+ Yorum Gönder
Biyografi ve Genel Biyografiler Forumunda Feyhaman Duran Biyografisi - Feyhaman Duran Hayatı - Feyhaman Duran Kimdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mesport
    Moderators

    Feyhaman Duran Biyografisi - Feyhaman Duran Hayatı - Feyhaman Duran Kimdir








    Feyhaman Duran Biyografisi


    Feyhaman Duran 17 Eylül 1886 tarihinde İstanbul’un Kadıköy semtinde doğmuştur. Babası Şair Süleyman Hayri Bey, annesi Fatma Hanım’dır. Annesi ve babasını küçük yaşta yitiren Duran, annesinin vasiyeti üzerine Hadikat-ül Maarif’te başladığı eğitimini Galatasaray Sultanisi’nde sürdürmüştür. Dedesinin ileri yaşı nedeniyle kendisiyle yeterince ilgilenememesi üzerine okul müdürü Abdurrahman Şeref Bey’in himayesinde yaşamını ve eğitimini sürdürmüştür. Okulda Hüsn-i Hat derslerinde başarı gösteren Feyhaman Duran, bir yandan da tarama mürekkebi, çini mürekkebi ve yağlıboya ile resimler yapmaya başlamıştır.

    mog7.jpg
    Feyhaman Duran, Galatasaray Sultanisi’nin altıncı sınıfını 1908 yılında tamamladıktan sonra Bâb-ı Âli’de kâtip olarak işe başlamıştır. Burada yaşadığı bazı anlaşmazlıklardan dolayı görevi bırakmış, Galatasaray Sultanisi’nde güzel yazı hocalığına başlamıştır.

    Sanatçı okul çağlarında bile sağlam bir desen yeteneği ile gerçeğe uygun portreler yapmıştır. Feyhaman Duran’ın, bu yeteneğini salt fizyolojik benzetme değil, bir anlam aktarabilmek için amacıyla kullandığı düşünülmektedir. Yaptığı portreler fotoğrafik görüntünün dışında, kişinin iç dünyasını da yansıtmaktadır. Hızlı çalışma yöntemi sayesinde, portre taslaklarını birkaç seansta adeta bitmiş birer tablo haline getirebilecek kadar yetenekli olduğu ifade edilmiştir.

    Gençlik dönemi portrelerinde, genel fiziksel görüntünün yanında, şapka, saç modeli gibi bazı ayrıntılara da dikkat etmiştir. Resimlerinde, modelin giysi ve aksesuarları yüz hatlarıyla aynı değerde işlenmiştir. Daha sonraki dönemlerinde ortaya koyduğu eserlerinde bu tür ayrıntıları, portrenin özünün öne çıkmasını engellediği düşüncesiyle nispeten arka planda bıraktığı izlenimi doğmuştur. Portrelerinin çoğu, “büst portre” şeklindedir.

    Feyhaman Duran’ın peyzajlarında konu, sanatçının üslubunu belirlemiştir. Anadolu’da gerçekleştirdiği gezilerde yaptığı resimlerinde dikkat çeken önemli bir özellik; konu, yaşam ve görünüm değiştiğinde sanatçının üslubunun da değişmesidir. Sanatçının figürlü resimleri son derece azdır. Bu tür resimlerinde figür, konuyu ve kompozisyonu tamamlayıcı bir unsur olarak kullanılmıştır.

    Çallı Kuşağı’nın hatta Türk resminin en önde gelen portre ustalarından biri olan Feyhaman Duran, 1970 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Feyhaman Duran Kimdir, Hakkında Bilgi

    Feyhaman Duran (1886-1970)


    Ressam Malik Aksel, 1941’de Ankara’da düzenlenen üçüncü devlet sergisi çevresindeki düşünceleri, sanatçılar arasındaki konuşmaları ilginç bir anlatımla kaleme aldığı “Resim Sergisinde Otuz Gün” (1943) adlı kitabının bir yerinde, bir sanatçının ağzından portreye de değinir. 1940’lar, Türk resminde manzara ve natürmort konulu resimlerin geniş ölçüde çalışıldığı yıllardır. Devlet sergileri daha çok bu tür resimlerle dolup taşar. Figür, ressamların biraz da çekinerek yaklaştıkları bir konudur. Oysa “suret yasağının geçerli olduğu dönemlerde bile, minyatür ressamları, nakkaş ve musavvirler, temel ilgiyi insan figürü üzerinde genişletmişler, iki boyutlu kompozisyon şemalarını genellikle bu figür ilişkileri açısından değerlendirmişlerdi.

    Feyhaman Duran.jpg

    Konuşmaya katılan sanatçılardan biri, bu geleneğin 1940’larda çiçek ve manzara resimleri yararına değişmiş olmasını, çağdaş sanatçıların sanki figürden kaçarcasına davranmalarını bir çelişki gibi görür. Acaba gerçek neden, yakalarını parasızlığa ve himayesizliğe kaptıran sanatçıların “model” masrafından kurtulmak için işi çiçeğe ve manzaraya dökmeleri” midir? Bir başka sanatçı bu görüşe katılmaz; ona göre insan figürü dışında kalan tüm resimler, ne satan için, ne de alan için tehlikelidir. Çünkü çiçek ve manzara resimleri, “nötr’ konuları içeren resimlerdir. Bu görüşü savunan ressam, sözlerini şöyle bağlar: ‘Dünyada çiçek, ağaç olmasa ressamlık olurdu; fakat çiçek, ağaç olmasa biz de ressamlık olur muydu?”




  3. Asel
    Bayan Üye
    1970 yılının Kasım ayında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde düzenlenen ve resim-heykel müzesiyle ressam Güzin Duran’ın elindeki yapıtlardan oluşturulan “retrospektif” serginin broşüründe, Feyhaman Duran’ı yakından tanımış sanatçılar ve dostları, onun portreci yönü üzerinde duruyorlar, o zamana kadar insan figürüne genellikle kapalı kalan resim sanatımıza, bu portrelerin olumlu bir kapı açtığı konusunda birleşiyorlar. Dr. Akil Muhtar portresinin ilk kez sergilendiği Galatasaray Lokalindeki karma sergiyi, biraz da bu bakımdan, ressam Vecih Bereketoğlu”yeni bir devir başlangıcı’ saymakta; parlak, ziya fışkıran renkleri, geniş tuşları, kuvvetli model ve kompozisyonu ile Adil Muhtar portresini Türk resmine ışık tutan bir yapıt olarak yorumlamaktadır. Yalnız portrelerinde değil, başka türdeki yapıtlarında da doğaya sevgisini ve yakınlığını “tek bir problemi” saymaktadır.

    Gerçekten de Feyhaman’ın sanatının temel sorunsalı, doğaya uyumun izlenimci bir paletle kolayca ve kendiliğinden bütünleşen boyutları içinde yatmaktadır. Işıklı renkler arasında özgürce gezinen fırça tuşlarına karşın, her şey onun resimlerinde ölçülü bir yaklaşımın gereklerine göre düzenlenmiştir. Sanatta rastlantının yerine inanmaz; işi rastlantıya bırakmaktan titizlikle kaçınır. Ona göre rastlantılar, kolay göründüğü halde çizilmesi güç olan birer ‘sehli mümteni’dir ancak. Portreye gelince, o başlı başına çözümü güç bir sorundur. Portrede bir ‘kalıp”, bir de anlam vardır; bunların ikisinin de bir arada bulunması gerekir. Feyhaman’ın portresini çizdiği kişileri, kendi çevresinden ve yakın dostları arasından seçmiş olması, bu, bakımdan boşuna değildir. Biz onun portrelerinde, modelin fizik yapısını izlemekle kalmaz, o fiziğin gerisindeki kişisel anlamı da tuvale yansımış olarak buluruz. Çünkü nesneyi öğrenilen bilgilerle görmek yeterli değildir; duygusuyla birlikte kavramak gerekir. Ve gene bu nedenledir ki herkes kendi kafasına göre görür.




+ Yorum Gönder


feyhaman duran biyografi