+ Yorum Gönder
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda Yazıyı Kim Buldu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. BeLa_12
    Devamlı Üye

    Yazıyı Kim Buldu








    YAZIYI KİM ORTAYA KOYMUŞTUR?


    yaz-.jpg

    "British Museum'dan Vivien Davies, tarihte ilk yazıyı kimin bulduğuna dair ilginç iddialar ileri sürdü. Davies, ‘‘Mısır’’ adlı yeni kitabında, yazının Sümerler değil, Mısırlılar tarafından bulunduğunu öne sürüyor.

    Davies, yakın geçmişte Abidos'da yapılan kazılar sonucunda ilk hiyerogliflerin M.Ö. 3350 yılına ait olduğunun ortaya çıktığını belirtiyor. Bu hiyeroglifler, Sümer yazıtlarının ilk örneğinden yaklaşık 150 yıl öncesine rastlıyor.
    Davies, buluntuların yalnızca yazının bulunmasıyla ilgili bilgiler vermekle kalmadığını, aynı zamanda Mısır'daki ilk sülaleyle ilgili bilgiler verdiğini de söylüyor. Böylece ilk sülalenin M.Ö. 3250 yılında saltanat sürdüğü ve daha sonra onu 30 ayrı sülalenin izlediği açıklık kazanıyor."








  2. Forumacil
    Devamlı Üye





    Yazıyı Kim Buldu

    M.Ö. 45.bin yılında yaşayan insanlar, düşüncelerini kayaların ve mağara duvarlarının üzerine resimlerle yansıtmayı öğrendiler. Son Buzul Çağı’nda yaşayan atların, bizonların ve boğaların resimlerini içeren mağaralar, İspanya’nın Altamira, ve Fransa’nın Lascaux yörelerinde ortaya çıkarıldı.Bu resimlerin yazıya dönüşebilmeleri için aradan yüzyıllarca yıl geçmesi gerekti. M.Ö. 20 bin ve 6500 yılları arasında insanlar, yumuşak taşlan ve kemikleri kullanmaya başladılar. Fransa’nın İspanya sınırına yakın bölgesindeki Ariege yöresinde bir mağarada, çizildikten sonra kırmızı ve siyaha boyanmış geometrik şekiller bulundu.

    Afrika’nın çeşitli kesimlerinde bulunan üzerleri çizilmiş kemikler, kuşkusuz bir dönemin belgeleriydi. Sümerce, yazıya dökülebilen ilk dil oldu. Ama belirli bir alfabesi de yoktu. Basit resimler halinde yazılan Sümerce metinlere Irak’ ta, Basra Körfezi’nin yakınlarında rastlandı. Bu metinler, M.Ö. 3500 yılından kalmaydı. Sümerler, çivi şeklinde ve üçgen iz bırakan bir aygıtla, balçık ve kil kabakalarından yaptıkları plakalar üzerine yazılarını yazdılar. Sonra bu küçük tabletler, güneşin altında pişirilerek kurutuldu. Binlercesi, en küçük bir hasar görmeden günümüze kadar ulaşabildi. Bunlardan bazılarında, Sümer din adamlarının ekonomik işlevlerini gösteren altın, kumaş ve inek listeleri vardı. Sümerlerin ekonomik etkinlikleri, çevrelerindeki Persleri. Babillileri ve Asurluları da çivi yazısını öğrenmeye itti.

    Mısır’da belirli sembollerin belirli sözcükleri ve sesleri simgelediği hiyeroglif yazıları, M.Ö. 3000 yılından itibaren kullanılmaya başlandı. Düşünceler ya da öyküler, resimlerle yazılan bir tür steno tekniğiyle anlatılıyordu. Örneğin gövdesi olmayan bir çift bacak, “gitmek” sözcüğünü simgeliyordu. Başsız iki göz, “görmek”, kapalı bir çift göz de “ağlamak” anlamındaydı. Mısırlılar, papirüsü bulduktan sonra, hiyeroglif alfabesindeki şekilleri de kalemle ya da fırçayla yazılabilecek şekilde değiştirdiler. M.Ö. 700 yılında hiyeroglif yazısı üçüncü evrimini gerçekleştirdi ve ortaya çıkan son biçim; modern Arap alfabesinin de temelini oluşturdu.





+ Yorum Gönder