+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda Atatürkün insan sevgisi çocuk sevgisi millet sevgisi vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Cevap: atatürkün insan sevgisi çocuk sevgisi millet sevgisi vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon

    ATATÜRK’ÜN VATAN VE MİLLET SEVGİSİ

    Millet, genel kabul gören anlamıyla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur. Milletin üzerinde yaşadığı toprak da vatan olarak adlandırılır. Vatan yalnızca üzerinde yaşanılan toprak parçası olarak algılanamaz; bir insanın hayatında sahip olduğu en önemli varlıklardan birisidir. Millet ve vatanın her insan için anlamı büyüktür. Bireyi güçlü kılan temel, ait olduğu milletin kültür birikimi, tarihi, geleneksel özellikleri gibi unsurlardır. Milletin devamlılığını sağlayan ana öğe de, vatanın bölünmez bütünlüğünün korunmasıdır. Türk Milleti’nin vatanına olan sevgisi ve bağlılığı tarihsel bir gerçektir ve milletimizi diğer milletler arasında üstün kılan en asil özelliklerden birisidir. Bununla birlikte her Türk, milletinin menfaatlerini kendi menfaatlerinden, milletinin geleceğini kendi geleceğinden üstün tutan bir anlayışa, derin bir millet sevgisine sahiptir. Türklerin, diğer tüm milletlere örnek olması gereken vatan ve millet sevgisi, bize şanlı tarihimizin en önemli miraslarından birisidir. Vatan ve millet sevgisi, çok asil sevgilerdir ve Türk Milleti için kutsal değerlerdir.www.
    alasayvan.net


    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk de vatanseverliği ve milliyetperverliği ile tüm dünyaya ve Türk Milleti’ne örnek olmuş bir insandır. Son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olan Atatürk, kendisinin sahip olduğu üstün özelliklerini hep milletinin kendisine kazandırdığı özellikler olarak görmüştür. Aynı şekilde kazanılan zaferleri ve elde edilen başarıları da hep milleti ile birlikte gerçekleştirdiğinin bilincinde olmuş, bunları daima milletine mal etmiştir. Konuşmalarında ve yazılarında bu noktanın altını önemle çizmiştir. “Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir” diyerek Türk olmaktan gurur duyduğunu ifade etmiştir. Atatürk, yaşamı boyunca vatan ve millet sevgisinin önemi üzerinde durmuş, Türk Milleti’ne duyduğu derin saygı ve sevgiyi önemle vurgulamıştır. “Ne mutlu Türküm diyene” sözü, kuşkusuz çok üstün bir sevginin simgesidir.

    Atatürk, vatan ve millet sevgisinin üstünlüğü ile tanınan, bu sevgisi sayesinde tarihi başarılara imza atmış bir lider, büyük bir devlet adamı idi. Gerek Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan büyük zaferlerin, gerekse bağımsızlığın kazanılmasının ardından ekonomide ve sosyal hayatta katedilen ilerlemelerin temel kaynağı Atamızın vatanına duyduğu derin sevgi ve milletine karşı hissettiği güçlü bağlılıktı. Koşullar ne kadar zor, durum ne kadar umutsuz gibi gözükse de, vatanı ve milleti için her zaman yapacak bir şeyi olduğuna inanan büyük bir insandı. Atatürk’ün hayatı incelendiğinde, tüm yaşamı boyunca en büyük amacının Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak olduğu ve bu yolda yapılan büyük mücadelenin de derin bir vatan ve millet sevgisinden ilham aldığı açıkça görülecektir. Gerçek sevgi ve bağlılık olmadan, böylesine büyük başarılar elde edilemeyeceği açıktır. Bir insan vatanını korumak ve kurtarmak için verdiği mücadelede hiçbir zorluktan yılmıyor, en içinden çıkılmaz gibi görünen durumlar karşısında dahi akılcı ve etkili çözümler üretebiliyor, zafere olan inancını ve azmini a sla kaybetmiyor ise, bu, uğrunda mücadele verdiği değerlere sarsılmaz bir bağlılık duyduğunun en önemli göstergesidir. Atatürk’ün ideali, bağımsız bir vatan üzerinde, güçlü bir milli birlik anlayışına sahip bir millet ortaya çıkarmak ve bu milletin hiçbir engel tanımadan çağdaşlaşma yolunda ilerlemesini sağlamaktır. Türk Milleti’nin çağdaş milletler seviyesine yükselmesi gerektiğine inanan, bu düzeye çıkma hakkına sahip bir millet olduğu gerçeğini tam anlamı ile kavramış olan Atatürk, vatan ve millet sevgisi sayesinde, kimsenin düşünemeyeceği, düşünse bile gerçekleştirmesinin mümkün olamayacağı bir başarı kazanmıştır.

    “Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri, düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir” sözleri ile vatanseverliğin önemine dikkat çeken Atatürk, milletini seven, milletine sadık ve milletine güvenen gerçek bir Türk milliyetçisidir. Ve şu önemli gerçek de göz ardı edilmemelidir ki; vatanını ve milletini herşeyin üstünden tutan, bu derin sevgi için gerektiğinde kendi canını dahi tehlikeye atan Büyük Atatürk’ün bize bıraktığı en önemli miraslardan biri vatanseverlik ve millet aşkıdır. Atamızın bizlere bıraktığı büyük mirası onun bizden beklediği gibi değerlendirebilmek, ülkemizi onun bize bıraktığı noktadan hep daha ileriye götürebilmek, Türk Milleti’ni, tarihine yakışır bir makama ulaştırabilmek için yapılması gereken, Atamızın izinden yürümektir. Tüm vatanseverlerin ve gerçek Türk milliyetçilerinin kendilerine örnek alabilecekleri en güzel örnek, hiç şüphesiz Atatürk’tür. Atatürk ise, “Benim, Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar” sözleri ile bize hedefe ulaşacak en kısa yolu göstermektedir.

    Cevap: atatürkün insan sevgisi çocuk sevgisi millet sevgisi vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon frmacil sayfa 2iki Cevap: atatürkün insan sevgisi çocuk sevgisi millet sevgisi vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon

  2. Mine
    Devamlı Üye
    Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildi. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek evlatlarım bugünkü hayat için timi bir uzay yerine koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimiz de çok aydın, daha çok feyizli daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.


    Çocukluğum devri hatırladığım ilk saf mekteptir.



    Mustafa Kemal

    Sizler yeni yem nesil Türkiye’nin genç evlatları yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yanılmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize dinlenmeden yorulmadan yürüyecekler.

    Mustafa Kemal

    Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize tahilin hududu ne olursa olsun, en evvel , her şeyden evvel Türkiye’nin istiklaline ,temeli benliğine, milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.

    Mustafa Kemal

    Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz tahsilin hududu ne olursa olsun, onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz.:

    1)Milletine,
    2)Türkiye Devletine,
    3)Türkiye Büyük Millet Meclisine;

    düşman olanlarla mücadele lüzumu fertlerin bu mücadele gerekleri ve vasıflarıyla dayanmaya milletler için yasama hakları yoktur. Mücadele; mücadele lazımdır.

    (1922 Mustafa Kemal)

    Gelecek için hazırlanan vazifen evladına hiçbir güçlük karşısında baş eğmeyecek tam sabır ve dayanma ile çalışmaları ve öğrenmeleri çocuklarımızın anne ve babalarına yavrularının tahsillerinin tamamlamaları için her fedakarlığı göze almalarını tavsiye ederim.

    (1921 Mustafa Kemal)

    Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlarla bilhassa varlığı ile , hakkı ile, birliği ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele lüzumu ve milli düşünceleri tanı bir imanla her mukabil bileye karşı şiddetle ve fedakarane müdafaa zorunluluğu aşılanmalıdır. Yeni neslin tüm ruhsal kuvvetlerine her özelliğin ve kabiliyetin zevki mühimdir. Daimi ve müthiş bir savaş şeklinde beliren milletler hayatının felsefesi, bağımsız ve mesut kalmak için bu yüksek özellikler şiddetle istemektedir.

    Mustafa Kemal

    İlk ve usta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilini ve tekniği verir, fakat o kadar pratik bir tarzda versin ki çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkum olmadığına emin olsun.

    (1931 Mustafa Kemal)

    Yeni nesil en büyük cumhuriyetçilik dersim bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.


    Mustafa Kemal

    Kadının en büyük vazifesi evlattır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin ehemmiyeti layıkıyla anlaşılır. Milletimizin kuvvetli bir millet olmaya karar vermiştir.. Bugünün gereklerinden biride, kadınlarımızın her hususta yükselmesini. temindir. Bu sebeple kadınlarımızda alim ve teknik bilgi sahibi olacaklar ve erkeklerin seçtikleri Bütün tahsil derecelerinden seçeceklerdir. Sonra kadınlar sosyal hayatta erkeklerle beraber yürüyecek ve birbirinin yardımcısı ve koruyucusu olacaktır.


    Mustafa Kemal





  3. Mine
    Devamlı Üye
    AtatÜrk Ve Çocuk Sevgİsİ


    Atatürk, yaşamı boyunca tüm sevdiklerine hangi yaşta olursa olsun "çocuk" diye seslenirdi Onun sözlüğünde çocuk sevgi demekti O’nun çocuğu yoktu ama içinde bitip tükenmeyen bir çocuk sevgisi vardı Bundan dolayı yüreği arada burkulmuş mudur bilmiyorum ama galiba bu ihtimal çok düşük; bütün Türk çocukları onun öz yavruları gibiydi Atatürk, çocukların riyakârlık bilmeden bütün istek ve arzularını içlerinden geldiği gibi açıklamalarından çok hoşlanırdı Son yıllarını da çok sevdiği bir çocukla geçirdi Ülkü, Atatürk’ün çocuk sevgisinin bir simgesi oldu

    O’nun açık mavi gözleri her yerde çocukları arardı Çağdaş ve mutlu Türkiye’yi çocuklarda görür ve çocuklarda bulurdu Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgi ile yaklaşır, onlarla uzun uzun konuşurdu Vedat Demirci’nin anılarından öğrenildiğine göre; Atatürk bir gün çocuk balosuna gider Ortalıkta bir şaşkınlık havası doğar Küçük bir oğlan salonun orta yerinde kalır Bu yavru hayranlıkla bir süre Atatürk’e baktıktan sonra: "Atatürk’üm, seni öpmek istiyorum" der Ortalığa bir sessizlik dalgası yayılır Bu derin sessizliği Atatürk’ün sesi bozar "Öyleyse, gel öp" der Çocuk koşarak Atatürk’ün boynuna sarılır O sırada diğer çocuklar da: "Biz de Biz de" diye bağırırlar Böylece tüm çocuklar Ata’yı doya doya öperler Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatır Büyük Atatürk de ağlar Evet, Türk çocuklarının bu engin sevgisi için ağlar Hem de sevinç gözyaşlarını dökerek O gün çevresindekilere övünçle: İşte benim kuşaklarım" der

    Atatürk çocuk davasının önemini her ortamda vurgulayarak çocuklara yönelik hizmetlerde rehberlik yapmayı sürdürmüştür 17 Ekim 1922 yılında Bursa’da kendini karşılayan çocuklara aşağıdaki şekilde seslenerek nasıl bir gençlik istediğini belirtmiştir:

    ‘Küçük hanımlar, küçük beyler

    Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız

    Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz

    Kendinizin Ne Kadar Önemli, Değerli Olduğunuzu Düşünerek Ona Göre Çalışınız Sizlerden Çok Şey Bekliyoruz’ (Atatürk Albümü–1992)

    Evet, Atatürk’ün çocuk sevgisi çok büyüktü, peki ya ondan sonra gelenlerin, her fırsatta ‘Atam İzindeyiz!’ diyenlerin çocuk sevgisi nasıldı? ‘Atatürk’ten sonra gelen hiç bir cumhurbaşkanı, başbakan veya bir asker bir çocuğu elinden tutup da resim sergisi gezmeye götürmedi Hiç bir cumhurbaşkanı veya başbakan çocuğu protokol sırasının en önüne oturtmadı Hiçbir başbakan bir çocuğu salıncakta sallamadı Bir çocuğu taşıttan kendi elleriyle indirmedi Bir yabancı konukla birlikteyken yanına çocuk almadı Bir yetişkini dinlerken gösterdiği ciddiyetle dinlemedi Onlarla birlikte denize girmedi, objektiflere poz vermedi Onlarla gezintilere çıkmadı Onlara el öptürtmemezlik yapmadı Tüm bunlar bir yana, 1938’den itibaren bu ülkede yetişkin insan-çocuk insan dostluğu, arkadaşlığı diye bir şey kalmadı Türkiye’nin markası, Atatürk’teki çocuk sevgisi ve onun çocuğa verdiği değer olmalıdır Eşsiz bir örnektir Ama o büyük insanın çocuklara yaklaşımını bu ülkenin anne babaları ve öğretmenleri bile örnek almıyor ki başkalarına örnek gösterilebilsin…’ (1)








  4. Asel
    Bayan Üye
    atatürkün insan sevgisi çocuk sevgisi millet sevgisi vatan sevgisi ile ilgili

    Atatürkün insan sevgisi

    İnsanların mutlu olması, onların birbirine yaklaşmalarına, birbirini sevip saymalarına bağlıdır Aralarında bu sıcak ilişkiler geliştirildikçe; insanlar ihtiyaçlarını gidermek için birbirine destek olacaklardır
    Kurtuluş savaşları gibi halk savaşları da bir çok yıkıma ve ölüme yol açmaktadır Onun için günümüzde her türlü anlaşmazlıkların ,görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulması istenmektedir
    Atatürk; “Zorunluluk olmadıkça, savaş bir cinayettir” Demekle,temelde barıştan yana olduğunu hemen belirtmiştir Bu düşünceye bağlı olarak, sadece yurdumuza saldıran düşmanlara karşı, Türk ulusu ile savaşmıştır Daha sonra yapılan barışı izleyen yıllarda bu devletlerle, barış içinde yan yana yaşamamızı sağlamıştır
    Yine aynı düşünceyi dile getiren; “Yurtta barış, dünyada barış” Sözünün de Atatürk’e ait olduğunu biliyoruz
    Atatürk, yalnız Türk Milletinin huzur ve güvenliğini değil tüm dünya milletlerinin mutluluğunu isteyen ve özleyen bir liderdi Bu düşüncelerini her fırsatta dile getirirdi Nitekim 1931 yılında yaptığı bir konuşmada; “İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, insanlıkla ilgisi olmayan son derece üzücü bir sistemdir İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine sevdirerek, karşılıklı maddî ve manevî ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir Dünya barışı içinde bütün insanlığın hakikî saadeti, ancak bu yüksek ideali taşıyan yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla gerçekleşecektir”demiştir
    Görüldüğü gibi Atatürkçü düşüncenin ulusal boyutunun yanı sıra evrensel bir boyutu da bulunmaktadır
    Atatürkçülüğü yürekten benimsemiş olan Türk toplumu, birbirleriyle olduğu kadar, öbür toplumlarla da barış içinde mutlu yaşamak istemektedir
    Her toplum, bu düşünceyi paylaşıp destekledikçe, Atatürk’ün bu düşüncesi, dünya çapında gerçekleşme fırsatı bulacaktır


+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12


atatürkün vatanseverlik güçlükler karşısında yılmama,  atatürkün güçlükler karşısında yılmaması ile ilgili anıları,  atatürkün vatanseverlik güçlükler ve atatürkün çocuk sevgisi,  atatürk ün kişilik özellikleriyle ilgili bir anıyı vatanseverlik güçlükler karşısında,  ataturkun gucluler karsisinda yilmama ile ilgili ani,  atatürkün güçlükler karşısında yılmama anıları