+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Öğrenci ve öğretmen hakları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Öğrenci ve öğretmen hakları








    öğrenci ve öğretmen hakları







  2. Asel
    Bayan Üye





    öğrenci ve öğretmen hakları

    1. Öğretmenin Hakkı:
    Sana ilim öğreten ve seni hayra yönlendiren, şerden ve yanlış yoldan vazgeçiren muallim ve hocanın hakkı anne baba hakkı gibidir. Zira anne-baba dünya hayatına, hoca ise senin hem dünyada saadetine hem de ahiret hayatının saadetine vesiledir. Bu sebeple senin üzerinde çok büyük hakkı vardır.

    Her şeyden önce öğrettiklerini dikkatle dinlemen, huzurunda edep ve terbiye ile oturman, konuşurken başka şeylerle ilgilenmemen, terbiyen ve eğitimin konusunda hocana yardımcı olmandır. Gözlerinle hocanı takip ederken gönlünle de dersine odaklanman gerekir. En önemlisi de eğitimine zarar verecek olan zevk, eğlence ve nefsanî arzulardan uzak durman gerekir. Eğitimde esas olan ilimdir ve ilmin yaygınlaşması, cehaletin toplumdan giderilmesidir. Dolayısıyla her talebenin en önemli hakkı öğrendiklerini başkalarına öğreterek ilim elçiliği yapmalı ve ilmin yayılmasına hizmet etmektir.

    Muallim ilminden ve sana olan faydandan dolayı hürmeti hak etmektedir. Bu nedenle hem eğitim esnasında hem de daha sonra ona gereken saygı ve hürmeti göstermek senin üzerinde bir haktır. Her duada anne-baban yanında öğretmenine de dua etmeyi ihmal etmemelisin. Bu da ilme saygı ve hürmetin gereğidir. Zira ilmin sebebi muallimdir. İlmi isteyen ilmin sebepleri olan öğretmene ve kitaba değer vermezse Allah tarafından ilimden ve ilmin sağladığı menfaat ve faziletten mahrumiyetle cezalandırılır.

    Öğrenci ilme istekli olması ve iyi niyetli olması gerekir. İnsan kendisini bir şeye bütünü ile vermezse ondan verim elde edemez. Bu nedenle öğrenci geçim kaygısı içinde olmamalıdır. Bu nedenle velisinin büyük desteğine ihtiyacı vardır. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Allah bir sinede iki kalp yaratmamıştır” (Ahzap, 33:4) buyurur. Atalarımız “Bir koltukta iki karpuz sığmaz” diyerek bu ayeti tefsir etmişlerdir. Bu sebeple bir talebe kendisini tamamıyla ilme vermezse ilim ona bir kısmını vermez.

    Talebenin ilimden istifade etmesi için kendisine ilim öğrettiği hocasına saygı ve hürmeti eksik etmemesi gerekir. Hz. Ali (ra) “İlmin kapısı” olduğu için “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” diyerek öğretmenin hakkını çok güzel özetlemiştir.

    2. Öğrencilerin Hakları:
    Öğrencilerin hakları öğretmenin Allah’ın kendisine verdiği ilimle öğrenciler üzerinde otorite sahibi olduğunu bilmeleri ve ilimlerinden dolayı minnet beklentisi içinde olmamaları, hasbî olarak Allah için ilimlerini öğretmeleridir. İlim öğrenmek için yanına gelenlere hürmet etmek, onları hayra teşvik etmek, ilme mani ve engel olan şeylerden korumak, öğrencilere şefkatle ve yumuşaklıkla muamele etmektir. Öğretmen bunu yapmadığı zaman ilmine ihanet etmiş, Allah’ın kendisine verdiği ilim nimetine nankörlük etmiş ve şükretmemiş olur.

    Eğitim öğrenciye sevgi ve ilim öğrenene saygı ile başlar. Bu nedenle öğretmen öğrenciye hiçbir hayrı ve yardımı esirgememelidir. Nitekim yüce Allah peygamberimiz (sav) hakkında buyurur: “Size kendi içinizden bir peygamber geldi ki sizin zahmete uğramanız ona ağır gelir. Mü’minler için çok merhametli ve şefkatlidir. Kalbi üzerinizde titrer.” (Tevbe, 9:128) Peygamber mesleğini takip eden muallimler de öğrencilerinden hiçbir hayrı esirgemezler. Onları nasihatten mahrum bırakmazlar.

    Öğrencilerin güzel örneklere ve kahramanlara ihtiyacı vardır. Bu nedenle bir muallimin giyinme, konuşma, çalışma ve davranışlarda öğrencileri örnek olması ve öğrencilerinin kahramanı olması öğrencilerin hakkıdır. Muallim ilmi ve güzel ahlakı ile öğrencilerini kendisine bağlar ve bağlamalıdır. Öğretmeni seven onun dersini de sever ve bilgisinden istifade eder.

    Muallimin öğrencilere bilgisini hiçbir menfaat gözetmeksizin hasbi olarak vermesi esastır. Bilgi para ile satılamaz; ancak Allah için öğretilirse ilmin de ilim sahibinin de değeri olur ve saygıyı ve hürmeti hak eder. Ayrıca Bediüzzaman “Hazmedilmeyen ilim telkin edilmemelidir” der. İlmin hazmedilmesi ise koyunun kuzusuna süt vermesi gibi safi olmalıdır. Kuşun yavrusuna kusmuk yedirmesi gibi olmamalıdır. (Sözler, Lemaat, 706) Öğretmen ancak hazmederek tam ve kesin olan bilgileri öğrencilerine öğretmelidir. Doğruluğu tartışılan bilgileri aktararak öğrencilerin kafasını karıştıran öğretmenler öğrencilerine istikamet verip doğru yolu gösteremezler.

    Öğrencinin haklarından en önemlisi kabiliyetlerini keşfedilerek ona göre bir eğitim verilmesi ve öğrencinin kabiliyetlerinin inkişafına yönelik bir mesleğe yönlendirilmesidir. Nitekim yüce Allah “Her insan yaratılışına, kabiliyetine, karakterine ve yapısına göre davranır, amel eder.” (İsra, 17:84) buyurur. Öğretmen öğrencinin kabiliyetini keşf ederek ona yönlendirirse o zaman öğrenci başarılı ve hayatta mutlu olur.

    Öğrencinin haklarından birisi de muallimin kendisine kolaylık göstermesi ve öğrendiği bilgilerin pratik faydalarını anlatarak sevdirmesidir. Nitekim peygamberimiz (sav) “Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” (Buhari, İlim, 11; Edeb, 80; Müslim, Cihad, 6) buyurmuşlardır.

    Öğrencinin haklarından birisi de öğretmenin kendisine ancak kaldırabileceği ve anlayabileceği bilgileri vermesi ve tedrici olarak eğitime tabi tutarak gelişimini tamamlamasını sağlamasıdır. Zira peygamberimiz (sav) “İnsanlara anlayacakları dilden konuşun ve akıllarına göre söz söyleyin” (Ebu Davud, Edeb, 20) ferman buyurmuşlardır.




+ Yorum Gönder