+ Yorum Gönder
Türkiye Gezi Rehberi ve Gezi Rehberi Forumunda Uzungöl Gezi Yazısı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Uzungöl Gezi Yazısı








    Uzungöl Gezi yazısı bana lazım, kendim gezmiş gibi anlatacağım, böyle bir yazı bulamadım bana yardımcı olurmusunuz..







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Uzungöl Gezisi

    uzung-l.jpg

    Hava yine kapalı
    Uzungöl gezimizi gerçekleştirmek üzere Trabzon’dan ayrıldık. İki otomobille
    Önde biz ebeveynler Arkada Mustafa yönetimindeki araçta Bihter ve Serdar

    Öndeki aracın direksiyonu bende ama kontrol bende değil. Sıkça “hızlı gidiyorsun Musa” uyarısı geliyor.

    Bu uyarıların ardından hız göstergesini kontrol ediyorum. 95-100 “Farketmedim Hocam” diyorum. 90’a iniyorum.

    “İyi ki yolumuz 70 km” diye düşünüp rahatlıyorum.

    Sahil boyunca doğuya doğru ilerliyoruz. Yomra, Arsin, Araklı, Sürmene derken Of’a ulaşıyoruz.
    Sahilden ayrılıp Doğu Karadeniz dağlarına tırmanmaya başlıyoruz. Tırmanış 46 km sürecek.
    Yol eğimi makul düzeyde
    Düzgün ama 90’ı geçmiyorum.

    Dernekpazarı’nı geçip Çaykara’ya, 20 km sonra da Uzungöl’e ulaşıyoruz.

    Ahh Uzungöl

    Güzel Uzungöl

    Kartpostallardaki kadar güzelsin
    Yüreklerdeki aşkın, sevginin sesisin
    “Aşkım, sultanım, canım”la başlatansın

    Doğu Karadeniz’in sürmeli, yeşil gözü
    Sevdim seni

    Uzungöl şair yapıyor insanı

    Solundaki araç yolundan gölü besleyen gelegene (gölü besleyen akarsu) doğru ilerliyoruz. Kısacık bir gözlemle Uzungöl’ün hayat bulmasını sağlayan heyelanın simge camiin bulunduğu taraftaki dik yamacın kopup aşağılara sürüklenerek akarsuyun önünü tıkaması sonucu oluştuğunu anlıyorsunuz. “200 metre genişliği 300-400 metre uzunluğu olsa 6000-8000 metrekaredir” tahminini geçiriyorum zihnimden

    Gözümün biri yolda diğeri gölde 1 viteste ilerliyorum Ayağımı gazdan çektim

    Yine de yol çabuk bitiyor

    Kaynağa doğru ilerliyoruz Gölün bitiği noktadan 400 metre sonra Uzungöl kadar güzel manzaralarla karşılaşıyorsunuz. DSİ’nin inşaa ettiği iki regülatörlerin (bunlar Uzungölün ömrünü uzatmak üzere yapılmış) gerisinde birken sular iki minik gölcük oluşturmuş. Turkuaz renginde Dik yamaçları örten çam dalları bu minik gölcüklerin yüzeyine değiyor.

    Burayı görmelisiniz
    Tamam diyorum
    “Sabah kahvaltısını burada yapalım”
    Mobil çayevinin bahçesine kuruluyoruz. Nevaleleri açıyoruz. Yok yok Demlik çayımız da geliyor Cennette kahvaltı
    İnsan daha ne isteyebilir ki Her güzel şey gibi kahvaltımız çabuk bitiyor.

    Uzungöle dönüyoruz. Gelegen tarafında otantik ürünlerin satıldığı dükkanları dolaşıyoruz

    Çok çocuklu, çok eşli Arap ve İranlı turistlerin yoğunluğu dikkatimi çekiyor. Dükkanların önünde bu turistlere yönelik fiyat ve uyarı levhaları var. Motel ve pansiyonların önüne parketmiş çok sayıda pahalı cipin plakaları İran ve Arap ülkelerinden geldiğini destekliyor.

    Uzungöl çevresinde bir tur atmaya karar veriyoruz
    Gidegenin (gölün fazla sularını boşaltan akarsu) bulunduğu yerden başlıyoruz. Yani gölün aşağısından
    Simge Uzungöl camii burada Camiin hoparlöründen Arapça camiye yardım çağrıları yapılıyor.

    Çevresindeki özensiz yapılaşma Uzungöl’ün ışıklı manzarasına gölge düşürmüş Aynı mevkiide göle sıfır ilköğretim okulu betonlaşma örneği

    Gölün sağından yukarıya doğru ilerlerken yeni keşiflerde bulunuyorsunuz. Buradaki oteller Uzungöl’ün güzelliğini bozmuyor. Otellerin arkasındaki dik yamaçtan bir şelalenin çağıldayarak göle döküldüğünü hayranlıkla izliyorsunuz.

    Gölde yüzen yaban ördeklerinin oradan oraya uçması doğallığı bütünlüyor.

    Hava burada da kapalı Çok sayıda fotoğraf çekiyorum. Güneş ışının olmayışı tüm renklerin objektiffe yansımasını engellese de en iyisini yapmaya çalışıyorum.

    Göl turunu tamamlamak üzereyken yağmur başlıyor.

    Arabalara doluşuyoruz

    Artık dönüş yolundayız

    Yarın Maçka’da, Sümela Manastırı’nda olacağız.




+ Yorum Gönder