+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda astımın nasıl kalıtsal hastalık olduğunu acıklarmısınız Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    astımın nasıl kalıtsal hastalık olduğunu acıklarmısınız








    astımın nasıl kalıtsal hastalık olduğunu acıklarmısınız







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Astımın nasıl kalıtsal hastalık olduğunu acıklarmısınız

    Evrimsel Biyoloji'yi anlatmakta zorlanan okurlarımız olabilir diye paylaşmak istedik. Soruyu, üreme olarak değil, evrimsel var oluş olarak ele alarak cevaplandırdık. Sanıyoruz ki okurumuz da bu şekilde sordu. Ancak öteki türlü soracak olursa, ona da uygun bir cevap verir buradan yayınlarız. İyi okumalar.


    Merhabalar.


    Bu kadar meraklı olman harika bir şey, tebrik ediyorum seni. Senin yaşındaki çoğu çocuk oyunlardan başını kaldırmazken senin bunu sorman gerçekten büyük başarı. Seni ve aileni tebrik ederim.

    astımın nasıl kalıtsal hastalık olduğunu acıklarmıs&#305.jpg

    İlk olarak insanların bilimsel olarak bir hayvan türü olduğunu anlaman gerekiyor. Tıpkı hayvanlar gibi nefes alıyorsun, terliyorsun, hareket ediyorsun, vücudundaki sistemlerin hepsi diğer hayvanlarınkiyle aynı Aklına ne geliyorsa, hepsi hayvanlarınkiyle aynı. Zekan hariç. İnsan, bildiğin gibi, diğer hayvanlardan çok daha zeki. Ama her hayvanın kendince üstünlükleri olduğunu da unutmamalısın: Çitalar mesela çok hızlı koşuyorlar, hatta Dünya'nın en hızlı kara hayvanları! Balinalar onlarca kilometre uzağa seslerini ulaştırabiliyorlar mesela! Maymunlar ağaçların üzerinde saatte 60 kilometre hızla hareket edebiliyorlar. Kartallar kilometrelerce uzaktan yumruğun büyüklüğündeki bir fareyi görebiliyor. Bunların hiçbirini insan yapamaz. Ancak insanın yaptıklarını da diğer hayvanlar yapamıyor. Sonuçta her hayvanın birbirinden üstün ve eksik tarafları var.



    İşte insanın bir hayvan türü olduğunu, sadece onlardan zeka açısından ileride olduğunu (ama birçok diğer konuda geri olduğunu) anladığında, doğayı daha yakından anlamaya başlayabilirsin. Doğada canlılar sürekli farklılaşıyorlar. Bu farklılaşma senin büyümen, basket oynayıp uzaman, güneş altında kalıp kızarman ve bronzlaşman, düşüp kolunu kırdığında (umarım böyle bir şey olmaz) kolunda yara izlerinin ömür boyunca kalması gibi değil ama. Her canlı hayatta kalmaya çalışıyor ve ömrü boyunca en azından bir defa ürüyor, üremeye çalışıyor. Bilmiyorum kardeşin var mı ama eğer ki varsa, eminim ki senden oldukça farklı görünüyordur. Her çocuk, anne babasına az çok benzer şekilde; ancak ondan farklı özelliklerle doğuyor. Bu bir hayvan türü olan insanda da böyle, diğer hayvanlarda da böyle. Bize her tavşan, her sincap aynı geliyor; ancak aslında bilim insanı olursan ve daha yakından inceleyecek olursan her birinin çok farklı olduğunu görebilirsin, birçok açıdan: renk, ses, davranışlar, boy, güç ve diğer binlerce özellik



    İşte bu farklı özellikler, doğada canlılara avantajlar ve dezavantajlar sağlıyor. Şimdi, profilinden gördüğüm kadarıyla Rey Mysterio'yu seviyorsun. Düşün ki Mysterio'yu ormana bıraktık ve birçok vahşi hayvanla mücadele etmesi gerekiyor. Sence annesinden doğduğunda bir bacağı diğerinden kısa doğsaydı ve bu yüzden düzgün koşamasaydı mı daha rahat hayatta kalırdı, yoksa daha güçlü olabilmesini sağlayan, daha hızlı koşabilmesini sağlayan bir kas yapısını mı genetik olarak miras alsaydı daha rahat hayatta kalabilirdi? Elbette ikincisi. Çalışmayla kendini çok fazla geliştirebilirsin; ancak özellikle doğada, insan dışındaki zekası daha düşük olan hayvanlarda anne-babadan alınan özellikler çok daha önemlidir. Çünkü doğada hayvanlar kendilerini geliştirmeye çalışmazlar, hayatta kalmaya ve üremeye çalışırlar. Dolayısıyla anne-babadan alınan genler çok önemlidir.



    Tıpkı Rey Mysterio gibi, doğadaki her hayvan da anne babasından farklı özelliklerle doğabilir ve dediğim gibi bunlar avantajlar ve dezavantajlar sağlayabilir. Peki, doğada avantajlı özelliklere sahip olanlar mı daha kolay hayatta kalır ve ürerler, dezavantajlı olanlar mı? Buna da cevabı kolaylıkla verebileceğini sanıyorum: avantajlı olanlar. Böylece ne olacak peki? Anne babasından aldığı ve kendisini avantajlı kılan genleri o da kendi yavrularına aktarabilecek, çünkü daha kolay hayatta kalabilecek ve üreyecek. Böylece belli bir ortamın şartlarına en uygun olanlar hayatta kalacak, diğerleri ise elenip gidecek. Onlar elendiğinde, kendilerini doğada zayıf kılan genler de yok olacak (düşün ki bunlar üreyemiyorlar ve böylece o genler de yok oluyor).



    Şimdi soruna gelelim, bu ön bilgilerden sonra: Sen nereden geliyorsun? Nasıl oluştun? Sen, normal bir şekilde her insan gibi anne ve babandan oldun. Senin annen ve baban da öyle. Onların anne babaları da Ancak dediklerimi unutma: Her canlı, anne babasından farklı doğuyor. Bu farkları 2-3 nesilde anlamak mümkün değil. Mesela deden için sen her zaman bir insansın. Senin için de deden öyle. Ancak belki dedenin şunu dediğini duymuşsundur: "Bu yeni nesil çocuklar da amma uzun be kardeşim!" İşte bu nesiller bazında olan büyük değişimler, evrimsel süreci anlatmaktadır. Eğer ki daha eskilere gidersen, nesillerin çok yavaş olarak birbirinden iyice farklılaştığını göreceksin: Dedenin dedesinin dedesinin dedesinin dedesinin dedesinin dedesinin dedesinin dedesinin dedesinin () dedesini düşün (bu şekilde 35.000 "dede" öncesine gideceğiz!). Bu canlı, Milattan Önce 1.000.000 yılında yaşamış olabilir mesela. Ancak bizden o kadar farklıydı ki, bildiğimiz anlamda insanlara az çok benzese de, bu kadar farklı bir canlıya hemen "insan" demek pek kolay değildir. Tabii bu kişiyi deden olarak düşünme. Çünkü zaten günümüzdeki bütün insanların ortak "dedesi", günümüzden 70.000 yıl kadar önce yaşayan, bildiğimiz haliyle insanlar. Bizim bahsettiğimiz çok çok daha eskisi



    Bu daha bir şey değil. Daha da geriye gidecek olursan, aynı nesilden elde edeceğin canlıların sana giderek daha da az benzediğini görmeye başlayacaksın. İşte insan oradan geliyor. Sen geriye gittikçe, farklı hayvanlar olarak bildiğimiz canlıların "dede"leriyle bizim "dede"lerimizin ortak olmaya başladığını görüyoruz. Ama hatırla: Bu dediğimiz, milyonlarca yıl önce oluyor. Mesela, insanların en yakın biyolojik kuzenlerimiz olan şempanzelerle dedelerinin ortak olduğu zaman bundan 6.400.000 (altı milyon dört yüz bin) yıl önce! Bu, 160.000 "dede" öncesi demek! İnsan, kendisinden önceki diğer hayvan türlerinden geliyor. Yukarıda anlattığımız gibi, ömrü içerisindeki değişimlerle değil, anne-babasından doğan her neslin farklı avantajları ve dezavantajları olmasından ve bunların doğada seçilmesi ve elenmesinden kaynaklanan bir farklılaşmayla var olabilidk. Hayvan olduğumuz gerçeği bir aşağılama ya da çocukların (ve hatta koca koca insanların) kendi arasında kullandığı "Hayvansın!" gibi bir hakaret sözcüğü gibi düşünülmemeli. Sen, zeki bir çocuksun ve bilimsel düşünmen gerekiyor. Bu sadece bilimsel bir sınıflandırma. İnsanın birbirine küfür etmek için kullanması bilim için önemli değil.



    Daha anlatacak çok şey var ama seni sıkmak istemiyorum. Sana tavsiyem çok fazla okuman, bilimin herhangi bir alanına ilgi duyman ve çok çalışman. Çünkü ben burada sana bilimi anlatmaya çalışıyorum. Çevren ya da öğretmenin ya da bir başkası sana tamamen farklı bir şey anlatabilir. Bunlar kafanı karıştırabilir. Ancak sen okumayı, araştırmayı, öğrenmeyi sürdürdükçe, kendi gerçeklerine kendin ulaşacaksın. Ve sana son tavsiyem, kimsenin seni bilimin dışına yönlendirmesine izin verme. Hep kendine güven. Başka sorun olursa da sormaktan çekinme.


    Kendine de çok iyi bak.


    ÇMB (Evrim Ağacı)


    Okurumuzla sohbetimize devam ediyoruz:



    Anıl: "bu cevap için teşekkür ederim merhaba yine bn anıl birşey sorcam fen hocam size ilk sorduğum eİDS hastalığı hakkında size onlar yanlış söylemiş olabilirler sen bana inan dedi ama size inanıyorum ama bana bu eids hastalığı gibi başka çözümü bulanamayan bir hastalık varmı örnek vere bilirmisiniz"




  3. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    Evrim Ağacı:


    Hastalığın adı AIDS. İngilizce bir adı var, bunun kısaltması. Türkçeye çevirecek olursak şöyle: "Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği". Adından da anlaşılabileceği gibi, vücudunun savunma sistemi (bağışıklığın) HIV isimli bir virüsün vücuduna girmesinden ötürü çökmeye başlıyor. Bir süre sonra o kadar savunmasız hale geliyorsun ki, basit bir grip hastalığı bile ölümcül hale gelebiliyor. AIDS böyle bir hastalık ve şimdilik tedavisi yok.



    Tedavi edememizin sebebi, HIV isimli bu virüsün çok hızlı evrim geçiriyor olması. Yani biz onun genlerini öldürerek, daha doğrusu genlerinin yapacağı işleri bozarak yok etmeye çalışıyoruz. Ancak biz genlerini anlayıp, onu yok edecek ilaçları geliştirene kadar, yeni HIV virüslerinin genleri çoktan evrim geçirip değişmiş oluyor. İşte bu yüzden Evrim'i anlamak çok önemli. Ne kadar çok anlarsak, bu hastalıklarla o kadar iyi baş edebiliriz. Çünkü hastalığa sebep olan yapılar da evrimleşiyor: virüsler, bakteriler, parazitler. Ve biz bu evrimi anlamazsak, onlarla baş etmemizin imkanı yok.



    Dünya'da yüzlerce hastalığın tedavisi yok ne yazık ki şu anda. Bunların bir çoğuna neyin sebep olduğu dahi tam olarak bilinmiyor. Ancak ufak bir liste yapacak olursak:



    Polio (Çocuk Felci): Çocuklarda görülen ve bu hastalığa yakalananların %90'ında hiçbir hastalık belirtisi olmadan, aniden felç oluşturan bir virüsten kaynaklı bir hastalık.



    Creutzfeld-Jakob Hastalığı: Ölümcül bir beyin hastalığı. 60'lı yaşlardaki insanların yakalanma ihtimali yüksek ve bu hastaların %90'ı 1 sene içerisinde ölüyor.



    Astım: Hepimizin bildiği astım hastalığının bile kesin bir tedavisi henüz yok. Sadece mücadele edebiliyoruz belirtilerle, tamamen iyileştirmek çok zor. Astım, nefes borumuzdaki kanalların şişip tıkanmasından kaynaklanıyor.



    Kanser: Kanserler de, üreme döngüsü bozulan hücrelerden ötürü meydana geliyor. Birçok kanserle mücadele edebiliyoruz ama yine kesin bir tedavimiz yok. Neden mi? Çünkü bu hücreler de çok hızlı evrim geçiriyorlar. Çünkü çok hızlı bölünüyorlar. Bu kontrolsüz bölünme, canlının işlevlerini bozuyor ve ölmesine neden oluyor. Yine kanserle mücadelede evrimi öğrenmemiz şart.



    Kuduz: Yine bir virüsün bulaştırdığı bir hastalık. Belirtileri başladıktan sonra kurtuluş yok ne yazık ki. Beynimizi etkileyen çok ölümcül bir hastalık, neyse ki son derece nadir rastlanıyor.



    Grip: Bildiğimiz, her sene olduğumuz gribi bile tamamen önleyemiyoruz. Bunun da sebebi yine aynı: Gribe sebep olan virüsler, her sene, milyonlarca kez çoğalarak farklı yönlere doğru evrim geçiriyorlar. Biz ise sadece genel tiplerine karşı aşılar üretebiliyoruz. Ancak o kadar hızlı yeni türlere evrimleşiyorlar ki, her




+ Yorum Gönder