+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda Lütfen yardım edin Bulantı baş agrısı kusma ani hareketle olan baş dönmesi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Lütfen yardım edin Bulantı baş agrısı kusma ani hareketle olan baş dönmesi








    Bulantı baş ağrısı kusma


    Bulantı baş agrısı kusma.jpg


    Ömrümün son 4 yılını bu hastalığa cevap aramkla ve iyileşmeye uğraşmakla geçirdim. Belirtilerim sabahdan itibaren olan devamlı bulantı, kusma, ani hareketle olan baş dönmesi ve sonrasında şidetli başağrısı. Bazı yiyeceklerin bu şikayetlerimi artıdığını fark ettim. KBB, nöroloji , beyincerrehisi, göz, psikiyatri ve hatta gastroenterolojiye gittim ama gittiğim her doktor sağlamsın bizlik değilsin dediler. nihayet bundan 2 yıl önce bir nöroloğa şikayetlerimi anlattımve bana aurasız migren dedi ve laroxyl 100 mg başladı ve nihayet ilk defa bulantılarım kesildi baş dönmelerim tanmamen yok olmadı ama azaldı ve cok sinirlendiğimde üzüldüğümde ve aç kaldığımda sadece başağrı attaklarım kaldı, baş ağrımı hiçbir ağrı kesici kesmiyor başım ağrıdımı kesinlikle kusuyorum ve ancak ağrıdan uyumayı başarabilirsem uyku sonrasında birşeyim kalmıyor. ama hergün sanki başımın üstünde büyük bir ağırlık varmış gibi yaşıyorum 100 % kendimi iyi hissetmiyorum bu hastalığım ortaya çıktığından beri bu ilaç yardımı ile ancak %70 oranında iyiyim en fazla. Ama hergün ilaç kullanmak çocuk sahibi olmayı duşunduğum su gunlerde benim icin sorun olduğu icin bu ilacı bırakabilmek için noral terapiye başladım ve beraberinde barsaklarında candida albikans var dediler ve prebiyotik tedavisi ve diyeti almaya başladım. ama buda tedavim davam ettiği bu günlerde beni daha da kötü yaptı artık günboyu sürekli midem bulunayor ve gece kusmadan normale dönemiyorum ve yaşadığım tüm bu izdıraplar artık beni yaşamaktan soğuttu. Ve daha da kötüsü bu tedavi beraberinde artık laraxyl bile bulantı ve başdönmelerimi kesemiyor tüm gün bitmek bilmiyorBu yazımı okuyum sizin şöyle bir hastalığınız olabilir diyebilecek ve bu konuda beni yönlendirecek birilerine ömrüm boyunca şükran duyacağım. Yaşadığım bu sağlık sorunlarım karşısında öylesine çaresizim ki lütfen bana yardım edin







  2. Mineli
    Devamlı Üye





    Aurasız Migren (Basit Migren): Beyinde yaygın veya tek taraflı zonklayıcı baş rahatsızlığı ile karakterize, aralıklı bir sendromdur. Bu tanıyı koyabilmek için her biri 4 - 72 saat süren, dört ağrı özelliğinden en az ikisini ve ilişkili özelliklerden en az birini gösteren 5 atak gereklidir. Bu dört ağrı özelliği; tek taraflılık, zonklayıcı nitelik, orta-ağır şiddet ve rutin fizik i aktivite ile artma sayılabilir. Ataklara bulantı, kusma, fotofobi (ışıktan rahatsız olma), fonofobi (gürültüden rahatsız olma) ve/veya iştahsızlık eşlik edebilir. Aralıklarla yineleyici atakların da bildirilmiş olması gerkir. Bütün bu belirtilere rağmen yine de migrenin diğer nedenleri dışlanmalıdır.

    Migren 3 günden daha uzun sürerse migren statusu terimi kullanılılr. Bazen hastayı sabaha karşı uyandırabilmekte ise de günün veya gecenin herhangi bir saatinde başlayabilir. Atakların sıklığı çeşitlilik gösterir; hayatta birkaç kez olabilirken haftada birkaç kez de olabilir. Ortalama bir migren hastası ayda bir veya iki kez baş ağrısı çekebilir. En az beş atağın aranmasının nedeni beyin tümörleri, sinüzit ve glokom ve birçok organik hastalığın migreni taklit eden baş ağrılarına neden olabilmesidir.

    Tedavi:

    Etkin migren tedavisi öncelikle doğru tanı konması, bunun hastaya açıklanması ve hastanın herhangi bir rastlantısal başka bir hastalığı olması durumunda buna ilişkili bir tedavi planı oluşturulması ile başlar. En rahatsız edici belirtilere en uygun müdahale şeklinin bulunması amaçlanır. Birlikte buluna hastalıklar bazen tedavi avantajı sağlarken bazen de migren tedavisinde kısıtlamalara neden olur. Migren ile birlikte en sık görünenleri inme, epilepsi, depresyon, mani, kaygı ve panik gibi psikolojik bozukluklar yer almaktadır.

    Belirtiler de göz önünde bulunmalıdır çünkü tedaviden önce tanıdan mutlaka emin olunmalıdır. Belirli bir migren ilacı, migren taklidi olan bir hastada yararsız olacaktır, hatta tehlikeli de olabilir.

    Farmakolojik tedaviler dışındaki tedavi yaklaşmaları arasında gevşeme, "biofeedback" ve düzenli bir yaşam sürme, yeterli uyku alma, egzersiz yapma ve sigara (ve dumanı) gibi tütünlü maddeleri bırakma/uzak durma gibi girişimler yer alır. Bunlar önemli olsa da asıl tedavi ilaçlardan oluşur. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Baş ağrısının şiddetlenmesini önleyebilmek ve tedavinin etkinliğini artırabilmek için baş ağrısının mümkün olduğunca erken tedavisi gereklidir.

    1) Akut Tedavi: Tedavi, atağa göre ve atağı yaşayan kişiye göre biçimlendirilmelidir. Önceki tedavi geçmişi öğrenilmeli ve başarılı/başarısız durumlar sorgulanmalıdır. Akut tedavi, baş ağrısı başladıktan sonra bunu geri çevirmeyi veya baş ağrısının ilerlemesini durdurmayı amaçlar. Değişik şekillerde akut tedvi vardır. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Aşırı ilaç kullanımının veya böyle bir tehlikenin varlığı değerlendirilmelidir. Akut baş ağrısı ilaçlarının aşırı kullanılması genellikle tedavinin başarısızlığına neden olabilir. Yan etkiler de göz önünde bulundurularak ağrı şekline göre en faydalı olabilecek ilaçlarla tedaviedilmelidir.

    Tedavi kişiye özel olmalıdır. Hafif-orta seviyede baş ağrıları olan hastalarda analjezikler, nonsteroid antiinflamatuar (NSAID) veya kafeinle birlikte bir bileşik faydalı olabilir. Analjezik tedavisi yetersiz olursa yedek tedavi olarak bir triptan önerilir. Hastaların geneli oral triptanları tercih eder. Eğer hızlı bir cevap alınması gerekliyse veya bulantı-kusma barizse oral dışı bir yol tercih edilir.

    a) Basit ve Kombinasyon Şeklinde Analjezikler ve NSAID'ler: Hafif-orta şiddetli baş ağrıları olan hastalara basit analjezikler önerilir. Pek çok kişinin bağ ağrısı tek başına veya kafein ile kombine aspirin veya asetaminofen (parasetamol) gibi basit bir analjezikle rahatlayabilir. NSAID'ler bütün dünyada en fazla reçete edilen ilaçlar arasında yer alırken bunların kullanımı gastrik yan etkileri nedeni ile sınırlanmaktadır. NSAID'lerin yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlık, petik ülser ve kanama, karın ağrısı, kabızlık, diyare, bulantı, ender olarak paradoksik baş ağrısı, başta bozluk hissi, uykuya eğilim, kulak çınlaması ve sıvı tutulması belirtilebilir.

    b) Barbiturat Hipnotikler: Butalbital içerikli ilaçların etkinliğine dair herhangi bir randomize çalışma yoktur. Bu ilaçların kullanımı daha belirgin veya daha az sorun yaratabilecek bir ilacın kullanılmadığı ya da etkisiz olduğu durumlarla sınırlı tutulmalıdır. Diğer migren ilaçlarının ekisiz kaldığı durumlarda bu ilaçlar oldukça etkin olabilen yedek ilaçlardır.

    c) Ergotamin ve Dihidroergotamin (DHE): Zaman zaman analjeziklerin yeterli fayda sağlamadığı hallerde veya ciddi derecede yan etkiler söz konusu olduğunda ya da maliyet sorunu ortaya çıktığında, orta-ağır şiddetli migren ataklarının tedavisinde ergotamin kullanılır. Tedavide ergotaminin etkinliğini destekleyen veriler pek tutarlı değildir. DHE'nin ergotamine oranla daha az yan etkisi vardır. Elimizdeki en iyi kanıt DHE'nin nazal şekli için mevcuttur. DHE hastaların çoğunda faydalı olduğundan baş ağrılarının tekrarlama oranı düşüktür. Bununla beraber, bulantıya veya tepki baş ağrılarına yol açma oranı ergotamine göre daha düşüktür.

    Gebe kalmak isteyen kadınlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar, spsisteki, böbrek ve karaciğer yetersizliği bulunanlar ve koroner, serebral veya periferik damar hastalığı bulunanlarda ergotamin veya DHE kullanımından kaçınılmalıdır.

    d) Triptanlar: Migren baş ağrılarının tedavisinde hem güvenli hem de etkindir. İlk seçenek olarak uygun ilaçlardır. Orta- şiddetli migren atağı geçiren hastalarda uygulanabilir. Analjezikler yeterince denenmiş ve uygun cevap alınamamışsa triptanlar ile tedavi başlanması mümkün olabilir.

    e) Opioidler: Epioid dışındaki ilaçlar baş ağrısında yeterli rahatlama sağlamıyorsa bunlar kullanılabilir.

    2) Önleyici (Profilaktik) Tedavi: Baş ağrısı var olsun veya olmasın atak sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmak için önleyici (profilaktik) tedaviler uygulanır. Atağın öncesinde verilebileceği gibi kısa veya uzun vadeli de verilebilir. Varlığı bilinen bir tetikleyici olduğunda veya baş ağrısının öncü bir belirtisinin varlığı durumlarında da verilebilir.

    Kısa süreli önleyici tedavi hastanın tetikleyici etken ile karşılaşması durumunda verilebilir. Baş ağrısı tehlikesi olauşturacak olaydan birkaç gün öncesinde (örn: belirli tarihteki etkinlik) tedaviyi uygulaması gerekir. Uzun vadeli önleyici tedavide ise baş ağrısının sıklığını azaltmak için günlük olarak uygulama yapılır ve çoğunlukla aylarca devam ettirilir. Hamilelik sırasında tedavinin risklerini aşan bir yarar beklenmiyorsa uzun vadeli önleyici tedaviden kaçınmak gerekir.

    Önleyici tedavilere düşük dozla başlanır ve tedavi edici etkiler veya yan etkiler oluşana dek veya ilacın maksimum dozuna ulaşılana kadar yavaşça doz artırımına gidilmelidir. Tedavinin tam oalrak denenmesi iki ile altı ay arasında sürebilir. Tedavinin etkileri genellikle tedaviye başlama tarihinden itibaren dört hafta sonra fark edilir. Kimi hastalarda tedaviye başlandıktan bir ile iki hafta sonra tedavinin bırakılması durumuna denk gelinmektedir. Önleyici tedaviden optimum fayda sağlayabilmek için hastanın analjezikleri veya ergot türevi ilaçları aşırı kullanmıyor olması gerekir.

    Migren ağrıları tedavi dışı, zamanla düzelebilir. Hastaların bir kısmında ilacın kesilmesinden sonra rahatlama yaşanabilir ya da eski doza gereksinim göstermeme durumu olabilir.

    3) İlaçlar:

    a) Beta Blokerler

    b) Antidepresanlar

    c) Kalsiyum Kanal Blokerleri

    d) Antiepileptik İlaçlar

    e) Serotinin Antagonistleri

    f) Pizotifen

    g) Doğal Ürünler

    h) Riboflavin

    Tedavi Önceliklerinin Belirlenmesi: Tedavinin hedefi, baş ağrısının ve buna ilişkin diğer belirtilerin giderilmesi ya da önlenmesi ve hastanın mümkün olduğunca normal işlevlerine geri döndürülmesidir. Bir ilacın seçilmesi onun etkinliği, hastanın tercihi ve baş ağrısı tipin, ilacın yan etkileri ve birlikte bulunan diğer hastalıkların varlığı birlikte değerlendirilerek mümkün olur. En iyi fayda-tehlike oranına sahip olan ilaç tercih edilmelidir. Tedaviye dirençli baş ağrısı durumlarında ilaç birliktelikleri yapılabilir. Bazı ilaçlar birlikte kullanılabilirken bazıları dikkat edilerek kullanılmalı, bazıları ise ağır olumsuz etkileri nedeniyle birlikte kullanılmamalıdır. Hastalara profilaktik tedavi uygulandığı hallerde bazen akut tedavi de, diğer tipteki baş ağrıları için beraberinde uygulanabilir.

    D) Migren Statusu:

    Baş ağrısı evresi (tedavi edilsin ya da edilmesin) 72 saatten uzun süren migren ataklarına migren statusu denir. Şiddetli ve sürekli baş ağrısı ve buna sıkça eşlik eden bulantı ve/veya kusma görülür. Migren statusu akut bir nörolojik bozuklukluğa ikincil olarak da ortaya çıkabililr. Tedaviye başlanmadan önce baş ağrısının ciddi organik nedenlerinin dışlanması gereklidir.




  3. Mineli
    Devamlı Üye
    Hazırlanışı ve Kullanma şekli

    *2 Çorba kaşığı Hazenbel

    * 1 Çorba kaşığı Kasnı otu

    * 1 Avuç Beşparmak otu

    * 1 Çorba kaşığı Anason ;

    *2 Çorba kaşığı Civanperçemi

    *1/2 Çay bardağı Üzüm sirkesi

    * Hazenbel bitkisinin damar kökleri kasnı otuyla birlikte kaynarak süzülür. Elde edilen sıvıdan tedavi süresince günde bir bardak içilir.

    *Beşparmak otu kökü kurutularak öğütülür. Hazırlanan tozdan tedavi süresince yemeklerden sonra birer çay kaşığı suya karıştinlarak içilir.

    *Sirkeye batırılan bez iyice ıslatıldıktan sonra hafifçe sıkılıp başın üzerine konur. Onar dakika ara ile bu yönteme devam edilir. Ayrıca, anason taneleri yarım saat ara ile çiğnenir.

    * Kurutulmuş ve ufalanmış civanperçemi otu, kaynak suya bırakılır. On dakika bekletildikten sonra bir tülbentle süzülür. Elde edilen sıvı bal ile tatlandırdıktan sonra, tedavi süresince yemeklerden önce bir fincan içilir.

    Hazırlanışı ve Kullanma şekli

    * 2 Çorba kaşığı Anason yapraktan

    * 1 Adet Limon

    * 1 Avuç Mastaki

    * 1 Çorba kaşığı Kişniş

    *Yeterince Bal

    *Yeterince Badem yağı

    *Yeterince Gül suyu

    * Anason yapraklan dövülerek ezilir. Macun kıvamına gelinceye kadar bal ile yoğrulur. Elde edilen macundan yemeklerden Önce bir çorba kaşığı yenir.

    *Bir adet limon ince ince dilimlenerek alma konur. Bu limon dilimleri on beş dakikada bir yenileri ile değiştirilir.

    *Taze kişniş dövülerek ezilir. Badem yağı ve gül suyu ile karıştırılarak merhem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Elde edilen merhemden, tedavi süresince yatmadan önce başın üzerine sürülür.

    *Mastakinin kurutulmuş yaprakları on dakika süreyle demlenir ve bal karıştırılarak macun kıvamına getirilir. Elde edilen macundan günde üç kere bir tatlı kaşığı yenir.

    Allah şifa versin




  4. Buğlem
    Devamlı Üye
    Migren hemen hemen nufüsun yüzde 70 inde oluşan bir hastalık olmuştur ve son yıllarda çok görülmeye başlandı. Hastalığınız da geçirdiğiniz evrelerin aynısı bende de oluştu ama genelde ağrı kesiciler fayda vermediği için Psikoloğa yönlendiriliyordum ve ancak onun verdiği beynimi uyuşturan ilaçlar bir nebze iyi gelmeye başladı ancak bunlarda bir süre sonra etkisini kaybediyor ve tekrar aynı başladığın yere geri geliyorsun. Biraz zaman daha geçince bu sefer kusmaların yerini bayılmalar alacak. Allah şifa versin hepimize gerçekten çok zor bir hastalık ve acısı dünyaya bedel.

+ Yorum Gönder