıca fotoğradfta olmayan Johannes Itten, Hennes Meyer, Ludwig Mies van der Rohe, heykelci ve seramikçi Gerhard Marcks, mimar Adolf Meyer, H. Wittwer ve mimar ve kent tasarımcısı L. Hilbersheimer öğretmenler arasındadır.

    İlerleryen Yıllar ve Nasyonel Sosyalizm;

    Bauhaus, eğitimin yanısıra sergiler düzenleyerek, yayınlar yaparak, öğretmen ve öğrencilerinin yapıtlarını dışarıya satarak da etkili olmuştur. Eleştirileri üzerine çeken yöntemi, öğrencilerinin serbest yaşamı, daha da önemlisi okulun bir rastlantı sonucu sosyalist bir hükümet zamanında kurulmuş olmasının getirdiği olumsuz tepkiler, onun bir süre sonra başka bir şehre taşınmasını zorunlu kılmıştır. Bauhaus'u isteyen çeşitli şehirler arasından Dessau seçilmiş ve okul 1925'te bütün öğretmen ve öğrencileri ile bu kente taşınmıştır. Tasarımını Gropius'un yaptığı yapıda ( sağda ) da sürdürülen eğitimde de değişiklik yapılmış, J. Albers, H.Bayer, M. Breuer, H. Scheper ve J.Schmidt gibi Bauhaus'dan yetişmiş öğretmenler eğitime katılmışlardır. Böylece iki öğreticili olan eğitim, hem sanat, hem uygulama alanındayetişmiş tek öğretmen tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

    Gropius 1928'de okulun yöneticilğinden ayrılmıştır. Önerisi üzerine onun yerine, Mimarlık bölümünün başkanı olan İsviçreli H. Meyer getirilmiş, 1930'da da Ludwig Mies van der Rohe yönetici olmuştur. Nasyonel Sosyalistlerin baskısının artması üzerine Mies van der Rohe 1932'de Bauhaus'u Berlin'e taşımış, bir yıl sonra da kapatmıştır.

    Çağdaş mimarlığın ve endüstri tasarımını olduğu kadar bunların eğitimini de etkilemiş en önemli okul olan Bauhaus'un kapanması, öğretisinin sonu anlamına gelmeiş, doğrulukları kanıtlanan ilkeleri, pek çok yerde mimarlık ve sanat okulları tarafından benimsenmiş, geliştirilerek uygulanmıştır.

    Avrupa'da görmek istediğim müzeler arasında Dessau ve Berlin'deki Bauhaus'lar ön sıralarda gelmektedir. Bu linkten Berlin'deki, bu linkten ise Dessau'daki müzelerin çok güzel hazırlanmış sitelerine ulaşarak siz de bir ön inceleme yapabilirsiniz





+ Yorum Gönder