+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda fiziğin doğası ile ilgili bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    fiziğin doğası ile ilgili bilgi








    fiziğin doğası ile ilgili bilgi


    fiziğin doğası sıfır hatasını ortadan kaldıra-bilmek için neler yapılabilir

    sıfır hatasını ortadan kaldıra-bilmek için neler yapılabilir.







  2. AGMEHMET
    Administrator





    Fiziğin Doğası


    Önceleri insanoğlu, güneş battığında ve yeryüzü karanlığa gömüldüğünde “ güneşin yarattığı etki “ den korkuyordu. Daha sonra ayın karmaşık hareketinin nedenlerini öğrenmeye uğraştı. Güneş tutulmaları yarın havanın nasıl olacağından çok daha kolay kestirmeye başlandı. Yeryüzünde ilk dinozorun ortaya çıkmasından çok önce ay gezegenimizin çevresinde dolanıyordu. Küçük bir ay sayabileceğimiz insan yapısı bir uydu pervanesiz, jet motorsuz ya da kanatsız, küremiz çevresinde uzun bir süre dolanabilir. Acaba uydular nasıl hareket ediyorlar? Kendi uydumuzu nasıl yapabiliriz? Aya nasıl gidebiliriz?

    Fizik böyle soruları cevaplandırmamızı sağlar. Bize önceden kestirme ve düzenleme gücü verir ve bilinmeyenin derinliğine inmemize, onu anlamamıza yardımcı olur. Fizikte öğrendiklerimizden yararlanarak yeni şeylerin ortaya çıkması sağlanır. Bulunan yeni cevaplarla her zaman yeni sorular da ortaya çıkmaktadır. Eğer fizik kavramları kullanılmamış olsaydı, bu tür sorulardan bir çoğu hiçbir zaman sorulmamış olurdu.

    Fizikte her türden araç ve gereçler kullanılır. İnsanoğlunun hemen hemen tüm yaşantı ve davranışlarında olduğu gibi, fizikçinin ana aracı kendi merakıdır. Sonra, düşündüklerini, yaptıklarını ve yapmak istediklerini kendisine ve başkalarına açıklamak, anlatmak için bir dil gereklidir. Nicelik ve bağıntıların özel, çok açık, elastik ve evrensel dili olarak düşünebileceğimiz Matematik de fizikçinin çantasındaki araçlardan biridir; bu arada kendi gözleri, kulakları ve elleri de gerçekten çok önemlidir. O, bunları anlamaya ve denetimi altına almaya uğraştığı dünyasında olan bitenlere ilişkin bilgileri toplamakta kullandığı ilk aygıtlar olarak görür. Sonra, duyu organlarına yardımcı olmak ve bazen incelemek istediği özel ortamları yaratmak amacıyla bir çok değişik türden araçlar, aygıtlar ve makineleri kullanması gerekir.

    Galileo’dan önce hiçbir astronomi teleskopu yoktu. Bir kez Galileo iki merceği birleştirerek bir astronomi teleskopu yapıp, Jüpiter çevresinde dolanan dört ayın varlığını ortaya çıkarttıktan sonra, daha çok sayıda ve daha iyi teleskoplar düzenlenerek yapılmıştır. Bu teleskopların yardımıyla, Jüpiter ve Mars gezegenlerinin yörüngeleri arasında hareket eden ve asteroid denilen bir çok küçük gezegenler gibi daha başka yeni gök cisimleri de ortaya çıkarılmıştır.




  3. Gizli @ yara
    Özel Üye
    fiziğin diğer teknolojik ve pratik katkıları ;

    - İletişim sistemleri; optik iletişim, uydu iletişimi. Bu sistemlerde kullanılacak opto elektronik aygıtların araştırılması, tasarımı ve geliştirilmesi.

    - Enerji üretimi; nükleer enerji, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve halen kullanılmakta olan enerji üretme yöntemlerinin etkinliğinin artırılması.

    - Evrenin doğuşu ve gelişiminin anlaşılması; Büyük Patlama ( Big Bang ), kara delikler, nötron yıldızları, galaksiler, kozmoloji, astronomi, uzay fiziği gibi dallar.

    - Maddenin yapısını anlama yoluyla yeni çok küçük ve çok hızlı elektronik aygıtların keşfedilmesi ve bu aygıtların kullanılmasıyla küçük ve çok hızlı bilgisayarların yapılması.

    -Özellikle havacılık ve uzay sanayinde, x ışınları, sesötesi gibi yöntemler kullanarak maddeye zarar vermeden, maddenin içinde bulunabilecek çatlak, kırık ve yabancı maddelerin belirlenmesi.

    - Elektronik, optik, tıp, inşaat, havacılık gibi çok geniş alanlarda kullanılan dayanıklı, güvenilir, uzun ömürlü, ucuz ve hafif malzemelerin araştırılması ve geliştirilmesi.

    -Çevre kirliliği, hava kirliliği ve bunların ozon tabakası üzerine dolayısıyla Güneş'ten artarak gelen morötesi ışınların insan sağlığına etkileri, sera olayının incelenmesi.

    - Tıpta; x ışınları, sesötesi, Nükleer Manyetik Rezonans ( NMR ) gibi temel fizik ilkelerini kullanarak insan vücudunun taranması, bulguların belirlenmesi ve tedavide kullanılması.

    - İnsan sağlığını etkileyen gürültü kirliliğinin giderilmesi için yapılan çalışmalar.

    - Adli Tıp alanında; elektron mikroskopları ve güçlü bilgisayar kullanarak, cinayet ya da silahlı soygun gibi olayları çözmek için polise yardım.

    - Savunma sanayinde; mikrodalgalar, lazerler, kızılötesi ışınlar ve uydular kullanarak savunma sistemlerinin araç ve gereçlerinin araştırılması ve geliştirlmesi.

    - Biyofizik ve tıp araştırmalarında özellikle insan fizyolojisinin işleyişini anlamak için yapılan çalışmalar.

    FİZİK’İN TANIMI VE GÜNCEL HAYATLA BAĞLANTISI

    Fizik (Yunanca φυσικός (physikos): doğal, φύσις (doğa): Doğa) enerji ve maddenin etkileşimini inceleyen bilim dalıdır (bkz. Kimya, Biyoloji). Enerjinin evreninin tarihindeki birincil rolü, her maddenin, özelliklerini açığa vurmak ve dönüşümlere katılmak için enerjiyle etkileşimde bulunması ve madde en temel bileşenlerine ayrışırken enerjinin en önemli öğe olması nedeniyle fizik, genellikle temel bilimlerin anası olarak bilinir. Madde ve madde bileşenlerini inceleyen, aynı zamanda bunların etkileşimlerini açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır. bkz daha geniş bilgiFizik genellikle cansız varlıklarla uğraşan, fakat çok zaman canlılarla ilgilenen bilimlerede yardımcı olan bir bilim kolu olarakta anılr Fizik kelimesi yunanca Doğa anlamına gelen terimlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yakın zamana kadar fiziğe Doğa felsefesi gözüyle bakılıştır. Astronomi, Kimya, Biyoloji, Jeoloji,..v.s. de birer doğa bilimi olmalarına rağmen, fiziğin en temel doğa bilimi ve aynı zamanda bu doğa bilimlerinin en önemli yardımcıları olduğu gerçektir. Diğer taraftan Tıp, Mühendislikv.s. gibi uygulamalı bilimlerde çok kullanılan ve bazılarının temelini oluşturan Fizik, ilk bakışta hiç ilgisi olmadığı düşünülen arkeoloji, psikoloji, tarihv.s. konularında da önemli bir yardımcıdır. Ancak konusu bakımından Fiziğe en yakın, hatta Fizikle içiçe olan bilim öncelikle kimyadır. O halde Fizik hemen hemen tüm bilimlerin gelişmesine yardımcı olmakta ve bir çok konuda onlarla iş birliği yapmaktadır. Bu işbirliğinden şüphesiz Fizikte yararlanmakta ve gelişmektedir. Fiziğin en yakın yardımcısı ise Matematiktir. Matematik bilimi kısaca Fiziğin dilidir. Temel doğa bilimi olan Fizik, evrenin sırlarını, madde yapısını ve bunların arasındaki etkileşimlerini açıklamaya çalışırken Fiziğin başılıca iki metodu vardır; bunlar gözlem ve deneydir. Doğa olaylarının çeşitli duyu organlarını etkilemeleri sonucuFizikte çeşitli kolların gelişmesi sağlanmıştır. Bu sebeble görme duyusunu uyandıran ışıkla beraber Fiziğin bir kolu olan optik gelişmiştir. Aynı şekilde işitme ile akustik, sıcak soğuk duygusu ile termodinamikv.s. fizik konuları ortaya çıkmıştır.Bunların yanı sıra elektromagnetima gibi doğrudan duyu organlarını etkilemeyen kollarıda gelişmiştir. Fiziğin 19. yüzyılın sonuna kadar geçirdiği aşamalarda geçirdiği aşamalarda her nekadar mekanik temel ise de, birbirinden bağımsız olarak incelenen Fizik konuları kalsik fizik altında toplanabilir. 20. yüzyılın başından itibaren klasik fizik kurallarından daha değişik, ancak çok daha mantıklı ve mükemmmel sonuçlar elde edilmiştir. Bu tür modellerle olayı açıklayan Fizik kolları ise Modern Fizik adı altında toplanmıştır. Fizik eğitimi bugünde gerçeğe çok yakın sonuçlar veren Klasik Fizikle başlamaktadır
    Fizik değişimin incelenmesi demektir. Fiziğin çoğu alanı, durağan (statik) olanla değil, evinenle (dinamik olanla) ilgilenir. Fiziğin amacı evrendeki "gözlenebilir" niceliklerin (enerji, momentum, açısal momentum, spin vs.) "nasıl" değiştiğini anlamaktır. "Niye" değiştiğini sorgulamak çoğunlukla felsefenin ****fizik dalı veya teoloji'nin işidir.

    Fiziğin evinimi anlatmak için, temel fizik kuramlarının formulasyonunda kullandığı temel araçlar Diferansiyel denklemler ve İntegro-diferansiyal denklemler olarak sıralanabilir. Hatta çoğu temel fizik kuramı sadece diferensiyal denklemler kullanarak formule edilmiştir. (örn. Newton yasaları, Maxwell denklemleri, Einstein denklemleri, Kuantum Fiziği ya da Schrödinger denklemi, Dirac denklemi).


    Fiziğin gerçek hayata bir faydası var mı?

    o Vaktiyle, elektromanyetizma'nın temeli olan deneylerinden birini görünce "çok ilginç, ama bu ne işe yarar ki?" diye soran bir leydi'ye Faraday'ın "Söyler misiniz leydim, yeni doğmuş bir bebek ne işe yarar?" diye cevap verdiği rivayet edilir.

    Mühendislik ve tıp, bilimin uygulamalarıdır. Bir bilim ilkesinden, doğrudan günlük hayatta fayda üretmek bu uğraş alanlarının işidir, bilimin değil. Ama örneğin, günümüz teknolojisinin, MR cihazları, lazerler, nükleer enerji, transistörler, dolayısıyla elektronik cihazlar gibi birçok ürunü, 1900-1930 arası anlaşılan kuantum fiziğine dayanır. Bu yazıyı okumak için kullandığınız WWW standardı ve fikri bile bir fizikçi tarafından (fizikçiler arası bilgi paylaşımını kolaylaştırmak için) icat edilmiştir.

    Gelecekte ise süperiletkenliğin yaygın uygulamaları (tekerleksiz çok hızlı trenler, v.s), kuantum bilgi işleme ve iletimi hayatımızı tamamen değiştirmeye aday. Ancak asıl ilginç değişiklikler, şu anda öngöremediklerimiz olacaktır.

    Ve son olarak, bilimin, çoğu zaman göz ardı edilen bir toplumsal fonksiyonu: Bilinmeyenin sınırlarını geri iterek, insanda doğanın anlaşılabilirliği izlenimini pekiştirmek. Bir mağara insanının, belki de güneşin yarın doğacağından emin olamayabileceğini; bir ortaçağ gemicisinin, okyanusta fazla uzağa giderse tepsinin kenarından aşağı düşeceğinden, ya da alev püskürten canavarlarla karşılaşacağından korktuğunu düşünün. Halbuki günümüzde bir insan diyebilir ki: "Kara deliklerin olay ufkundan içeride ne olduğunu ben bilmiyorum, ama bilenler, araştıranlar ver; ve benim de yeterince vaktim olsa ve bilen biri bana anlatmak için yeterince çaba gösterse, ben de anlayabilirim". Bizce bu da önemli bir katkı.

    ayıklanmadığı, konuların gerçek hayatla bağlantısının kurulmadığı ve kavramsal olmayan metotlarla hazırlanmaktadırlar. Türkiye’de müfredatın sık sık değiştiği de göz önüne alınarak kitapların gözden geçirilmesi gerekmektedir. Jhonson ve Bany (1970) öğrencilerin tutumlarına, ihtiyaçlarına ve ilgilerine göre hazırlanmış bir fizik dersinden öğrencilerin daha fazla zevk alacağını söylemiştir




+ Yorum Gönder


fiziğin doğası ile ilgili bilgi,  fiziğin doğası hakkında bilgi,  fiziğin doğası ile ilgili bilgiler