+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda komık skeçler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    komık skeçler








    her sıtede aynı skeç war bu nee aaa







  2. HARBİKIZ
    Moderator





    AT HIRSIZI

    HASAN : Hayrola Rüstem, üzgün görünüyorsun, ne oldu?
    RÜSTEM : Ben üzülmeyeyim de kim üzülsün Hasan?
    HASAN : Hele anlat bakalım seni bu kadar perişan eden olay neymiş, merak ettim yahu!
    RÜSTEM : Bütün paramı verip bir at almıştım.
    HASAN : Ee, at öldü mü yoksa?
    RÜSTEM : Ölse teselli olacak bir yanı var?
    HASAN : Ne oldu peki?
    RÜSTEM : Dün gece ahıra bir hırsız girip atımı çalmış.
    HASAN : Yapma yaa İnan ki çok üzüldüm. İnşallah bulursun atını.
    RÜSTEM : Pek sanmıyorum bulabileceğimi ama hayırlısı neyse o olsun. Ne diyelim.
    HASAN : Benim acele bir işim var, gitmek zorundayım. Hadi kal sağlıcakla
    RÜSTEM : Yolun açık olsun Hasan.
    HIRSIZ : Lanet hayvan yürüsene be!
    RÜSTEM : Aman Allah´ım rüya mı görüyorum yoksa! Bu at benim atım yahu! Hey, heey, bu benim atım!
    HIRSIZ : Yanlışın var Beyim. Bu at yıllardan beri benimdir.
    RÜSTEM : Madem ki bu at yıllardan beri senin, o halde söyle bakalım, bu atın hangi gözü kör?
    HIRSIZ : Hangi gözü mü kör? Bunu bilmeyecek ne var, tabi ki sol gözü kör.
    RÜSTEM : Bilemedin.
    HIRSIZ : Pardon pordon, ben sağ gözü diyecektim, yanıldım. Evet evet, sağ gözü kör bu atm.
    RÜSTEM : Sen sadece hırsız değil ayrıca beceriksiz bir yalancısın da.
    HIRSIZ : Niye?
    RÜSTEM : Bu atın iki gözü de sapasağlam çünkü! Ver atımı





  3. HARBİKIZ
    Moderator
    BEN SENİN YAŞINDAYKEN


    BABA :
    Oğlum gel bakalım buraya!
    ÇOCUK : Buyur baba!
    BABA : Bu hafta yapılan sınavda kaçıncı oldun?
    ÇOCUK : 25. oldum baba.
    BABA : Ama nasıl olur! Daha geçen hafta 21. idin. Nasıl dört sıra birden geriledin? Tembel herif.
    ÇOCUK : Ne yapayım baba? Sınıfa dört tane yeni öğrenci daha geldi. Dolayısıyla 21.likten, 25. liğe geriledim. Hem bana kızmaya senin hakkın yok.
    BABA : Bak şu bacaksıza! Bu kadar tembel olacaksın ve benim sana kızmaya hakkım olmayacak, öyle mi?
    ÇOCUK : Tabii Demek ki mükemmel bir çocuk dünyaya getirememişsiniz. El alem öyle çocuk yapıyor ki! Hepsi süper zeka.
    BABA : Kızdırma beni alırım ayağımın altına bak. Sınıfta kalmış abuk subuk, aptal saptal konuşuyor.
    ÇOCUK : Niye kızıyorsun baba? Sınıfta kaldıysak ne olmuş! Daha iyi ya!
    BABA : Neresi iyi bunun?
    ÇOCUK : Sürekli maddi sıkıntıdan bahsediyordun, düşünsene yeni sınıf için yeni kitaplar almak zorunda kalacaktın. Şimdi buna gerek kalmadı. Aynı kitapları yeniden kullanacağım.
    BABA : Yahu şu karneye bak.Bütün dersler bir, bir, bir. Allah aşkına bir tane bile iki yok. Yuh sana, nasıl becerdin bunu?
    ÇOCUK : Hepsi bir mi, emin misin baba?
    BABA : Bir de utanmadan şaşırma numarası yapıyor. Utan, utan! Al da kendi gözlerinle bir daha bak karneye.
    ÇOCUK : Allah, Allah! Ver bakalım şu karneyi. Hepsi bir olmamalıydı
    BABA : Şunun söylediğine bak. Doğru hepsi bir olmamalıydı. Sıfır olmalıydı.Bir sene boyunca yattın tabi Bir bile fazla sana. Ben senin yaşındayken sınıfın en iyisiydim. Karnemde bütün notlarım "5" idi, "5".
    ÇOCUK : Yapma baba. Bu benim karnem değil. Dün bu karneyi tavan arasında buldum. Senin karnen bu. Neee! Benim karnem mi? Hadi canımVer bakiiimL.Aaa! Sahi ya Eee Şeeey yani. Diyecektim ki!..
    ÇOCUK : Demek bütün notların beşti haa İşte bak bu da benim karnem. İtiraf et baba, ben senden daha çalışkanım.
    BABA : Tamam, tamam anladık, para istiyorsun. Söyle ne kadar vereyim?
    ÇOCUK : Şeey! Ne desem bilmem ki! 500 yeter. Ama şimdilik
    BABA :Ne 400 mü? 300 neyine yetmez? Al şu 200´ü 100´ ünü geri getir.
    ÇOCUK : Ama baba
    BABA : Aması maması yok. Al şunu! Dur bakim, senin eline ne oldu böyle?
    ÇOCUK : Önemli değil baba
    BABA : Nasıl önemli değil oğlum? Avuçların kıpkırmızı olmuş. Ne oldu?
    ÇOCUK : Öğretmen dövdü.
    BABA : Öğretmen mi dövdü? Hangi çağdayız? Dağ başı mı burası? Ben ona sorarım.
    ÇOCUK : Dur, dur! Dur baba. Tabiki burası dağ başı değil. Ama galiba kabahat bendeydi.
    BABA : Niye, ne oldu ki?
    ÇOCUK : Arkadaşım öğretmenin sandalyesine raptiye koymuştu.
    BABA : Raptiye koyan arkadaşınsa seni niye dövdü? Onu dövseydi ya!
    ÇOCUK : Asıl olay ondan sonra.
    BABA : Nasıl yani?
    ÇOCUK : Ben de öğretmen raptiyenin üzerine oturmasın diye, tam oturacağı sırada sandalyeyi çektim. Hooop! Gümm! Tabiki
    BABA : Hak etmişsin. Bu gün okulda ne yaptınız?
    ÇOCUK : Bu gün okulda dinamit yaptık.
    BABA : Peki yarın ne yapacaksınız okulda?
    ÇOCUK : Hangi okulda? Dinamit yaptık yaptık diyorum, okul falan kalmadı ortada.





  4. HARBİKIZ
    Moderator

    BİR GARİP DAVA

    MUHAFIZ :
    Padişahım üç adam geldi. Bir davaları varmış. Huzurunuza çıkmak istiyorlar.
    PADİŞAH :Gelsinler bakalım.
    MUHAFIZ : Geçin bakalım şöyle. Padişahımız sizi bekliyor.
    PADİŞAH :Hoşgeldiniz ağalar. Anlatın bakalım derdinizi.
    SAKALLI :Efendim biz üç arkadaştık. Üçümüz beraber bir iş yaptık. Ve iyice bir para kazandık. Birbirimize de hiç güvenmiyorduk.
    PADİŞAH :Ee...
    PALABIYIK: “Paramızı hepimizin güveneceği birine verelim” dedik ve bu arkadaşa teslim ettik.
    PADİŞAH : Sonra ne oldu peki?
    SAKALLI : Parayı bu arkadaşa emanet ederken « üçümüz birlikte gelmedikçe parayı hiçbirimize verme » diye sıkı sıkı tembih ettik.
    PALABIYIK:
    Tembih etmemize rağmen emanete ihanet etti bu adam.
    SAKALLI :Evet ihanet etti. Parayı tek başına gelen diğer arkadaşımıza verdiğini söylüyor.
    PADİŞAH : Doğru mu söylüyor bunlar efendi?
    KESE : Doğru efendim ama eksik anlattılar.
    PADİŞAH :Nasıl yani?
    KESE :Evet, bunlar bana bir kese para bıraktılar. „Üçümüz birlikte gelmedikçe parayı hiçbirimize verme.“ dediler.
    PADİŞAH :
    E niye verdin o zaman paraları diğer adama?
    KESE :Ama padişahım, henüz elli adım bile gitmemişlerdi ki içerden biri geri geldi ve paraları istedi. Bu ikisine uzaktan bağırdım. “Bakın bu arkadaşa veriyorum.” dedim.
    PADİŞAH : Bunlar ne yaptı peki?
    KESE :Vallahi ikiside kafa sallayıp “Tamam ver” dediler.
    PADİŞAH :Siz söyleyin bakalım, bu beyefendi doğru mu söylüyor?
    SAKALLI :Valla padişahım, keseyi emanet edip gidiyorduk ki şimdi burada olmayan arkadaşımız aniden durdu. “Akşam yiyeceğimiz yemeğin parasını alalım.” dedi. Biz de “yemek parası al gel, bekliyoruz dedik..” Meğer adam tüm parayı almış.
    PADİŞAH : Demek arkadaşınız parayı alıp kaçmış ha?
    PALABIYIK :Evet ama bu emanetçiye “Biz üçümüz birlikte gelmezsek, hiçbirimize parayı verme” demiştik. O da kabul etmişti.Vermeseydi. Versin bizim paramızı...
    PADİŞAH :Ne diyorsun efendi? Adamlar paralarını istiyorlar.
    KESE : Doğru, paralarını vermem gerekiyor ama anlaşmaya bağlı kalıyorum ben. Bu yüzden şu an paralarını vermem.
    PADİŞAH :Ne demek o?
    KESE :Şu demek padişahım. Anlaşmaya göre, bunlara parayı vermem için üçünün birlikte gelmesi gerekiyordu. Getirsinler diğer arkadaşlarını da vereyim paralarını!
    PADİŞAH Doğru. Hadi bakayım, getirin üçüncü arkadaşınızı, alın paranızı!Bir daha da güvenmediğiniz insanlarla iş yap
    mayın.

  5. FERAY
    Devamlı Üye
    MİLLET MALI

    KOMUTAN :
    Hey, durun bakalım.
    GELİN : Buyur kumandan.
    KOMUTAN : Ne yapıyorsunuz burada?
    GELİN : Cepheye, Türk ordusuna cephane taşıyoruz..
    KOMUTAN : Allah emeğinizi zayi etmesin bacım, sizin hakkınızı bu millet nasıl öder?
    GELİN : Şu düşmanı yurdumuzdan bir atalım da kumandan,boş ver sen bizim hakkımızı..
    KOMUTAN : İnşallah bacım, bu düşmanın hepsini atacağız yurttan. Söyle bakalım, sen kaç yaşındasın?
    GELİN : Şeeey, 18 yaşındayım.
    KOMUTAN : Allah´ım, görüyorsun, genciyle yaşlısıyla, çocuğuyla kadınıyla hepimiz seferber olduk. Sen bizi muzaffer kıl..
    GELİN : Amiiin..
    KOMUTAN : Bacım, bu yaşlı teyze kim?
    GELİN : O benim ninem. Oğlunun biri savaşta şehit oldu.
    KOMUTAN : Peki şu oturan delikanlı niye bize hiç bakmıyor?
    ANA : O benim oğlum evladım. Abisi savaşta şehit oldu.
    KOMUTAN : Niye bize ilgi göstermiyor, yoksa bizi küçük mü görüyor?
    ANA : Estağfurullah evladım, olur mu öyle şey?
    KOMUTAN : Peki niye ayağa kalkmıyor da öyle gururla kurulmuş oturuyor
    ANA : Gururundan değil evladım, o da abisi gibi savaşa gitmişti, ama bir bacağını kaybetti cephede.. Ayağı iyileşir iyileşmez hemen tekrar cepheye gidip savaşmak istedi.Ama almadılar onu askere "bir bacağı takma" diyerek KOMUTAN :Yaaaa.
    ANA : Şu 18 yaşında olduğunu söyleyen taze gelin ve kucağındaki bebek de onun
    KOMUTAN : Niye konuşmuyor, dilsiz mi yoksa?
    ANA : Hayır dilsiz değil. Kunuşabilyor. Ama vatanımız düşman işgalindeyken askere alınmamak ona öyle ağır geldi ki o gün bu gündür tek kelime etmedi kimseye
    KOMUTAN : Dur bakalım nine. Bir konuşalım bu Anadolu aslanıyla.
    ANA : Boşuna yorma kendini evladım. Selamını bile almaz kimsenin.
    KOMUTAN : Delikanlı, duyduğuma göre savaşta bir bacağını vatan uğruna vermişsin. Adın ne senin?
    DELİKANLI :
    KOMUTAN : Bu ne haldir bre! Sen ne biçim askersin ki, karşında bir Türk komutanı var ve sen kılını dahi kıpırdatmadan oturuyorsun. Kalk ayağa !
    DELİKANLI :
    KOMUTAN : Bak yiğidim. Acını anlıyorum. Hangi Türk istemez ki bu zor zamanda cephede olmayı? Hangi Anadolu delikanlısı düşmana karşı şehitlik sevdasıyla coşmasın? Seni anlıyorum. Haklısın. Üzülmekte haklısın. Ama
    yanıldığın bir şey var. ASLAN YARALI DA OLSA ASLANDIR Bu topal halinle hiçbir işe yaramadığını sanıyorsun. Yanılıyorsun. Koşamasan da ata binebilirsin. Haydi kalk. Cepheye gidiyoruz.
    DELİKANLI : Doğru mu? Bu söylediklerin doğru mu kumandanım? Sahiden beni yeniden cepheye götürecek misin? KOMUTAN : Evet, sana, senin gibi bir kahramana çok ihtiyacımız olacak.
    DELİKANLI : Bu topal halimle mi?
    KOMUTAN : Bir ayağın yok ama kanatların var ya Bu yiğidi ata bindirin. Benim tüfeğimi de verin eline. Toparlanın gidiyoruz. Sağlıcakla kalın nine.
    DELİKANLI : Şükürler olsun Allah´ım sana şükürler olsun. Ana , ana kal sağlıcakla. Sen., sen de yavruma iyi bak köylü kızı. Ona babasının ve amcasının nasıl bir asker olduğunu anlat birgün Sen de hakkını helal et. Ben artık komutanımla gidiyorum.
    ANA : Uğurlar osun evladım.
    GELİN : Gittiler ana. Haydi biz de yola koyulalım.
    ANA : Doğru, yola koyulalım artık. Ama bu bulutlar da ne! Kızım yağmur yağacak. Cephaneler ıslanacak şimdi. Ne yapacağız? Yanımızda bir örtü de yok
    GELİN : Dur nine!
    ANA : Kızım ne yapıyorsun? Bebeğin üstündeki örtüyü niye çıkarıyorsun? Hava soğuk! Üşütecek, hasta olacak zavallı
    GELİN : Bebeğin örtüsünü cephanenin üstüne örteceğim.
    ANA : Ama bebek? Ya hasta olur, ölürse
    GELİN : Nine, nine! Bebek, benim bebeğim. Ama bu cephane millet malıdır. Ne yapayım ölürse! Vatan sağolsun!


+ Yorum Gönder