+ Yorum Gönder
Müzik ve Tv ve Fan Club Forumunda Türkçemize Sahip Çıkalım Fan Club Konusunu Okuyorsunuz..
  1. RüzgarGülü
    Devamlı Üye

    Türkçemize Sahip Çıkalım Fan Club








    Türkçemize Sahip Çıkalım Fan Club ve Resmi


    t-rk-emize-sahip-kal-m.jpg


    dilimize sahip çıkalım.pngTürkçemize Sahip Çıkalım.png

    Türkçemize Sahip Çıkalım Fan Club ve Görsel







  2. RüzgarGülü
    Devamlı Üye





    KARAMANOĞLU MEHMET BEY'İ ARIYORUM


    Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum
    Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
    Bir ferman yayınlamıştı;

    'Bu günden sonra, divanda, dergahta, bargahta, mecliste,
    meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya'
    diye,

    Hatırlayanınız var mı?
    Dolanın yurdun dört bir yanını,
    Çarşıyı, pazarı, köyü, şehiri,
    Fermana uyanınız var mı?

    Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
    Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
    Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

    Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
    Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey,
    Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?

    Dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
    Mağazanın süper, hiper, gros market,
    Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?

    İlan tahtasının bilboard, sayı tabelasının skorboard,
    Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
    Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?

    Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
    Beldelerin girişinde welcome,
    Çıkışında goodbye okuyanınız var mı?

    Korumanın, muhafızın body guard,
    Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
    İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?

    Sekinin, alanın platform, merkezin center,
    Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
    Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?

    İş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria,
    Sergi yerlerimizi center room, show room,
    Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı?

    Yol üstü lokantamızın fast food,
    Yemek çeşitlerimizin menü,
    Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?

    İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
    Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
    Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?

    Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
    Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
    Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı?

    Mesireyi, kır gezisini picnic,
    Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
    Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı okey diye konuşanınız var mı?

    Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
    Yaşa, varol sevinçleri oley oley,
    Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?

    Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
    Cafe shop levhasının altında,
    Acının da acısı kahve içeniniz var mı?

    Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
    Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
    Özün el diline özendiğine içiniz yananınız var mı?

    Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
    Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
    Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?

    Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
    Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
    Bir ferman yayınlamıştı
    Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı?





  3. RüzgarGülü
    Devamlı Üye
    Şöyle konuşuyor Batılı benliğimiz:

    Müslüman kalabilirsin ya da başka bir dinde; ama beni yakalamak için değişmelisin dostum. Dilini değiştirmelisin önce. Yüksek ortamlarda benim dilimi kullanmalısın. Benim dilimi ikinci dil ya da yabancı dil olarak öğrenmen yetmez. Kendi dilin yabancı kalmalı, hatta neredeyse etnik bir dil; benim dilim ise yüksek ortamlarda anadil olmalı. Nedir bu yüksek ortamlar? En başta yüksekokullar.

    Sonra liseler, ortaokullar, ilkokullar, hatta anaokulları. Kendi dilinle konuşmak sende aşağılık duygusu yaratmalı.

    Örneğin marketing (pazarlamanın yüksek olanı) alanında benim sözcüklerimle cümleler kurmalısın. Kendi dilinle ifade etmeye çalış bak, ne kadar da bayağı kalıyor. Global dünyanın bir parçası olarak kendini hissetmek istiyorsan, benim yaptığımı iyi yapmalısın.
    Gazetelerinin, televizyonlarının! isimleri bile benim dilimde olacak (Eskiden beri olanlar kalsın). Edirne'den Sibirya'ya kadar bütün Türkler, gökteki yıldıza "yıldız" der, ya da "cıldız". Biliyorum binlerce yıldır bu böyleydi. Ama artık "star" demelisin. Unut artık "yıldız"ı. Senin yıldızın geçmişte değil, Doğu'da hiç değil, bizim tarafta.

    Zaten bu konuları da sana ben öğretmiyor muyum? Hangi ülkede Orta Asya ile ilgili daha çok araştırma yapılıyor sanıyorsun; sende mi bende mi? Bırak sözcükleri, harfleri bile istediğim gibi okuyacaksın. Kendi harfini benim okuduğum gibi söyle. "Entivi" de mesela. Diğer türlü söylemeyi dene, bak, sende gördün; ne kadar da bayağı, köylü, doğulu bir "sound" değil mi?

    Hem sen değil misin modern olmak isteyen? Kendini ve kültürünü, dilini, geleneklerini, geçmişini aşağıda hissetmezsen (açıkça değil tabii, içinde, sadece içinde) bu morfozu gerçekleştiremezsin dostum.

    "Paşa"ya "Pasha"," Leyla"ya da "Laila" diyeceksin ve yazacaksın. Biraz oryantalist ;ama "daha Batılı gözüyle bir Doğulu şıklık!" Sen bakma "köşk" sözcüğüne, biz artık ona "kiosk" diyoruz, sen de öyle söyle. Hah şöyle! Ne diyoruz, concept yaratmalıyız.

    Yaratıcı ol, kendine "creative" de; Fabrikayı Ümraniye'de kur, markanı İtalyanca'dan al. Yoksa malını satamazsın. Türk olduğu anlaşılırsa ya da Türk gibi gözükürse kimse evine sokmaz. Sen ona, Türk olmayan bir isim bul en iyisi. Kimse de sana kızamaz. "Trend"
    böyle. Tavuk bile satamazsın. Neden Mudurnu "Chicken" oldu sanıyorsun? İnsanlar tavuk değil "chicken" yemek istiyor. Ne zamandır radyolar; "Good morning Türkiye" diye sesleniyor. Bizi uyandırmak için olsa gerek.

    Özcan Yüksek
    Atlas dergisi - Şubat 2002


    "Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki; bu dil şuurla işlensin. Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır."

    M.K. Atatürk





  4. RüzgarGülü
    Devamlı Üye
    "Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." M. Kemâl Atatürk

    Türkçe = Zeka


    Türkçe, son yıllarda dünyada üzerinde en çok araştırma yapılan dillerden bir tanesidir. Türkçenin gramer yapısının mantığa uygunluğu, dilin ezber metodu ile değil, mantık yürütülerek öğrenilmesi bilim adamlarını Türkçenin mükemmelliği konusunda hayrete düşürmektedir.

    Amerika’da, Viskansın Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. Kemal Karpat Amerika’da dil bilim ile ilgili bölümü bulunan bütün üniversitelerde Türkçeye büyük önem verildiğini, gramatikal yapısının büyük bir hayret ve beğeni ile incelendiğini ve bir dilin nasıl bu kadar sağlam bir mantığa, mükemmeliyete sahip olabileceği düşüncesinin Türklere ve Türkçeye karşı bir hayranlık (yanı sıra kıskançlık) uyandırdığını belirtiyor.

    Bu ilgi ve hayranlık yalnızca Amerika’ya mahsus değil. Avrupa’da da Türkçe husûsunda ciddi çalışmalar var. Geçmiş yıllarda üç yaşına kadar olan çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada Ana dili Türkçe olan çocuklarda, bu yaş grubunda diğer milletlerin çocuklarına göre zekâ seviyesi, kavrayış kabiliyeti olarak daha önde oldukları tesbit edilmişti. Çocuğun gelişiminde ilk üç yaşın önemi, çocuğun hayatı boyunca kat edeceği mesafenin önemli bir kısmını bu dönemde aldığı göz önünde bulundurulduğu zaman bu durumun hakikaten bir avantaj olduğunu düşünebiliriz.

    Bu çocuklarının annelerinin genellikle kültür seviyesinin düşük olması, okuma alışkanlığının olmaması ise çocukların üç yaşına kadar elde ettikleri ilerleme hızını ileriki yıllarda gösterememesine sebep olan etkenler. Daha sonra yapılan çalışmalarda Türk çocuklarının zekâ açısından ilk yıllarda kat ettikleri mesafede en önemli faktörün dil olduğu kanaatine varılıyor.

    İnternational Association for he Study of Child Language (Uluslar arası Çocuk Dili Araştırmaları Derneği) adlı kuruluşun Almanya’nın başkenti Berlin’de yapılan onuncu kongresinde, Türk çocuklarının 2, en geç 3 yaşına kadar kendi dillerini dil bilgisi kurallarını da yerli yerinde kullanarak mükemmel biçimde kullandıklarını ispatlıyor. Bu kabiliyet Alman çocuklarında 5, Araplarda 12 yaşına kadar uzayabiliyor.

    Dil bilimi profesörü Klan Delius, Türk dilinin kolay öğrenildiğini belirterek, “Türkçenin şahıs ve zaman belirleyen ekleri düzenli. Lego taşlarının yan yana dizilmesi gibi tespitini yapıyor. Yine ilim adamlarının ulaştığı bir diğer sonuç; Türkçenin ezberlenerek değil mantık ve muhakeme yoluyla öğrenilen bir dil olmasından dolayı Türk çocuklarında günlük hayatta gerekli pratik zekâ ve muhakeme kazanımı da diğerlerine oranla daha önde.

    Ve bu araştırma sonuçları Avrupa ülkelerinde Türklerle evli Avrupalı annelerde çocuğuna Türkçe öğretme ve evde Türkçe kullanma isteğini teşvik ediyor. Bu istek ve gayreti ile anne bir avantaj daha elde ediyor. Çünkü, kurallı bir dil olan Türkçe şuurlu ve iyi öğrenildiği takdirde diğer dilleri de daha kolay ve kısa zamanda öğrenme yeteneğini kazandırıyor.

    Bizler hiçbir mantıklı izahı olmayan tuhaf bir kompleksle başka dil ve kültürlerin kucağına balıklama atlayıp kendimizi kaybederken bizde mevcut değerleri bir gün başka ellerde görürsek hiç şaşırmamalı. Yarının Türkiye’sini İngilizce, Almanca vs. Batı dillerini konuşan Türkler buna mukabil Avrupa’yı Türkçe konuşan Avrupalılar doldurabilir. Türklerle ilgili en detaylı araştırmalar Batı’da yapılıyor, bizim değerlerimizi onlar keşfedip dünya kamuoyunun gündemine sunuyorlar.

    Ne kadar farkındayız bilmem ama Türkçeyi kullanan kişiler olarak çocuklarımız doğuştan şanslı, dilimizin kurallarını daha iyi öğrenerek, uydurukça vb. bir takım şahısların kendi keyfî yönlendirmelerine kapılmayarak; kazanılmış müşterek anlaşma vasıtamız olan kelimeleri feda etmeyerek; okuyarak bilgi ve kültürümüzü genişleterek doğuştan gelen bu avantajları kat be kat artırmak bizim elimizde.

    Çocuklarımız gayret ve fedakârlığın her türlüsüne değmez mi?..

    Dr. Nazlı Rana GÜREL


  5. sen_AY
    Devamlı Üye
    Yazım Yanlışları

    Yazım Kuralları ve Türkçe’nin Doğru Kullanımı


    Bir yazı ile okuyucuya mesajı doğru iletmede kaynağın önemli bir rolü ve sorumluluğu bulunmaktadır. Bu yüzden mesajı ileten kişi mesajını yazılı olarak iletirken bir takım yazım kurallarına uyması gereklidir. Özellikle öğrencilerin yazı yazarken yaptıkları en önemli hata, noktalama işaretlerine uymamalarıdır.
    * Yazılarda noktalama işaretleri bazen hiç kullanılmamakta bazen de yerinde kullanılmamaktadır. İfadelerin doğru anlaşılması için bu kurallara özenle uyulmalıdır.
    * Bir bilgisayar programı kullanılarak yazılan yazılarda ise boşluk konusuna dikkat edilmelidir. Örneğin,
    Noktadan ve virgülden önce boşluk bırakılmamalıdır.
    Noktadan ve virgülden sonra boşluk bırakılmalıdır. Boşluk bırakılması unutulduğunda noktanın öncesinde ve sonrasındaki sözcükler tek bir sözcük olarak algılanmaktadır. Bu da yazıların kağıt üzerindeki düzenlemesini olumsuz etkilemektedir.
    Parantezler açılırken parantez öncesinde boşluk bırakılmalı, açılan parantezle metin arasında boşluk olmamalıdır. Parantezler kapatılırken parantez öncesinde boşluk olmamalı, sonrasında ise olmalıdır.
    * Diğer bir hata türü yazım yanlışlarıdır. Sözcükler Türk Dil Kurumu’nun belirlediği kurallar göz önünde bulundurularak yazılmalıdır.
    * Yaygın olarak yapılan bir başka hata da sözcüklerin yanlış kullanımlarıdır. Örneğin “neden olmak”, “yol açmak” ve “sağlamak” gibi sözcükler çok farklı anlamları verebiliyorken aynı anlamda kullanılmaktadırlar.
    * Ayrıca bazı sözcüklerin Türkçe karşılıkları varken (genelde) farkında olunmadan yabancı karşılığı kullanılmaktadır.

    Genel Yazım Yanlışları

    Yanlış (!) - Doğru (!)

    hergün - her gün
    heryer - her yer
    herşey - her şey
    harhangibiri - herhangi biri
    herbiri - her biri
    birgün - bir gün
    birşey - bir şey
    bir çok şey - birçok şey
    bir kaç şey - birkaç şey
    hiç bir şey -hiçbir şey
    pekçok -pek çok
    pekaz -pek az
    arasıra - ara sıra
    yanısıra - yanı sıra
    peşisıra - peşi sıra
    ardısıra - ardı sıra
    akşam üstü - akşamüstü
    suç üstü - suçüstü
    ayak üstü - ayaküstü
    terketmek - terk etmek
    ayırdetmek - ayırt etmek
    farketmek - fark etmek
    arzetmek - arz etmek
    vaadetmek - vaat etmek
    haketmek - hak etmek
    muhtacolmak - muhtaç olmak
    şehidolmak - şehit olmak
    vaz geçmek - vazgeçmek
    baş vurma - başvurmak
    ön görmek - öngörmek
    var saymak - varsaymak
    ya hut -yahut
    ve ya - veya
    yada - ya da
    laboratuar - laboratuvar
    antreman - antrenman
    eşortman - eşofman
    orjinal - orijinal
    yalnış - yanlış
    yanlız - yalnız
    kiprik - kirpik
    kirbit - kibrit
    anbar - ambar
    canbaz - cambaz
    çenber - çember
    makina - makine
    meyva - meyve
    zatüre - zatürree
    matba - matbaa
    deynek - değnek
    süpriz - sürpriz
    poaça - poğaça
    kordalye - kurdele
    sandoviç - sandviç
    eksoz - egzoz
    pardesü - pardösü
    ayidat - aidat
    pilaj - plaj
    tazik - tazyik
    traş - tıraş
    metod - metot
    ara söz- arasöz
    ara yön - arayön

    Türkçe Karşılığı Varken Kullanılan Sözcükler ve Yanlış Kullanımlar

    Sözcüğün yanlış kullanımı - Doğrusu (!) - Türkçesi
    çok mersi - merci beaucoup - Çok teşekkür ederim.
    detay - detail -ayrıntı
    fonksiyon - function - işlev
    fonksiyonel - functional - işlevsel
    avantaj - advantage - üstünlük
    kriter - criterion - ölçüt
    kriterler - criteria - ölçütler
    test sınavı- ??? - çoktan seçmeli sınav
    layt (light) - light - hafif
    fest fud - fast food - hazır yiyecek
    hard disk - hard disc - sabit disk
    imeyıl (e-mail) - e-mail - e-posta, elmek
    meyil (mail) mail - e-posta - mesajı, ileti
    meyil çekmek - sending a mail - e-posta mesajı yollamak
    maus (mouse) - mause - fare
    ran etmek (run etmek) - running -çalıştırmak
    tekrardan - ??? - tekrar veya yeniden

    Asıl sorun Türkçeyi doğru konuşabilmekte!

    Sözcüğün yanlış kullanımı - Türkçesi
    start almak - başlamak
    center - merkez
    relax olmak - rahatlamak
    e-mail - e-pota
    komunikasyon - iletişim
    cv - özgeçmiş
    okey-ok - tamam
    trend - eğilim
    spontane - kendiliğinden
    link - bağlantı
    exit - çıkış
    check etmek - kontrol etmek
    feedback - geri bildirim
    full-time - tam gün
    koordinasyon - eşgüdüm
    absurt - saçma
    adapte olmak - uyum sağlamak
    laptop - diz üstü
    provoke etmek - kışkırtmak
    jenerasyon - nesil-kuşak
    objektif -nesnel-tarafsız
    deklare etmek - bildirmek
    star - yıldız
    perspektif - bakış açısı
    entegre olmak - bütünleşmek
    nick name - takma ad
    partner - eş
    okeylemek - onaylamak
    antipatik - sevimsiz-itici
    mantalite - anlayış-zihniyet
    illegal - yasadışı
    timing - zamanlama
    catering - yemek hizmeti
    departman - bölüm
    revize etmek - yenilemek
    global - küresel
    sempatik - sevimli-cana yakın
    security - güvenlik
    printer - yazıcı
    elimine etmek - elemek
    izolasyon - yalıtım
    data - veri
    prezantasyon - sunum
    finish - bitiş-varış
    download etmek- indirmek
    monoton - tekdüze
    konsensus - uzlaşma
    full - tam-dolu
    emergency - acil
    ambiyans - hava-ortam
    versiyon - sürüm-uyarlama
    ekstra - fazladan
    imitasyon - taklit
    optimist - iyimser
    save etmek - kaydetmek
    adisyon - hesap fişi
    print out - çıktı
    anons etmek - duyurmak
    bodyguard - koruma
    dokuman - belge
    dizayn - tasarım
    analiz - çözümleme
    online - çevrimiçi
    kriter - ölçüt
    part-time - yarı zamanlı
    pesimist - karamsar
    slayt - yansı
    empoze etmek - dayatmak
    driver - sürücü
    bye bye - hoşçakal


  6. Reloladed
    Devamlı Üye
    Ş Yerine $
    V yerine W
    K yerine q
    Vb. Harfleri Kullanarak Kelime Ve Cümle Oluşturanlar , Oluşturmakta Israr Edenler Toplumun En Aşağılık Kesimleridir.

    Sizin Bir Diliniz Olduğunu ve Doğru Düzgün Kullanmayı Unutmayın

    TÜRKÇE Ulusal'dır

    Türkçemize Sahip Çıkanlar Listeye Eklenecektir ..

    Çıkmayanlar Kara Listeye Eklenecektir


    Türkçemize Sahip Çıkan Üyelerimiz








    Türkçemizi Katleten Üyelerimiz ..



  7. MAJİX
    Devamlı Üye
    Türkçesi Varken!


    Türkçesi varken yabancı olan kelimenin kullanılmasına günümüzde oldukça sık rastlanıyor ve bu oldukça hızlı bir şekilde de yayılıyor. Peki, neden Türkçesi varken yabancı olan kelimeyi kullanıyoruz?

    Yabancı dillere özenme; Osmanlı zamanında Farsçaya-Arapçaya, kısa bir süre önce Fransızcaya ve son 45–50 yıllık zaman diliminde ise İngilizceye kaymıştır. Bunun sebebi olarak bilim dilinin İngilizce olması gösteriliyor. Fakat olaya dikkatli baktığımız zaman bilim dilinin İngilizce olmadığı, aksine İngilizce gibi bir dilin bilim için hiç uygun olmadığını görüyoruz.

    Farklı yöntemlerle kendi dilimizdeki kelimeleri unutmamız ve yerine yabancı kelimeleri kullanmamız sağlandı. Fakat artık yabancı kelime kullanmak toplum içinde bir fark olmaktan çıktı hatta artık bizler tarafından ayıplanır duruma geldi. Günümüzde “ organisation un Türkçesi ne?” dediğimiz zaman karşılık olarak organizasyon. Ya da “ ‘ambulance’ ne demek?” dediğimiz zaman ambulans cevabını alıyoruz. Dilimize yapışmış o kadar saçma sapan kelimeler var ki! Artık bunları dilimizden kazıyıp atmanın zamanı gelmiştir.

    Anlaşılıyor ki şu anda Oktay SİNANOĞLU hocamızın dediği gibi büyük bir uyanış vardır. Aşağıda günlük yaşamda sık sık karşılaştığımız ve kullanılmasının artık ayıp olarak gördüğümüz sözcüklere karşılık küçük bir sözlük hazırladım. Umarım dilimize yapışan saçma kelimelerin, dilimizden kazınmasında faydası olur.

    Ambulans: Cankurtaran
    Trend: Gidiş, Gidişat
    Erozyon: Toprak Aşınması
    Kabine: Bakanlar Kurulu
    Medya: Yayın-Basın
    Dizayn: Tasarım
    Fast Food: Tez Yemek
    Servis: Hizmet
    Filtre: Süzgeç
    Mobil: Gezgin
    Termik: Isıl
    Radikal: Aşırı
    Brifing: Bilgilendirme
    Miting: Toplantı
    Politika: Siyaset
    Market: Bakkal, Çarşı, Pazar
    Star: Yıldız
    Süper: Ülken, Üstün, Koca
    Şanslı: Bahtlı, Bahtı Açık
    Sosyal: Toplumsal
    Sprey: Püskürteç
    Deterjan: Arıtmaç
    Fuel Oil: Yakıt Yağ
    Petrol: Neft
    Shopping Center: Alışveriş Merkezi


  8. MAJİX
    Devamlı Üye
    Stant: Tezgâh, Sergi
    Bariyer: Engebe
    Operatör Dr: Cerrah
    Dekor: Süs
    Üniversite: Evrenkent
    Kampus: Yerleşke
    Sponsor: Destekçi
    Antik: Eski
    Aktif: Etkin, Faal
    Pasif: Edilgen
    Galeri: Sergi
    Spesiyal: Özel
    Terör: Tedhiş
    Terörist: Tedhişçi
    Transfer: Aktarma
    Defans: Savunma
    Korner: Köşe
    Enternasyonal: Uluslar Arası
    Detay: Ayrıntı
    Pozisyon: Durum, Konum
    Reyting: Sıralama
    Air Lines: Hava Yolu
    Final: Son, Son Sınav
    Vize: Ara Sınav
    Lider: Önder
    Alternatif: Seçenek
    Legal: Yasal
    Organize: Düzenlemek
    Organizasyon: Örgüt, Topluluk
    Deklarasyon: Beyanname
    Ekonomi: İktisat
    Prestij: İtibar
    Doküman: Belge
    Komisyon: Encümen
    Komisyoncu: Aracı
    Ambargo: Yaptırım
    Sektör: Kesim
    İzolasyon: Yalıtım
    Agresif: Saldırgan
    Operasyon: İşlem, Ameliye
    Format: Biçim
    Kompozisyon: Hitabet, Tahrir
    Egzersiz: Alıştırma
    Favori: As
    Favori(yüzdeki): Duluk
    Alarm: Uyarı
    Otomatik: Öziş
    Biyoloji: Dirilbilim
    Sinema: Beyazperde

    Metin Arıtürk
    Selçuk Evrenkenti - İnşaat Mühendisliği


  9. MAJİX
    Devamlı Üye
    Yazım konularına dikkat etmemiz lazım

    deyil (X) --> değil (√)

    yalnış (X) --> yanlış (√) yanılmaktan yanlış

    yanlız (X) --> yalnız (√) yalından yalnız

    herkez (X) --> herkes (√)


+ Yorum Gönder


türkçemize giren yabancı kelimeler,  türkçenin önemi,  türkçeyi doğru kullanma,  dilimize giren yabancı kelimeler,  türkçemizi bozan kelimeler,  türkçenin yabancılaşması