+ Yorum Gönder
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda Yezidiliğin kurucusu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. GÜLNUR
    Devamlı Üye

    Yezidiliğin kurucusu








    YEZİDİLİĞİN KURUCUSU İLE İLGİLİ BİLGİ


    yezidiler.jpg

    Yezidiliğin kurucusu ŞEYH ADİY BİN MUSAFİR'dir. 1160 yılında vefat etmiştir, yani Alparslan'ın Malazgirt zaferinden 90 yıl sonra!..

    Şeyh Adiy, Mervan'ın soyundandır, yani Emevidir!..

    Bu gerçeği Cemşid Bender de kabul eder, ama arkasını getirmez.

    Şeyh Adiy koyu bir SÜNNİ idi!.. Şiilere çatar, "Muaviye ve Yezid'in www.alasayvan.net öyle kötü insanlar olmadıkları"nı savunurdu. Bu fikirlerini yaymak için Hakkâri civarında bir dergâh açmıştı.

    Yani Yezidî adı aslında Hz. Hüseyin'i şehit ettiren Yezid'den gelir!..

    Peki, bu kadar koyu sünni bir mezhep nasıl oldu da, Yezid'e sempati duymaktan Melek-i Tavus dedikleri şeytana tapma noktasına geldi?..

    Bunu hiç bir Kürt ayırımcı, hatta hiç bir Yezidî bilmez!

    Şeyh Adiy'in ölümünden sonra oğlu Hasan'a bağlananlar, SÜNNİ anlayıştan iyice uzaklaşıp aşırıya gittiler.

    Öyle ki, Yezid'i savunmak bir yana; ona insanüstü özellikler isnat ettiler! Bu yüzden de toplum tarafından gittikçe dışlandılar.

    Öte yandan aynı tarihlerde Hasan Sabbah'ın Haşhaşîler'i, yani afyon çekip sahte cennet vaatleri ile kandırılmış aşırı Şii fedailer, ortalığı kasıp kavuruyordu.

    Bunlar Selçuklu Sultanı Melikşah'ın değerli veziri Nizam-ül Mülk'ü bile şehit edecek siyasî suikastlere katılmışlardı. (1092)

    Aynı Şiî-İsmailî Haşhaşîler bir süre sonra Haçlılar ile anlaşarak Kudüs'ü geri alan Selahaddin-i Eyyübi'nin çadırına kadar sokuldular ve ona da suikast yaptılar ama öldürmeyi başaramadılar. (1202)

    Ömer Rıza Doğrul'un "Cennet Fedaileri" adlı kitabında anlattığına göre, bu saldırıyı planlamış olan Haşhaşîler'in reisi Şeyh-ül Cebel Sinan, Masyaf kalesinde Selahaddin Eyyübi'nin kumandanlarından Haldun tarafından kıstırıldı.

    Durumun kötüye gittiğini gören Sinan'ın baş daisi Melek Tavus, Sinan'ı öldürerek Şeyh-ül Cebel oldu.

    Ama muhasaradan kurtulmak için yapacak bir şey kalmamıştı

    Bunun üzerine Melek Tavus kaledeki kadınları, çocukları, fedailerini topladı. Hepsine, cennette buluşacakları vaadiyle, kalenin burçlarından atlamalarını emretti!

    Afyon çekmekten başı dönmüş müritleri tereddütsüz atladılar. En son da kendi atladıveya atlamış göründü. Belki de kalenin gizli bir yerine saklanıp sonra melânetine başka yerde devam etti.

    Selahaddin'in ordusu hiç bir mukavemetle karşılaşmadan kaleye girdi(1204)

    Ne var ki, Haşhaşîler'in kökünü kazımak, son barınakları Alamut kalesini fetheden Cengiz'in torunu Hülâgû'ya nasip oldu. (1256)

    İşte bu süre zarfında, sağa sola dağılıp yeraltında saklanmak zorunda olan Haşhaşiler, Melek Tavus'u ilahlaştırdılar. Bu kişiler nasıl olduğunu tam bilemediğimiz bir şekilde, kendileri gibi dışlanmış ve saklanmak durumunda olan Yezidîler ile irtibata girdiler ve iki sapık inanç, bir bütün haline geldi.

    Yezidîler'in tapındıkları, kudretinden korktukları, ve bir Mehdi gibi dirilip ortaya çıkmasını bekledikleri, Şeytan'ı temsil eden Melek-i Tavus; işte bu Haşhaşîler'in son Şeyh-ül Cebel'i Melek Tavus'tur!..

    Kendisi gerçekten şeytana pabucu ters giydirecek tiynette bir adamdı!..

    Yezidîler'in yegâne dinî kitapları olan KİTÂB-ÜL CİLVE ve MÜSHAF-I REŞ'in Şeyh Adiy ile alâkası yoktur!..

    Bunlar çok sonradan kaleme alınmış tamamen uydurma, tutarsız yazılardan müteşekkil kitaplardır.

    Şeyh Adiy'in elde bulunan tek eseri İTİKAD-Ü EHL-İ SÜNNE VEL CEMHA'dır. Üslûbu diğerlerinden tamamen farklı, değerli bir kitaptır.

    Görüldüğü gibi Yezidîlik, müslümanlıktan kopma bir sünni, bir de şii iki mezhebin karışması ile meydana gelmiş, 700 yıllık, taraftarı az bir dindir. Bölgedeki diğer inançlardan da etkilenmiştir. Kürtler'e has bir din olmadığı gibi; savunulacak bir inanç sistemi de değildir!..

    Ama Dr.(!) Bender, Türkler ile Kürtler'i birbirinden kopartmak için Yezidîliği bile çok makbul bir şeymiş gibi göstermekten kaçınmaz!.
    (Teori, sayı 9)

    Ancak daha sonra Kürt bölücüler, kelimenin iticiliğinden halkın rahatsız olduğunu farkederek, YEZİDÎ yerine EZİDÎ kelimesini kullanmaya başladılar. Hiç bir anlamı, kökü-kökeni, dayanağı yoktur.








  2. DİLAN
    Üye





    Yezidiliğin meydana getiren kişi Emevi soyundan bir kişidir. Hazreti Hüseyin'i öldüren kişi olarak bilinmesine rağmen bir tarikat olduğu için değil Yezide sempati duyularak amacından saptırılmıştır.




+ Yorum Gönder