+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda bir bitki kayayi nasil delip nasil gecer Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    bir bitki kayayi nasil delip nasil gecer








    bir bitki kayayi nasil delip nasil gecer







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    bir bitki kayayi nasil delip nasil gecer


    bir bitki kayayi nasil delip nasil gecer

    Bitkiler umumiyetle toprağa tesbit edilmiş olarak hayatlarını sürdürürler. Bitkilerin, dış tesir ve şartlara göre çeşitli organlarında uygun durum değişiklikleri meydana getirilerek bulundukları vasattan en iyi şekilde istifade etmelerine imkan verilir.

    Mesela ışığa ihtiyacı olan bitkilerin ışığa, su arayanlarının nemli vasata, yerçekimine, kendisine zarar verecek bir engel çıkınca aksi istikametine yönelmeleri veya ayakta durmaya gücü yetmeyen asma gibi narin gövdelerin bir desteğe sarılmaları orijinal numunelerdendir. Herhangi bir bitki, yere paralel duruma getirildiğinde filizleri yukarıya doğru (yerçekiminin aksi istikametine) kökleri ise yerçekimi istikametine doğru kıvrılarak büyür. Köklerin yönelmesi 10—30 dakika gibi kısa bir sürede kendini gösterir. Köklerin yerçekimine yönelmesi; toprağa tutunma, derinlerden su ve gıda temini gibi hayati fonksiyonları için zaruri bir ihtiyaçtır.

    En sert topraklan bile delip geçecek kuvvete sahip olan kökler yerçekimine karşı koyabilecek kuvvete de sahiptir. Buna rağmen kök yere paralel duruma getirilse bile kökün ucu hemen aşağıya doğru kıvrılmaya başlar. Böyle harikulade bir mekanizma olmasaydı bugünkü manada meyveleriyle bizleri besleyen bitkilerden söz edilebilir miydi? Besin ve su ihtiyacı, toprağın üst tabakasından temin edilebilse bile rüzgar ve diğer dış tesirlere karşı hayatiyetini devam ettirebilir miydi?



    İncecik köklerin maharetle belli bir gayeye yönelişini araştıran ilim adamları köklerin, yerçekimine yönelmesinde rol oynayan kısımların kaliptra (yüksük), bölünür hücreler bölgesi ve uzama bölgesi olduğunu tesbit ettiler. Bitkinin yerçekimine doğru yönelmesi üç safhada gerçekleşir. Bunlar yerçekiminin hissedilmesi, hissedilen yerçekiminin varlığının gerekli kısımlara bildirilmesi ve yerçekimine cevap verilmesidir. Yerçekimini hissetme vazifesi kaliptra içindeki kolumella kısmına verilmiştir.

    Kolumella nişasta deposu olan amiloplastlarca zengin hücrelere sahip olmasıyla diğer kök kısımlarından ayrılır. Bu ayırt edici hususiyeti, amiloplastların yerçekiminin hissedilmesinde mühim rol oynamasıdır. Hatta yüksük kısmı kesilen kökte diğer hücreler hızla amiloplast oluşturarak mümkün olan en kısa zamanda yerçekimine yönelirler.



    Hissedilen yerçekimini diğer kısımlara bildirme mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Bununla beraber bitki yerçekimini hissettikten ve bunu alakalı kısımlara ilettikten sonra uzama bölgesinde simetrik olmayan büyüme ile yerçekimine cevap verir. Dik duran bir kökün bütün yerlerinde eşit bir büyüme görüldüğü halde yere paralel duruma getirildiğinde kök uzama bölgesinin üst kısmı alt kısmından daha hızlı büyüyerek aşağıya doğru kıvrılır. Ama mutlaka bu kıvrılmayı sağlayan ve kontrol eden harika bir mekanizmanın olduğunu düşünen araştırmacılar çalışmaları derinleştirdiler.



    Bir araştırmada yere paralel duruma getirilen ve yüksük kısmı koparılan kökün, yerçekimini hissedemediği dolayısıyla aşağı doğru kıvrılmadığı görüldü. Yere paralel durumda bulunan böyle bir kökün uzama bölgesinin alt kısmına auksin tatbik edildiğinde bu taraftaki büyümenin azaldığı, üst tarafın ise fazla büyüdüğü için kökün aşağıya doğru kıvrılarak yerçekimine cevap verdiği müşahede edildi. O halde yüksük-deki amiloplastca zengin kolumella hücreleri yerçekiminin hissedilmesinde iş görüyorsa ve yerçekimine cevap olarak uzama bölgesinin alt kısmında auksin konsantrasyonunda artış sağlanarak gerçekleştiriliyorsa, bu iki safha arasında bir haberleşmenin olması kuvvetle muhtemeldir. Bazı araştırıcılara göre bu haberleşme kalsiyum aracılığıyla gerçekleştirilir. Bunu ispatlayan bir araştırma mısır kökleri üzerinde yapıldı.

    Bir grup mısır köküne, Önce kalsiyumu bağlayarak bitki içinde hareketsiz kılan EDTA isimli madde tatbik edildiğinde yerçekimine yönelme görülmezken, EDTA'sız kalsiyum uygulandığında yönelmenin olduğu görüldü. Yapılan diğer çalışmalarda sağlanan bilgilerin ışığında kıvrılmada şöyle bir mekanizmanın işlediği düşünüldü. Kolumella hücrelerindeki amiloplastlar yerçekiminin bilinmeyen sırlı bir tesiriyle harekete geçerek endoplazmik retikulumdan (*) hücre içine kalsiyumun serbest bırakılmasını sağlarlar. Hücrenin alt tarafında meydana gelen bu hadise hücre içi kalsiyumun kesafetini arttırır. Kalsiyum miktarı belli bir seviyeyi aştığında hücredeki birçok enzimin aktifleyici maddesi olan kalmaduluni faal hale getirir.

    Neticede birçok hücre içi enzim aktif hale gelir. Mesela kalmadulin hücre zarına yerleştirilmiş olan kalsiyum ve auksin pompolalarını çalıştıran enzimleri faal hale getirerek kalsiyum ve auksini hücrenin alt çeperinden daha alttaki hücrelere doğru pompalar. Böylece yere paralel durumdaki kökün alt kenarına yakın kısımdaki auksin miktarı fazla olduğundan ve auksin büyümeyi yavaşlattığından bu kenardaki büyümenin yavaşlaması üst kenardaki yavaşlamaya göre daha fazla olur. Böylece kök aşağı doğru kıvrılmaya başlar. Diğerleri ile birlikte bütün yön değiştirme mekanizmalarının ahenkle çalışmasıyla, kökler geniş bir toprak kitlesinin her tarafını sarmakta, dallar dört bir yana yayılarak güneşten en iyi bir şekilde istifade edebilme imkanına kavuşmaktadır.

    (*) Endoplazmik retikulum: İki katlı zar kıvrımlarından oluşmuş hücre içi yapıdır. Hücrede protein sentezi, yağ sentezi gibi fonksiyonlar yanında bazen kalsiyum depolayarak hücre içi haberleşmede de rol oynar.




+ Yorum Gönder