+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda Perihan savaş hayatı hakkında bilgi istiyorum Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Perihan savaş hayatı hakkında bilgi istiyorum








    perihan savaş sanat güneşi seni cok seviyorm







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Perihan Savaş ile ilgili yazi
    ''Kardelen çiçeklerini bilir misiniz? Doğanın acımasız yüzünü gösterdiğinde sanki direnirler cesurca. Biz buradayız ve yılmayız. Özümüzdeki güzelliği doğaya sunarız” derler. Yılmazlar karın soğuğundan ve yıkılmazlar üzerlerindeki ağırlıktan. Ve mağrur güzelliklerinde saklıdır onların dirayetleri, kaldırdıkları başlarında gizlidir hayata her daim sımsıkı bağlı olan elleri...
    Bu hafta kardelen çiçekleri misali mağrur, yine kardelenler gibi güçlü bir kadın, bir anne ve bir eşle birlikteyiz...Candan,yürekten sevdiğini kaybettiğinde sadece gözyaşları aktı, yediği tokata rağmen kadınlığını kaybetmedi, doğurduğu çocukları uğruna hayata karşı tek başına direndi... Evet bahsettiğimiz kişinin ismini zikrettiğimizde “Yaa evet gerçekten çok çile çekti, çok sıkıntılar yaşadı yine de yılmadı” yorumunu sizlerde yapacaksınız... Perihan Savaş’la birlikte havuza nazır evinde aklımıza takılan her türlü konuyu masaya yatırdık...''

    Bir ara Perihan Savaş duruldu. Ortalarda yoktu, nerelerdeydi ve neler yapıyordu?
    Perihan Savaş : Evet doğru bir ara ortalarda yoktum. Kendimi çektim çünkü bir işi; işi olmayan insanlar yapınca siz kenara çekilmek zorunda kalıyorsunuz. Ben de onları izliyordum, kenara çekilip onların yaptıklarını izledim. (Yorumunuz)
    Bunlar tamamiyle medyatik kişiler ve medyanın şişirmesi. Bakarsınız konuşmasını dahi bilmez haber okur. Mankendir fiyatını artırmak için dizide oynar ve o kişinin görüntüsü altına oyuncu yazılır. Şimdi bu insanlara kızmak niye? Asıl onları oralara getiren ve isminin altına oyuncu yazanlara kızmak gerekiyor. Böyle söyleyince gençler gelmesin diyor yorumunda bulunabilirler. Hayır tabii ki gençler gelsin. Bizim jenerasyonumuzdan sonra gelen bir tek Hülya Avşar var, neden böyle olsun? Gelsinler ama altyapısı olmayanları bizimle aynı kefeye koymasınlar. Bu işi gerçekten seven, cefasını çekmeye razı olan gençlere ben ve benim gibi düşünenler yardımcı olacaklardır. Ama bakıyorsunuz şarkıcı olan birisi bir tek dizi çektiği için şarkıcı oyuncu oluyor. O zaman biz niye bunca yıl uğraştık, ben şehir tiyatrolarında bunca emeğimi niye heba ettim. İşte bu yüzden bir ara kendimi çektim (Ya şimdi?)...
    Şimdi bu durağanlığı ortadan kaldıracak şekilde çalışmaya başladım; Samanyolu’nda oldukça seviyeli bir programım var. Çok zevkli bir ortamda çalışıyorum. Bunun yanısıra televizyon filmleri gündemde, birisini TGRT için çektim. Sonra dizi çekimleriyle meşgul oluyorum. Kısacası şu günlerde tatlı,heyecanlı bir telaş içindeyim...
    Evlilik yolunda

    İş hayatındaki bu tatlı telaş özel hayatta da yaşanıyor mu?(Burada biraz Tecahül-ü arif yaptık galiba) evlilik tarihi ne zaman?
    Perihan Savaş : Henüz tarih belirlemedik. Biz Mehmet’le çok seviyeli bir arkadaşlık yaşıyoruz. Tabii ki evlilik amacıyla bu yola çıktık. Ancak şu anda tarihi belirlemedik. Biz bu işe başlarken boş zamanlarımız dolduralım diye başlamadık ama evlilik her iki insanın kendini tanıyarak şartlara uyum sağlama meselesi. Biz bu uyumu kendi içimizde tamamladık ve evlilik gerçekleştiği zaman bunu herkese ilan edeceğiz. Haaa yine, “Nasip” diyorum. Bu nasip ve kısmet meselesi. Kısmetse olur çünkü yaşamın insana neler göstereceği hiç belli olmuyor.
    Mehmet Bey’in sırrı
    Siz eşinizin vefatından sonra uzun bir süre yalnızlığı tercih ettiniz. Sonra birden Mehmet beyle adınız anılmaya başladı. Mehmet bey nasıl birisiydi ki Perihan Savaşı bu denli kendine bağladı? ( Perihan hanımdan kahkahalar yükseldi)
    Perihan Savaş : Çok dürüst bir insan, beyefendi. Benim için doğru bir insan. Benim evliliğim çok güzel bir evlilikti, Allah herkese öyle evlilikler nasip etsin. Onu kaybettikten sonra, çok üzüntülü günler geçirdim. Ve Mehmetle tanıştığımda ki aile toplantısıyla tanıştırıldık, aniden aramızda bir elektriklenme oldu.
    Sizin açınızdan problem yok ancak çocuklarınızın yaklaşımı nasıl?
    Perihan Savaş : Savaş, Mehmet Bey’i çok seviyor. Onunla birlikteyken çok huzurlu ve mutlu oluyor. Basında bu konuda masa başında oturup bir sürü söylenti yazıyorlar. Benim evimin içinde neler olup bittiğini bilmeden, aralarındaki ilişkinin muhteviyatını araştırmadan nasıl böyle şeyler yazabiliyorlar anlamıyorum. En azından bir telefon açıp bana sorabilirler benim hayatımda açık olmayan, gizili saklı hiçbir şey yoktur. Mehmet bunlara alışkın değil o daha çok şaşırıyor. Ben alıştım ama bu denlide yalan yanlış yazılar yazılmaz ki...
    Çocuklarımı ben zaten basına malzeme yapmamaya gayret ediyorum. Biliyorsun Zübeyde Melekíin babası tarafından konulan yasak devam ediyor. Savaş’ı da böylesine kullanmaları hoşuma gitmiyor.
    Baba-kız arasında
    Kızınızın babasıyla olan ilişkileri de bu yasak çerçevesinde mi acaba? İbrahim Bey’in ilgisi nasıl?
    Perihan Savaş: Tabii ki olması gereken kadar çok yoğunlukta değil, zaten benim kızdığım nokta burası. Yani insan kendi hayatıyla ilgili bir kararı dahi alırken evladına danışırsa onu onore etmiş olur. Ben bana verilen senaryoları dahi kızımla konuşur öyle karar veririm. Neden? Bu ona verilen değeri ve fikrinin önemini vurgular. Sadece para vermekle baba olunmuyor ya da gelip zaman zaman yasaklar koymayla olmuyor.
    Peki anlayış geliyor mu?
    Perihan Savaş : O da belirli bir yaşa geldi. Herhalde anlıyordur artık. Yani çocuklarını anlaması gerektiğine inanıyorum, o da bunu yapıyor artık. Yapmak zorunda da zaten. Ben öylesine zor günler yaşadım ki. Yılmaz’dan sonra insanlara bakış açım değişti. Her insana dostum diye sarılmıyorum ve temkinli yaklaşıyorum. Riyakarca davramak dürüst değil. Haa burada altını çizmek istediğim bir nokta var; riyakarlık maalesef prim yapıyor ve kazanan taraf riyakar olan taraf. Bu ne acıdır böyle... (Bu acıya biz de yürekten katılıyoruz.)
    İlk kez oldu
    Hayatınızın en kötü ve en iyi kararı neydi?
    Perihan Savaş : Çocuklarım hayatımın en güzel kararıdırlar. Özellikle kızımı doğurduğumda bunun ne güzel bir karar olduğuna inandım ki Zübeyde’nin doğumunda karar vermek çok zordu. Çünkü o dönemde şöhretli olanlar arasında evlilik dışı doğum yapan kimse yoktu. İlk kez ben böyle birşeye karar verdim. (İbrahim Bey destekledi mi?)
    Yani İbrahim de istedi. Zaten ben sormadım ona, “Doğurayım mı?” diye. “Ben bu çocuğu doğuracağım” dedim. O şaşırdı tahmin etmedi herhalde. Sonra, “İyi doğur” dedi. Benim için çok önemliydi çünkü İbrahim’in zaten çocukları vardı benim ilk çocuğumdu. (Ya sonradan İbrahim Bey’le problemleriniz olduğunda pişmanlık duydunuz mu?)
    Yo yo asla çünkü benim onu tanıdığım dönem o çok duygusal, insani yönü çok ağırdı. Yüreğinde insan yönü çok fazlaydı. O dönemde çok saf, çok temizdi; bana ilk film teklifi geldiğinde, “Kim bu?” diye sordum. Bana, “TRT’de Ayağında Kundura’yı söyleyen çocuk” dediler. Sonradan şöhret etkiledi herhalde onu. Ama ben İbrahim’e kabahat bulmuyorum. İbrahim’in şöhreti bu denli yüksek mertebeden yakalamasına kimse bir şey söyleyemez çünkü onun Allah vergisi bir sesi var ve çok zeki birisidir. Böyle bir adamdı ama etrafındaki şak şakçıları sanki her yaptığı doğru bir işmiş gibi alkışladılar. Ben alkışlamadım, bilakis yaptığı hataları hep yüzüne söyledim.
    Zaman zaman bakıyorum gözlerinde hüzün var. Ağlıyor, bu onun içinde, yüreğinde huzuru bulamadığını gösteriyor. İnşaallah mutluluğu bulur ya da gözlerinde gülümseyen ifadeye kavuşur.
    İbrahim Bey’le fırtınalı günler, daha sonra bir önceki ilişkinize göre daha dingin bir evlilik yaşadınız.
    Perihan Savaş : Rahmetli benim okul arkadaşımdı. O tam anlamıyla insandı. Alt yapısı olan, sevecen ve çok anlayışlıydı. Herşeye iyi niyetle bakardı ve benim sert bir ifade kullandığım olaylarda bile hoş bir yön bulurdu. Böylesi bir insandı ve onu kaybetmenin acısı gerçekten büyük oldu.
    Onunla birlikte olmak gerçekten çok hoştu. Sekiz yıl birlikteliğimiz oldu beni biraz kırsa deli olurdu. Beni kırmamak için elinden geleni yapardı. “Güzel şeyler kısa sürer” derler ya bizim evliliğimiz de böyle oldu. Takdiri ilahi böyleymiş...
    Hedefleriniz neler? İdeallerinize kavuştunuz mu?
    Perihan Savaş: Sanatçı doyumsuzdur. Hala ben bu işi biliyorum demem, onu söylediğim anda kaybetmeye başlamışımdır. Benim hayalimde Oskar almak vardır. Belki bu bütün sanatçılar için geçerlidir, benimde böyle bir hayalim var. Ben mevcut konumumdan memnunum. İnsanlar gerçekten yüreklerinin en güzel köşesini bana ayırdılar, en samimi duygularını benimle paylaşıyorlar. İleride hayatımın acı tatlı tüm yönlerini anlatan bir kitap yazıp bunun filmini çekmek istiyorum. Ama yönetmenliğini ben yapacağım...
    Son olarak bunca sıkıntıya, acıya rağmen genç ve güzel kalmanızın sırrını soralım size.
    Perihan Savaş : Teşekkürler canım, senin sevdiğinden o. Ben, inanın bana çok fazla makyaj yapan bir insan değilim, ancak bir özelliğim var cildimi daima temiz tutarım. Yatarken ne kadar yorgun olursam olayım mutlaka yıkar öyle yatarım ve nemlendiricimi sürerim. Benim öyle özel bir bakımım dahi yok (Hanımlara duyurulur).
    “Zamana yenik düşer gelincik çiçekleri” demiş şair. Gerçekte öyle mi? Acaba zaman mı gelincikleri, gelincikler mi zamanı öğütüyor? Bu sorunun cevabı kişiye göre değişiyor. Zamana yenik düşmemek mümkün değil ama yenilgiden yenilgiye de fark var. Çoğu zaman zafer gibi nitelendirilen kazançlar kaybedişin başlangıcı olabiliyor. Tıpkı Perihan Savaş’ın hayatındaki kayıpların onun için yeni bir başlangıç olduğu gibi.
    Güzelliğinden ve iyiliğinden hiçbir şey kaybetmeyen kişi zamana nasıl yenik düşebilir? Aynı Perihan Savaş gibi...





  3. FERAY
    Devamlı Üye
    Perihan Savaş Kim Kısaca

    Gerçek adı Şerife Perihan Savaş olan Perihan Savaş ,İstanbul’un Fatih ilçesi Aksaray semtinde 1 Ocak 1955 de doğmuştur. Perihan Savaş ortaokul bitiminde sonlandırmıştır. Beş yaşındayken İstanbul Şehir Tiyatrosu çocuk bölümünde ilk rolünü oynadı. 1970 yılına kadar tiyatro çalışmaları yaparak, “Küçük Prenses, Romeo-Jüliyet, Kibarlık Budalası” gibi bir çok oyunda yer aldı.





+ Yorum Gönder