+ Yorum Gönder
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda en iyi denizaltı kaç metre denizin dibine iner Konusunu Okuyorsunuz..
  1. GÜLNUR
    Devamlı Üye

    en iyi denizaltı kaç metre denizin dibine iner








    En iyi denizaltı kaç metre denizin dibine iner

    EN İYİ DENİZALTI HAKKINDA BİLGİ



    dumlupinar.jpg


    Yıl 1953 4 Nisan pazar günü. Gün henüz ağarmamışken, Eceabat ve Nara kıyıları şiddetli bir çarpışmanın gürültüsüyle sarsıldı. Bu sarsıntı güneşle birlikte tüm Türkiye’yi saracak ve çarpışmanın gürültüsünü sessiz hıçkırıklara dönüştürecekti
    . Naraburnu açıklarında İsveç şilebi Naboland ile çarpışarak Çanakkale Boğazı’nın sularına gömülen Dumlupınar denizaltında hayatlarını kaybeden 81 denizci ise tarihin sayfalarına ve Türk milletinin kalbine şu sözlerle kazınacaktı: “Vatan sağolsun”

    Dumlupınar Denizaltısı

    Türk Deniz Kuvvetleri'nde aynı adı taşıyan denizaltıların ikincisiydi. 19 Aralık 1950 tarihinde Deniz Kuvvetleri'ne katılan Dumlupınar, daha önce Amerikan Deniz Kuvvetleri'nde "U.S.S Blower" adıyla görev yapmaktaydı. 23 Nisan 1944'te denize indirilen Dumlupınar, 95 metre uzunluğunda olup, su atında 9, su üstünde ise 15 mil hız yapabiliyordu.

    Dumlupınar, Deniz Kuvvetleri'nin en modern denizaltılarından biriydi. Şnorkel sistemiyle donatılmış olan Dumlupınar, Deniz Kuvvetleri'nde bu siteme sahip olan ilk denizaltıydı. Şnorkel sistemi sayesinde, su altında sadece batarya olarak tabir edilen elektrik motorlarıyla hareket edebilen denizaltılar, dizel motorlarıyla da su altında seyredebilir hale gelmiştir. Bu sistem, su yüzeyine uzanan bir boruyla hava alınarak dizel motorların çalışmasını sağlamak prensibine dayanır. Denizaltı, düşmanla temas haline geçtiğinde ise şnorkeli çekerek daha derine iner ve bataryalarla seyre devam eder.

    Akdeniz'de gerçekleştirilen NATO tatbikatına katılan 1. İnönü ve Dumlupınar denizaltı gemileri, manevraların sona ermesinin ardından Gölcük'e dönmek üzere yola çıktılar. 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece Çanakkale Boğazı'na giriş yapan iki denizaltı gemisi, olacaklardan habersiz eve dönüyordu. Sakin geçen yolculuk saat 02.10 sularında Dumlupınar için son buldu.

    SİSLERİN ARDINDAKİ "NABOLAND"

    Çanakkale Boğazı her zaman denizciler için zor bir geçiş olmuştu. Özellikle İstanbul yönüne giden deniz taşıtları Naraburnu önünde manevra yaparken büyük dikkat ve özen göstermek zorundadır. O gece Dumlupınar için bir başka şanssızlık da boğazın üstünü kaplayan sis bulutuydu. Dumlupınar Naraburnu açıklarına yaklaşırken geminin güvertesinde Süvari Kıdemli Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu, Üsteğmen Kemal Ünver, Üsteğmen Hüseyin Yumuk, Astsubay Hüseyin Akış ve Astsubay Hüseyin İnkaya bulunuyordu. Çanakkale Boğazı'nın sularında sessiz sedasız ilerleyen tek gemi Dumlupınar değildi. İstanbul yönünden gelmekte olan İsveç Bandıralı şilep "Naboland" da aynı dakikalarda Naraburnu açıklarına gelmişti. Kaptanlığını Oscar Lorentzon'un yaptığı Naboland ile Dumlupınar, birkaç dakika sonra korkunç bir gürültüyle çarpışacak ve bu çarpışma Eceabat sahilinde dahi duyulacaktı.


    Astsubay Hüseyin İnkaya nöbetçi olmamasına rağmen vardiya dışı görevine devam etmekteydi. Nara önlerine gelinirken rotada dikkatini çeken değişiklik üzerine köprü üstüne çıktı. İşte tam bu sırada güvertede bulunan kimsenin ne olduğunu anlayamadığı bir gürültü koptu ve denizciler suya yuvarlandı. Çarpışma sırasında güvertede bulunan 8 denizcden sadece 5'i gözlerini denizde açacak kadar şanslıydı. Bu 5 subay ve astsubayın dışında 2 er pervaneye takılarak, 1 astsubay ise boğularak hayatlarını kaybetti. Naboland, Dumlupınar'a baş torpido dairesinin sancak tarafından bindrmişti. Çarpışmanın gürültüsü Eceabat Limanı'nda demirlemiş olan gemiler tarafından duyuldu. Böylesi şiddetli bir darbe alan Dumlupınar, süratle baş tarafından batmaya başladı. Darbenin şiddetine dayanamayan Dumlupınar, birkaç saniye içinde Çanakkale Boğazı'nın karanlık ve puslu sularına gömüldü. Fakat denizaltı ve hayatta kalan mürettebatının yaşayacakları henüz bitmemişti. Hızla sulara gömülen Dumlupınar'ın santral dairesinde çarpışma sonucu şiddetli bir patlama meydana geldi. Denizaltı'nın tüm elektriği kesilmişti. Gemilerinin baş taraftan itibaren su aldığını gören denizciler hızla kıç torpido dairesine doğru harekete geçti. Kıç torpidoya varana kadar da arkadaşlarının birçoğunu kaybettiler. Dumlupınar batmaya devam ederken 22 denizci de kıç torpido dairesine ulaşmayı başarmış, burada kendine yer bulamayan arkadaşları hayatlarını kaybetmişti. Dumlupınar ilk şehitlerini böylelikle vermiş oldu

    RESMİ TEBLİĞLER BAŞLAR


    "Millî Savunma Vekâleti Temsil Bürosundan bildirilmiştir:

    NATO deniz tatbikatından ayet eden Dumlupınar denizaltı gemimiz Çanakkale Boğazı içinde Nara burnu açıklarında su üstünde seyrederken Naboland Guate ismindeki isveç yük gemisinin çarpması neticesi batmıştır. Bir gümrük motörü tarafından denizaltının köprü üstü personelini teşkil eden gemi komutanı dahil .mürettebattan beş kişi kurtarılmıştır. Dumlupınar bıraktığı mevki şamandırası ile Kıyıya ve Eceabat arasında bulunduğu yer tesbit edilmiş ve yapılan telefon temasında mürettebattan mühim bir kısmının denizaltı içinde hayatta olduğu anlaşılmıştır.

    Denizaltı kurtarma gemisi Kurtaran vaka mahalline gönderilmiş, olup mütemmim malûmat ayrıca bildirilecektir. Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı, Donanma Kumandanlığı, Çanakkale Valisî ve askerî makamlar vaka ile yakından alâkadar olmaktadırlar."


    Aynı gece Eceabat Limanı'nda demirli halde bulunan Gümrük Motoru'ndaki personel, telaş içinde motora gelen bir kişi tarafından uyandırıldı. Bu kişi, Nara açıklarında bir çarpışmanın olduğunu söyleyerek, motorun kaza mahaline gitmesini istedi. Derhal yola koyulan gümrük motoru, kaza yerine vardığında deniz "panayır yeri gibiydi". Naboland, tahlisiye sandallarını indirmiş, fosforlu can yeleklerini denize bırakmış ve birçok uyarı fişeği fırlatmış
    tı. Gümrük motoru mürettebatı, deniz üzerinde dolaşırken tahlisiye sandallarına çıkmış ve can yeleklerine sarılmış Dumlupınar mürettebatını görerek motora aldı. Bu denizciler hızla Çanakkale'ye götürülerek hastaneye yatırıldı. Fakat hala denizin dibinde 81 kişi vardı ve onların yaşayıp yaşamadıkları bilinmiyordu. Artık onların yaşamasını ummaktan ve denizaltı kurtarma gemisi Kurtaran'ı çağırmaktan başka çare yoktu.








  2. GÜLNUR
    Devamlı Üye





    Millî Savunma Vekâleti Temsil Bürosundan bildirilmiştir;

    Dumlupınar denizaltı gemimizin feci âkibeti münasebetiyle dost memleket elçi, vekil ve komutanlarından aşağıdaki taziyet tel ve mesajları alınmıştır:

    İsveç Sefiri Ekselans Croneborg, hükümeti ve kendi adına Deniz Kuvvetleri Komutanına telefonla taziyelerini bildirmiştir. Amerikan Atlantik Filosu Başkomutanı Amiral McCormik, Amerika Ankara Deniz Ataşeliği vasıtasıyla Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına taziyelerini bildirmiş, kurtarma işinde çalışmak üzere iki mütehassıs Amerikan subayının Northfolk'tan uçakla yola çıkarıldığını ve Türk Deniz kuvvetlerince talep edilecek dalgıç ve malzemenin her an Northfolk'tan gönderilebileceğini beyan etmiştir.

    Amiral Carney, Millî Savunma Vekili Seyfi Kurtbek, Orgeneral Yamuf ve Amiral Altıncan'a aşağıdaki mesajı göndermiştir:

    "Türkiye'nin denizaltı gemilerinden birinin kazaya uğradığını bildiren ele verici haberi aldım.. Bundan dolayı en derin hissiyatımı ve civan mert subay ve eratın kurtarılması için en iyimser ümidimi ifade etmek isterim."

    Amiral Cassady, Amiral Altıncan'a sempatisini sunan bir mesaj göndermiş ve Altıncı Filonun yardım için bütün imkânlar ile Türk deniz kuvvetlerinin emrinde olduğunu söylemiştir.

    Amiral Mountbatten, Amiral Altıncan'a aşağıdaki mesajı göndermiştir:

    " Dumlupınar'ın uğradığı müessif kaza dolayısıyla size ve Türk bahriyesine teessürlerimi bildiririm."

    Deniz Yardım Grubu Başkanı Amiral Hugghes hâdise mahalline hareket etmeden önce Amiral Altmcan'a aşağıdaki mesajı yollamıştır:

    "Dumlupınarın başına gelen bedbaht hâdiseden dolayı fevkalâde mükeddim. Hâdise mahalline gitmek üzere yoldayım. Deniz Yardım Grubu bütün İmkânları ile Amiral Altınca'nın emrine tahsis edilmiştir. Ankara ve Gölcük'teki bütün deniz grubu yardım için emrinizdedir. Amiral Cassady ile temastayım."

    İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Ferrari, Amiral Altıncan'a aşağıdaki mesajı göndermiştir:

    "Dumlupınar denizaltı gemisinin başına gelen fecî kazadan dolayı İtalyan bahriyesi adına en derin taziyelerimi suiar, kurtarma işinin muvaffakiyetle neticelenmesini candan dilerim."

    Naraburnu'nda gün ağarmıştı. Havanın aydınlanması sayesinde civarda dolaşan balıkçı tekneleri Dumlupınar'ın batarken su yüzüne fırlattığı muhabere şamandırasını gördü. Beklenen haber gelmişti. Haberi alan gümrük motoru derhal şamandıranın bulunduğu yere gitti. Gümrük motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz şamandıraya uzandı ve üzerindeki yazıyı okudu: Deniz Kuvvetlerine bağlı Dumlupınar Denizaltısı burada battı. Kapağı açın ve denizaltıyla irtibat kurun. Kapağı açtı, şamandıranın içindeki ahizeyi kaldırdı ve ümitle "Alo" dedi




  3. GÜLNUR
    Devamlı Üye
    "VATAN SAĞOLSUN"

    Sesine karşılık bekleyen gümrük muhafızının yüreğine, karşı taraftan gelen cevap su serpti: "Buyrun, ben Astsubay Selami" Beklediği karşılığı alan Selim Yoludüz astsubay Selami'ye ne durumda olduklarını sordu. Aldığı cevap Dumlupınar'da yaşanan trajediyi açıklar nitelikteydi. Astsubay Selami geminin 15 derece sancak yönünde yatık olduğunu, elektriğin kesik olduğunu ve kendilerinin kıç torpido dairesinde 22 kişi olduklarını söyledi. Gümrük motorunun çarkçısı Selim Yoludüz, mürettebata Çanakkale Boğazı'nın Nara Burnu'nda olduklarını ve gemilerinin tahminen 90 derece derinlikte yatmakta olduğunu söyleyerek, "Endişelenmeyin. Kurtaran yolda. Sizi oradan çıkaracağız" dedi. Vatan görevi için denizaltıda bulunduklarını söyleyen Astsubay Selami'nin cevabı ise Çarkçı Selim Yoludüz'ün kulağına ve kalbine işledi: Ailelerimize selam söylüyoruz. Bizi kurtaracağınızdan eminiz. Vatan sağolsun

    Bu, astsubay Selami'nin boğazın yüzeyindekilerle yaptığı ilk konuşma oldu. Saat 11:00 sularında olay mahaline gelen Kurtaran gemisinin çalışmaları sonuçsuz kaldıkça yüzeydekilerin umudu azalıyordu. Bu arada ilk konuşmanın ardından sırasıyla, Çanakkale Deniz Komutanı Albay Zeki Adar, Gümrük Memuru Selim Yoludüz bir kez daha ve 1. İnönü Denizaltısı ikinci kumandanı Üsteğmen Suat aaacan Dumlupınar'la görüştü. Aşağıda Astsubay Selami ve arkadaşlarının zamanı azaldıkça, su yüzünde bulunanların moralleri bozuluyordu. Buna rağmen, Astsubay Selami'nin sesinde tereddütten ve endişeden eser yoktu. Bir süre sonra bir konuşma daha yapmak için şamandıranın başına gidildi ve ahize kaldırıldı. Aşağıdan gelen sesler hazin sonun acılı haberni verir gibiydi. Ahizenin diğer ucundan sadece dualar, ezan sesleri ve iniltiler geliyordu. Saat 15:00 sularında ise muhabere şamandırasını tutan telefon kablosu koptu. Bir daha Dumlupınar mürettebatından haber alınamayacaktı

    KURTARAN GEMİSİ VE KURTARMA ÇALIŞMALARI

    "Millî Savunma Vekâleti Temsil Bürosundan, bildirilmiştir : İkinci Tebliğ :

    Çanakkale'de isveç gemisinin çarpması neticesinde batmış olan Dumlupınar denizaltı gemimizin kurtarılması için, denizaltı kurtarma gemimiz Kurtaran vaka mahalline gelmiş ve kurtarma ameliyesi için hazırlıklara başlamıştır Birinci tebliğde kurtarıldığı bildirilen personelden maada denizaltı gemisiyle yapılan, son telefon irtibatında 22 kişilik mürettebattan 22 kişinin kıç dairede hayatta kaldıkları ve oksijen tertibatıyla 24 saat hayatlarını idame edecekleri anlaşılmıştır.

    Dumlupınar denizaltı gemisi Nara önünde, 38 kulaçta 3 mil akıntılı bir noktada bulunmaktadır İstanbul'da bulunan Amerikan 6. Filosu kumandanı Amiral Cassedy, bir muhriple kurtarma ekibin filo ikinci amiraline vaka mahalline göndermiştir.

    imroz tahlisiye gemisiyle Turgutalp ve Kaldıray yardım gemileri vaka mahalline gönderilmiştir. Hâdiseye sebebiyet veren Îsveç şilebi yaralı olarak Çanakkale'ye demirlemiş olup atîlî tahkikata başlanmıştır. Millî Savunma Vekili Seyii Kurtbek, Deniz Kuvvetleri Kumandanı Koramiral Sadık Atmaca, Donanma Kumandanı Tümamiral Kemalettin Bozkurt, Denizaltı Filo Kumandanı Tümamiral Fahri Korutürk bizzat vaka mahallinde kurtarma işiyle yakından meşgul olmaktadırlar"


    "Çanakkale'de İsveç gemisinin çarpması neticesinde batmış bulunan Dumlupınar denizaltı gemisinde hayatta kalmış olan personelin kurtarılmasına dair çalışmalar ise akıntının çok kuvvetli ve havanın sert olusu ve geminin çatışma neticesi almış olduğu hasar dolayısıyla 15 dereceye meyil ile 38 kulaç derinlikte bulunuşu çalışma imkanları güçleştirmektedir. Buna rağmen çalışmalara devam edilmektedir."


    Kazanın ardından olay yerine gelen Amiral Sadık Altıncan, Vali Safaeddin Karanakçı ve diğer yetkililerin gözetiminde kurtarma çalışmaları başladı. Bu arada kaza çok kısa sürede gerçekleştiği için olayın farkına varmayan 1. İnönü Denizaltısı da olay yerine geri dönerek kurtarma çalışmalarında bulundu. Bu gemi dışında denizin üstünde iki muhrip, Kurtaran, motorlar ve Naboland bulunuyordu. Çanakkale Boğazı'nın akıntılı sularında Dumlupınar'ı ve mürettebatı kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürüldü, fakat bu çaba mürettebatı kurtarmaya yetmedi. Dalgıçlar birçok defa herşeyi göze alarak Dumlupınar'a ulaşmaya çalışmış, fakat hiçbiri kurtarma çanını denizaltının gövdesine tutturmayı başaramamıştı. Kurtarma işinin tüm gereklerinin yerine getirilmesine rağmen, ne Dumlupınar ne de mürettebatı kurtarılabildi.

    "Çanakkale'de kalmış olan Dumlupınar denizaltı gemisinin kurtarılması işinde havanın muhalefeti ve akıntının şiddeti çok müşkülât çıkarmaktadır. En mutehassaslarımız ve Amerikan Yardım Kurulu Deniz Grubu Başkanı Amiral Hughes ve Altıncı Amerikan Filosunun bir muhribi ile gönderilmiş olan bütün mütehassıslarca yapılan kurtarma işine azimle devam edilmektedir. Personelin kurtarılması ümidi gîttikçe azalmaktadır."

    "Millî Savunma Vekâleti Temsil Bürosundan bildirilmiştir:

    5'inci tebliğ, sabah saat 8:

    Çanakkale'de Nara Feneri önünde batmış olan Dumlupınar denizaltı gemisinde sağ kalmış olan personelin kurtarılması için müşkül hava şartları altında bütün gece mütehassıs ekiplerle derin su dalgıçları 110 metre derinlikte helyum oksijen cihazlarıyla çalışmışlardır. Mesaiye devam olunmaktadır."

    VE.
    Milli Savunma Bakanlığı Temsil Bürosu'nun 6 Nisan 1953 Pazartesi günlü tebliği:

    1- Çanakkale'de Nara önünde batan Dumlupınar denizaltı gemisinde kalmış olan personelin kurtarılmasından tamamen ümit kesilmiştir.
    2- Bundan sonra tebliğ neşredilmeyecektir.
    3- Hayatlarından ümit kesilen personelin isimleri aşağıdadır:

    Subaylar:
    Kurmay Albay Hakkı Burak, Makine Kıdemli Yüzbaşı Naşit Öngören, Makine Yüzbaşı Affan Kayalı, Güverte Üsteğmen İsmail Türe, Makine Üsteğmen Fikret Coşkun, Güverte Teğmen Bülent Orkun, Güverte Teğmen Macit Şengün

    Astsubay Kıdemli Başçavuşlar:
    Şevki Özsekban, Ali Tayfun, Emin Akan, Ömer Öney, Mehmet Denizmen, Sait Yıldırım

    Astsubay Başçavuşlar:
    Cemaleddin Denizkıran, Salahaddin Çetindemir, Zeki Gider, Kemal Acun, Hüseyin Uçan, Cemal Kaya, Naci Özaydın

    Astsubay Çavuşlar:
    Bahri Serseren, İhsan İçdemir, Selami Özben, İbrahim Altıntop, Şaban Mutlu, İhsan Coşkun, Hamd Reis, Samim Nebioğlu, Mustafa Doğan, İhsan Aral, Zeki Açıkdağ, Necdet Yaman, Tuğrul Çabuk, Mehmet Ali Yılmaz

    Mükellef Çavuşlar:
    Karasulu Veysel Saygılı, Rizeli Ramazan Yurdakul

    Mükellef Onbaşılar:
    Milaslı Niyazi Giritli, İstanbullu Züğfer Ceylan, İstanbullu İbrahim İşlemeci, Trabzonlu Murat Yıldırım, Bodrumlu Mehmet Kızılışık, Bodrumlu Emin Süzer

    Erler:
    Çanakkaleli Mehmet Demirel, Bigalı Ali Gökçü, Antalyalı Nurettin Alabacak, Bandırmalı Ömer Yalçın, Edremitli Ali Aslan, Lapsekili Ülfeddin Akar, Şileli Bekir Sarı, Sürmeneli Yusuf Demir, Rizeli Mehmet Aydın, Sökeli Mustafa Özsoy, Marmarisli NUri Acar, Çorlulu Hüdai Çağdan, Lapsekili Kadir Demiroğlu, Tekirdağlı Fikri Ulaştırıcı, Bigalı Hüseyin Sayım, Bartınlı Hüseyin Kayan, İzmirli Kenan Odacıoğlu, Lapsekili Ahmet Günal, Bartınlı Mustafa Taşçı, Çanakkaleli Hasan Bozoğlu, Bursalı İbrahim Aksoy, İzmirli Feridan Kırcalı, Ordulu İsmail Özdemir, Çarşambalı Hasan Arslan, İnebolulu Ahmet Özkaya, Çanakkaleli Enver Uçar, Foçalı Necati Kalan, İnebolulu Murat Suyabatmaz, Giresunlu Mehmet Demir, Giresunlu Galip Yılmaz, Göreleli Hasan Kelleci

    Salı günü sabaha karşı ümitler tükendi. Çünkü bir denizaltı, personeline 3 gün yaşama izni vermekteydi. 72 saatten sonra içerdeki hava miktarı denizcilerin yaşamasına zaten izin vermeyecekti. Ve saat 02:15 itibariyle 3 günlük süre dolmuştu. 81 denizciden geriye kalan 22 kişiden artık ümit kesilmişti. Ertesi gün saat 15:00'te Başaran Gemisi üzerinde bir tören düzenlendi ve "Dumlupınar Şehitleri" için denize çelenkler bırakıldı.

    Neden kurtarılamadı ?

    Dumlupınar ve beraberindeki 81 denizciyi Çanakkale Boğazı'nın derin sularına gömen kazanın hemen ardından kurtarma çalışmaları başladı. Bu konuda eğitilmiş personel geceyi gündüze katarak çalıştı, fakat bir türlü Dumlupınar'a ulaşamadı. Peki bunun nedeni neydi? Yaklaşık 90 metrede yer alan Dumlupınar'a neden hiçbir dalgıç ulaşamadı?

    Tüm bu soruların tek bir cevabı ne yazık ki yok. Çünkü, saatler süren kurtarma çalışmalarını sonuçsuz bırakan birçok etken var. Bu etkenlerin başında Çanakkale Boğazı'ndaki deniz akıntıları gösteriliyor. Üç yönlü akıntının bulunduğu Çanakkale Boğazı'nın dibindeki bir gemiye ulaşmak, hele Dumlupınar gibi 90 metrede bulunan bir denizaltıya ulaşmak, bugünün şartlarında bile çoğu kez mümkün olmuyor.

    Kurtarma ekiplerinin çabalarını boşa çıkaran bir diğer etken ise Dumlupınar'ın zeminde açılı olarak durması. Denizaltı suyun dibinde yatık olarak durduğu için kurtarma çanının kaportaya tutturulması uzun süren, zahmetli bir iş halini aldı. Bu nedenle kurtarma çanıyla mürettebat kurtarma işlemi de gerçekleştirilemedi.

    Bugün dahi bu nedenlerden dolayı Dumlupınar'a sadece kameralar indirilebilmiş durumda. Türk denizcilik tarihinin en büyük acılarından biri bu nedenlerle su yüzüne çıkarılamıyor. Ve 50 yıldır Türk denizcilik tarihinin en büyük acılarından biri her 4 Nisan'da tazelenirken, Dumlupınar Çanakkale Boğazı'nın derinliklerinde bu tarihin baş kahramanı olarak yatıyor.




+ Yorum Gönder


Denizalti kac metreye iner,  denizaltı en fazla kaç metreye dalar,  denizaltı kaç metre dalar,  denizaltı kaç metre derine iner,  denizaltılar kaç metreye dalar,  denizaltı gemisi kaç metre dalar