+ Yorum Gönder
Biyografi ve Genel Biyografiler Forumunda Ebu Bekr Bin Sa'dan kimdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Feyruşah
    Devamlı Üye

    Ebu Bekr Bin Sa'dan kimdir








    Ebu Bekr Bin Sa'dan kimdir

    Evliyânın meşhurlarından. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Ebî Sa'dân, künyesi Ebû Bekr'dir. Ebû Bekr Sa'dân diye meşhûr olmuştur. Doğum târihi belli değildir. Aslen Bağdâtlıdır. Gençliğini ilim tahsilinde geçirmiş, Rey şehrinde ikâmet etmiş ve büyük âlim olmuştur. Şâfiî mezhebinde idi. Amel ve ibâdetle ilgili çok güzel sözleri vardır. Uzun müddet Tarsus'ta oturmuş, konuşma ve hâlindeki kemâl ve olgunluk sebebiyle Bizans İmparatoruna elçi gönderilmiştir.Ebû Bekr Sa'dân, büyük âlimlerden olan Kâdı Ebû Abbâs el-Bertî, Muhammed bin Gâlip et-Temmâm, Muhammed bin Yûnus el-Kedîmî, Hüseyin bin Hakem el-Hiberî el-Kûfî ve daha başkalarından ilim öğrendi. Cüneyd-i Bağdâdî ve Ahmed Nûrî'nin rahmetullahi aleyhim sohbetlerinde yetişti. İmâm-ı Şa'rânî; "Allahü teâlâ, Cüneyd-i Bağdâdî ve Ahmed Nûrî'den râzı olsun. Böyle büyük bir velînin yetişmesine sebeb olmuşlardır." buyurmuştur.Abdüssamed bin Muhammed es-Sâvî, Ali bin Muhammed el-Mervezî, Sâlih bin Muhammed el-Hemedânî ve pek çok âlim, Ebû Bekr bin Ebî Sa'dân'dan ilim öğrenmiştir. Üstâd Ebü'l-Kâsım er-Râzî onun sohbetlerinde yetişmiştir.Evliyâullahın hâllerine âid ilmî meselelerde, kendi vaktinde yaşayan velîlerin en âlimlerinden idi. Şâfiî mezhebine göre amel edip, vâz etmekte eşsiz idi. Çok kuvvetli bir hitâbeti olup, gâyet fasîh ve beliğ konuşurdu. Birçok meselelerde yapmış olduğu beyanları, fevkalâde güzel ve anlaşılır idi. Zamânında Bizans'a elçi gönderilmek istendiği zaman, halîfenin emri ile ilim adamlarını birbir gözden geçirdiler ve Ebû Bekr bin Ebî Sa'dân'dan daha lâyık birini bulamadılar.O, her hâlinde şükreder, Allahü teâlâdan gelen derd ve belâlar da, nîmetleri gibi tatlı gelirdi. O bu hâliyle de Resûlullah efendimize tâbi olur, herkese bunu tavsiye ederdi. Buyurdu ki: "Şükür; Allahü teâlâdan nîmetler ve ihsânlar geldiği zaman şükrettiğin gibi, dert ve belâ hâlinde de öylece şükretmektir."Ebû Bekr bin Ebî Sa'dân,Allahü teâlânın rızâsına ve sevgisine kavuşmak için; haramlardan, günahlardan ve bid'atlardan mutlaka sakınmak lâzım olduğunu beyân etmiştir. Çünkü amelde ve îtikâddaki bid'atin zulmeti, kalbe envâr-ı ilâhînin, Allahü teâlâdan gelen nurların girmesine mâni olur. Buyurmuştur ki: "Kim, Allahü teâlâya kavuşmak isterse, bid'attan, dalâletten, isyândan ve gafletten uzak dursun."Ebû Bekr bin Ebî Sa'dân, kimseyle münâkaşa etmeye izin vermezdi. Herkesi münâkaşadan meneder, ancak nasîhat için bir başkasına söz söylemeğe izin verirdi. Buyurdu ki: "Bir kimse, Allahü teâlâdan gâfil olduğu hâlde, münâzara etmek için oturursa, onun için üç ayıp vukû bulur. Birincisi; münâzara ettiği kimseye cidâl ve bağırıp çağırmaktır ki, o kişi bundan men edilmiştir. İkincisi; halka karşı kendini üstün görmek sevgisi ki, o kişi bundan men edilmiştir. Üçüncüsü; münâzara ettiği kimseye gadap, öfke ve kindir ki, o kimse bundan men edilmiştir. Allahü teâlâ bunları haram kılmıştır.""Ruhlar, nurdan yaratıldı ve karanlık heykellere, yâni bedenlerde yerleştirildi. Ruh kuvvetli olursa, akıl ile hemcins olur ve ona Allahü teâlânın nurları yağmaya başlar. Nefsin zulmeti gider. Böylece nefs, akıl ve rûhun nurlarıyla rûhânî bir varlık olur ve nefs, rûh ile berâber aklın emrine, yoluna girer. Ruhlar ise gelmiş oldukları gayb hazînelerine dönerler ve kaderin akışını öğrenirler. Ruh, kaderden cereyân eden şeylere muttalî olup, öğrenince, kazâ ve kaderden gelen her şeye râzı olur. İşte bu, rûhun hâllerinin latîfelerinden birisidir."








  2. AJLAN
    Bayan Üye





    Meşhur evliyalardan Ebu Bekr Bin Sa'dan, her hali için şükür içinde bulunan, Allah'tan asla ümidini kesmemiş ve her durum için Allah'a tevekküle etmiş zatlardandı. Herkese sabrı tavsiye ederdi.




+ Yorum Gönder