+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda Tiyatro kasabanın alileri oyun metni Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Tiyatro kasabanın alileri oyun metni








    kasabanın alileri lazımmm hiç bi yerde bulamıyorummm lütfen yardımcı olun arkadaşlar??? varsa okulda tiyatro çalıştırmak istiyorum,







  2. Gizliyara
    FoRuMaciL Security





    KASABANIN ALİLERİ

    1.PERDE

    (Müzik eşliğinde perde açılır. Doktorun hizmetçisi sahneye gelerek kısaca olayı anlatmaya başlar. Diğer oyuncular arkada donmuş durumdadır.)
    tiyatro-kasaban-n-alileri.jpg
    HİZMETÇİ: Bakın şimdi neler anlatcam sizlere. Bizim kasabaya genç ve bekar bir doktor becayiş oluverdi. (kasabalıları göstererek) Kasaba eşrafından Şerif Ali, Mustafa Ali, Hanım Ali, Emine Ali başladılar doktorun etrafında dönmeye. Neeee, Hanım Ali, Emine Ali ne biçim isim mi deyenoz. Durun şimdi, onu da anlatçam sizlere. Hanım Ali, Kedi Eşref’in dokuzuncu kızı. Zavallı adamın heç oğlu olmayınca babasının adını bu kızına verdi. Hanım Ali nen Emine Ali zati emmi kızı. Emine Ali de kedi Eşref’in gardaşının dokuzuncu kızı. Eeeeeeee. Gerisini siz anlayıverin gari. Neyse biz dönelim hikayemize. Bu Ali’ler doktorun etrafında neye mi dönüyo deyenoz. Gızlarını doktorlan evlendirmek için. Neler neler etmediler. Gızlarını çeşitli bahanelerle doktorun yanına getirdiler. Bana rüşvetler verip doktorun yanında gızlarını övdürdüler. Kasabanın fettan hemşiresi doktorun aklını çelmesin diye bir zabıt tutturup başka bir yere becayiş olmasını istediler. Daha başka, doktoru çekip evlenmesi için binbir nasihat verdiler. Sonra ne mi oldu. Eeeee hep bana mı sorcanız canım. İzleyin de görün.

    (kasabanın Ali’leri müzik eşliğinde hareketlenmeye başlarlar ve bu sırada sitem ederler. Müzik sesi kısılmaya başladığında Ali’ler konuşmaya başlarlar.)
    HANIM ALİ: Ulen ne var şimdi davula hızlı hızlı vurcek. Dom dom da dom. (bu sırada Şerif Ali Hanım Ali’nin sesini keserek)
    ŞERİF ALİ: Hele zurnaya bak nasıl…(bu sırada Hanım Ali sözünü keser.)
    HANIM ALİ: Susss leeen
    ŞERİF ALİ: Ne dedim şimdi ben
    HANIM ALİ: Yani elimde bi kuvvat olsa davula hızlı hızlı vuran şu davulcuyu asarım anim Allah.
    ŞERİF ALİ: Hele zurnaya bakın nasıl da ötüp durur.
    EMİNE ALİ: Eeeeee götürüyorlar gelini.
    MUSTAFA ALİ: Hacı Osman’ın kızı da gdiverdi
    EMİNE ALİ: Gidiverdi ya kulak asmayın. Oğlana içkici kumarcı deyolar.
    ŞERİF ALİ: İçkici, kumarcı neyse de şehir de dostu var deyolar. Onunla bununla gezeyo deyolar canım.
    HANIM ALİ: (içini çekerek) Arkidişler, acep şimdi doktor beyin yüreği sızlamış mıdır?
    ŞERİF ALİ: Niye sızlasın gızzzz?
    HANIM ALİ: (başörtüsünü düzeltir) Niyesi var mı leeen. Her bi düğün oluşunda bekar erkeklerin yüreği sızlarda.
    EMİNE ALİ: Tvadaki köfte gibi cızır cızır eder.
    HANIM ALİ: (elini dizine vurarak) Ne diyom bilonuz mu? Bu oğlanı kendi halına bırakırsak evlenmeyecek. Diyom ki heyet halinde valiye çıkalım deyom.
    MUSTAFA ALİ: Çıkalım çıkalım
    EMİNE ALİ: Çok münasip olur.
    HANIM ALİ: Bi güzel anlatalım valiye. Şurda bizimkisi insanlık canım.
    ŞERİF ALİ: (Mustafa Ali yi ve Hanım Ali yi göstererek) İnsanlık olu mu heç hem bubalık hem analık canım.
    HANIM ALİ: Canım, bekar adam kasaba yerinde dura dura aklını fıytırır.
    EMİNE ALİ: Hadi kalkın gidelim hemen.
    HANIM ALİ: Yoo, yooo
    EMİNE ALİ: Canım Ya oğlan cağız bu gece fıytırırsa
    HANIM ALİ: Canım bi geceden bişey olmaz yarın binelim otobusa varalım konağa. Diyelim, vali beyim hal keyfiyet böle böle.
    ŞERİF ALİ: Olu heç canım. Ona derdimizi anlatamayız ki biz.
    EMİNE ALİ: Vali Bey’in kendi de bekar. Bu iş burada bitçek mi?
    HANIM ALİ: Canım deveden böyük fiil var. Filden böyük dağ var.
    EMİNE ALİ: Kaymakamdan böyük vali var. Validen de böyük Angara var.
    MUSTAFA ALİ: Bu iş uzar arkidişler.
    ŞERİF ALİ: Uzar uzar da ta Angaralara kadar uzar valla.
    MUSTAFA ALİ: Eeeee, netçez şimdi
    ŞERİF ALİ: Netçez
    HANIM ALİ: (kaş ve göz hareketleriyle Şerif Ali nin telefonunu gösterir.) Telefon etçez
    MUSTAFA ALİ: İdelim idelim.
    HANIM ALİ: Şerif Ali gardeş müsaden len.
    MUSTAFA ALİ: İdelim
    (Hanım Ali telefonu alır ve tuşlara basmaya başlar. Şerif Ali de her tuşa basılışında kafasını telefona doğru eğer.)
    HANIM ALİ: Aaaaluuu (bu sırada Şerif Ali ile Mustafa Ali telefona yaklaşır.) Aaaaluuu
    MUSTAFA ALİ: Ne deyo ne deyo.
    HANIM ALİ: (telefonu eliyle kapatarak) Bi gadın sesi az bağır deyo (telefonu tekrar kulağına götürür) Aluu sen kimsiniz.
    ŞERİF ALİ: Kimi müş kimi müş
    HANIM ALİ: Aluu garısı mısınız, banyoda mı. Bacım ben Hanım Ali Durmuş meyinen beyinen çook möhüm bi mevzu konuşacadık.
    EMİNE ALİ: Ne deyo gııızz
    HANIM ALİ: Çık cek çık cek az dur.
    ŞERİF ALİ: Amanın durmadan yazıp durur. İdareye söylesekte şu boş beklemeyi yazmasa olmaz mı canım.
    HANIM ALİ: Olu mu heç
    ŞERİF ALİ: Şimdi bi kurulanıp geleyim dese yandık valla. Alu de Hanım Ali alu de.
    HANIM ALİ: Alu, alu (diğerlerine dönerek) ses yok.
    EMİNE ALİ: Canım gözü sabunlu sabunlu çık cek değil ya. Üç dakkada fazla oluversin hep birlikte vercez.
    HANIM ALİ: Alu durmuş abe sen min. Saulun saulun ellerinden öperim.
    DİĞERLERİ: Bizde bizde
    HANIM ALİ: Saulun
    DİĞERLERİ: Ne deyo ne deyo
    HANIM ALİ: kasabalıya selam deyo.
    DİĞERLERİ: Aleykümselam
    HANIM ALİ: Küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öperim deyo
    ŞERİF ALİ: Yavuz adam şu durmuş be.
    HANIM ALİ: Durmuş abe şimdi bu kasıbanın doktoru varya bu doktor bekar ……………… bekar canım bekar bekar ………………. (diğerlerine dönerek) Karısı öldü mü deyo. Yok Durmuş abe bu oğlan hiç evlenmemiş kız oğlan kız (diğerlerine) anladı anladı.
    ŞERİF ALİ: Anlar canım o anlamicekte biz mi anlicez. Akıllı adamdır o
    HANIM ALİ: Şimdi Durmuş abe bu oğlanın kasıbadan evlenmesi için ……………….
    DİĞERLERİ: Ne deyo ne deyo
    HANIM ALİ: (diğerlerine dönerek) Mübarek olsun deyo. Yoo benim gızlan evlenmeyo.
    DİĞERLERİ: Aaaaaaaaa
    HANIM ALİ: Yanlış anladın canım.
    DİĞERLERİ: Ne deyo ne deyo
    HANIM ALİ: Düğüne inşallah gelirim deyo ……………. Alu Durmuş bey bu oğlan bi türlü evlenmeyo. Söyleyoz söyleyoz evlendiremeyoz.
    DİĞERLERİ: Ne deyo ne deyo
    HANIM ALİ: Belki memleketinde bi yavuklusu vardır deyo.
    DİĞERLERİ: Aaaaaaaaa olu mu heç
    HANIM ALİ: (telefona doğru) Olu mu heç ………………… Alu Durmuş abe şimdi bu oğlan var ya ya bizim kasıbadan evlensin ya da becayiş oluversin
    DİĞERLERİ: Oluversin
    HANIM ALİ: o bizin çiçek gibi gızlarımıza hakaret etti………… Onların analarına da böyük analarına da ……………. (diğerlerine dönerek) geçen gün hemşire için gönderdiğimiz mektubu almış. Şimdi Durmuş abe bu hemşire (ayağa kalkarak göbek atar) var ya böle böle kıvırıyo
    DİĞERLERİ: Kıvırıyo
    HANIM ALİ: Sakız da çiğneyo
    DİĞERLERİ: Çiğneyo
    HANIM ALİ: Abi bunun bi hal çaresine bakıver.
    ŞERİF ALİ: Bizi de söle gızz biz de konuşuverelim
    HANIM ALİ: Durmuş abe Şerif Ali gardeş seninlen konuşmak isteyo. Hadi güle güle
    ŞERİF ALİ: Aluu Durmuş abey ………. He sağlığınıza duacıyık. Hem de derdimiz böyükte öle bi böyük ki ………………. Bak Emine Ali seninle konuşmak isteyo. Hadi kal sağlıcaklan.
    EMİNE ALİ: Alu merhaba Durmuş Bey yağ ilazım mı yağ ………. Çok saulun Allah uzun ömürler versin. Mustafa Ali senlen konuşmak isteyo beyim hoşçıkal.
    MUSTAFA ALİ: Alu Durmuş bey Durmuş bey
    HANIM ALİ: Ne deyo
    MUSTAFA ALİ: Düüt düt deyo
    HANIM ALİ: (Mustafa Ali den telefonu alır) Kapanmış dimekki. (telefonu yerine bırakır)
    MUSTAFA ALİ: Ulan şans mı var bizde (tekrar telefona uzanarak) Alu Durmuş bey
    HANIM ALİ: (Mustafa ali den tekrar telefonu alır) Töbe töbe estağfirullah. Eeee arkadeşler işi Angaraya ilettik. Angarada olmazsa ………..
    ( 1.Perde kapanır.)




  3. Gizliyara
    FoRuMaciL Security
    2.PERDE

    (Doktor civanım müziği ile ikinci perde açılır ve doktor müzik eşliğinde sahneye girer. Dekor doktorun muayenehanesidir. Müzik devam ederken doktor ceketini çıkarır beyaz önlüğünü giyer ve sandalyesine oturur eline gazetesini alır ve okumaya başlar. Bu sırada müzik kesilir ve sahneye hizmetli girer.)
    HİZMETLİ: Doktor bey Hanım Ali geliverdi
    DOKTOR: Buyursun buyursun (ayağa kalkar)
    (bu sırada morali bozuk bir şekilde hanım ali içeri girer.)
    DOKTOR: Buyurun efendim hoş geldiniz.
    HANIM ALİ: Duyduklarım doğru mu doktor be oğlum?
    DOKTOR: Anlamadım
    HANIM ALİ: Şerif Ali’nin kızını istetçemişin
    DOKTOR: Buyurun oturun canım böyle şeyler ayakta konuşulmaz
    (Hanım Ali sandalyeye oturur)
    DOKTOR: Şimdi söyleyin bakalım.
    HANIM ALİ: Duyduğum dedikodu doğru mu deyin şöle geçerken bi soruverem dedim
    DOKTOR: Evet doğru
    HANIM ALİ: (elini dizlerine vurarak) Ani essah mı deyon
    DOKTOR: Eeeeee siz benim evlenmemi istemiyor muydunuz?
    HANIM ALİ: İstiyoduk elbette istiyoduk emme…. ….. Şimdi sane bişey diyecem doktor
    DOKTOR: Ne diyeceksin
    HANIM ALİ: Ama benden duymuş olmayacan. Bu Şerif Ali nin kızı var ya
    DOKTOR: Eeeeeee
    HANIM ALİ: Gerci kısmet kesmek günah emme madem beni ana bildin deyivercem
    DOKTOR: De bakalım
    HANIM ALİ: Bu kız iki yerinden amaliyat geçirdi. Safra kesesi amaliyatıylan apandis amaliyatı. Alcan şöle kaya domadı gibi bi kız örneğin benim kızım
    DOKTOR: Efendim
    HANIM ALİ: Şey deyom elin hastalarıylan mı uğraşcan kendi hastanlan mı uğraşcan dimi ya
    DOKTOR: Değimli. Teşekkür ederim efendim bunu da öğrendiğim iyi oldu
    HANIM ALİ: Ne olcak canım ben de senin bi anan sayılırım
    DOKTOR: Tabi tabi
    HANIM ALİ: Eeeee ben kalkam gari
    DOKTOR: Şey otursaydınız
    HANIM ALİ: Yok yok. Ha bak bi isteğin olurda söylemezsen vebali boynuna
    DOKTOR: Saolun efendim teşekkür ederim
    HANIM ALİ: (elini doktorun omzuna koyarak) Hadi kal sağlıcaklan
    DOKTOR: Teşekkür ederim güle güle
    (Hanım Ali sahneden çıkar)
    DOKTOR: Raziye
    RAZİYE: Buyurun doktor bey
    DOKTOR: Sen hangi gün söylemiştin Şerif Ali efendinin kızını isteteceğimi
    RAZİYE: Daha önceki gün doktor bey
    DOKTOR: Tamam çıkabilirsin
    (Raziye sahneden çıkar. Bir süre sonra tekrar gelir)
    RAZİYE: Doktor bey Emine Ali de geliverdi
    DOKTOR: Buyursun
    (Raziye çıkarken Emine Ali odaya girer)
    EMİNE ALİ: Nassen bakem doktor bey oğlum
    DOKTOR: Saolunnn buyurun efendim hoş geldiniz
    EMİNE ALİ: Şöyle geçerken bi uğrim dedim
    DOKTOR: İyi ettiniz buyurun
    EMİNE ALİ: Eeeeee eniştemiz oluyormuşsun duyduğuma göre
    DOKTOR: Eeeeeee kısmetse olacak
    EMİNE ALİ: Bi sevindim bi sevindim haberi duyunca
    DOKTOR: Saolun efendim
    EMİNE ALİ: Biz dediydik olumuz kasıba yerinde bekarlık zordur diye nasılmış?
    DOKTOR: Valla çok haklıymışsınız
    EMİNE ALİ: Ha bak Şerif Ali iyi adamdır isabet etmişsin hele gızı hele gızı
    DOKTOR: Şey çay kahve bişey alır mısınız
    EMİNE ALİ: Yok yok tişekkür ederim. Geçerken şöle bi uğrim dediydim istemez. Yalnız
    DOKTOR: Evet yalnız
    EMİNE ALİ: Yalnız bu işi eyicene düşündün mü
    DOKTOR: Şey tabii biraz aceleye geldi
    EMİNE ALİ: Eeeeee öyleyse ben bişey demim canım
    DOKTOR: Yok canım bildiğiniz bir şey varsa söyleyin
    EMİNE ALİ: Bak oğlumuz seni evladımız bildik bastık bağrımıza
    DOKTOR: Saolun canım ben de sizi anam gibi severim
    EMİNE ALİ: Eniştemiz oluvercen emme sonradan duyucana şimdiden duyuver. Şerif Ali eyidir hoştur emme bi huyu vardır ki kör mangır etmez. Bana ne diyo biliyon mu
    DOKTOR: Ne diyo
    EMİNE ALİ: Has evlat oğlan evladıdır deyo. Şu gızı da bi evereyim bütün malı mülkü oğlanın üstüne yapıcam deyo
    DOKTOR: Yaaaaa
    EMİNE ALİ: Öyle ya ne demişler ölüm hak miras helal. Şerif Ali’nin arkasından konuşmak gibi olmasın. İyi adamdır hoş adamdır pırlanta gibidir emme ah bu huyu gız evladını evlattan saymaz
    DOKTOR: Saolun efendim bunu da öğrendiğim iyi oldu
    EMİNE ALİ: Ha bak gızı var ya gızı kasıbada bitanedir
    DOKTOR: Evet öyledir.
    EMİNE ALİ: Yalnııız
    DOKTOR: Yalnız
    EMİNE ALİ: Yalnız bu kız için gonuşanın boynuna gece gezer deyolar .
    DOKTOR: Demek uyur gezer
    EMİNE ALİ: Yok yok gece gezer (ayağa kalkar uyur gezer taklidi yapar) nah böle böle gezer böle. Eeeee sen doktorsun eyi edersin onu
    DOKTOR: Saolun efendim
    EMİNE ALİ: (yerine oturmadan eşyalarını toplar) Evde kimse yok biliyon mu ben gidiyim
    DOKTOR: Çay kahve bişey alsaydınız
    EMİNE ALİ: Yok yok hadi kal sağlıcakla. Bi isteğin olursa haber et. Malum ya evlencen
    DOKTOR: Teşekkür ederim Emine Ali teyze güle güle
    (emine ali sahneden çıkar. Raziye biraz heyecanlı bir şekilde sahneye girer. Doktor tekrar sandalyesine oturur ve gazetesini alır.)
    RAZİYE: Doktor bey kasıbanın Ali’leri gene ziyaretlere başladılar
    DOKTOR: Sen hiiççç karışma bu işlere. Hadi işine bak
    (Raziye sahneden çıkarken Mustafa Ali sahneye girer)
    MUSTAFA ALİ: Kimse yok mu
    DOKTOR:Buyurun efendim hoş geldiniz
    MUSTAFA ALİ: Nassın toktur bey oğlumuz
    DOKTOR: Saolun efendim siz nasılsınız.
    MUSTAFA ALİ: Şöle bi geçerken uğrim dediydim.
    DOKTOR: Çok iyi ettiniz efen dim. Ne var ne yok
    MUSTAFA ALİ: Sormayın olumuz sormayın.(biraz sıkıntılı bir şekilde bekler) Havalarda biliyon mu
    DOKTOR: Yaaa çok sıcak
    MUSTAFA ALİ: Terledim durdum bahçada. Ne var ne yok havadislerden
    DOKTOR: Valla havadisler sizde. Bizde ne olsun hastalar şunlar bunlar
    MUSTAFA ALİ: Bizde ne havadisi oluversin. Malum yaz mevsimi evden bakçaya bahçadan eve. Şey bişey çıtlatıverdiler kulağıma
    DOKTOR: Ne gibi
    MUSTAFA ALİ: Heeçç canım. Dünya evine giriyo muşsunuz da
    DOKTOR: Eeeee öyle yapalım dedik
    MUSTAFA ALİ: Eyi eyi bekar adamın iki yakası bir araya gelmezmiş. Emme garı kısmının iyisi adamı vezir kötüsü de irezil edermiş. Bunu biliyon mu
    DOKTOR: Yooo
    MUSTAFA ALİ: Doktor bey okuduğun kitaplarda yazmaz bunlar. Bülbül kısmının dillisi garı kısmının dilsizi makbuldür. Bunu da biliyo muydun
    DOKTOR: Yoooo
    MUSTAFA ALİ: Canım sen de pek cahil kalmışsın. Peki bu laflardan çıkardın mı bişeyler.
    DOKTOR: Yoooo
    MUSTAFA ALİ: Bak olumuz Şerif Ali’nin gızında nahhh…(El işareti yapar)
    DOKTOR: Ne diyosunuz
    MUSTAFA ALİ: Yav hiç bilmez miyim o Şerif Ali’nin gızında bir dil var bir dil var nah pabuç teki kadar yav. Başkada heç bi kusuru yok. Şimdi tutup da karalamayım gızı. Emme ah odili ah o dili
    DOKTOR: Tamam efendim bunu da öğrendiğim iyi oldu.
    MUSTAFA ALİ: Canım seni olumuz bildik.
    DOKTOR: Saolun efendim ben de sizi baba bildim
    MUSTAFA ALİ: Eeeee ben gidem gari
    DOKTOR: Şey çay kahve bişey alsaydınız
    MUSTAFA ALİ: Yok yok tişekkür ederim. Bu garip olancağız başını yakmadan gelip haber vireyim dediydim
    DOKTOR: Teşekkür ederim tekrar saolun
    MUSTAFA ALİ: (yavaşça yerinden doğrulur) Eeeee ne olcek canım şurda hepimiz faniyiz. Bugün varsak yarın yoğuz. Şey bi ihtiyacın filan olursa haber ediver




  4. Gizliyara
    FoRuMaciL Security
    DOKTOR: (o da kalkar) Saolun efendim güle güle güle
    (doktor masasına oturur ve biraz tedirgin bir şekilde düşünür. Bu sırada içeri raziye girer)
    RAZİYE: (seyircilere dönerek) Banliyo treni gibi biri gidip biri geliyo (doktora dönerek) Doktor bey be biz bunlara tek tek meram anlatcamıza hepsini bir araya toplayıp bakın ağalar ben Şerif Ali’nin gızıylan evlenmeye garar verdim desenizde kurtulsanız.
    DOKTOR: Sen hiç karışma bugün tamam mı. Hadi şinin başına
    (Raziye daha doktorun yanından çıkmadan Şerif Ali içeri girer)
    ŞERİF ALİ: Olum doktor bey olum
    RAZİYE: (seyircilere dönerek) Gayın peder de geldi tamam mı oldu.
    ŞERİF ALİ: Öp bakem buban elini
    (doktor Şerif Ali’nin elini öper)
    ŞERİF ALİ: (omzundaki ceketini alarak) Ceriyan olum ceriyan maazallah hasta oluverirsin (ceketini doktorun omzuna koymaya çalışır. Doktor da omzundaki ceketi alır raziye ye verir.)
    ŞERİF ALİ: (Raziye ye dönerek) Eeee sen ne dikiliyon gız başımızda. Şurda bi baba oğul dertleşcez
    (Bu sırada Raziye odadan çıkar)
    ŞERİF ALİ: Canın cişey istiyomu olumuz
    DOKTOR: Solun efendim istemiyo
    ŞERİF ALİ: Yimeklerden diyiverde buban pişiriversin sene
    DOKTOR: Solun efendim istemiyo
    ŞERİF ALİ: Kabak dolması pişireyim mi olumuz sene
    DOKTOR: (biraz sinirli bir şekilde ve sesini yükselterek) Solun efendim istemiyo
    ŞERİF ALİ: Dün habar gönderdim kirlileri varsa göndersin bizimkiler yıkayıversin deye. Göndermemişsin
    (bu sırada doktor iyice sıkılmış durumdadır)
    DOKTOR: Saolun efendim ben bi kadına yıkatıyorum
    ŞERİF ALİ: Aaaaa olu mu heç canım. Bizimki de senin anan sayılır. Neyse bak olumuz sen şimdi evelsin gün haber göndermişsin. Kaymakamla mal müdürünü alıp gızını istetcem deye
    DOKTOR: Evet
    ŞERİF ALİ: Sen kasıba yerini bilmezsin olumuz. Gerçi biz kasıbalıya bişey dimedik emme. Bu kasıbalının her bişeyden habarı olur. uçan kuştan alırlar haberi. Sen şimdi kaymakamla mal müdürünü alıp göndertçen demi
    DOKTOR: Tabi efendim göndertçem
    ŞERİF ALİ: Bak kaç gündür bekliyoz. Anlıyosun ya dediğimi olumuz
    DOKTOR: Şey kaymakam beyin dün bi işi çıkmış mış ta vilayete kadar gidivermiş
    ŞERİF ALİ: Kolay olumuz. Bana bi habar ucuruverseydin zamkla yapıştırırdım kaymakamı koltuğuna
    DOKTOR: Tabi yaparsınız
    ŞERİF ALİ: Bak şimdi olumuz beni burada görmeleri pek yakışık almaz. Sen şimdi kaymakamla mal müdürünü göndertçem demi
    DOKTOR: Tabi tabi gelcekler gelcekler
    ŞERİF ALİ: Eeeeee madem göndertçen bana da müsaade (yavaşça yerinden kalkar) Öp bakem bubanın elini
    (doktor Şerif Ali’nin elini öper)
    ŞERİF ALİ: Gel ben de seni öpem (doktoru öper) Hadi allahaısmarladık olumuz. Maazallah ceriyanda durma hasta oluverirsin (Şerif Ali kasıla kasıla doktorun yanından çıkar ve Raziye Şerif Ali’nin ceketini tutar.. Doktor epeyçe gerilmiş durumdadır ve sert bi şekilde)
    DOKTOR: Güle güle güle güle
    (şerif ali odadan çıkar)
    DOKTOR: (biraz kurnazca ve mutlu bir şekilde) Eeeee arkadaşlar şimdi oyun sırası bende.(raziyeyi çağırır) Raziye
    RAZİYE: Buyur doktor bey bişeymi istediniz.
    DOKTOR: Şimdi beni iyi dinle. Gitceksin Emine Ali teyzenin evine. Yalnız hava kararmak üzere acele et ne olur ne olmaz.
    RAZİYE: Olur doktor bey
    DOKTOR: Diceksin ki Emine Ali teyzeye doktor bey bu akşam kaymakamla mal müdürünü size gönderek kızınınızı istetcekmiş diyeceksin.
    RAZİYE: (şaşkın bir şekilde) Anlamadım
    DOKTOR: (biraz sinirli bir şekilde) Canım Şerif Ali efendiye o gün sen ne dedim. Emine Ali teyzeye de onu diyeceksin.
    RAZİYE: Yani Emine Ali Teyzeye…
    DOKTOR: Hadi hadi çabuk ol
    RAZİYE: (gider gibi yapar sonra birden geri dönerek) Yav doktor bey siz alileri şaşırmadınız değimli
    DOKTOR: Niye şaşırayım canım. Şerif Ali’nin kızının her tarafı ameliyatlıymış. (el hareketi yaparak) Dili de pabuç kadarmış. Ne yapçam ben o kızı
    RAZİYE: Yani her bişey varmış
    DOKTOR: Evet. Hadi hadi çabuk ol çabuk
    RAZİYE: (çıkarken seyircilere dönerek) Yaaa ben kasıbalı yaman demiştim ya galiba bizim doktor kasıbalıdan yaman. (tekrar doktora dönerek) Doktor bey yolumun üstü geçerken Şerif Ali efendiye uğrayıp doktor bey senin gızını almaktan vazgeçti. Emine Ali’nin gızını alçakmış diyiverem mi
    DOKTOR: Kasaba yeri küçük yerdir. Haber çabuk yayılır. Hadi sen işine bak.
    (Raziye sahneden çıkar ve ikinci perde kapanır)

    3.PERDE

    (3.Perde acılır. Dekor Şerif Ali’nin evidir. Bir tane kanepe, bir masa, bir sandalye vardır. Yerde bir tane bir kilim vardır. Şerif Ali diz çökmüş şekilde yerde oturmaktadır, elinde tesbih vardır ve kendi kendine söylenmektedir.)
    ŞERİF ALİ: Ulen doktor dedik bi de elin adamını başımıza damat ediverdik. Şu yaptığı iş heç yakışık alıyım mu canım. Saat kaç oldu görünürde ne kaymakam var ne de mal müdürü. Kapıda da sürekli sesler oluyu bi bakem hele (yavaşça yerinden kalkar ve pencereye doğru yürür) Ulen essahtan birileri var emmeee.(pencereden dışarı doğru bakınır) Yok canım bunlar bizim demircilerin Yusuf la arabacının Osman. Hele şunlara bakın nasıl da kaymakam gibi yürüyüp duruyolar. (yavaşça geri gelir ve yere yine diz çöker. Düşünceli düşünceli bekler. Bu sırada telefon çalar.) ……………..
    ŞERİF ALİ: (kızına seslenerek) Gızzz Fadime telefona bakın gızzz.(telefon çalmaya devam eder Fadime görünürlerde yoktur.)
    ŞERİF ALİ: Ulan baksaza telefona (telefon çalmaya devam eder ve Şerif Ali söylenir.) Ulen gızın mı var derdin var. Kalkim ben bakem bari. (kalkar ve telefona cevap verir bu sırada kanepeye oturur)
    ŞERİF ALİ: Aluuu he sen min Ayşe bacı …………… ne doktor ne dedi ………… (üzgün bir ses tonuyla) doktor Emine Ali’nin kızını mı istediyo muymuş ………….. neeee essah mı deyon gızzzz (telefonu elinden düşürür, dizlerinin üstüne çöker ve ağlamaklı ses tonuyla söylenmeye başlar) Amanınnn şimdi rezil olduk yavvv tüm köylü suratımıza tükürecek şimdi (ağlamaya başlar, dizlerini döver bu sırada arkada dramatik bir müzik çalmaya başlar) amanın amanın amanın dostlar.
    (Şerif Ali ağlamaya devam ederken perde yavaş yavaş kapanmaya başlar.)

  5. Gizliyara
    FoRuMaciL Security
    4.PERDE

    (Perde açılır. Dekor doktorun odasıdır. Raziye temizlik yapmaktadır. Kasabanın eşrafı önde Şerif Ali arkada Hanım Ali ve diğerleri toplu halde doktorun adsına girerler. Hepsinin de elleri arkalarındadır. Raziye kasabalılar gelince hiç istifini bozmaz ve gayet rahat bir şekildedir.)
    RAZİYE: Ooooo ağalarım buyurun buyurun doktor bey de bugün dönüyor
    ŞERİF ALİ: Dönsün bakalım !!!(sinirlidir)
    HANIM ALİ: Ulen doktor ulen doktor…. Sen kalk önceki gün Emine Ali’nin gızını istetcem diye haber sal iki gün sonrada (raziye yi gösterek) şu pasaklıynan senin gızını istetcem diye bana haber sal
    MUSTAFA ALİ: İki gün sonrada bene doktor bey senin gızını istetcek diye (raziye ye bakarak) hadi len hadi
    RAZİYE: Ben ne edem Mustafa Ali ağam.
    (Bu sırada yavaş yavaş otururlar)
    MUSTAFA ALİ: (diğerlerine dönerek) Hemen iki gün sonra çık git izine. Ulen bi gel göstertçem sene bunu.
    EMİNE ALİ: Essah ben göstertçem. O sinirlen gızı bilem dövdüm
    MUSTAFA ALİ: Çiçek gibi gızlar çiçek. (Şerif Ali’yi gösterek) Duyuverdim senin gızı istetceni bi koşuşum var buraya. Aldım doktor beyi garşıma doktor bey dedim durdun durdun turnayı gözünden vurdun dedim. Bi tatlı dilli bi tatlı dilli başına vur ekmeğini al dedim yavvv.
    ŞERİF ALİ: Hele ben hele ben duydum Emine Ali’nin gızını istetceni goşuverdin geldim doktorun yanına. Doktor bey dedim bi gızı bin kişi ister bir kişi alır dedim. Benim ki olmadı emme Emine Ali’nin gızı tam sana layık dedim. Kısmetten gayrısı olmaz doktor dedim. Yavv dedim sonunda eniştemiz olcak sın dedim yavvv.
    EMİNE ALİ: Ya ben ya ben duydum ki doktor bey
    ŞERİF ALİ: Şuna bey dimeyin allasen
    EMİNE ALİ: Duydum ki eşek doktor dedim
    HEPSİ BİRLİKTE: Eşşoleşşek
    EMİNE ALİ: Şerif Ali’nin gızını istetcemişin dedim. Şerij Ali’nin gızının ne gündüz hastalığı vardır ne gece hastalığı vardır dedim. Tövbeler olsun böle dedim
    HANIM ALİ: Olanlar oldu gari arkidişler
    EMİNE ALİ: Oldu emme çok fena oldu
    HANIM ALİ: Şimdi doktor gelince ne etcez onu düşünelim
    MUSTAFA ALİ: (raziye ye bakarak) Çık gız dışarı çık
    (hepsi birlikte çık dercesine el harketi yaparlar raziye ye)
    EMİNE ALİ: Önce gonuşalım sonra da bu doktoru eyicene rezil edelim.
    ŞERİF ALİ: İdelim
    MUSTAFA ALİ: Şurda eyi bi dayak çekelim.
    ŞERİF ALİ: Çekelim
    HANIM ALİ: Yoo yo yoooo dayak olmaz
    ŞERİF ALİ: Niye olmaz gızzz
    HANIM ALİ: (Sinsi sinsi gülerek) Benim öle bi fikrim varki
    ŞERİF ALİ: Ney miş bakim uuuu
    HANIM ALİ: Leylayı biliyonuz mu
    HEPSİ BİRLİKTE: Hangi Leyla
    HANIM ALİ: (ayağa kalkar ve kıvırarak) Oynak Leyla
    HEPSİ BİRLİKTE: hıııııııı
    HANIM ALİ: Vercez eline parayı ondan sonra…… yaklaşın yaklaşın (eliyle diğerlerini de yanına çağırır)
    (Hepsi ayağa kalkarak bir halka oluştururlar. Bu sırada arka fonda Leyla müziği çalmaktadır. Kasabalılar ne yapacakları hakkında konuşmaya başlar. Müziğin sesinden dolayı konuşmaları duyulmaz. Bir süre konuştuktan sonra hepsi birlikte müzik eşliğinde oynamaya başlar. Bir süre devam ettikten sonra sahneye doktor girer bir süre onlara bakar ve müziğin sesi yavaş yavaş kesilmeye başlar.)
    DOKTOR: Oooooo ağalarım bu ne güzel karşılama töreni böyle (kasabalıların arasına doğru girmeye başlar)
    HANIM ALİ: Dur bakalım önce bize hesap ver (diğerleri de doktora sinirli sinirli bakarlar) Sen nasıl bizim kızlarımızın
    ŞERİF ALİ: Çicek gibi gızlarımızın
    HANIM ALİ: (doktorun üzerine yürüyerek) Adını çıkarırsın
    DOKTOR: (şaşkın) kızlarınızın adını çıkarmak mı
    EMİNE ALİ: Şuna bak şuna bi de konuşup duruyo
    MUSTAFA ALİ: Len bi de doktor olmuşsun tüh sene beee (hafiften tükürür)
    (hepsi sıra ile doktora tükürmeye başlar)
    DOKTOR: Bir dakika hanımlar beyler bir dakika. Terbiyenizi takının doğu konuşun. Kızlarınızın adını ben değil sizler çıkardınız.
    HEPSİ BİRLİKTE: Aniiiiii biz mi
    DOKTOR: Yok babam çıkardı. Tabi siz çıkardınız. Bir dakika şöyle geçebilirmiyim. (masasına doğru gitmeye çalışır)
    ŞERİF ALİ: (doktorun karşısına çıkarak) Dur bakalım doktor önce hesap ver de öle geç.
    DOKTOR: (üzerlerine giderek masasına doğru gider) Hesap teyipte efendim bir dakika……….. Buyurun oturun ağlarım.
    (Doktor masasına geçer ve oturur. Kasabalıda tuhaf bir endişe vardır. Yerlerine otururlar.)
    DOKTOR: (beyaz önlğünü giyerek) Raziyeeee ….. Sen bizlere çay kaynat. Biz de şu teyipte neler var neler yok dinleyelim bakalım.
    (kasabalıları sessizlik alır ve biraz da endişe, şaşkın haldedirler)
    DOKTOR: (elini teybe koyar) Dinleyelim mi arkadaşlar.
    HANIM ALİ: (yüzünde korku ve endişe ifadesi vardır) Dinlesek mi acaba
    ŞERİF ALİ: Dinleyelim bakalım. Neyi dinleyecez merak ettik durduk
    HANIM ALİ: işte
    MUSTAFA ALİ: Ne olcek canım
    DOKTOR: Çok acı çok
    (doktor teybin düğmesine basar teyipten Hanım Ali’nin sesi gelir. Teyp : bak doktor bey bu şerif Ali’nin gızı iki yerinden amaliyat geçirdi. Safra kesesi amaliyatıylan apandist amaliyatı)
    HEPSİ BİRLİKTE: Aniiiii Hanım Ali’nin sesi buuu
    (Şerif Ali sesi duyunca çılgına döner ve yerinden kalkar Hanım Ali’nin üzerine doğru eğilir. Çok sinirlenmiştir. Elini masaya vurarak yerinden kalkar)
    ŞERİF ALİ: Nee neee
    DOKTOR: Sakin olun efendim
    ŞERİF ALİ: ne oturması doktor. (hanım ali ye döner) Söle len benim gızım neresinden amaliyat geçirdi.(elini kaldırarak Hanım Ali’ye vurur gibi yapar.)
    HANIM ALİ: Amaninnnnn
    DOKTOR: sakin olun efendim. Buyurun oturun oturun. Sıra hepinize gelecek. Şimdi de Emine Ali hanımı dinleyelim bakalım neler diyor.
    (teyipten Emine Ali’nin sesi gelir: bu şerif ali gız evladını evlattan saymaz. Günahı söyleyenin boynuna. Gece gezer deyolar. Nah böle gece gezer. Şerif Ali sinirli ve şaşkın Emine Ali’ye bakar )
    ŞERİF ALİ: Ulen Emine Ali ulen Emine Ali tühhh
    DOKTOR: Sakin olun efendim sakin olun. Şimdi de Mustafa Ali Ağamı dinleyelim bakalım o neler demiş
    (Şerif Ali şaşkın şaşkın Mustafa Ali’ye bakar. Ayağa kalkar)
    (teyibten Mustafa ali nin sesi gelir: Bu şerif ali nin gızında bir dil bir dil var nah pabuç teki kadar yav)
    (şerif ali iyice sinirlenmiştir tekrar ayağa kalkar Mustafa ali ye doğru)
    ŞERİF ALİ: Ulen Mustafa Ali sen de mi ulen heee tühhh ulen sene yazıklar olsun
    DOKTOR: (doktor şerif ali nin kolundan tutar) Oturun efendim sakin olun otur yerine
    ŞERİF ALİ: (sinirlidir) Çek doktor yav
    DOKTOR: Eeeee assolistler sahneye en son çıkarmış. Bakalım sen ne demişsin.
    (diğer kasabalılar şerif ali ye doğru dömerler ve meraklı ve şaşkın bir şekilde ona bakarlar. Şerif Ali de çeketinin içine girecekmiş gibi kendine doğru çekilir. Biraz endişelidir. Sinirli hali gitmiş, şaşkınlık içindedir.)
    (teyibten şerif ali nin sesi gelir: Doktor bey Emine Ali’nin gızı öyle cazgır ki gızdı mı anasını bilen döver)
    EMİNE ALİ: (sinirlenir ve ayağa kalkar) Ulen Şerif Ali sen benim gızıma nasıl cazgır dersin
    (diğerleri de ayağa kalkar ve Emine ali yi sakinleştirmeye çalışırlar)
    MUSTAFA ALİ: Hişşşt sakin ol sakin ol
    (bu sırada herkes ayağa kalkmış ve kavga etmeye başlamışlardır. Arkada fon müziği çalıyordur.Kasabalılar birbirine girmiştir. Bu sırada doktor yerinden kalkmış ve dışarı çıkmıştır. Bir süre sonra doktor geri gelir)
    DOKTOR: bir dakika efendim bir dakika sakin olun. Ne oluyo ya sakin olun
    (kasabalılar sakinleşmiş ve ayrılmışlardır. Hepsi de ayakta doktor beye doğru dönmüş durumdadırlar)
    DOKTOR: Size bir sürprizim var .(elinin kapını o tarafa doğru uzatarak) Sizlere karımı takdim edeyim. Karıcığım
    (kapıdan genç ve güzel hemşire girer)
    HEPSİ BİRLİKTE: Aniiiiiii hemşire buuuuuu
    (hepsi çok şaşkın bir durumdadır ellerini birbirlerine vururlar)
    DOKTOR: Hemşire yaaaa. Daha bu sabah evlendik ve buraya balayına geldik (karısına dönerek) Karıcığım bak bunlarda kasabanın ali leri bunlar.
    (Ali ler iyice fena olmuşlardır. Çok kırılmışlardır. Onlar üzgün durumdayken içeri Raziye girer)
    RAZİYE: Duyduk duymadık demeyin. Kasabamıza bir veteriner tayin oluverdi. Şimdi trenden indi benden söylemesi
    (ali ler şaşkın bir şekilde Raziye ye bakarlar)
    HANIM ALİ: Veteriner ne ki
    RAZİYE: hayvan dokturu
    HEPSİ BİRLİKTE: Neeeee doktor mu olsun hayvan mayvan fark etmez
    (hepsi birlikte yarışırcasına sahneyi terk ederler ve perde kapanır)

    -SON-

+ Yorum Gönder


kasabanın alileri tiyatro