+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Siroz nedir ve nasil tedavi edilir hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Siroz nedir ve nasil tedavi edilir hakkında bilgi








    siroz nedir ve nasil tedavi edilir hakkında bilgi







  2. Leyla
    Devamlı Üye





    siroz nedir ve nasil tedavi edilir hakkında bilgi

    siroz nedir ve nasil tedavi edilir ve önemi

    Siroz karaciğerin kronik bir hastalığıdır. Çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir ama hücre temelinde ki oluşum hep aynıdır. Sirozda yenilenen hücre ölümü, halka biçiminde bağ doğu artışı ve yumrular biçiminde doku yenilenmesi görülür. Belirtileri ise kapı toplardamarı sisteminde (portal) kan basıncın yükselmesi ve ilerleyiciyi karaciğer yetmezliğidir. Siroz hastalığı özellikle sürekli alkol kullananlar arasında çok yaygın bir hastalıktır. Viral hepatit kadar yaygın olmamasına karşın, karaciğer hastalığı denince akla ilk siroz hastalığı gelir. Çünkü siroz hem en ağır karaciğer hastalığıdır, hem de iyileşme yerine kronikleşmeye yönelen çeşitli karaciğer hastalıklarının önlenemez sonudur. Siroz hastalığı aslında genel bir kavramdır ve çeşitli biçimlerde tanımlanabilir. Siroz tek bir hastalık değildir. Karaciğere benzer bir biçimde zarar veren çeşitli hastalıklar sonucunda ortaya çıkar. Bu zarar temelinde önemli sayıda karaciğer hücresinin ölmesidir. Ölen karaciğer hücresinin yerini lifsi bağdoku ve aşırı miktarda üretilen, çevresi bağdoku ile sarılı olarak düzensiz yerleşen yeni karaciğer hücreleri doldurur. Böylece başta karaciğeri besleyen damarlar olmak üzere organın bütün yapısı bozulur.

    Zamanında tedaviye başlanmazsa sirozun tedavi yoktur. Sirozda yineleyen hücre ölümü, halka biçiminde bağdoku artışı ve yumrular biçiminde doku yenilenmesi görülür. Belirtileri ise (Vena porta) toplardamar sisteminde portal kan basıncı yükselmesi ve ilerleyici karaciğer yetmezliğidir.


    Karaciğer bedenin çok önemli bir organıdır. Bedendeki alkol, nikotin gibi zehirli maddelerin bedenden uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Karaciğer, yiyeceklerin sindiriminde, yağ metabolizmasında, kanın pıhtılaşmasında ve diğer fonksiyonlarda önemli rol oynar. Karaciğerde oluşan bir yara, karaciğere sürekli zarar verir ve görevi yapmasını zorlaştırır.Karaciğer sirozunun kalıtsal yatkınlık dışındaki en önemli nedenleri, geçirilmiş viral hepatit hastalığı ve alkolizmdir. Bir takım siroz olgusunda ise hastanın öyküsünde alkolizme ya da sarılığa rastlanmaz. Kriptogenetik (nedeni bilinmeyen) siroz adı verilen bu olguların bazısında hastanın sanlıksız bir viral hepatit geçirmiş olabileceği düşünülür. (Öreğin karaciğer iltihabı sonrasında gelişen siroza özgü büyük yumrıılar görülebilir.) Karaciğerde demir birikmesi (hemokromatoz) ve kronik konjestif kalp yetmezliği de siroza neden olabilir.


    Siroz Hastalığı Belirtileri Nelerdir

    Siroz hastalığı karaciğerdeki hastalığın semptomları, rahatsızlığın nedenlerine bağlıdır. İlk önce hiç semptom görülmeyebilir, veya semptomlar çok şiddetli olabilir. Siroz semptomları: • Yorgunluk • Kolay berelenme • İştah kaybı • Ateş • Mide bulantısı veya kusma • Sarılık (cildin sarı olması) • Kaşıntı • Karın ağrısı • Karında veya ayak bileğinde şişlik • Midede veya yemek borusunda kanama • Kilo kaybı Karaciğer sirozu birçok nedene bağlı olabilirse de oluşum süreci değişmez. Bir dış etken yapısal bir işlev azalmasının ya da henüz tam aydınlatılmamış olan kalıtsal bir yatkınlığın bulunduğu karaciğerde (belki de antikor yapısındaki) bir mekanizmayı harekete geçirir. Daha sonra kendi kendine işlemeyi sürdürebilen bu mekanizma sirozu başlatan bir tetik gibi işlev görür. Bir başka bir deyişle karaciğer, hastalığın nedeni kendi hücreleriymiş gibi davranmaya başlar. Karaciğer hücresine zarar veren herhangi bir etken karşısında bağdoku yalnızca ölen hücrelerin yerini almakla kalmaz; karaciğer hücreleri de işlevsel bir lobcuk oluşturacak katmanlar biçiminde yenilenmez. Tam tersine, karaciğer dokusunun araları aşırı bağdokuyla dolar ve bunun sonucunda lobcuğu parçalara ayıran yalancı lobcuklar oluşur. Böylece hücre yenilenmesi amaçsız ve yaygın bir yangı oluşumuna dönüşür. Aşırı çoğalan bağdoku daha sonra büzülerek yakınındaki hücre ve damarları sıkıştınr ve organda oksijen yetersizliğine neden olur. Karaciğer sirozunda görülen sinüzoit ağ (ince damar işlevi gören boncuklar) azalması hastalığın ileri evrelerinde şiddetlenerek dolaşımı durdurabilir. Böylece başka hücrelerin de ölmesiyle tamamlanan döngü, bir kez daha başlayıp yayılmaya hazır hale gelir. Bazı uzmanlann iyi huylu bir tümör hastalığı olarak nitelemesine yol açacak kadar aşırı bir üreme gösteren siroz hücreleri organdaki besleyici maddeleri tüketir. Asalak gibi öteki karaciğer hücrelerinden beslenen siroz hücreleri artık hastalığın ve hücre ölümünün nedeni olmuştur. Sirozun en az bilinen yanı aşın bağdoku üretimidir. Bu olay zehirlenme ya da bağışıklık tepkisine bağlı olarak retiküloendotelyal sistem etkinliğinin artmasından kaynaklanabilir. Herhangi bir nedenle zedelenen ya da ölen karaciğer hücresi bağışıklık sistemi tarafından “yabancı” olarak tanınır ve sistemin antikor oluşturarak yanıt vermesine yol açar (kandaki belirgin gammaglobulin artışı buna bağlıdır). Karaciğer hücrelerindeki antijen-antikor tepkisi hücre ölümüyle sonuçlanır ve böylece retiküloendotelyal sistemin uyarılmasıyla aşırı miktarda üretilen bağdoku karaciğer hücrelerinin yerini alır. Viral hepatit, alkol gibi bir dış etkenin neden yalnızca bazı insanlarda karaciğer hücrelerini vücuda “yabancı” kıldığı sorusuna henüz doyurucu bir yanıt getirilememiştir. Ama yanıtın allerji ya da immun (özbağışıklık) süreçlerinde olmadığı söylenebilir





  3. Suskun Karizma
    Devamlı Üye

    Siroz Hastalığı Tedavisi, Karaciğer Sirozu Bitkisel Tedavi
    Siroz Hastalığı nedir?
    Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler: Andız otu, Rezene çiçeği, Hindiba yaprağı, Papatya, Aslandişi otu, Meneviş yağı

    Hazırlanış ve Kullanım Reçetesi:

    Kurutulmuş andız otu, rezene çiçekleri ile birlikte havanda dö-vülerek ezilir. Ezilen karışım on beş dakika kaynar suda bekletildikten sonra sıkılarak süzülür. Süzülen sıvı cam bir kavanoza boşaltılarak bir süre dinlendirilir. Dinlendirilen bu sıvıdan, tedavi süresince günde üç fincan içilir.

    Kurutulmuş hindiba yapraklan, papatya çiçekleri ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, macun kıvamına gelinceye kadar meneviş yağı ilâve edilerek yoğrulur. Hazırlanan ma-cunla nohut iriliğinde yapılan haplardan günde üç-beş tane yemekten sonra yutulur.

    Aslandişi otunun kökleri, suda yarım saat süreyle kaynatıldık-tan sonra süzülür. Süzülerek elde edilen sıvı cam bir kavanoza boşaltılarak dinlenmesi sağlanır. Dinlenen sıvı tekrar süzüldükten sonra, hazırlanan sıvıdan bir bardak suya yarım fincan karıştırılarak günde üç bardak içilir.





+ Yorum Gönder