+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda 19. yüzyıl ikinci yarısında Fransa'daki sosyal hayat yapısını Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    19. yüzyıl ikinci yarısında Fransa'daki sosyal hayat yapısını








    19. yüzyılın ikinci yarısında Fransa'daki sosyal hayat yapısını bilen var mı acilll..







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Fransız kimliği Orta Çağ'da ortaya çıkmıştır. Fransız kralı I. François'nın krallığı döneminde Fransa Kutsal Germen İmparatoru V. Karl'a karşı Kanuni Sultan Süleyman'la işbirliğine girdi. 1789 yılındaki Fransız Devrimi bütün dünyada yankılar uyandıran bir dönüm noktası oldu. Devrimden sonra Napolyon Bonapart Fransa'da büyük bir imparatorluk kurdu. 19. yüzyılda Fransa diğer Avrupa ülkeleri gibi kolonileşme yoluna girdi. Amerika, Ortadoğu, Uzak doğu ve Afrika'da bir çok koloniler kurdu. I. Dünya Savaşı'nda ve II. Dünya Savaşı'nda Fransa galip gelen tarafta yer aldı. Savaşlardan sonra Fransa NATO ve Avrupa Birliği'nin kurucu üyeleri arasındaydı. Bu konuda ise Fransanın 19.yüzyıl tarihini yani Fransız Devriminden sonrasını incelicez.

    Birinci Cumhuriyet

    Birinci Cumhuriyet 1792-1804 yılları arasında Fransa'da uygulanan cumhuriyet yönetimidir.

    1789 Fransız Devrimi'nin ilk yıllarında krallık devam etmiştir. Ama 1789'un 20 Ağustos'unda İnsan Hakları Bildirisi yayımlanmış ve kralın yetkileri dizginlenmişti. Böylece, Fransa fiilen meşrutî bir krallık olmuştu. 1792 yılında Fransa, iki Alman devlet Prusya'nın ve Avusturya'nın saldırısına uğradı. Kral XVI. Louis'nin , gizli saklı düşmanla ilişki içinde olduğu saptandı. Kral, Prusya'ya kaçarken yakalandı. Krallık lağvedilip, 21 Eylül 1792'de Cumhuriyet ilan edildi.

    Cumhuriyet'in bayrağının mavi-beyaz-kırmızı renklerde, marşının Marsaillaise, şiarının (slogan) özgürlük, eşitlik, kardeşlik olduğu kabul edildi. Ama bu Cumhuriyet, devrimcilerin iç çatışmaları nedeniyle bir türlü yerine oturamadı. Terör dönemlerinden geçilir, ama rejimin, Cumhuriyet adını taşıması 1804 yılında, Napolyon Bonapart'ın kendini imparator ilan etmesine kadar devam etti.


    Birinci İmparatorluk

    Birinci İmparatorluk, Fransa'da Napoléon Bonaparte'ın imparatorluk dönemidir. 2 Aralık 1804'te Bonaparte kendisini imparator ilan etti. Takip eden süreçte Fransa Koalisyon Savaşları sonucu Avrupa'nın önemli bir kısmını kontrolü altına aldı.

    2 Aralık 1805'te Rusya ve Avusturya'yı Austerlitz Savaşı'nda yenen Napoléon 1806 Ekim ayında Jena ve Auerstedt'teki savaşlarda Prusya ordusunu yok etti. Fransız birlikleri Berlin'e girdi. Napoléon Polonya'ya girdi ve Rus Çarı I. Alexander ile Avrupa'yı paylaşan bir antlaşma yaptı. Ayrıca İngiltere'ye karşı Avrupa çapında bir ticaret boykotu getirdi. İspanya'da tahta yeni bir kral çıkarttıysa da, çıkan isyanı bastıramadı.


    Restorasyon

    Restorasyon kavramı Fransız tarihinde Birinci Fransız İmparatorluğu'nun yıkılışıyla Temmuz Devrimi arasındaki dönemde Bourbon monarşisinin yeniden kuruluşunu ifade eder.

    Restorasyon dönemi Napoleon Bonaparte'ın sürgünden dönüşünü takip eden Yüz Gün döneminde kesintiye uğramıştır. Bu yüzden Nisan 1814 - Mart 1815 arasını kapsayan döneme Birinci Restorasyon ve Napoleon'un tahtı kesin olarak bıraktığı Haziran 1815'ten 1830 Devrimi'ne kadarki döneme de İkinci Restorasyon adı verilir.

    Bu dönem XVIII. Louis ve küçük kardeşi X. Charles dönemlerini kapsar. Her iki kral da ülke içindeki aşırı kralcı kesimle, liberal-burjuva güçleri dengelemeye çalışmıştır. Dış politikadaysa savaş borçlarının ödenmesi, buna bağlı olarak işgal güçlerinin çekilmesi ve Fransa'nın yeniden uluslararası ilişkilerde eşit statüye kavuşması bu dönemin temel sorunlarıdır.
    1809'da yeniden Avusturya'ya karşı savaş başladı. Viyana'ya kadar yürüyen Napoléon Aspern'deki savaşta durduruldu. Ancak iki gün sonra Wagram'daki savaşta Napoléon galip geldi ve Viyana'ya girdi.

    Aynı yıl Napoléon kendisine çocuk veremiyen Joséphine'den ayrıldı. 1810'da Marie-Louise von Habsburg ile evlendi. 1812'de Rusya'ya karşı alınan başarısızlıkla birlikte imparatorluk sallanmaya başladı. 1813'teki Leipzig savaşında Fransa mutlak olarak yenildi. Yenilginin üzerine Napoléon Elbe adasına sürgüne gitti. XVIII. Louis tahta çıktı ve Restorasyon'un ilk dönemi başladı. Napoléon 1815'te yeniden Fransa'ya döndü. Ordunun desteğiyle Paris'i ele geçirdi ve yüz gün daha iktidarı elinde tuttu. Ancak Brüksel yakınlarında Waterloo Savaşı'da kesin olarak yenildi. Fransa ele geçirdiği toprakları bırakmak zorunda kaldı. XVIII. Louis yeniden tahta çıktı ve Restorasyon dönemi yüz günlük kesintiden sonra devam etti.

    Birinci Restorasyon'dan İkinci Restorasyon'a

    Napoleon'un 12 Nisan 1814'te koşulsuz olarak tahttan çekilişi ve Paris'in galip devletler tarafından işgal edilişinden sonra Bourbonlar'a yeniden iktidar yolu açılmış oldu. 24 Nisan'da 1791'den beri sürgünde yaşayan XVI. Louis'nin kardeşi Provence Prensi Louis Stanislas Xavier Calais'ye ayak bastı ve bir kaç gün sonra Paris'e geldi. Hükümet görüşmeleri sırasında 1814 yılını kendi hükümetinin 19. yılı olarak tanımlayarak, Bourbon monarşisinin devamlılığı düşüncesini vurguladı. Bununla birlikte devrim döneminin kimi kazanımlarını da kabul etmek zorunda kaldı. Böylece Fransa'yı İngiliz örneğine dayanılarak hazırlanmış liberal bir anayasa olan Charte Consitutionelle ile yönetmeye başladı. Ancak iç politikada dengeye yönelik restorasyoncu politikası Napoleon'un sürgünden dönüşünü takip eden yüz günde kesintiye uğradı.

    İç politika: Les deux Frances

    Napoleon'un yeniden saf dışı edilmesinden ve 1815 yazında ikinci restorasyon aşamasının başlamasından sonra XVIII. Louis eski rejimin kralcıları, aristokratik ve teokratik dünyası ile burjuva, aydınlanmış liberal devrim ve Napoleon dönemi Fransa'sı arasında denge politikasını sürdürdü. Ancak bu dönem 1815 - 1820 yılları arasında sürgünden gelen eski rejim yanlılarının devrimcilere yönelik kanlı "beyaz terör"ünün (fr. terreur blanche) etkisiyle geçti.

    Restorasyon dönemi yürütme yetkisinin kralın ellerinde bulunduğu bir anayasal monarşi dönemiydi. Yasama yetkisiyse soylulardan oluşan bir yüksek meclisle, eşitsiz oya dayalı bir temsilciler meclisinin elinde bulunuyordu. 30 milyon nüfusu olan Fransa'da sadece 100 bin seçmen vardı. Ekim 1815'te yapılan seçimlerde aşırı kralcılar öyle bir zafere ulaştılar ki, kral parlamentoyu Chambre introuvable (bulunmaz kabine) olarak adlandırdı. Ancak aşırıların aristokratik etkileri arttırmaya yönelik girişimleri XVIII. Louis'nin tepkisiyle karşılaştı. Kral temsilciler meclisini 1816 Eylül'ünde feshetti. Yeniden yapılan seçimlerde ılımlı kralcıların çoğunluğa sahip oldukları meclis 1820'ye kadar iktidarda kalabildi. O zamanki meclisteki oturma düzeni sonucu bugün de politik tanımlamada kullanılan "sağ" ve "sol" kavramları ortaya çıktı.

    Eski ve yeni Fransa (fr. deux Frances) arasındaki gerilim 13 Şubat 1820'de tahtın tek varisi Berry Dükünün öldürülmesiyle doruk noktasına vardı. Suikast liberallerin üzerine yüklendi ve aşırı kralcıların kuvvetlenmesine yol açtı. Berry'nin eşi 1829 Eylül'ünde bir erkek çocuk dünyaya getirince aşırılar çocuğu "Mucize Çocuk" olarak adlandırdılar ve doğumu tanrısal bağışlamanın bir işareti saydılar.




  3. Mine
    Devamlı Üye
    Aşırıların 1820'de iktidarı geri almaları sonucu, devrimci dönemde mülksüzleştirilmiş olan kilise eski imtiyazlarına kavuşmaya başladı. 1822'de Paris Üniversitesi'nin rektörlüğüne bir rahip getirildi. Voltaire ve Rousseau gibi devrimcilerin fikirleri tehlikeli sayıldı ve basına sansür, gösterilere yasaklar getirildi.

    XVIII. Louis'nin 1824'te ölümü üzerine kardeşi X. Charles iktidara geçti. Aşırılardan yana olan X. Charles devrim döneminde sürgüne giden soyluların kayıplarına karşı tazminat hakkı kazanmaları gibi bir dizi gerici karara imza attı. Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı. Kral'ın meclisi dağıtması, oy hakkını kısıtlaması ve basın üzerindeki sansürü arttırması sonucu 27 Temmuz'da Temmuz Devrimi başladı. Bu Fransa'da restorasyon döneminin sonu oldu.

    Avrupa ittifakına dönüş

    Dış politikada iki yenilgi ve Fransa'nın galip devletler tarafından işgali sonrasında ülkenin kendi egemenliğini kazanması merkezde duruyordu. Galip devletler İkinci Paris Barışı'nda savaş borçlarının ödenmesi için beş yıl süre vermişlerdi. Ancak üç yıl sonra 1818'de Aachen Kongresi'nde işgal güçleri Fransa'dan çekilme kararı aldı ve Fransa Avusturya, Prusya, Rusya ve İngiltere'den sonra beşinci büyük güç olarak Kutsal İttifak'a katıldı.

    Dört yıl sonraki Verona Kongresi'nde Fransız diplomasisi restorasyon döneminin en büyük başarısına ulaştı. Kutsal İttifak'ın 1820'de karara bağladığı devrim tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir devletin içişlerine büyük güçlerin karışmasına olanak veren müdahalecilik ilkesi 1820'de devrilmiş İspanyol kralı VII. Ferdinand'ın iktidarının yeniden kurulması için uygulandı. Fransa'nın işgalde oynadığı rol, aşırılar tarafından Fransa'nın yeniden eşit statüye kavuşması olarak kutlandı.

    1820'lerde özellikle Yunan Devrimi'nde açığa çıkan büyük güçler arasındaki rekabet Fransa'ya dış politikada yeni perspektifler sundu. Bu durumu Fransa kendi iktidar alanını Akdeniz'in batısına yaygınlaştırmak için kullandı ve 1830 Ocak ayında Fransa Cezayir kıyılarını işgal etti. Cezayir'in bir Fransız eyaleti haline getirilişi ikinci Fransız sömürge imparatorluğunun temel taşı oldu.

    Restorasyon döneminde ekonomik durum

    Bu dönemin en güçlü kesimi olan aristokrasinin sahip olduğu topraklarda üretilen tarımsal malların yabancı rakiplerden korunması için yüksek gümrük vergileri getirildi. Ayrıca Napoleon savaşları sırasında harap olan ulaştırma yolları da bu dönemde yeniden yapıldı. X. Charles döneminde ilk demiryolları yapılmaya başlandı. İngiliz sermayesinin de ülkeye girişiyle bankacılıkta önemli gelişmeler oldu. Rothschild ve Laffitte gibi büyük bankerler ortaya çıkmaya başladılar. İngiliz sermayesinin ülkeye girişi ayrıca küçük ve orta işletmelerin üretegeldiği kömür, demir ve dökme demir gibi sektörlerin büyük işletmelerin eline geçmesini sağladı. Tekstilde gelişme yaşandı. Makineleşmenin yaygınlaşmasıyla işgücü ucuzladı, işssizlik arttı, çalışma süreleri uzadı ve özellikle küçük burjuvazi çözülmeye başladı. Bütün bu sürecin sonunda dolaylı vergilerdeki artışla birlikte devlet bütçesi önemli bir büyüme yaşadı.

    Temmuz Devrimi

    Temmuz Devrimi Fransa'da 27 Temmuz 1830'da başlayan ve Bourbon hanedanının kesin olarak yıkılarak liberal bir monarşinin kurulmasına ve Restorasyon döneminin kapanmasına yol açan devrimdir.

    Devrimin kaynakları

    Restorasyon döneminde aşırı kralcılarla liberaller arasında bir denge politikası güden XVIII. Louis'nin 1824'te ölümü üzerine kardeşi X. Charles iktidara geçti. X. Charles aşırı kralcıların lideriydi ve ağabeyinin denge politikasını terk ederek aristokrasiyi ve kiliseyi güçlendiren bir politik doğrultu tutturdu. Bu durum özellikle liberallerin yoğun tepkisini alıyordu. Muhafazakar başbakan Villéle dini ve maddi çıkarı ön planda tutuyordu. 1827 seçimlerinde yerini liberallere bir takım tavizler vermek zorunda kalan Martignac'a devretti. Martignac basın sansürünü gevşetti ve Villéle döneminde resmi görevlere atanmış olan Cizvitleri de bu görevlerinden aldı.

    Ancak Martignac hükümeti de genel oy hakkının genişlemesini isteyen ılımlılarla, kendi konumlarını güçlendirmek isteyen kralcıların temsil ettiği burjuvazi-aristokrasi çelişkisini çözemeyerek siyasi bir krize girdi. Bunun üzerine X. Charles 1829'da aşırı kralcı Polignac'ı başbakanlığa getirdi.

    Polignac darbesi

    Polignac'ın programı toplumun reorganizasyonuna, devlet işlerinde din adamlarının ağırlık kazanmasına ve imtiyazlarla donatılmış güçlü bir aristokrasiye dayanıyordu. Bir yıl boyunca parlamentoyu toplamayan Polignac, Cezayir'i işgal ederek dikkatleri dışarıya çekmeye ve böylece iç gerilimi azaltmaya çalıştı.

    1830 Mart ayında toplanan Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk olan ılımlılar, Polignac'ın Yüksek Meclis'in onayı olmadan göreve atandığını ve başbakanlığının geçersiz olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine kral X. Charles meclisin protestosuna karşılık 25 Temmuz'da meclisi feshetti. Polignac aynı gün üç kararname yürürlüğe soktu. Bu kararnamelere göre seçimler geçersiz sayılacak ve yeni bir meclis oluşturulacaktı; seçim sistemi yeniden düzenlenecek ve 30 milyon nüfusa sahip olan Fransa'da seçmen sayısı 100 binden 25 bine indirilecekti; basına çok katı sınırlamalar getirilecekti. Polignac darbesi olarak adlandırılan bu kararlar halk arasında büyük bir tepki doğurdu.

    Temmuz Monarşisi'nin başlaması

    Polignac'ın kararlarına karşı 27 Temmuz'da Paris'te barikatlar kuruldu. 28 Temmuz'da belediye meclisi öğrencilerin ve işçilerin eline geçti. 30 Temmuz'da ılımlıların oluşturduğu Yürütme Konseyi X. Charles'ın tahttan indirildiğini ve Orléans hanedanından Louis-Philippe'in tahta geçtiğini açıkladı. X. Charles İngiltere'ye kaçtı. Şanlı Üç Gün olarak adlandırılan bu olaylar sonucu Bourbon hanedanı ve Restorasyon dönemi son bulmuş ve Temmuz Monarşisi başlamış oldu.

    Devrimin özellikleri

    Devrimin başını çeken, ama Kutsal İttifak'ın müdahalesinden korkan burjuvazi bir cumhuriyet kurmak ve genel oy hakkını tanımak yerine, özgürlükle düzen, parlamentarizmle otorite arasında bir dengeyi tercih ediyordu. Bu yüzden büyük toprak sahiplerinin ılımlı kanadına mensup gazeteci Adolphe Thiers ve tarihçi François Pierre Guillaume Guizot politik olarak önem kazandılar.

    1830 Devrimi'yle Restorasyon süresince kuvvetlenmiş olan mali burjuvazi iktidarı eline geçirmiş oldu. Karl Marx Fransa'da Sınıf Savaşımları adlı yapıtında bu durumu şöyle ifade ediyordu:
    "Temmuz devriminden sonra, liberal bankacı Laffitte, suç ortağı Orléans dükünü, büyük sevinç gösterileriyle belediye binasına götürürken şu sözleri ağzından kaçırdı: "Şimdi, bankacıların hükümranlığı başlayacak." Laffitte, devrimin sırrını açığa vurmuş oluyordu."

    Devrimin doğrudan ve dolaylı sonuçları

    Devrimin bütün Avrupa'da önemli sonuçları oldu. Restorasyon döneminin bitip Bourbonların tahttan inmesinden sonra bütün Avrupa'da liberaller güç kazandı. Bunun sonunda İspanya'da ve Portekiz'de liberal anayasal yürürlüğe kondu, Belçika Hollanda'dan bağımsızlığını kazandı, Polonya'da Rusya ve Avusturya tarafından bastırılan milliyetçi ayaklanmalar patladı, İtalya'da yine Avusturya'nın şiddetle bastırdığı liberal ayaklanmalar patladı, Almanya'da liberal ve devrimci hareketler gelişti, ancak Metternich'in baskısıyla Prusya tarafından bastırıldılar ve İngiltere'de de çartist hareket gelişti.

    Temmuz Monarşisi

    Temmuz Monarşisi Fransa'da 1830 yılında meydana gelen Temmuz Devrimi sonucu X. Charles'in devrilerek Louis-Philippe'in tahta çıkmasıyla başlayan döneme verilen isimdir.

    Burbonların bir kolu olan Orléans ailesinden gelen Louis-Philippe liberal tutumu nedeniyle burjuva kral olarak adlandırılıyordu. İktidarı mali sermaye ve büyük burjuvazi tarafından destekleniyordu.

    Bir çok cumhuriyetçi ayaklanma ve işçi ayaklanmalarıyla karşı karşıya kalan Temmuz Monarşisi İkinci Fransız Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1848 Devrimleri ile sona erdi.




+ Yorum Gönder


19.yüzyılda fransada sosyal hayat ,  19.yy da fransa da sosyal hayat,  19.yy fransa da sosyal hayat,  fransanın sosyal yapısı,  fransanın sosyal hayatı,  19. yy fransa sosyal hayat