+ Yorum Gönder
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda Köpek beslemenin insana etkisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Köpek beslemenin insana etkisi








    KÖPEĞİN BESLENMESİ HAKKINDA KISACA BİLGİ


    KÖPEĞİN BESLENMESİ.jpg

    Köpeğin beslenmesi insana ne gibi sorunlar yaşatır?

    Hayvan besleyen kişilerde kalp ve damar hastalıkları riskinin azaldığı açıklandı. Mayo Clinic'te yapılan araştırmaya göre, hayvan beslemek birçok sağlık sorunu üzerinde olumlu etki yapıyor.

    ARAŞTIRMA için, yüksek tansiyonlu, yalnız yaşayan ve son 5 yıl içinde hiç hayvan beslemeyen 24 erkek ve 24 kadın borsacı seçildi. Denekler 6 ay boyunca gözlem altında tutuldular. Bu süre içinde grubun yarısının hayvan beslemesi, diğer yarısının ise eski yaşamlarını sürdürmesi istendi. 6 aylık sürenin sonunda, hayvan besleyen gruptakilerin yüksek tansiyon şikáyetleri diğer gruba oranla yüzde 50 oranında azaldığı görüldü.

    uzmanlar, hayvanların insan sağlığına olumlu etkilerinin temelinde ‘‘bir canlı için yaşama ve önemli olma içgüdüsü’’nün bulunduğunu belirtiyorlar. Araştırmanın kesin sonuçları şunlar:

    Hayvan besleyenlerde kolestrol ve kan basıncı gibi rahatsızlıklar düşük düzeylerde görülüyor.

    Kalp hastalıklarının riski hayli azalıyor.

    Kalp krizlerinden sonra iyileşme oranı, köpek sahibi hastalarda daha hızlı gerçekleşiyor.

    Hayvan beslemek, yaşlı insanların sosyal yalnızlık karşısında daha dayanıklı olmalarına yardım ediyor. Yalnız yaşayan kişilerin endişeleri azalıyor ve rahatlamalarına yardımcı oluyor.


    Evcil hayvanlar gebelikte riskli

    İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. M. Servet Alan, hamilelikte evcil hayvanlara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. Evcil hayvanlarla birlikte yaşarken, muhtemel infeksiyon hastalıklarından korunmanın bilinmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Alan, şu uyarılarda bulundu: “Köpeklerin gebelikte meydana getireceği en önemli sağlık problemi fiziksel travmalardır
    . Isırma ve tırmalama; tetanoz, yara ve kuduz gibi infeksiyonların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Kediler de tırmalama ve ısırıkla yaralanmalara yol açabilir. Kedilerin gebelikte sebep olduğu en önemli sağlık problemi toksoplazmoz infeksiyonudur. Sürüngenlerden bulaşabilecek en önemli infeksiyon etkeni salmonella bakterileridir. Kuşlar ise kampilobakter, salmonella, klamidya gibi infeksiyon etkenlerini ve bazı parazitleri bulaştırabilir.”

    Çok kedili yaşam


    Birden fazla kediyi evde barındırma fikri, kimilerine çok hoş gelebilir. Ancak, kedi ailesinin birbirinden hoşlanıp, barış içinde yaşayacağı garanti değildir.
    Üç ya da daha çok kediniz varsa, davranış sorunlarıyla karşı karşıya kalmanız olasılığı hayli fazla.

    Çok sayıda kısırlaştırılmamış erkek kedi besliyorsanız ve eve bir dişi kedi getiriyorsanız işiniz iş.

    Kedi sayısı arttıkça kavga ve çevreye çiş püskürtme oranı da katlanarak artar. Kediler, hükümranlık alanlarını belirlemek için çevreye püskürtürler. Bunun düşmanca bir davranış olduğu söylenemez. Sadece, diğerlerine bilgi vermek içindir.

    Kediler, pozisyonlarını garanti altına almak, yiyecekleri için rekabet etmek, sahiplerinin ilgisini çekmek, evin içinde rahat edebilmek için tüm kozlarını tükettikten sonra kavgalar patlak verir. Stres, kedinin başedemeyeceği boyutlara ulaşınca, saldırganlık başlar.

    Patron kedi, odadaki en yüksek noktaya çıkma hakkına sahiptir. En düşük statülü ise yerde, en düşük seviyeli noktada yatar. Diğerleri ise aralarda bir yerler bulurlar. Kediler için farklı yüksekliklerde oturma ve dinlenme yerleri sağlayın. Hangi kedinin patron olduğunu anlayamadıysanız, yukarıya doğru bakın. Hangi kedinin patron olduğunu anlamanın bir diğer yolu da, ortaya bir yere karton kutu koyup izlemektir. Diğerlerine göre hangisi daha çok kutuya girip çıkıyorsa, patron odur.

    EĞİTMEN GÖZÜYLE

    Amaç köpek



    Bazı okurlarım, sahip oldukları cins köpeklerin hoş yanlarını, benim kalemimden Hürriyet Gazetesi'nde okumak istediklerini söylüyorlar. Şunu açıkca ifade etmek isterim ki, benim misyonum, yalnızca bir ırkı övmek değil, tüm köpekleri hayvan dostlarına sevdirmektir.
    Bu güne kadar birkaç ırkı yazdıysam, diğerlerine haksızlık etmek istediğimden değil, hiç köpek beslememiş olanlara işin kolayını göstermek istememdendir. İşin doğrusunu yazarak, Türk toplumuna köpeği, kediyi, kuşu, balığı ve tüm hayvanları sevdirmektir. Ben de bu misyonu üstlenip, ilk kez evcil hayvan sahibi olmak isteyenlerin işe yanlış başlamamasını, mümkün olduğunca kolay bakılacak hayvanları, onların bakım ve eğitimini basit bir dille anlatmaya çalışıyorum. Bunun yanında, daha önce köpek sahibi olup da, çözemedikleri problemleri nasıl atlatabileceklerini de anlatıyorum.

    Ben üniversite mezunu, psikoloji, pedagoji okumuş bir köpek eğitmeniyim. Köpek eğitimindeki başarım, tamamen köpek gibi düşünerek, davranışlarını irdelememde yatar. Köpek davranışlarını inceler, hangi köpek davranışlarının toplumda kabul göreceğini saptar ve onları ödüllendiririm. Bu övülen davranışları tekrarlayarak netleştirir, ardından toplumda kabul görmeyecek davranışlarını ayıklar, onları unutturmaya, hiç kullanmamaya koşullandırırım. Bir de birlikte yaşamanın gerektirdiği ortak davranışları öğretir, onu kolay köpek, iyi köpek yaparım. Bütün bunların sırrı, dediğim gibi basit ve köpek mantığıyla düşünmekten yatar. Ama bu mantıkla her köpeğin eğitilebileceği algılanmamalıdır. Sık sık sözünü ettiğim, köpeklerde öğrenme IQ'su çok önemlidir. Prof. Stanley Coren'in ünlü listesinde, ön sıralarda yer alan köpeklerin eğitilmesi kolay olmasına karşın, 50'nci sıradan aşağıda olanlar zordur. Bu köpekler için çok ama çok sabırlı olmak gerekir. #

    Eğitmen gözüyle Doğru başlamak


    Önce gerçekten bir hayvanla birlikte olmayı arzulayıp, arzulamadığınızdan kesin emin olmalısınız. İkinci aşama ise doğru hayvanı seçmek olmalıdır. Sizin ekonomik gücünüze, fiziki ortamınıza, yaşam biçiminize uygun olanı bulup içinize sindirmeniz gerekir. Bütün bu değerlendirmelerin sonucunda bir köpek dostunuz olsun isteyebilirsiniz. Ya da kedi belirebilir aklınızda. Veya bir akvaryum kurmaya karar verebilirsiniz. Daha da iyisi hayvanı ve hayvan davranışlarını iyi bilen, hayvanlar aleminin içinde olan uzmanlara, eğitmenlere ulaşıp günah çıkarır gibi yaşam biçiminizi ortaya koyarsanız, yaşama biçiminize katlanabilir bir evcil hayvanı ailenize katabilirsiniz.

    Ancak sonuç ne çıkarsa çıksın yine aceleci davranmak yok. Sözgelimi, bu uzman sizin yalnız yaşadığınızı, eve düzenli gelmediğinizi saptadı ve her koşulda başının çaresine bakabilecek, evde bir kaba çişini yapabilecek ‘kedi’ önerdi, o zaman kedi sorunu ele alınmalıdır. Size, kişiliğinize uygun bir kedi önerilmelidir. Varsayalım ki içe dönük bir romantiksiniz, böyle birine ben bir İran kedisi öneririm.

    Yok eğer falınızda köpek görünüyorsa, durum olağanüstü ciddidir. Neden? Çünkü toplumda, önce dinimizden başlayan bir yığın yanlış engel var köpeğin karşısında.

    Şimdi size köpeği ve insanı iyi tanıyan, dürüst bir köpek danışmanı ve köpek satıcısı gerekli. Size önce şunu sormalı, köpek evde yalnız mı kalacak? Eviniz kaçıncı katta ve kaç çocuklu bir aileniz var? Köpekten korkuyor musunuz? Köpek apartmanda mı yoksa evin bahçesinde mi besleyeceksiniz? Küçük mü, yoksa kısa tüylü mü? Erkek mi ya da dişi mi? Koruma köpeği mi yoksa aile köpeği mi ? Oyuncu bir köpek mi veya sakin bir köpek mi istiyorsunuz? sorusunu sormayan bir satıcıya temkinli davranmak gerek.

    Çünkü yeni evli bir karı-koca iseniz ve ikiniz de çalışıyorsanız ve de apartmanın üçüncü katında yaşıyorsanız, size apartmanı rahatsız etmeyen, yani evde havlamayan, yalnızlığa tahammül eden, çok hareketli olmayan (hareketli hayvanı çok sık dışarı çıkarıp gezdirmek gerek), öğrenme IQ'su yüksek, tuvalet eğitimini 5-6 günde alabilecek, aşıları tam bir köpek yavrusu önerilmelidir.


    Kediyi Kısırlaştırmak için 8 sebep








  2. Asel
    Bayan Üye





    KÖPEK BESLEME'NİN İNSANLARA ETKİSİ NELERDİR

    1- Kedim zaten kısır

    Bu da mümkün. Kediniz eğer doğuştan bu yetenekten yoksunsa, bunu öğrenmeli ve onu ikinci kez kısırlaştırmaktan kaçınmalısınız.

    2- Yeterince param yok!

    Kedilerin sağlıklarına harcanan para, her geçen gün artıyor. Haklısınız. Ama halinize şükredin. Çünkü İngiltere'de bu işlem için 35 sterlin vermek zorundasınız. Oysa ülkemizde belediyeler, kısırlaştırmayı ücretsiz yapıyorlar. Ayrıca, kedilerin doğurdukları zaman karşımıza çıkan masrafların yanında, kısırlaştırma maliyetinin çok daha az tuttuğunu göreceksiniz.

    3- Kısırlaşan kediler tembelleşiyor, kilo alıyor

    İşte onu kısırlaştırmak istemeyişinizin diğer bir sebebi. Ama yine yanıldınız. Yapılan bilimsel çalışmalar sırasında, bu yönde bir bulguya rastlanmadı.

    Şişmanlık ve tembellik kedinin kısırlaştırılmış olmasıyla ilgili değil. Tam aksine araştırma sonuçları kısırlaştırılmış kedilerin, kısırlaştırılmamış olanlara göre daha sağlıklı ve uzun yaşadıklarını ortaya çıkardı. Kısırlaştırılmamış kedilerin birçok hastalığa yakalanma riski daha fazla.

    4- Kısırlaştırmıyorum, çünkü henüz karşı cinse karşı herhangi ilgi göstermedi


    Birçok kedi sahibi için geçerli bir neden. Oysa kısırlaştırmak için kedinin ateşlenmesini beklemek yanlış. Bu durum her kedide farklı dönemlerde ortaya çıkabilir. Bazı veterinerler sekiz haftalık kadar küçükken bile bu işlemi yapmaktan yanalar.

    5- Kedimi dışarı bırakmıyorum


    Sosyal hayatı sıfır olan bir kedinin doğurma olasılığı da sıfırdır anlayışı! Burada konunun kedilerin kısırlaştırılması olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Onlar ki bu dünyanın en iyi kaçaklarıdır. Siz farketmeden tüm işlerini halledip, eve dönmeyi bile başarırlar.

    Ve unutmayalım ki ihtiyaçları olan süre sadece birkaç dakika.

    6- Bu cerrahi işlem ona zarar verebilir

    Haklısınız, sonuçta bu cerrahi bir işlem. Ve türlü riskler de barındırıyor. Ama bir yıl içinde bırakın Türkiye'yi, tüm dünyada kaç bin kedinin kısırlaştırıldığını düşünürseniz, korkunuz azalacaktır. Onun ateşini söndürebilmeniz gerçekten imkansız. Bunun ona vereceği zararları düşünerek, minimum düzeydeki kısırlaştırma risklerini göze almalısınız.

    Biz, kediler için gerçekten doğru mu yapıyoruz?


    Evet kafanızda hala onlarca soru olabilir. Ama onbinlerce kedi kısırlaştırılıyor ve binlerce insan 'Evet kediler kısırlaştırılmalı' diyor. Sizce de dikkate değmez mi?

    Kısırlaştırılmış kediler daha kaliteli bir hayat sürüyorlar. Genital organlarıyla ilgili daha az sağlık problemi yaşıyorlar. Meme kanseri riskleri daha düşük. Testis kanserlerine yakalanma olasılıkları da aynı derecede azalıyor.

    8- Kısırlaştıracağım ama şimdi değil

    Öyle olsun, kısırlaştırmayı geciktirin. Peki ya kediniz bu süre içinde hamile kalırsa ne olacak? Yavrularına bakabilecek misiniz? Diyelim ki birilerine vermeyi planlıyorsunuz. Daha önce hiç bir kediye yuva bulmaya çalıştınız mı? İnanın, bu hiç de dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. İlan vermeniz ya da bunu mümkün olduğu kadar çok kişiye duyurmak için arkadaşlarınızdan yardım istemeniz gerek. Sonra diyelim ki adaylar çıktı. Onları nasıl eleyeceksiniz? Onlar sizin biricik kedinizin yavruları. Onlar için en iyi yuvayı seçmek, emin olun düşündüğünüzden çok daha sancılı.

    Afetle gelen hayvan sevgisi

    İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın Fatih Belediye Başkanlığı döneminde yaptırdığı “Evcil Hayvanlar Çarşısı” mini bir hayvanat bahçesini andırıyor. Sur dibi boyunca; çiçeklerle süslenen Evcil Hayvanlar Çarşısı’nın Dernek Başkanı Ahmet Coşar, özellikle deprem sonrası insanların; kedi - köpek gibi hayvanlara karşı büyük ilgi gösterdiğini söyledi.
    Deprem gecesi, evden hemen çarşıya geldiğini belirten Coşar, “Geldiğimde hiç ummadığım halde papağanlar ve diğer hayvanlar adeta çıldırmış gibiydiler.” dedi. Dernek Başkanı Coşar, “Sattığımız hayvanların bakımını da yapıyoruz” diyerek şunları söyledi: Hayvanlara deprem sonrası büyük ilgi gösterilmeye başlandı. Olabilecek depremi 3- 5 dakika önceden hissettiği belirtilen köpeklerin titreşime insanlardan 20, sese ise 200 kat daha duyarlı olduğu ifade ediliyor. Bir zamanlar koruma amaçlı olan köpekler başta olmak üzere; kediler, kuşlar ve diğer evcil hayvanlar deprem sonrası büyük rağbet görmeye başladılar.”

    SEMTE CANLILIK GETİRDİ

    Sur dibinde kurulan Evcil Hayvanlar Çarşısı’nın semte büyük bir canlılık geldiğini de vurgulayan Coşar, “Yaşanan Marmara depreminin ardından insanların, hayvanlara yöneldiğini görüyoruz. Elimizde mevcudu bulunmayan hayvanları da kısa sürede temin ederek müşterilerimize verebiliyoruz.” şeklinde konuştu.
    Tropikal kuşlar, kümes hayvanları ile papağan çeşitleri gibi her çeşit hayvanı, bünyesinde bulunduran çarşıda 12 dükkan var. Veteriner hizmeti de verilen bölümler bulunuyor.

    Evcil hayvanlar mikrop saçıyor!


    1- Kedi, köpek, kuş gibi evcil hayvanlara kolayca bulaşan ve bunların bünyesinde uzun süre yaşayabilen ‘toxoplasma’ adlı parazit; ‘doğacak bebeğin sağlığı’ açısından özellikle hamile kadınları tehdit ediyor.

    2- Belirtileri ilk başlarda hissedilmeyecek kadar hafif olan sinsi parazit; zamanla sağırlık, yüksek ateş, sarılık, isilik, astım, bronşit, göz ve sinir sistemi enfeksiyonları ve kalp hastalıklarına sebep oluyor.

    İnsanlara evcil hayvanlardan bulaşan “Toxoplasma” hastalığı, özellikle hamile kadınlarda ‘doğacak bebeğin sağlığı’ açısından oldukça tehlikeli bir enfeksiyondur. Kedi, köpek, kuş gibi evcil hayvanların dışkısından veya salyalarından insanlara bulaşan bu hastalıkta; en büyük risk grubu hamile kadınlar olarak gösteriliyor.
    Bu hastalık bebeğe, hamilelik sırasında anneden kan yoluyla bulaşıyor. Asıl tehlike hastalığın belirtilerini hissedilmemesi! Belirtileri hissetmeyen anne de; sağlıklı olduğunu ve sağlıklı bir bebek dünyaya getireceğini düşünüyor. Hastalığın belirtileri ise, ancak doğum sırasında ya da haftalar, aylar ve hatta yıllar sonra ortaya çıkıyor. Bu hastalarda en çok görülen semptomlar arasında; sağırlık, yüksek ateş, sarılık, isilik, çeşitli solunum yolu hastalıkları, göz ve sinir sistemi hastalıkları sayılabilir. Bağışıklık ve savunma sistemi bozulan hastalarda, lenf düğümcükleri belirginleşir; göz ve sinirsel bozukluklar, solunum yolu hastalıkları ve kalp bozuklukları gelişir.

    Kolay bulaşan sinsi hastalık


    Toxaplazmosis; kedi, köpek ve diğer memelilerde “Toxoplasma” adlı parazitin neden olduğu bir hastalıktır. Bu parazitin konakçısı yani parazitin normal olarak yaşadığı canlı evcil hayvanlardır. Bu parazitin asıl tehlikesi, diğer hayvanlara ve özellikle de insanlara bulaşabilmesidir. Evcil hayvanlar; vücudunda enfekte kist bulunan kemirgen hayvanları veya bozuk besinleri aldıklarında (her ikisi de kuvvetli ihtimallerdir) paraziti almış olurlar. Bu hayvanların ince barsağında parazit çoğalır ve “Okist” denilen yumurtaları oluşur. Bu “okistler” 2 - 3 hafta içerisinde dışkıyla beraber çıkar, 5 gün içerisinde hareketlenir ve oldukça dayanıklı hale gelirler. Nemli toprak veya kumda (evdeki çiçeklerin toprağında mesela) aylarca canlı kalabilirler. Çoğu sağlıklı evcil hayvan; ‘toxoplasma’yla olan akut enfeksiyon sırasında ‘okist’ saçar. Okist bulunan topraklarla kuş, kedi ve köpeklerin temas etmeleri, toxoplasma enfeksiyonu için yeterlidir.

    Köpek besleyenler dikkat!

    Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) desteğinde yapılan bir araştırmada, evinde köpek besleyen hayvan sahiplerinin, köpek derisi ve kılından kaynaklanan alerjiye maruz kalabilecekleri belirlendi. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Veteriner Hekim Arda Sancak, alerjisi olan 30 köpek ile sahipleri üzerinde yapılan araştırmada elde edilen sonuçları, anlattı. Köpeklerdeki alerjinin, yaklaşık 50 alerji nedeninin denenmesini içeren Yama Testi ile saptanabildiğini ifade eden Sancak, köpeklerde alerjiye neden olabilecek unsurları şöyle sıraladı: “Lastik malzeme, vernik, cila, boya, ilaç, temizlik ve kozmetik ürünleri, plastik, tutkal, konserve, koku, tütün, yağlı boya, deri, saç boyası, ev aletleri, mineral yağ, boya, çimento, gübre, merhem, mangal kömürü, kum, kil, krom kaplı alet, izolasyon, pil, kağıt, çimento, metal kaplı endüstriyel maddeler.” Sancak, araştırma çerçevesinde yapılan “Serum Spesifik Antikor İncelenmesi”nde ise evinde köpek besleyen tüm hayvan sahiplerinin kanında özel antikor bulunduğunu belirtti. Köpeği alerji olan 30 kişiden hiçbirinde astım ve deri lezyonu gibi alerji belirtileri görülmediğini de ifade eden Sancak, “Astım ve deri lezyonları bulunan köpek sahiplerinde, hayvandan kaynaklanan alerji olabileceğini unutmamak gerekiyor” dedi
    Köpeklerin Beslenmesi

    BU kez size beslenmeden söz edeceğim. Deneyip de kesin kurama bağladığım gerçek şu: ben kedi ve köpeklerimi kesinlikle iyi marka bir kuru mama ile besliyorum ve hiç beslenme problemi yaşamıyorum. Her köpek ve kedi sahibine de kuru mama tavsiye ediyorum. Köpeğinizi doğru bir şekilde besleyip beslemediğini öğrenmek istiyorsanız, dışkısını kontrol edin. Eğer çok katı ise iyi değil. Lif gerekli demektir.

    Köpeğiniz obursa, yalnız bir kişi yemeğini versin ki ne yedirdiği belli olsun. Herkesi acındırarak ona çok mama verilmesini gayet iyi becerir. İşte kilo yapan bu ekstralardır.

    Kalsiyum köpek için çok gereklidir. Eğer kuru mama ile beslemiyorsanız, özellikle peynir ve kemik parçalarını ihmal etmeyin.





  3. Asel
    Bayan Üye
    KÖPEK BESLEMEK

    Köpeğiniz eğer şişmasa haftada bir gün hiç yemek vermeyin.

    Köpeğinizin deniz suyu içmesi ardından da kusması telaşlanacak birşey değildir. Deniz suyu bir mushildir.

    Köpeğe ödül şekerini yalnızca bir kişi ve sınırlı vermelidir. Herkes ona şeker veriyorsa bu çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

    Köpekler için hazırlanmış ödül çikolataları da öyle gelişigüzel verilmez. Küçük ırklar günde bir adet, orta boylara iki, irilere de günde enfazla üç adet veriniz.

    Kendi yemeklerinizin yağını asla ona ayırmayın. İlle de verecekseniz tazeyken verin, bekletmeyin.

    Et, pirinç, havuç karışımı mükemmel bir yemektir. Ancak etin yağını alırsanız, pirinci az bişirirseniz ve havucu fazla koyarsanız işi bozarsınız.

    Eğer köpeğiniz fazla sinirli. sıkıntılı , asabi ve hareketli ise yarım litre üzüm suyuna bir çorba kaşığı bal karıştırıp içirin. Sakinleşir.

    Pirzola ve tavuk kemiğini asla, ama asla köpeğe vermneyin.

    Haydi kolay gelsin.

    Hayvan sevgisine trilyonlar akıyor

    Evcil hayvan besleme alışkanlığının artmasıyla büyüyen evcil hayvan piyasası, Türkiye'de yıllık 12 milyon dolarlık (3 trilyon lira) bir sektör haline geldi. Artık hayvan severler, minik dostları için özel kuaföründen hastanesine, hatta oteline kadar aradıkları herşeyi bulabiliyorlar.

    Evcil hayvanlara olan ilginin giderek artması, yıllık 12 milyon dolarlık (3 trilyon lira) bir sektör yarattı. Hayvan satışının yanısıra yem, ilaç, barınma ve sağlık gibi harcamaları da içeren evcil hayvan sektöründe büyüyen pazarla birlikte artan rekabet, Türkiye'de her bütçeye uygun bir pazar yarattı.


    Evcil hayvan piyasasından en büyük payı kedi ve köpekler alıyor. Sadece İstanbul'da ayda yaklaşık 200'e yakın köpek satılıyor. Köpek fiyatları 100 dolardan başlayarak 1500 dolara kadar çıkabiliyor. Türkiye'de en pahalı köpekler arasında Alman kurdu, Retriever ve Labrador başı çekiyor. Büyük şehirlerde evde beslemek için daha çok Kaniş ve Terrier cinsi köpekler tercih ediliyor. Kırsal kesimde ise tercih bekçi köpeklerinden yana.

    Türkiye'de kedi besleyenlerin sayısı gün geçtikçe artarken, kedi son yıllarda köpeklere göre daha fazla rağbet görüyor. Kedi fiyatları 100 dolarla 300 dolar arasında değişiyor. En fazla da Siyam ve İran kedileri tercih ediliyor. Bazı aileler evlerinde 15-20 hatta 100 kedi besliyor ve günde tonlarca kedi kumu tüketiliyor.

    PANSİYON DEĞİL OTEL


    Kedi köpek sahipleri herhangi bir iş ya da tatil nedeniye köpeklerini pansiyonlara da bırakabiliyorlar. Köpek pansiyonlarının günlük ücreti 10 dolar. Sadece İstanbul'da 12 pansiyon var. Ancak bu pansiyonlar adeta bir oteli andırıyor. Yeme-içme, veteriner hizmetleri de verilen bu pansiyonların çoğunda yataklar özel, odalar kaloriferli, yemek kapları da çelikten. Sağlık karnesi tam olan köpekleri kabul eden bu pansiyonlarda havalandırma, yangın alarmı, özel eğitimciler bulunuyor.


    Ayrıca eğitim için köpek eğitim çiftlikleri de var. Köpeklere temel itaat eğitimlerinin yanı sıra, saldırı, alan koruma, narkotik, bomba eğitimleri de verilebiliyor. Eğitimin niteliğine göre fiyatlar da 750 dolarla 2 bin 250 dolar arasında değişiyor.

    ABD'de hayvanlara 20 bin hastane

    ABD'de kedi-köpek maması, evcil hayvanlar için yiyecek ve gerekli malzemeleri satan dükkanların yıllık cirosu 25 milyar dolara ulaşıyor. ABD'de yaklaşık 20 bin hayvan hastanesi var. Fransa Avrupa'nın en çok evcil hayvan beslenen ülkesi. Fransa'da köpek sahipleri yılda yaklaşık 3 bin 500 frank harcıyorlar. Fransa'da belediyeler park ve sokaklardaki köpek pisliğini temizlemek için yılda 50 milyon franklık özel araç alıyorlar ve bu araçlar sadece Paris'te günde 20 ton köpek pisliği topluyor.

    Köpek beslemek çocukta sorumluluğu geliştiriyor

    Köpek beslemek çocuğun duygusal dünyası üzerinde olumlu etkiler yapıyor, sosyal etkileşimleri arttırıyor. Dahası çocuğun davranışsal stresini azaltıyor.

    Kuduz tehlikesi nedeniyle sokaklarda zehirlenerek öldürülen köpeklerin sayısı artarken uzmanlar evde hayvan beslemenin çocuk psikolojisi üzerinde olumlu etkilerinin olduğu bildiriliyor.

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümünden Doç. Dr. Selahattin Şenol, evde evcil hayvan beslemenin çocuklar açısından yararlı olabileceğini ancak bu kararın aile bireylerince ortaklaşa alınmasını gerektiğini bildirdi. Çocuğa evcil bir hayvanın oyuncaklarına benzemeyeceği, bir bebek gibi anlatılması gerektiğini kaydeden Şenol, evcil hayvanların sorumluluk duygusunun gelişmesine yardımcı olduğunu vurguladı.

    Kedi-köpek için çöpçatan bürosu

    Dünyada ilk kez kedi köpek gibi ev hayvanlarını eş bulamadıkları için yalnızlıktan kurtaracak çöpçatan büroları İspanya'da faaliyete geçiyor. Eşleri olmadığı için büyük bir stres altında yaşayan hayvanları bu dertten kurtaracak ilk büro bugün Barcelona yakınlarındaki Girona kentinde hizmet vermeye başlayacak. ‘‘Happy Animals’’ (Mutlu Hayvanlar) adıyla faaliyet gösterecek büronun menejeri Mari Carmen Melero kedi-köpek sahiplerinin kendilerine başvurmaları halinde sevimli dostları için ister çiftleşme amacıyla, isterse de arkadaşlık amacıyla en uygun eşi bulabileceklerini söyledi.

    Eş bulmak için büroya başvuracaklardan bir fotoğraf istenecek ayrıca aradıkları eşte istedikleri karakteristik özellikler bilgisayarlara veri olarak yüklenecek. İlk aşamada yalnızca kedi ve köpeklere eş arayacak olan büro daha sonra yılan gibi sürüngen hayvanlar için de hizmet verecek.

    Evcil hayvan sahipleri daha mutlu

    Evcil hayvanlara sahip olan evli çiftlerin daha iyi bir evlilik yaşamı sürdüğü, daha sıcak ilişkiye sahip oldukları ve strese karşı daha dayanıklı oldukları bildirildi.


    The Times Gazetesi'nde yayımlanan bir habere göre, ABD'nin Florida Eyaleti'nde önceki gün düzenlenen bir konferansta, New York Üniversitesi'nden Dr. Karen Allen, 50'si evcil hayvan sahibi 50'si evcil hayvan sahibi olmayan 100 evli çift üzerinde yürüttüğü çalışmayı açıkladı. Allen'ın çalışmasında, çiftlerin ilişkilerinin sıcaklığına ve sosyal yaşamlarına ilişkin sorular yer aldığı kaydedildi.


    Çiftlerin stres karşısında kalp atışlarını ve kalp basınçlarını da tespit eden Dr. Allen, evcil hayvan sahiplerinin daha fazla sosyal ilişkilere sahip olduğunu, dış dünya ile daha fazla temas kurduklarını ortaya koydu. Bunun nedenini bilmediklerini ifade eden Dr. Allen, ‘‘Belki de evcil hayvan sahipleri kişilerin doğasında daha fazla sosyal ilişki peşinde olmak var. Öte yandan, insanlar ve evcil hayvanlar arasındaki ilişkide sosyal etkileşimi artıcı birşeylerin varlığı sözkonusu olabilir. Bazı kişiler ise psikolojik açıdan bir rahatlamaya yardımcı olması açısından evcil hayvan sahipleriyle ilişkiye giriyorlar’’ görüşünü dile getirdi.

    Evcil Hayvan Pazarı’na ilgi


    KEMERALTI Evcil Hayvan Pazarı, yıllardır hayvanseverlere her çeşit hayvanı ucuza sağlıyor. Burada yüz ifadesi domuzu çağrıştırdığı için ‘‘ginepig’’ denen sincap benzeri hayvanlardan, köpeğe kadar bir çok tür hayvana rastlamak mümkün. Tavşan, muhabbet kuşu, su kaplumbağası, keklik, bıldırcın, papağan, ördek yavrusu, akvaryum balığı ve civciv gibi hayvanların satıldığı Evcil Hayvan Pazarı'nda fiyatlar da diğer dükkanlara oranla oldukça düşük. Collie, boxer, kaniş, dagıl gibi cins köpekler, 25 ile 75 milyon lira arasında alıcı buluyor. Muhabbet kuşu, papağan gibi kafes kuşlarının fiyatları ise 3 ile 200 milyon lira arasında değişiyor. Papağanlar arasında parlak renkleriyle en çok dikkati çeken tür olan‘‘sevda papağanı’’ nın fiyatı ise 20 milyon.

    Evcil hayvan beslemek hakkinda aciklamalar Evcil hayvan beslemek konusunda bilgiler.





+ Yorum Gönder