+ Yorum Gönder
Biyografi ve Genel Biyografiler Forumunda Ömer Hayyam Hayatı Özet Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Suskun Karizma
    Devamlı Üye

    Ömer Hayyam Hayatı Özet








    Ömer Hayyam Yaşamı Hakkında Bilgi

    Omar_Khayam.jpg
    Asıl adı Giyaseddin Ebu’l Feth Bin İbrahim El Hayyam’ dır. Binom teoerimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir.

    18 Mayıs 1048′de İran’ın Nişapur kentinde doğan Ömer Hayyam bir çadırcının oğluydu. Çadırcı anlamına gelen soyadını babasının mesleğinden almıstır. Fakat o soyisminin çok ötesinde işlere imza atmıştır. İlgilendiği ilimler: matematik, fizik, astronomi, şiir, tıp, müzik. Horasan’ın yıldızı; İran’ın; Irak’ı Acemi ve Irak’ı Arabi olmak üzere her iki Irak’ın dahisi, feylesofların prensi Ömer!

    Daha yaşadığı dönemde İbn-i Sina’dan sonra Doğu’nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul ediliyordu. Tıp, fizik, astronomi, cebir, geometri ve yüksek matematik alanlarında önemli çalışmaları olan Ömer Hayyam için zamanın bütün bilgilerini bildiği söylenirdi. O herkesten farklı olarak yaptığı çalışmaların cogunu kaleme almadı, oysa O ismini çokça duyduğumuz teoremlerin isimsiz kahramanıdır. Elde bulunan ender kayıtlara dayanılarak Ömer Hayyam’ın çalışmaları şöyle sıralanabilir:

    Yazdığı bilimsel içerikli kitaplar arasında Cebir ve Geometri Üzerine, Fiziksel Bilimler Alanında Bir Özet, Varlıkla İlgili Bilgi Özeti, Oluş ve Görüşler, Bilgelikler Ölçüsü, Akıllar Bahçesi yer alır. En büyük eseri Cebir Risalesi’dir. On bölümden oluşan bu kitabın dört bölümünde kübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik tarihinde ilk kez bu sınıflandırmayı yapan kişidir. Cebiri, sayısal ve geometrik bilinmeyenlerin belirlenmesini amaçlayan bilim olarak tanımlardı. Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesinde olan Ömer Hayyam denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yapmıştır. Nitekim, Hayyam 13 farklı 3. dereceden denklem tanımlamıştır. Denklemleri çoğunlukla geometrik metod kullanarak çözmüştür ve bu çözümler zekice seçilmiş konikler üzerine dayandırılmıştır. Bu kitabında iki koniğin arakesitini kullanarak 3. dereceden her denklem tipi için köklerin bir geometrik çizimi bulunduğunu belirtir ve bu köklerin varlık koşullarını tartışır. Bunun yanısıra Hayyam, binom açılımını da bulmuştur. Binom teoerimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir. (Pascal üçgeni diye bildiğimiz şey aslında bir Hayyam üçgenidir. )

    Bir kitabında da Öklit’in aksiyomlarıyla ilgili çalışmaları toplayan Hayyam, Öklit’in paralellik aksiyomunu başka bir önerme kümesiyle değiştirdi. Bunun sonucunda bugün öklit-dışı geometride kullanılan geniş, dar ve dik açı hipotezleri ile ilgili biçimlere ulaştı. Yani öklitdışı geometrinin temellerini atan Hayyam olmuştur. Öklit’in yapıtı üzerine yorumlarında, irrasyonel sayıların da tıpkı rasyonel sayılar gibi kullanılabileceğini kanıtlaması matematik tarihinde bir dönüm noktası oluşturdu. İsfahan’da üç yıl çalışarak kurduğu rasathanede gökyüzünü inceler, bilimsel çalışmalar yapar, hükümdarın özel müneccimi olur, yıldız falına bakardı. Ömer Hayyam kendi doğum tarihini bu kadar net şekilde bir gökbilimci hassasiyetiyle kendisi bulmuştur. 21 Mart 1079 yılında tamamladığı, halk arasında Ömer Hayyam Takvimi bugün ise Celali Takvimi olarak bilinen takvim için büyük çaba sarf etmiştir. Güneş yılına göre düzenlenen bu takvim 5000 yılda bir gün hata verirken, bugün kullandığımız Gregoryen Takvimi 3330 yılda bir gün hata vermektedir. Eserleri arasında İbn-i Sina’nın Temcid (Yücelme) adlı eserinin yorum ve tercümesi de yer alır.








  2. Hiranur
    Devamlı Üye





    Ömer Hayyam Sözleri


    Girme şu alçakların hizmetine: Konma sinek gibi pislik üstüne. İki günde bir somun ye, ne olur! Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.

    Bir yürek ki yanmaz yürek denir mi ona Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık En boş geçen günün o gündür inan bana.

    Felek ne cömert ne aşağılık insanlara! Han hamam, dolap değirmen, hep onlara. Kendini satmayan adama ekmek yok: Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

    Herkes, gönlünce bir yol arıyor kendine… Kimi arayışı sürdürmekte, kimi bulduğundan emin… Ama bir gün, bir ses haykıracak göklerden: Herkesin yolu kendine varır, arama başka yerde.

    Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi köze döner, kokusu olmaz. Âşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.

    Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; Âşıklara cennet, cehennem, hepsi bir; Ermiş ha çul giymiş, ha atlas; Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir.

    Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari; Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri; Şarap içmem diye övünüyorsun, ama, Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?

    Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse eğretidir bu ömür diye giydiğin elbise; Mıhları gevşek bir gölgeliktir beden çadırı, Pek dayanma sakın ne kadar sağlam da görünse.

    Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş! Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş! Su durmadan kurulup dağılan evrende BİR NEFESTİR ALACAĞIN, O DA BOŞTUR BOŞ!

    Ezel avcısı bir yem koydu oltasına Bir canlı avladı Âdem dedi adına İyi kötü ne varsa yapan kendisiyken Tutar suçu yükler kendinden başkasına.

    Seni aramaktan dünyanın başı dertte; Zengine de göründüğün yok, fakire de; Sen konuşursun da biz sağır mıyız yoksa Hep kör müyüz, sen varsın da görünürde.

    Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar. Yaşama sebebimsin, su kadar, ekmek kadar. Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar..

    Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden, benden; bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizim ki perde arkasında dedikodu; bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben…

    Niceleri geldi, neler istediler, Sonunda dünyayı bırakıp gittiler. Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi? O gidenler de hep senin gibiydiler.

    Bir geldi mi ağır ölüm uykusu… Biter bu dünyanın dedikodusu.

    Tanrım niye ekşi ayranı edersin helal de şarabı haram.

    Bir kerpicim de olsa, satar yine şarap içerim.

    Adalet evrenin ruhudur.

    Uyan! Uyumak için önümüzde sonsuzluk var.

    Ya sırtımıza alıp taşıyoruz, Ya ayağımızın altına alıp çiğniyoruz, Öğrenemedik bi türlü yan yana yürümeyi.

    Hayat kısa insanoğlu! Kesildikçe biten otlar gibi yeşermeyeceksin bir daha.

    Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar.

    İçin temiz olmadıktan sonra hacı hoca olmuşsun; kaç para! hırka; tespih; post; seccade güzel: ama tanrı kanar mı bunlara?

    Gül yanaklı sevgiliyi saramaz insan Yüreğine diken batmadan, vurulmadan. Kim bir güzelin saçına dokunabilmiş Tarak gibi diş diş, didik didik olmadan?

    Hayyam. Demiş ki! Ben Haram ile Helali karıştırmam… Dost ile içilen ‘RAKI’ helaldir, ‘Puşt’ ile içilen su bile Haram.

    Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi! Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli, Can gözünü açınca görüyor ki insan; En büyük düşmanıymış en çok güvendiği… yalan mı?

    Durmadan kurulup dağılan bu yerde Hiç bir dost arama. …Güvenilir bir sığınak, hiç! .. Bırak acı yüreğinde konaklasın Olmaza çare arama… Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse, Yaşamana bak!

    bizim şarap içmemiz ne keyfimizden, ne dine, edebe aykırı gitmemizden, bir an geçmek istiyoruz kendimizden: içip içip sarhoş olmamız bu yüzden.

    Her sabah yeni bir gün doğarken, Bir gün de eksilir ömürden; Her şafak bir hırsız gibidir Elinde bir fenerle gelen.

    Dünyayı yeniden yarataydı, yaratırken de beni yanında tutaydı; derdim : “Ya benim adimi sil defterinden, ya da benim dilediğimce yarat dünyayı

    Güçlü olduğuna inandırdın beni; Bol bol da verdin bana vereceklerini. Yüz yıl günah işleyip bilmek isterim; Günahlar mı sonsuz, senin rahmetin mi?

    Ne bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar. Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip uyuya kaldılar.

    Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin, Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin; Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

    Yaşamanın sırlarını bileydin Ölümün sırlarını da çözerdin. Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok: Yarın, akılsız, neyi bileceksin.

    Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin? Kimselerin kulu kölesi değil misin? Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya? Keyfine bak: En hoş dünyası olan sensin…

    Sevdiğini mertçe seven kişi, pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın masal anlatmaktır bütün işi.

    Bir elde kadeh, bir elde Kuran; Bir helaldir işimiz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada ne tam kâfiriz, ne tam Müslüman.

    Cennette huriler varmış, kara gözlü; İçkinin de ordaymış en güzeli. Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz: Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili.

    Gün doğarken sabah horozları niçin Acı acı bağrışırlar, bilir misin? Tan yerini gösterip derler ki sana: Bir gecen geçti gidiyor; sen nerdesin?

    Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben.





  3. Ziyaretçi
    Helal be adama ne kadarda zeki ve anlamli sözleri var ömer hayami helal olsun


    aaa bu ARADA ONUN YAZDIĞI KİTAPLAR VARMI?




  4. Fatma
    Administrator
    Helal be adama ne kadarda zeki ve anlamli sözleri var ömer hayami helal olsun
    aaa bu ARADA ONUN YAZDIĞI KİTAPLAR VAR

    Hayyam'ın eserlerinden 18 tanesinin adı bilinmektedir, çeşitli bilim dallarında birçok eser yazmıştır.

    Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah'a ithaf edilmiştir)
    Kitabün fi'l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)
    Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)
    Müşkilat'ül Hisab. (Aritmetiğe dair)
    İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)
    Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)
    Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
    Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat(Öklid'in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.)
    Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
    Muhtasarun fi't Tabiiyat (Fizik İlmine dair)
    Risaletün fi'l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair).
    Levazim'ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)
    Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)
    Mizan'ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)
    Abdurrahman'el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ'nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)
    Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)
    Eş'arı bil Arabiyye (Arabça rûbaileri)
    Fil Mutayat (İlim prensipleri)

+ Yorum Gönder


ömer hayyam,  ömer hayyamın hayatı kısaca özeti,  ömer hayyam kısaca hayatı,  ömer hayyam hayatı kısaca özeti,  ömer hayyam hayatı özet,  ömer hayyam ın kısaca hayatı