+ Yorum Gönder
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda İlaç bilimi tarihi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    İlaç bilimi tarihi








    İLAÇ BİLİMİ HAKKINDA YAZI


    İlaç bilimi tarihi.jpg

    Bildiğimiz anlamıyla ilacın tarihi aslında şifacılığa, en az onun kadar eski olan kocakarı iksirlerine ve Şamanizm’e dayanıyor. Eski çağlarda çeşitli otlar kaynatılarak veya yakılarak elde edilen sıvılar ya da doğrudan otların kendileri hastalara tedavi amacıyla verilirdi.
    Bu otları bilen ve tedavi görevini üstlenen, genellikle kabilenin şamanı ya da yörede yaşayan ve Hıristiyanlıkla beraber cadı olarak adlandırılacak olan kocakarılar olurdu. Bu kişiler aileden gelen -Şamanlıkta seçilmiş kişiye aktarılan- bilgilerle tedaviler uygularlardı.

    İlaçlar otlardan yapılıyordu

    İlaca dair bilinen ilk kayıt M.Ö. 3000 yılına Sümerlere aittir. Adı bilinmeyen bir hekim tarafından ıslak topraktan 16 santim uzunluğunda, 9.5 santim genişliğinde bir tablete çivi yazısıyla yazılmıştır.
    İçeriği tam olarak çözülememiş olan bu çivi yazısı tablet, bugün Philadelphia Üniversite Müzesinde sergileniyor.
    Eski Mısır ve Çin'de de birçok rahatsızlık için çok erken çağlardan itibaren çeşitli tedaviler uygulandığına kayıtlarda rastlanıyor. Homeros, Mısırlı doktorların ilaçlarını “otlardan elde edilen ve bazen zehirli olabilen maddeler" ifadesiyle tanımlar. Mısır'ın iyileştirme tanrısı Tot, aynı zamanda ilk fizikçi ve cerrahtır. Bilinen ilk doktorun adı ise Sinv’dir. Bu ismin yazılışı "cine", önüne gelen "met" adılıyla birleşince, Latince'ye Tıp kelimesinin "metcine" olarak yerleşmesine neden olmuştur.
    Herodotus, Euterpe'sinde tıptan "sanat" olarak bahsedecek ve şu yorumu yapacaktır: '”Tıp sanatçıları kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Her biri tek bir rahatsızlıkla ilgileniyor ve diğerleriyle uğraşmıyor. Kimi göz, kimi kafa, bazıları dış, bazıları da iç (internal) rahatsızlıkları tedavi ediyor." Romalı Diodorus Siculus ise Mısır'da tedavi için para ödenmediğinin altını çizerek, olayın diğer bir boyutunu dile getirir. Hastalar doktordan hoşnut kaldıklarında, iyileştiklerinde genelde ufak hediyelerle teşekkür etmektedirler.

    Pharmacy: Büyülü ilaç

    Bu dönemden kalan bazı papirüslerde ilaç tariflerine rastlanmaktadır. Bunlardan en bilineni olan Edwin Smith Papirüsü'nde (M.Ö. 1600) diagnostik, prognostik ve anatomiyle ilgili bilgiler yazılıdır. Yine bu dönemden kalan papirüslere göre, Eski Mısır’da ilaçlar mineral, bitkisel ve hayvansal olmak üzere üç ana maddeden yapılmaktaydı: Bal, sarımsak ve soğan da en çok kullanılan maddelerdi. Özellikle kulak rahatsızlıklarının tedavisi için birçok yöntem bulunmaktaydı. "Pharmacy" kelimesinin de "phahri" (ilaç) ve eski Mısırca "haki" (büyü) kelimelerinin birleşmesinden oluştuğu sanılmaktadır.
    O dönemlere ait bazı bulgulara bir göz atalım. M.Ö. 1900 yılına ait Kanun adlı papirüste kadın hastalıklarının tedavisine yönelik bilgiler, M.Ö. 1650 yılına tarihlenen Edwin Smith papirüsünde, anestezide kullanılan ilaçlar, M.Ö. 1550 yılında yazılan Erman papirüsünde ise çocuklara verilen ilaçlar anlatılmaktadır.
    Hekimlerin çeşitli hastalıklarda kullandıkları ilaçların tarifleri ise Ebers, Hearst, London ve Berlin papirüslerinde açıklanmıştır. Ağız yoluyla alınan ilaçların listesi de M.Ö. 1200 yılında yazılan Chester-Beatty papirüsünde bulunuyor.
    Mısır'ın bilgisinin Antik Yunan'a geçmesiyle Tıp ile tanışan Batı toplumu, doktorlukla ilgili temel prensiplerini de bu dönemde belirler; çeşitli okullar kurulur Bu okullardan en önemlisi olan Hipokrat Okulu'nun prensipleri bugün edilen Tıp yeminin ilkel halini oluşturmuştur (M.Ö. 460-375). Hipokrat kadar önemli kabul edilen Galen'in zehirler ve şifalı otlarla ilgili araştırmalar yaptığı bilinmektedir.

    "Deneme yanılma" metodundan modem tıbba

    Antik Yunan'da şifalı ot bilgisi hasta arı tedavi etmenin yanı sıra, savaşçıları boyamak, acılan azaltmak ve zehir üretmek amacıyla kullanılmaktaydı. Poilitik oyunların büyük yer kapladığı yaşam biçimleri, hele Sokrates'in de kendini baldıran otuyla zehirlediği düşünüldüğünde, bu akla oldukça yatkındır.
    Bu dönemde yapılan denemeler sonucunda oldukça zayiat verilmiş olması kaçınılmaz. Ve hatta birçok bitkinin o dönemde iddia edilen tipte etkilerinin olmadığı da bugün bilinmekte.


    Ama kabul etmeliyiz ki, antik çağlarda (hastalıkların nedenleri çoğunlukla gizemini korumuş da olsa) deneme yanılma metoduyla ilaçların, çeşitli maddelerin etkilerinin ve yarattıkları sonuçların araştırılmaya başlanması, ilerleyen dönemlerde "farmakoloji" biliminin var olabilmesinin en önemli adımı olarak karşımıza çıkan bir gerçek

    (Baktad Tatlı Hayat Dergisi)







  2. DİLAN
    Üye





    İlaç eski insanların doğal yollardan edindikleri halk arasında kocakarı ilaçları olarak bilinen bu ilaçlar günümüzde kullanılmaya devam ediliyor. Fakat bilimsel olarak eczanelerde güvenirliği kesin olan ilaçlarda satılmaktadır.




+ Yorum Gönder