+ Yorum Gönder
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda Mitoloji-Amazonlar Efsanesi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. MaiEf_
    Devamlı Üye

    Mitoloji-Amazonlar Efsanesi








    Amazonlar Efsanesi
    amazonlar-efsanesi.jpg

    (Hitit) Savaşçı kadınlar soyu Bazı kaynaklarda savaş tanrısı Ares’le ırmak perisi Harmonia’nın ya da güzellik tanrıçası Aphrodite’nin kızları, bazılarında ise Hitit rahibeleri olarak geçen kadın savaşçılardır. Bu yiğit kadınların, güzelliklerinin yanı sıra; çevik, hızlı ve disiplinli olmaları da onları diğer budunlardan ayıran özellikler arasındadır. Özellikle at binme konusundaki yetenekleri ve at üstünde kazandıkları savaşların ünü, çok kısa zamanda tüm Anadolu’ya hatta komşu ülkelere yayılmış.

    Babaları savaş tanrısı Ares’ten aldıkları iyi savaşma özelliğinin yanı sıra; anneleri, uyumu ve barışı simgeleyen Harmonia’dan aldıkları barışı sağlama ve koruma bilinçleri ile kendilerine haklı bir ün yapmışlar. Anadolu’nın mitosa katkıları salt efsane, uydurulmuş masal değildir. Anadolu kaynaklı efsanelerin hemen hepsi olmuş olayları yansıtır, yaşamış kişileri konu alır.

    Bu yüzdendir ki bir gerçek payı ve tarihsel bir nitelik taşırlar. İzlerine destanlarda olduğu kadar, tarihçilerin ve coğrafyacıların eserlerinde rastlamamız bunu kanıtlar. Amazonlar bu gerçeğin en belirgin örneğidir, çünkü efsaneleri yalnız bir olayı değil, bütün bir düzeni dile getirir. Anadolu, bin yıllarca anaerkil toplum düzeni içinde yaşamış ve bu düzenin simgesi olan “ana tanrıça”ya değişik adlarla tapınmıştır. Amazonlar, işte bu düzenin kalıntılarıdır, ataerkil özellikte ve nitelikte olan Yunan mitosunu bu kadar etkilemiş olmaları da ondandır.

    Amazonlardan dem vuran en eski kaynak Homeros'tur. Ünlü Sisyphos’un torunu Bellerophontes söylencesinde, İlyada (VI. Bölüm 152–211)’da geçer adları: “Erkek gibi Amazonları öldürdükten sonra” diyerek, Bellerophontes’in onları yendiğini belirtir. Troia’nın önündeki bir tepede mezarı bulunan Myrrhine ise tanrılaşmış bir kahramana benzer, çünkü halk arasında adı başka, tanrılarca başkadır (Myrina).

    Efsaneye göre Amazonlar, savaş tanrı Ares ile Harmonia'nın (ya da Aphrodite'nin) kızları olduklarından, kişilikleri böylelikle kaynaklarından bellidir. Bu kadınlar ok, yay ve mızraktan başka bir de "labrys" denilen iki ağızlı baltayı silah olarak kullanır, ayça biçimli kalkan taşırlar. Bu baltaya hem Girit'te, hem Hitit kabartmalarında rastlanır.

    Amazonların at üstünde savaşmaları, atı yalnız arabaya koşmak için kullanan ilk Hellenleri özellikle etkilemiş olsa gerek. Homeros'ta Myrina'ya "çok zıplayan, yüksek atlayan" denmesi acaba atlı bir tanrıça olmasından mıdır? Amazonlar, Karadeniz’in Ay Tanrıçası’na tapmaktadırlar. Yine Homeros’a göre Ay Tanrıçası, Troialılarca “Sıçrayan Myrina” ya da “Kıvrak Myrina” adları ile kutsanmaktadır (İlyada, XI. Bölüm 814).

    Halikarnas Balıkçısı’nın yazdığına göre (Altıncı Kıta Akdeniz, 71), Sumerlerdeki Yüce Bereketli Ana, bir başka deyişle ana tanrıça anlamına gelen Marienna, Myrina’nın bir diğer adıdır. Amazonların yayıldığı bölgelerle Hititlerin bulunduğu bölgelerin birbirini tutması da dikkati çekmektedir. Amazonların, Anadolu topraklarında bir Hitit kalıntısı, ya da Hititlerle ilgili bir anı olabileceği varsayımını, bazı bilginlerde, özellikle Halikarnas Balıkçısı'nda uyandırmıştır.








  2. Harbikız
    Devamlı Üye





    Amazonlar Efsanesi kısaca

    Önasya seferine çıkan ünlü Makedonya Kralı Büyük İskender, ordularıyla Beyşehir’de kendi adıyla anılan İskender bağları’nda konaklamış. O zamanlar Anamas Dağlarının eteklerinde göllenmiş bulunan Beyşehir Gölü’nün öte yakasında, Amazonlar denilen kadın savaşçılar yaşar. Kral, onların kendisine boyun eğmelerini istemiş; fakat elçisini geri çevirmişler.

    Büyük İskender buna çok kızmış ve Amazonların üzerine asker göndermiş.

    Amazonlar, uzun süre, İskender’in güçlü askerlerine karşı savaşmışlar. Ama bakmışlar ki;yenilip esir olacaklar, Anamaslarda gölün kıyısında, kapalı bir yer altı obruğunda dökülen bir çağlayanın düdeninin koca kayalar yuvarlayıp kapatmışlar ve düşmanın ardından girdikleri vadiyi sular basmış. İskender’in askerleri azgın sular karşısında helak olmuşlar.

    Ancak, Amazonlar kötü sonlarını tahmin ettiklerinden, kendilerini de bu sulara atarak tutsak olmaktansa, ölmeyi yeğlemişler.
    Onların bu onurlu ölümleri, İskender’i çok duygulandırmış. Anılarını yaşatmak için yurtlarına Amazonlar adını vermiş ve bu Amazonlar giderek Amanoslar ve ardından Anamaslar adını almış.

    Bir başka anlatıma göre, kendilerini göle atan Amazonlar, boğulmayıp gölde balık olmuşlar ve bu güzel balıkların adı zamanla Amazan ve ardından Sazan olmuştur. (Ancak, Sazan sazcıl anlamındadır. Bölgede Amazonların yaşamadıkları tahmin edilmektedir.)





+ Yorum Gönder


amazonlar efsanesi