+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda Çok Seslilik Alanında Kimler Araştırma Yapmış Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Çok Seslilik Alanında Kimler Araştırma Yapmış








    Çok Seslilik Alanında Kimler Araştırma Yapmış







  2. Mine
    Devamlı Üye





    gelişmelerden başı çeken Mustafa Kemaldir

    Atatürk’ün belirlediği müzik ilkeleri doğrultusunda yapılan çalışmaları ve sağlanan gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz.

    • Türk halk ezgileri derlenmiş, notaya alınmış ve yayımlanmıştır.
    • Bu eserleri seslendirmek ve yorumlamak için orkestıralar ve korolar kurulmuştur.
    • Müziğimizde yeni bir kavram olan çok seslilik kullanılmaya başlanmıştır.
    • Halk ezgilerinin, batı tekniği ile çok seslendirme çalışmaları yapılmıştır.
    • Aynı ezgilerimiz, çağdaş tekniklerle işlenerek özgün eserler bestelenmiştir.
    • İlk türk operası olan “Özsoy Operası “Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenip sahneye koyulmuştur.
    • Türkçe operalar sahneye konulmuştur.
    • Geleneksel Türk halk müziği,geleneksel Türk sanat müziği ve çağdaş çok sesli Türk müziği alanlarında değerli sanatçılar ve öğretmenler yetiştirilmiştir.
    • Çeşitli üniverstelere bağlı fakültelerde müzik bölümleri açılmıştır.
    • Çeşitli müzik guruplarımız yurt dışında düzenlenen festivallere katılarak büyük başarılar elde etmişlerdir.
    • Ülkemizde, uluslar arası özelliğe sahip bir çok müzik festivali düzenlenmektedir




  3. Mine
    Devamlı Üye
    Çok Seslilik Alanında Kimler Araştırma Yapmış

    Yalçın Tura Türk bestecisi, müzikolog ve teorisyeni. Hem çok sesli hem de tek sesli müzik alanında yapıtlar vermiştir. Türk müziği alanındaki müzikoloji çalışmalarıyla tanınmıştır. Türk Ses sistemini incelemiş, geleneksel Türk müziği makamlarından yararlanarak mikrotonal bir sitem kurmaya çalışmıştır.




  4. Mine
    Devamlı Üye
    Çok Sesli müzik alanında asıl gelişmeler, Yeniçağla birlikte başlar

    ABSTRACT

    , Fazıl Say.

    3. Fazıl Say

    1970 yılında Ankara’da doğmuştur. Müzik eleştirmeni Ahmet Say’ın oğludur. Üç yaşına geldiğinde flüt çalmaya başlamıştır. İlk çıkarmaya çalıştığı ezgi, babasının plaklarından duyduğu 40.Senfoninin ana temasıdır. Aynı zamanda Obua sanatçısı Ali Kemal Kaya ile ritmik müzikal oyunlar ve işitme alıştırmalarına başlamıştır (Pamuk,2003).

    Absolut (çok iyi işitebilen) bir kulağa, 4 haneli rakamları çarpacak üstün zekâya, duyduğu tüm ezgileri kaydeden güçlü bir hafızaya, olağanüstü müzik yeteneğine sahip olduğu, müzik otoriteleri tarafından belirlenmiştir. Dört yaşında iken Ankara Devlet Konservatuarı Piyano Bölüm Başkanlığı yapan Mithat Fenmen’den piyano dersleri almaya başlamıştır. Mithat Fenmen’in kendisine uyguladığı müzik eğitim sistemini Fazıl Say “Uçak Notları” kitabında şöyle anlatmaktadır. “Olabilecek en iyi pedagogla başladım piyanoya… Dört yaşındaki bir çocuğa müziği sevdirmek, müziği bir oyun gibi göstermek, fazla çalıştırarak müzikten soğutmamak, ama aynı zamanda hızlı ve tutarlı bir çizgi tutturmak, neresinden bakarsanız bakın büyük hüner. Önce seslerin renklerini öğrenmek, seste “sesin rengini” hissedebilmek, sonra bunlarla bir şeyler anlatmaya yönelmek, doğaçlama yapmak… Dersin ilk bölümü doğaçlamayla başlar, teknik alıştırmalar ve klasik dağar çalışmasıyla devam ederdi. Sonunda ise işitme eğitimi yapardık. Henüz beş yaşındaydım beş sesli akorlar’ın seslerini sırasıyla söyleyebilirdim” (Say,1999).

    “Mozart pembe, Bizet kırmızı, Beethoven mavi…”Okuma yazma bilmeden takvim yapraklarına çizdiği renk ve şekillerle çalacağı eserlerin adlarını tanıyan küçük öğrencisini çalıştırırken Mithat Fenmen “Piyanoyla hadi anlat bakalım, bugün sokakta neler gördün” dediğinde küçük piyanist trafikteki duyduğu korna seslerini yada bahçedeki kuş cıvıltılarını piyanosuyla seslendirmiştir… İlkokula başladığı dönemde Mozart ve Haydn sonatlarını ezbere çalmaya başlamıştır (Dündar, 2004).

    Mithat Fenmen’den aldığı 8 yılı kapsayan piyano eğitimi süresince Fazıl Say piyano, solfej ve teorinin yanı sıra besteciliğe özendirme çalışmaları ve konser podyumlarına ısındırma amaçlı küçük dinletileri sürdürmüştür. 12 yaşına geldiğinde 1982 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’nın Piyano Bölümü giriş sınavına girmiştir. Kulak sınavında 7-8 sesli çağdaş müzik akorlarını bilmiştir. Mithat Fenmen’nin önerisiyle seslendirdiği Beethoven Sonat ile jürinin hayranlığını kazanmıştır. Olağanüstü müzik yeteneğine sahip olduğu sınav komisyonundaki eğitimciler tarafından anlaşılmıştır.

    Fazıl Say 1982 yılında Ankara Devlet Konservatuar’ında uygulanmaya başlanan olağanüstü yetenekli çocukların eğitimi için “Özel Statü” olarak nitelendirilen üstün yeteneklilerin hızlandırılmış yoğun müzik eğitimi programı çerçevesinde piyano bölümüne kabul edilerek eğitimine başlamıştır. Okula başlamasından birkaç ay sonra Mithat Fenmen ölmüştür. Fazıl Say piyano çalışmalarına Prof Kamuran Gündemir’le devam etmiştir (Virtüöz, 2002, Artliveon htm).

+ Yorum Gönder