+ Yorum Gönder
Bilgi Arşivi ve Genel Bilgiler Forumunda Türk Edebiyatında Hikâye Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gebzeberkay
    Devamlı Üye

    Türk Edebiyatında Hikâye








    Türk Edebiyatında Hikâye


    Türk edebiyatında roman kavramı ortaya çıkana dek, kısa veya uzun, nesir ya da nazım her yazıya hikâye denmiştir.

    Buna rağmen hikâye, Türk edebiyatına yabancı bir tür değildir. Özellikle “Kırk Haramiler”, “Kırk Vezir Hikâyeleri”, “Dede Korkut Hikâyeleri”, aşk ve savaş hikâyeleri Türk toplumunda asırlarca anlatılagelmiştir.

    Tanzimat döneminde Fransız edebiyatının etkisiyle romanla tanışılınca, romanın kısa olanına hikâye denmiştir. İki tür arasındaki ayrımdan ilk söz eden, Nabizâde Nazım olmuştur.


    Öykü türü edebiyatımıza Tanzimat’la birlikte girmiştir. İlk öykü örneklerini edebiyatımızda “Letaif-i Rivâyet” (Söylenegelen Güzel Hikâyeler) adıyla Ahmet Mithat Efendi vermiştir (1870).

    Aynı yazarın “Kıssadan Hisse” adlı eseri de ilk öykü örneklerindendir. Batılı anlamda ilk öykü örneklerini ise “Küçük Şeyler” adlı eseriyle Tanzimat’ın ikinci kuşak sanatçısı Samipaşazâde Sezai ortaya koymuştur (1892).

    Türk öyküsü, Milli edebiyat döneminde Ömer Seyfettin’le asıl çıkışını yapmış, bu tür Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık, Tarık Buğra, Sabahattin Ali, Haldun Taner gibi yazarlarla iyice gelişmiştir.








  2. AYPARE
    Devamlı Üye





    Türk Edebiyatına Hikaye Tanzimatla beraber gelmiştir. Hikayenin ilk örneklerini Ahmet Mithat Efendi Letaifi Rivayat isimli kitabında vermiştir. Tanzimatla oluşan bu tür Milli Edebiyat döneminde Ömer Seyfettin gibi isimlerle daha çok gelişmiştir.




+ Yorum Gönder