+ Yorum Gönder
Kadın Forumu ve Gebelik ve Annelik Forumunda Hamilelikte Kahve İçmenin Zararları Neler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Suskun Karizma
    Devamlı Üye

    Hamilelikte Kahve İçmenin Zararları Neler









    Hamilelıkte Kahve içmek



    Hamilelik sırasında kahve içilip içilemeyeceği çok sık sorulan soruların başında gelir. Çoğu kişi bir bebek beklerken çay ve kahve gibi zararli olduğu düşünülen içecekerin içilmesinin yasak olduğunu zanneder. Hamile kadınların etraflarındaki kişiler örneğin eşleri ve aile büyükleri de bu tür içecekleri tüketmemeleri konusunda uyarırlar.

    Ancak bu inanışlar doğru değildir. Hamileliğin seyri sırasında pekçok maddede olduğu gibi çay ve kahve de aşırıya kaçmadan tüketilebilir.

    Kahve tüm toplumlarda önemli bir yere sahiptir. Batılı toplumlarda genelde hazır kahveler daha çok tüketilirken Türk Kahvesi olarak anılan kahve hazırlanış şekli ülkemizde çok daha yaygındır.

    Son dönemlerde uluslararası kahve zincirlerinin de pazara girmesi ile pekçok değişik türü hem günlük konuşma dilimize girdi hem de damaklarımızda tadını bırakmaya başladı.

    Arabistan yarımadasından dünyaya yayılan ancak daha sonraları Latin Amerika ülkelerinin daha iyi bilinen en büyük üreticiler konumuna geldiği kahve Türkler için ayrı bir öneme sahiptir. Hazırlanışı, içimi ve sonrasında bakılan falı ile törensel bir özelliği olan kahve edebiyatta da ihmal edilmemiş hem pekçok şarkı ve şiire konu olmuş hem de o en iyi bilinen deyimlerden biri olan

    "Gönül ne kahve ister ne kahvehane
    Gönül sohbet ister kahve bahane"

    sözünün doğmasına vesile olmuştur.Hamile olmanız bu keyiften mahrum olmanız gerektiği anlamına gelmez. Kahvenin pekçok kişinin hamilelikte içilmesinden endişe duymasına neden olan özelliği içerdiği kafeindir. Uyarıcı ve keyif verici bir madde olan kafein kahvede bol miktarda bulunur. Ancak gerek kahvenin yetiştiği ağaçtan satışa sunuluncaya kadar geçirdiği evreler gerekse pişiriliş şekli içerdiği kafein miktarları üzerinde önemli rol oynar.

    Tüm dünyada en çok tüketilen kahve türlerinden biri olan granül kahve (ya da yaygın ama yanlış kullanılışı ile nescafe) 1 fincanında yaklaşık 135 mg kafein içerirken daha yoğun olduğu düşünülen Türk kahvesinin bir fincanında 60 mg kafein bulunur. Sert olarak tanımlanan espresso ise en az kafein içeren kahve türlerinden birisidir.

    Yapılan araştırmalar hamilelik sırasında günde 300-400 mg'dan daha az alınan kafeinin anne adayı ve bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını göstermektedir.

    Bu nedenle hamile olmanız kahve içmekten vaz geçmeniz anlamına gelmez. Eğer Türk kahvesi tiryakisi iseniz günde 1-2 fincan kahve ile herhangi bir zarar görmeniz çok uzak bir olasılıktır.

    Ancak gebelik sırasında beslenmedeki altın kural olan aşırıya kaçmama konusunu unutmamak gerekir.








  2. Mesport
    Moderators





    Hamileyken Kahve İçilir mi


    Özellikle gebelik sürecinde alınan aşırı kafein, bebeğinizin sağlığı açısından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabilir. Bakın kafein nelere neden oluyor?
    Çay, kahve içmek ülkemizde pek çok kişi için büyük bir keyif; kimileri içinse vazgeçilmez bir alışkanlık. Zinde kalmak, enerjiyi yüksek tutmak ya da sadece hoş bir sohbete eşlik etmek için hemen her gün içtiğimiz kahve ve çayın, içerdiği kafein nedeniyle bir o kadar ciddi zararları olduğunu da unutmamak gerekiyor. Özellikle gebelik sürecinde alınan aşırı kafeinin, bebeğinizin sağlığı açısından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabileceğini hiç düşündünüz mü? Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı; kafeinin, gebelik sürecine olumsuz etkileri ve bu olumsuz etkileri ortadan kaldıracak önlemler konusunda bilgi verdi.

    Kafein bebeğe geçiyor

    Kafein, doğada en az 63 bitkinin tohumlarında ve yapraklarında bulunan bir maddedir. Neredeyse hemen her gün çay, kahve, kola gibi içeceklerle herkesin tükettiği bir maddedir. Gebelik dönemlerinde de anne adayları tarafından kafein tüketimi, bilerek veya bilmeyerek içecekler, yiyecekler aracılığıyla alınmaktadır. Kafein içeceklerle alındığında hızla vücuda geçmekte ve plasenta aracılığı ile bebeğe gitmektedir. Vücuda 200 mg kafein alındığında bebeğe kan gönderen plasentanın içindeki akım % 25 azalmakta ve kafein de bebeğe geçmektedir. Anne adaylarının göz ardı etmemesi gereken tehlike de burada başlamaktadır. Anne adayının sahip olduğu kafein yıkımını sağlayan metabolizma, bebek ve plasentasında bulunmamaktadır. Bu yüzden de yıkımı sağlanamayan kafein, bebekte daha yüksek düzeylerde bulunabilmektedir. Annenin metabolik özellikleri; bebeğe geçen kafein miktarını etkilemektedir, kafein metabolizması genetik ve çevresel faktörlerden(nikotin gibi) etkilenerek bireysel farklılıklar gösterebilmektedir. Kafeini hızlı bir şekilde metabolize ederek yıkan bir anne adayı ile geç metabolize eden bir anne adayı, aynı miktarda kafeini alsalar dahi, bebeklerine geçen kafein miktarı farklı olmaktadır.

    Kafeinin her miligramı bebeğinizin kilosundan çalar

    Uzun süre kafein alan anne adaylarının bebeklerinde, gelişme geriliği görüldüğü bilinmektedir. Alınan kafein miktarının, bebek gelişimini nasıl bir şekilde etkilediği ise cevaplanması zor bir sorudur. Annenin; bireysel, metabolik, çevresel ve genetik faktörlerinin değişken olması net bir cevap vermeyi zorlaştıran etkenlerdir.

    Konu ile ilgili olarak yayınlanan bilimsel bir çalışmanın sonuçlarına göre; günde 200 mg kafein alındığında bebek kilosundaki azalma 60-70 gr olmaktadır. Aynı araştırmada gebelik öncesi günde 300 mg kafein alan; ancak gebelik sürecinde bu miktarı günde 50 mg a düşüren anne adayları ile kafein miktarı alımını 300 mg de devam ettiren anne adaylarının bebeklerinin de ağırlıkları karşılaştırılmıştır. Kafein alımını azaltmayan anne adaylarının bebeklerinin ağırlıklarında 160 gr. azalma saptanmıştır. Öne çıkan başka bir veri de kafein alımı arttıkça orantısal olarak bebekteki gelişme geriliğinin de artmasıdır; yani her mg kafein, bebek gelişimine olumsuz yönde etkili olmaktadır.

    Bebeğin sağlıklı gelişiminin iki düşmanı: alkol ve kafein

    Kafein alımı alkol alımına benzer şekilde bebekte gelişme geriliği yapmaktadır; hatta her ikisinin birlikte alınması bu olumsuz etkiyi kat kat artırmaktadır. Vücuttaki nikotin miktarı da bu süreçte, kafeinin bebek üzerindeki olumsuz etkilerini de adeta şiddetlendirmektedir. (Nikotin miktarı sigara içimi ile direkt ilgili olduğu bilinmektedir.) Toplumumuzda da sigara ile çay ve kahvenin sıklıkla birlikte tüketildiği düşünülürse; bu konu gebelik planlayan anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir noktadır; çünkü bebeklerinin gelişimini etkileyecek olan bir riskle karşı karşıya kalabilirler.

    Demir emilimini de bozuyor

    Gebelikte bilindiği üzere demir ihtiyacı artmaktadır. Kafeinin olumsuz etkilerinden biri de burada ortaya çıkmaktadır; çünkü gebelikte demir emilimini %40’lara varan ölçülerde bozmaktadır. Kısacası bir anne adayının; demir ihtiyacını sağlamak amacıyla aldığı demir içeren gıda ve ilaçların sağlayacağı fayda, tüketilen kafein nedeniyle engellenmektedir.

    Çay, çikolata ve asitli içeceklerin bilinmeyen yüzü

    Kafein alımını sağlayan tek suçlu sanıldığının aksine kahve değildir. Günlük olarak alınan kafeinin ancak %20-40’ını kahve sağlamaktadır. Özelikle ülkemizde, bu konuda masum gibi görünen suçluların başında çay gelmektedir. Çayı; 60 gramında 10-50 mg kafein yer alan çikolata, kola gibi kafeinli meşrubatlar takip etmektedir.

    Yeşil çay da masum değil

    Günlük olarak tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin kafein içeriğine bakmak en iyi yol olarak gözükmektedir. Bu yol ummadığımız içecek ve yiyeceklerde kafein miktarlarını da öğrenmemizi sağlamaktadır. Örneğin; “siyah çayda kafein var; yerine yeşil çay içeyim” diyen çoğu kişi yeşil çayın da azımsanmayacak oranda kafein içerdiğini bilmemektedir. Bu açıdan bakıldığında her anne adayı kendi yeme içme alışkanlığını gözden geçirerek almakta olduğu günlük kafein miktarının farkına varmalıdır. Anne adayı, gebe kalmayı düşündüğü zaman kafeini mümkünse diyetinden kaldırmalı ya da en azından yarıya düşürmelidir. İngiltere ve Amerika’da kadınların hamilelik planladıklarında ve hamileliklerinde günlük kafein alımını 300 mg altında tutmaları önerilmektedir.

    Sonuç olarak kafein; gebelik sürecinde bebekte gelişme geriliği yapan ve tüketim miktarının artırılmasıyla da bebekte görülen olumsuz etkiyi de pekiştiren bir maddedir. Gebelik öncesi ve sırasında kafeini, diyetinizde bulunan hangi yiyecek ve içeceklerle aldığınızın farkına vararak; kafeini mümkün olduğunca en düşük miktarda tüketmek ve gebelikte bu alışkanlıklarınız üzerinde düzenlemeler yapmanız bebeğinizin gelişimi üzerinde olumlu etki yaratacaktır.

    İşte bu konuda size yol gösterecek olan günlük yaşantımızdaki yiyecek ve içeceklere ait kafein oranları;

    * 1 fincan filtre kahve: 135-200 mg
    * 1 fincan espresso: 100 mg
    * 1 fincan cappuccino: 100 mg
    * 1 fincan türk kahvesi: 57 mg
    * 150 cc hazır kahve: 57 mg
    * 150 cc dekafeine kahve: 5 mg
    * 175 cc demleme çay: 20 - 110 mg
    * 330 cc buzlu çay: 70 mg
    * 200 cc hazır çay: 30 mg
    * 1 kutu kola: 30 - 56 mg
    * 1 kutu diyet kola: 38 - 45 mg
    * 1 kutu meşrubat : 50 mg civarı
    * 1 kutu meyveli gazoz: 0 mg
    * 1 bardak çay: 50 mg
    * 1teneke kutu ‘enerji’ verici içecek: 80 mg
    * 50 g ağırlığında çikolata: 50 mg
    * 100 gr sütlü çikolata: 20 mg





  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Gebelikte kahve ve çay tüketimi pek önerilmez ama fazla olmamakla birlikte kahve ve çay içilebilir yani günlü 200mg aşmayacak şekilde tüketilebilir. Aşırı tüketilmeleri halinde düşüğe sebep olabilmektedirler.




+ Yorum Gönder


hamilelikte nescafe içmek zararlımı,  hamilelikte nescafe içilirmi,  hamilelikte nescafe içilmesi,  gebelikte nescafe içmek zararlımı