+ Yorum Gönder
Biyografi ve Genel Biyografiler Forumunda Cemal Tollu-Sanat,Toplum Biyografileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Cemal Tollu-Sanat,Toplum Biyografileri








    Cemal Tollu kısa yaşamı

    Türk ressamıdır (1899-1968). İstanbul'da dünyaya gelen Cemal Tollu, Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğreniminden sonra Avrupa'ya gitti; Andre Lhote, Hans Hoffmann, Fernand Leger ve Gromaire gibi ünlü hocaların atölyelerinde çalıştı (1929-1932). Dönüşünde Güzel Sanatlar Akademisi'nde Leopold Levy'ye yardımcı ve Resim Bölümü şefi oldu.

    Başlangıçta Avrupalı ünlü hocaların etkisiyle konstrüktivist ve kübist eserler yapan Cemal Tollu, sonra Hitit sanatından esinlenmeğe yöneldi.

    Cemal Tollu aynı zamanda bir heykel sanatçısıydı. Ama bu bakımdan verimi birkaç büstten öteye geçmedi. Ne var ki heykel sanatına duyduğu ilgi resimlerini etkilemiş, kendine özgü resim üslûbunun oluşmasında rol oynamıştı. Bu nedenle onun resimleri, üç boyut üstüne kurulu bir düzende değil, taşa yontulmuş alçak kabartmalar gibi yüzeysel bir görünüm veren bir resim-heykel bireşimidir.

    Cemal Tollu aynı zamanda başarılı bir sanat yazarıydı. Yunan Mitolojisi ve Şeker Ahmet Paşa gibi kitaplarından başka, gazetelerde yıllarca haftalık eleştiri, inceleme ve denemeler yayımladı.

    Bazı Eserleri

    Köylüler, Portakal Bahçeleri, Kurban, Mevleviler, Köye Mektup, Balerin, Zeytin Ağacı.



    (Solda) Cemal Tollu.

    (Sağda) "Bahçede Okuyan Kadın" isimli eseri.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Cemal Tollu Kimdir, Hakkında Bilgi


    Kendi deyişiyle « geçen yüzyılın adamı» olarak İstanbul’da doğan Cemal Tollu 1927’de Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu. Bir süre Elazığ’da resim öğretmenliği yaptıktan sonra 1929-1932 arasında Avrupa’da André Lhote, Fernand Léger, Hans Hoffman ve Marcel Gromaire’in atölyelerinde çalıştı. 1932’de yurda döndükten sonra Erzincan Lisesi resim öğretmenliği, 1935’ ten itibaren Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi müdür muavinliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisi’nde atölye öğretmenliğine (1937), resim bölümü başkanlığına (1953) getirildi.

    Tollu’nun ilk eserlerinde Gromaire atölyesinin etkileri görülür. Geniş düzlemlerle oluşturulan ve anıtsal kütlelere dönüşen figürsel anlatımın egemen olduğu bu döneminde, biçim ağırlığı ve desen ön plandadır. Birer heykel görünümüne bürünen figürler, bu etkiyi daha da vurgulamak için, iri gövdeleri ve kocaman elleriyle hemen ön plana yerleştirilmiştir. Bu yaklaşım Tollu’nun resimleıini kaçınılmaz biçimde deformasyona götürür. Bahçede Okuyan Kadın, Ilgın Ağacı veBalerin gibi eserleri bu abartılmış deformasyonun örnekleridir.

    Tollu’nun 1940’ta, II. Devlet Resim ve Heykel sergisinde ikincilik ödülü kazanan Kompozisyon adlı eseri, konu seçimi ve kompozisyon düzeniyle Manet’nin Kırda Öğle Yemeği’ni (1863) çağrıştırır. Bu benzerlik Batılı ustaların eserlerini tekrarlamanın o dönem sanatçıları arasında ne kadar yaygın olduğunu gösteren örneklerden sadece biridir. 1950’lerin sonlarına doğru sanatçılar gözlerini Anadolu’ya çevirirler. Artık başlıca konulan tarlada çalışan, harman savuran «mutlu ve onurlu» köylüler ve kıyafetlerdir. Tollu’nun Ana ve Toprak, Ankara Keçileri, Kurban, Köylüler gibi tabloları bu dönemin ortak zevkini yansıtır.
    Alıntı




+ Yorum Gönder